BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Kitap Alıntıları ve Yorumlar (2010-3) (Mete Tunç)

Alıntı ve Yorum Yapılan Kitaplar

– Bilim Tanrı’yı Buldu mu?
– Atheist Universe
– Her Şeyin Anlamı
– Tanrı’nın Kapısını Çalan Bilim
– Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı

Açıklama: Aşağıdaki alıntıların bazıları “popüler bilim” kapsamında olsa da onların içinde olduğu (yukarıdaki) kitaplar “din-hurafeler-sahte bilim-bilim… ilişkileri” kategorisinde sayıldığından bu bölüm “Popüler Bilim Kitapları…” başlığını taşımamaktadır. 

**********

Kuantum Mistisizmi

Alıntı: “Kuantum” sözcüğü alternatif tıp üzerine yazılan her yazıda görülmektedir. Duyuötesi algı ve diğer ruhsal ve mistik kavramlar için kurumsal bir çatı kurmaya çalışan kitap ve makalelerde de bu sözcüğe rastlayabilirsiniz… Kuantum mekaniği tuhaf olduğu için, tuhaf olan her şeyin de kuantum mekaniği olması gerekiyor sanki.

Kuantum mekaniğinin, duyuötesi algı ve bununla ilintili olan ve genelde “psikokinez” diye adlandırılan, zihnin madde üzerindeki etkisini desteklediği savunulmaktadır. Öne sürülen bu değişik ruhsal olgular çoklukla Yunanca ψ harfinden gelen psi ifadesiyle adlandırılır. Bu harf ayrıca bir sistemin kuantum durumunu belirten dalga fonksiyonunu göstermek için kuantum teoreminde kullanılan bir semboldür. Kuşkusuz bu, kuantum mekaniği ile ruhsal olguları ilişkilendirenler için uygun bir rastlantıdır. Kuantum deneylerinde gözlemcinin gözlemlediği varlıkla dolaşıklık içinde bulunma biçimi, insan bilincinin sahiden gerçekliği kontrol ettiği sonucunu çıkarsamak için yanlış şekilde sıkça kullanılmaktadır. Buna göre eğer bu kitabı alırsak kendimizi sağlıklı ve aslında ölümsüz bulabiliriz. “Kuantum Tedavi” kuantum mekaniğinin yanıltıcı bir yorumuna dayanmaktadır.
(Bilim Tanrı’yı Buldu mu?, Evrende Amaç Araştırmasında Son Bulgular, Victor J. Stenger, Çev. Orhan Düz)

Kitap hakkında: Başarılı olmayan bir çeviri!.. Bazı kesimleri fizik ve matematik bilgisi gerektiren, popüler düzeyin bir basamak üzerinde bir kitap…

What is Gravity?/Yerçekimi Nedir?

Alıntı: … if I ask why a rock thrown skyward soon falls back to Earth, it would be meaningless to respond, “it’s the law of gravity.” “Gravity” or “the law of gravity” is simply the name and description we assign to the observed phenomenon. The true, underlying reason why all objects in the universe attract each other is, to this day, a baffling enigma. True, Einstein showed that massive objects distort space-time and produce gravitational effects. But why do massive objects distort space-time? Such questions are still unanswered, and are by no means addressed by saying “It’s just the law of gravitation.” A physical law, then, is a man-made description, rather than a causal explanation, of how the universe consistently behaves.
(Atheist Universe, The Thinking Person’s Answer to Christian Fundamentalism, David Mills)

Çeviri: Yukarı doğru attığımız bir taşın neden hemen yere düştüğü sorusu anlamsız gelebilir ve “tabii ki yerçekimi kanunu sebebiyle” denir. “Yerçekimi kanunu” sadece bir isim ve gözlenen olaya atfettiğimiz bir tanımlamadır. Evrendeki bütün cisimlerin birbirlerini çekmelerinin asıl nedeni, bugün için muammadır. Einstein, [çok büyük] kütleyi haiz cisimlerin uzay-zamanı bozduklarını (eğdiklerini) ve çekim etkisi yarattıklarını göstermişti. Peki ama, kütleli cisimler uzay-zamanı niçin eğmektedir? Bu ve benzer sorular hala cevapsızdır ve “yalnızca yerçekimi kanunu sayesinde” demek asla bir yanıt değildir. Bir fizik yasası, evrendeki süregelen hareketlerin/olayların nedenini/niçinini açıklamaktan ziyade insan-üretimi bir nitelemedir [Gözlenenleri, mikro ve makro evrendeki işleyişi tarif etmeye çalışır].

Kitap hakkında: Pornonun çocuklara zararı olmadığını savunan yazar, görüşüne destek sağlamak için, isimli bir kişinin sözlerini çarpıtmaktan çekinmiyor!.. Güneş sisteminin devamı için Jüpiter’in öneminden, Dünya’nın belirli bir eksende dönmesinde Ay’ın rolünden habersiz; gezegenleri olan başka yıldız sistemlerinin fotoğraflandığını söyleyecek kadar da cüretkar!.. Dine karşı ileri sürdüğü argümanlarının bazıları çok basit ve anlamsız. Kimi paragraflarda yersiz ifadeler bulunmakta. Aşina olunan kelimeler yerine az bilinen kelimeler kullanmayı tercih etmiş. Bütün bunlara rağmen, dine ve bilime dair verdiği birkaç bilgi ve bunlara ilişkin tespitleri, yorumları yararlı.

Deneyde, Veride ve Algıda Seçicilik

Alıntı: … bir şey olduktan sonra, onun olma olasılığını veya şansını hesaplamanın mantık götürür bir yanı [yoktur]… psikologların genel ilkesidir; testleri öyle ayarlarlar ki olan şeylerin şans eseri olma olasılığı çok küçük…olur …* Gördüğün gibi, özelliği buluyorsun, sonra da buna uygun durumu seçiyorsun…

Pek çok insan çok sayıda vaka yerine sadece bir vakanın bulunduğu anekdotlara inanır…Bu anekdotların bir özelliği de tüm koşulların [ayrıntıların] tarif edilmemesidir…

Vereme yakalandığında [eski eşi] hoş büyük sayıları olan bir saat vermiştim ona. Çok beğenmişti… Hastalığının ilerlediği dört, beş, altı yıl boyunca onu sürekli yatağının başucunda tutuyordu. Nihayetinde bir gün vefat etti. Akşam saat 9.22’de ölmüştü. Saat de akşam 9.22’de durdu ve bir daha hiç çalışmadı. Şans eseri, bu anekdot ile ilgili size anlatmak zorunda olduğum bir şeyi fark ettim. Beş yıl sora [sonra] saatin dizleri boşalmış gibiydi. Arda bir onu ayarlamak zorundaydım; zembereği gevşemişti. İkinci olarak da, ölüm belgesini dolduran hemşire, ölüm anını yazmak üzere, odada ışık loş olduğundan rakamları iyi görebilmek için saati yukarı kaldırarak baktı ve yerine bıraktı. Bunları fark etmeseydim başım tekrar derde girecekti. Bu nedenle, böyle anekdotları anlatırken tüm koşullar [ayrıntılar] hatırda tutulmalıdır. Zira farkında bile varmadığınız şeyler gizemin açıklaması olabilir.**
(Her Şeyin Anlamı, Richard Feynman, Çev. Osman Çeviktay)

Kitap hakkında: R. Feynman’ın bir konferansının kitap haline getirilmiş metni. Konuşmanın tamamı, çoğu veya bir kısmı irticalen yapıldığı için, doğal olarak kitap tertibi, akışı yok… Rastladığım en kötü çevirilerden biri.

* Benzer durum; seçilen deneklerin, deney yöntemlerinin, elde edilen verilerin vs. “uygun biçimde ayarlandığı” kamuoyu araştırması, gıda, tıp, fizik vs. alanlarında da ayniyle vakidir.

** Demek istiyor ki: Karımın ölümü ile saatin durmasının eş zamanlı (dakikalı) olması gizemli bir durum değildir; çünkü hemşire ölüm zamanı tespit için saate bakıp onu masaya koyarken, saat bozuldu ve durdu. Bu ayrıntı bilinmezse/atlanırsa, iki olayın eşzamanlı vuku bulması birilerince “mucize” diye açıklanırdı.

Tanrılara Dayanmak

Alıntı: Çoğu dinler, bir dizi reçete sunuyor –insanların yapmaları gereken şeyler- ve bu buyrukların bir tanrı ya da tanrılar tarafından verildiğini iddia ediyorlar. Örneğin Hammurabi Kanunu, MÖ ikinci millenyumda Babil’de düzenlenen ilk kanun olan Hammurabi Kanunu, kendi ifadesine göre ona Tanrı Marduk tarafından sunulmuştu. Günümüzde pek az sayıda Marduk’çu kalmış olacağına göre Marduk’un söylediğini palavra olarak nitelersem ya da din şakası dersem alınan hiç kimse bulamayız karşımızda. Şayet Hammurabi deseydi ki, “Herkesin yapması gerekenin bunlar olduğunu düşünüyorum”[,] Babil Kralı olmasına rağmen, “Tanrı şunları yapmanızı söylüyor” mesajıyla sağladığından daha az başarı sağlardı.

Bundan sonraki adım olarak günümüzde çok iyi tanınan kanun koyucularının da aynı durumda olduklarını söyleyince insafsızlığımı saldırı kabul edeceklerini biliyorum ama yine de söylediklerimin üstünde durmanızı istiyorum. Eski zamanlarda, koşullar bu kadar rafine değilken bazı davranış biçimleri[ni] kabul ettirmek isteyenlerin bunların bir tanrı ya da tanrılar tarafından sunulduğunu öne sürmeleri muhtemel değil mi[?]

Peki, dinsel inanç ve alışılmış ahlakilik[,] toplumda işlerin yürütülmesi için gereklidir[,] dediğiniz anda, ülkeyi denetimleri altında tutanların, herkesi aynı çizgiye getirmek için bunları birer alet gibi kullandıkları kuşkusunu yaratıyorsunuz.
(Tanrı’nın Kapısını Çalan Bilim, Carl Sagan, Çev. Reşit Aşçıoğlu)

Kitap hakkında: C. Sagan’ın ölümünden sonra, bir konferansındaki konuşmaları derlenerek hazırlanmış. Kitabın özgün ismi “The Varieties of Scientific Experience”, imiş, yani “Bilimsel Deneyimin Çeşitliliği”. Kitap okunduğunda, Bilim’in Tanrı’nın kapısını çaldığına dair en ufak bir emare yok! Herhalde satış için böyle bir yol denenmiş. Dindarlar aldanmasın! Yahudi (kökenli) yazar dinsizdir, ateisttir; kitapta, zarif bir biçimde, “kutsal” dinlerin tezlerini, tanrı modellerini sorguluyor… Kitap iyi ciltlenmemiş, parçalandı!.. Çeviri berbat!

Bir dinleyicinin, “Dinciler hayalet ve mucizeler sunuyorlar. Fizikçiler denklemler sunuyorlar. Bunlar arasındaki temel fark nedir?” sorusuna verdiği cevapta “tekrarlanabilirlik ve tahkik edilebilirlik” hususlarını belirtiyor ve Newton fiziğinden örnek veriyor. Dinleyici, “denklemler” derken, klasik fizik yerine kuantum (ve parçacık) fiziğini kastediyor olmasındı?!

Bir başka dinleyicinin “Şayet evren genişlemekteyse, nereye doğru genişliyor? Evrende olmayan bir şeye doğru mu?” sorusuna ise “balon örneği”ni veriyor (Şişen balon üzerindeki “iki boyutlu” varlıkların birbirlerinden uzaklaştıklarını (iki boyut) görebilecekleri ancak balonun nereye şiştiğini (3. boyut) fark edemeyeceklerini; buradan hareketle sadece üç boyutu algılayan insanların evrenin nereye genişlediğini göremeyeceklerini vazeder.). Bu sadece benzetmedir ve ikna edici değildir!

“Demokritus’un Samanyolu Galaksisi’nin yıldızlardan oluştuğu fikri… “ ve “onun bildiği gezegen sayısı…” ve “maddenin atomlardan oluştuğu kanısındaydı” ifadeleri, Yunan felsefesinin abartılması geleneğinin Carl Sagan’da bile sürebildiğini gösteriyor!

Sahte Bilimler ve Batıl İnançlar Listesi

Alıntı: Sahte bilim ve batıl inanışların en bilinen ürünleri –belirtmek isterim ki bunlar listenin tamamı değil, yalnızca birkaç örnek- arasında yıldız falı; Bermuda Şeytan Üçgeni; … hayaletler; telepati, önsezi, telekinezi ve uzak yerlerin “uzaktan görünmesi” gibi duyu ötesi algılar; 13 rakamının uğursuz olduğu saplantısı…; kanayan heykeller; suyla büyü yapma;… Nostradamus’un kehanetleri; … eğitimsiz solucanların daha eğitimli solucanların kalıntılarını yiyerek bir işi öğrenebildikleri yolundaki sözde keşif; dolunay zamanın suç oranında artış olduğu görüşü; el falı; numeroloji; yalan makineleri;… uyanık ya da baygın … diğer kâhinlerin sözleri; zayıflama diyeti şarlatanlığı; … geleceği görme sahtekârlığı; yüz hatlarından ya da baştaki yumrulardan karakter okuma; … doğru olmasını istediğiniz herhangi bir şeyin gerçekten doğru olduğu iddiaları; aniden alev alıp yanarak kendilerinden geriye küçücük kömür parçaları kalan insanlar; sınırsız enerji kaynağı vaat eden (ama her nedense bilim adamlarının incelemesine sunulmayan) devridaim makineleri; … Yehova Şahitleri’nin dünyanın 1917’de yok olacağı şeklindeki kehanetleri ve benzeri diğer öngörüler; … [Benzeri türden iddialara ilişkin kapsamlı tartışmaları Encyclopedia of the Paranormal’da (Normalüstü Olaylar Ansiklopedisi), (Gordon Stein, ed., Buffola: Prometheus Boks, 1996) bulabilirsiniz.]

Bu öğretilerin bir çoğu, İncil öyle buyurduğu için köktenci Hıristiyan ve Musevilerce anında reddediliyor. Deuteronomy (Tesniye) (18:10,11) şöyle diyor (Kral James’in çeviri edisyonundan):

“Aranızdan hiçbiriniz oğlunu ya da kızını ateşten geçirmek; kâhine, bakıcıya, büyücüye ya da cadıya gitmek gafletinde bulunmasın. Ne de sihirbaza ruh çağırıcıya, tılsımcıya, muskacıya başvursun.”

Yıldız falı, temas kurma, alfabeli ibreli tahtalar, gelecek konusunda kehanetlerde bulunma ve benzeri birçok eylem dini yasaklar listesindeydi. Deuteronomy’nin yazarı, bu eylemlerin vaat ettikleri sonuca ulaşmada başarısız olduklarını öne sürmüyor. Kitapta altı çizilen nokta, bu işlerin “kâfirlik” olduğu ve başka uluslarca uygulansa bile, Tanrı’ya inananlar için mümkün olmadığı…

On ikinci yüzyıl Musevi düşünürü İbn Meymun, Deuteronomy’den de ileri giderek bu tür sahte bilimsel uygulamaların kesinlikle işe yaramayacağını öne sürüyor:

“Yıldız falcılığına başvurmak, ruh çağırmak, büyülü sözler fısıldamak yasaktır… bu uygulamalar eski putperestlerce insanları aldatmak ve yoldan çıkarmak için kullanılmış düzmece ve yalanlardan başka bir şey değildir… bilge ve zeki kişiler çok daha iyisini bilir.”* [Mishneh Torah, Avodah Zara, 11. Bölüm’den.]
(Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı, Carl Sagan, Çev. Miyase Göktepeli)

Kitap hakkında: Pulitzer ödüllü C. Sagan sade yazmaz, dili sanatlı kullanır (diyebiliriz herhalde); fakat bu, çevirinin düşük cümlelerle dolu olmasını gerektirmez/affettirmez; çeviri kitabın 18. basımında dahi sayısız hata (cümle düşüklüğü vs.) var!

C. Sagan, çeşitli konularda (sahte bilimler, dini inançlar, batıl inançlar, siyaset…); kutsal kitapları, tarihsel verileri, mevcut uygulamaları ortaya koyarak olayların ayrıntılarını, perde arkalarını irdeliyor ve uygun sorular sorularak yanılgılardan, kandırmalardan nasıl uzak durulabileceğini gösteriyor… Büyü sahtekarlığının perde arkasına (bunlar kimlerdir, karakterleri nasıldır, neleri nasıl yaparlar, nasıl ve kimleri etkilerler, sonuçları nelerdir vs.) çok az yer vermesi (herhalde bilmediğinden!), (süper güç olsa da) ABD’ye has hususlara fazlaca değinmesi (Bunlar ABD’li olmayanlara yabancı ve bazıları onları doğrudan ilgilendirmiyor) vs. kitabın kusurları. Böyle eksiklerine, kusurlarına (ve eğer Türkçe’si okunacaksa çeviri yanlışlarına) rağmen çok yararlı, mutlaka okunması lazım gelen bir kitap.

Not. Bir cahilliğim bu kitap sayesinde ortaya çıktı: Avrupa’da (ve herhalde bir ölçüde ABD’de) cadı avları ve yakılmalarının gerekçesinin, (tabii ki önce “dinin” emirlerine karşı gelmek ve) “halkın hurafelerle kandırılmasının önlenmesi” olduğunu sanıyordum. Pek safmışım: Meğerse halkın yanı sıra Kilise de cadıların büyü ile olacakları tayin ettiklerine inanıyormuş da..!

* Kulları tanrılarından daha ileride!

Popüler Bilim ve Kuantum Mekaniği

Alıntı: Bilimi popülerleştirmeye, bu [aritmetikten grup teorisine kadar matematik bilgisi] ön eğitiminden [eğitimden] geçmemiş genel bir kitleye kuantum mekaniği konusunda fikir vermeye çalışan kişinin işi çok, ama çok zordur. Kanımca, kısmen bu nedene bağlı olarak, kuantum mekaniğini halk düzeyinde açıklayan bir betimleme şimdiye değin yapılmadı. Bu matematiksel karmaşıklıklara bir de kuantum mekaniğinin sezgisel bir kavrayışa kesinlikle elvermeyişi ekleniyor. Sağduyu, bu konuya yaklaşmada yararsız kalıyor. Richard Feynman bir keresinde, bunun neden böyle olduğunun önem taşımadığını söylemişti. Kimse neden böyle olduğunu bilmiyor; sadece böyle olduğunu biliyoruz.*
(Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı, Carl Sagan, Çev. Miyase Göktepeli)

* “kabul ediyoruz”!

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 7894, bugün ise 1 kez görüntülenmiştir.

2 Comments

  1. Nilay Karaman diyor ki:

    çok hoş olmuş sagolun :) ayrıca hd film izle http://www.hddirekizle.com film sitesine bekleriz.

  2. Oyun Oyna diyor ki:

    Teşekkür ederim siteniz gayet güzel…

Leave a Reply