BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Evrensel Kayıt Sistemi

Yazar: Mesut Bigalıoğlu

İnsan beyni kısmen geçici bir hafızaya sahiptir. Yaşamımızın başlangıcından sonuna kadar geçen süreç içerisinde edinilen her yeni bilgiyle, geçmişe dair hayat bilgilerimiz kaybolur veya bu bilgilere erişim zorlaşır. Yaşantımız boyunca başımızdan geçen güzel ve mutlu anları kayıt etmek isteriz. Bunu bazen yazıya dökeriz, bazen fotoğraflarız, bazen de videoya çekeriz. Yaşadığımız güzel olayları, unutulmaz yapmaya çalışırız. Çünkü bu konuda beynimize, hafızamıza yeterince güvenmeyiz. İnsan bir bakıma bunu yaparak geçmişiyle yaşar.

İnsan toplulukları da tarih boyunca aynı şeyi yapar. Şehirler kurar, medeniyetler oluşturur, kitabeler, yazıtlar, anıtlar diker. Yaşantıları boyunca kendilerine fayda sağlayacak şeyleri kayıt etmeye çalışır. İlk zamanlarda mağara duvarına yapılan resimler, yerini taşlara yazılan kelimelere bırakır. Sonrasında kağıda dökülür bütün bilgiler, günümüzde ise dijital depolama aygıtlarına.

Bugün bilime meraklı bir çok insan hep merak eder, üzerinde yaşadığımız Dünya’nın nasıl ortaya çıktığını. Dünya üzerindeki canlılığın nasıl oluştuğunu. Bir çoklarımız merak ederiz dinozorlar zamanında nasıl yaşam olduğunu. Öte yandan iç çekeriz. Bütün bu yaşanılanlar bir daha hiç hatırlanmayacak. Hiçbir zaman bilemeyeceğiz, göremeyeceğiz Dünya’nın ilk zamanlarında nasıl olduğunu.

Bilimin ilerlemesi ve bilginin çoğalmasıyla birlikte kendimize dair, Dünyamıza dair, evrene dair gerçekleri daha net görebiliyoruz artık. Canlıların yaşamı, Dünyamızın yaşamı ve evrenimizin yaşamına ilişkin bilgilerin kayıt altına alınamaması çok üzücü gerçekten. Bütün yaşam, bütün bu oluşumlar milyonlarca yıl sonra yok olup gidecek.

Ancak, böyle olmayabilirde. Bu güne kadar edindiğimiz bilgi birikimlerimiz sayesinde Kendimize ilişkin, Dünyamıza ilişkin pek çok şeyi biliyoruz artık. Ancak, evrene dair bilgilerimiz henüz çok fazla değil. Evren hakkındaki bilgilerimiz son derece sınırlı. Evrenle ilgili öğreneceğimiz daha çok şey var.

Bu bağlamda evrende gözlemlediğimiz oluşumlar ve hareketlerle ilgili bir şey dikkatimi çekti. Gözlemlediğimiz evrende cisimlerin iki türlü hareketi var. Birincisi, enerjinin maddeye dönüşmesi. İkincisi, cisimlerin sürekli olarak kendi ekseni veya başka cisimlerin etrafında dönmesi. Bu olaylar yaşanırken de cisimler bir yöne doğru hareket etmekte.

Evrende hiçbir cisim iki defa aynı noktadan geçmiyor. Dünyamızı ele alalım.

Dünyamızın birinci hareketi, kendi ekseni etrafında dönmesi.
Dünyamızın ikinci hareketi, Güneşin etrafında dönmesi.
Dünyamızın üçüncü hareketi, Güneşin galaksi etrafında dönmesi.
Dünyamızın dördüncü hareketi, Galaksimizin hareket halinde olması.

Dünya üzerinde yaşayan bir insan ömrü hayatı boyunca hiç hareket etmese bile, evrende iki defa aynı yeri işgal edemez. Evrenin genişlemesi ve cisimlerin sürekli hareket etmesi mükemmel bir evrensel kayıt sisteminin ortaya çıkmasına neden oluyor. Evrendeki canlı cansız bütün oluşumlar evrendeki farklı bir boyuta iz bırakıyor. Buda evrenin oluşumunda bu yana her şeyin kayıt altına alınmasını sağlıyor.

Bunu bir örnekle daha iyi açıklayabiliriz. Siz hasta oldunuz ve 24 saat boyunca hareketsiz bir şekilde yatmanız gerekti. Hareketsiz bir şekilde 24 saat boyunca hasta yatağınızda yatıyor olsanız bile, sizin kaydınız evrensel kayıt sistemine işlenir. Çünkü siz yatarken Dünya 24 saatte kendi ekseni etrafında bir tam dönüş yapar. Siz 36 saat hareketsiz yatsanız bile, 24 saatlik izinizin üzerinden geçmezsiniz. Çünkü 24 saatin sonunda Dünya Güneşin etrafında 365/1 oranında hareket etmiştir. Eğer Dünya, Güneşin etrafında dönmüyor olsaydı, 24 saat sonra evrende eski bıraktığınız izin üzerine yeni bir iz oluşturmaya başlardınız.

Bir yıl yani 365 günde Dünya Güneşin etrafında bir tam dönüşünü bitirir. 365 gün hareketsiz olarak yatsanız bile yine evrende bıraktığınız kendi izinizin üzerinden geçmezsiniz. Çünkü Güneş, galaksi etrafında dönüşünde bir miktar yol almıştır.

Dünya, galaksi etrafında bir tam dönüşünü bitirdiğinde bile Dünya’nın evrende bıraktığı iz silinmez. Çünkü galaksimizde kendi ekseni etrafında dönerken aynı zamanda belli bir yöne doğru hareket etmektedir.

Bütün bu genişleme ve dönme hareketleri bize gösteriyor ki, uzayda ceviz büyüklüğünde bir astroid parçası bile evrende bir iz bırakıyor ve kaydı tutuluyor. Bu kayıt sistemi evrende olan biteni tekrar görebilmek için mükemmel bir sistem.

Konu Dünyalılara yani bize gelince, Dünyanın yok oluşunun ardından sonuçta her şeyin koca bir hiç olması çok kötü olurdu. Çevrenizdeki yaşama, canlılara baktığınızda, kendi yaşantınıza, ortaya çıkardığınız medeniyetlere baktığınızda her şeyin sonuçta koca bir hiç olabileceğini düşünmek çok zor olsa gerek.

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 6473, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

One Comment

  1. esra xxxDDD diyor ki:

    canlılar hareket etmeseydi n olurdu????????????????

Leave a Reply