BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Işık kirliliği 2

Deniz kaplumbağaları…

Geçmiş yazımda ışık kirliliğini kısaca şöyle tanımlamıştım; bir bölgenin yalnızca aydınlatılması gereken zaman diliminde ve gereken düzeyde aydınlatılmasıdır. Bunun dışında aşırı ve gereksiz aydınlatma ışık kirliliği olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bizde ışık kirliliğini zararları yönünden ele alacağız. Işık kirliliğinin Astronomi üzerinde zararları olduğu gibi insanlar ve hayvanlar üzerinde de olmaktadır.

Işık kirliliği en başta İnsan ve hayvanlar üzerinde gözün kamaşması olarak ortaya çıkmaktadır. Kamaşma beraberinde algının ve ilginin dağılması ve bunun dışında psikolojik ve fizyolojik olarak zarar vermektedir. Bu algı ve ilginin kaybolmasıyla da ortaya psikolojik karmaşa çıkmaktadır.

Bu durumun ortaya çıkardığı etkilere şöyle bir göz atmakta fayda var: ışık kirliliğinin canlıların yön bulma ve zaman algısına zararları olduğu gibi, insanların melatonin hormonunu düzensizleştirmesi, meme kanseri gibi etkilere neden olması, yie ışık kirliliğinin hipnotize etkisi gibi birçok olumsuz etkiyi sıralamak mümkündür.

Işık kirliliği göçmen kuşlar için de ciddi bir tehlikedir. Geceleri yıldızlardan faydalanarak yollarını bulan kuşlar, şehir ışıklarının cazibesine kapılıp yollarını kaybedebilmektedirler. Bu şekilde meydana gelen kuş ölümleri hiç azımsanamayacak orandadır. Yine. Aynı şekilde projektörler ve petrol platformlarında kullanılan ışıklandırmalar da kuşları büyüleyerek kendilerine çekiyor. Işıkla adeta hipnotize olan kuşlar, son nefeslerini verene dek ışığı çevresinde daireler çiziyorlar. Bu şekilde ölen yüzlerce böceğin olduğunu da bilmekteyiz; çünkü yaz gecelerinde hemen hemen hepimizin deneyimlediği gibi elektrik direğinin o keskin ve cazibeli ışığının etkisiyle böceklerin öldüklerini görmekteyiz. Hatta 2000 yılında Almanya da yapılan bir araştırmaya göre; yaklaşık 6 milyon 800 bin sokak lambasının her biri sadece tek bir yaz gecesinde yaklaşık olarak 150 bin haşereye mezar olmuş.

Fazla ışığın hayvanlar üzerinde olduğu kadar insanlar üzerinde de olumsuz etkileri var. Bazı doktorlar ışık kirliliğinin insan hayatına ölümcül etkileri olabileceğini savunuyor. Bunun nedeni organizmanın sadece karanlıkta melatonin hormonu salgılaması. Melatonin, insanın gece gündüz vücut saatini ayarlayan sistemin önemli bir parçası… Ancak melatoninin tek işlevi bu değil. Bu hormona aynı zamanda hücre yenilenmesinde de ihtiyaç duyuluyor. Melatonin eksikliği farklı kanser türlerinin görülme sıklığını arttırıyor. Yine bilim adamlarını yaptığı bir araştırmaya göre; geceleri yoğun şekilde aydınlatılan bölgelerde yaşayan kadınlarda meme kanserine yüzde 37 daha fazla rastlanıyor.

Görüldüğü gibi ışık kirliliğinin doğaya ve topluma verdiği irili ufaklı zararlar saymakla bitmez. Ancak, yazımı bitirmeden, ışık kirliliğinin zarar verdiği başka bir canlı var ki o canlıya ayrıca parantez açmak istedim. Bana hangi canlı derseniz; okyanusların ve denizlerin vakur, sevimli, yalnız, renkli ve tatlı hayvanları olan deniz kaplumbağaları. Deniz kaplumbağalarında ışık kirliliğinden bir hayli etkilendiğini bu etkilenim soylarının tükenmesi sonucunu ortaya çıkardığını bilmenizi isterim. Şöyle ki: Deniz kaplumbağalarının yavruları ışığı takip ederek karaya gelir. Yapay ışık kaynakları erginlerin(anne) yumurtlamasına engel teşkil ederken yavrular içinde yanlış yönelime neden olur. Yani sahile yakın yerleşim yerlerindeki kuvvetli aydınlatma, kaplumbağaların yerine tam ters istikamete yönlendirebilmekte ve ölümlerine sebep olabilmektedir .Yanlış yönelim sonucu denize ulaşamayan yavruların kuruyarak yada avcılarına yakalanarak ölürler.

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 16213, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

One Comment

  1. hero diyor ki:

    güzel….
    :((((((((((((((((((((((((((((((
    :))))))))))))))))))))))))))))))
    :SSSSSSSSSSSSSSSSSSS

Leave a Reply