BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Dil Hakkında- I (Mete Tunç)

Açıklama: Yukarıdaki başlıkla yer alacak sayfalarda kelime, deyim, atasözü vs. tahlilleri; dil konusunda fikirler, eleştiriler, öneriler; çevirilere dair tespitler gibi hususlar bulunacaktır.
^^^^^^^^^^

Karanlık ve dip

“Karanlığın en fazla olduğu an aydınlığa en yakın zamandır.” Bu söz, düz anlamıyla, dünyanın (bir yörenin) güneş ışınlarını almaya başlamadan önce gecenin en karanlık anlarını yaşaması durumu, doğrudur herhalde. Ancak mecaz anlamı, palavradır, avuntudur, gibime geliyor! Yani nice karanlığa duçar olmuş ‘şey’ bir daha asla aydınlık yüzünü görememiştir!

Benzer bir cümle, çeviri mi bilmiyorum, mealen, “Artık dipteyiz, bundan sonra ayaklarımızı zemine vurarak çıkma vaktidir”, sözüdür. Buna da yukarıdaki yorumla yaklaşıyorum. Pek çok insan ve toplum, karanlıklar içinde ve sürünerek yaşamış ve ölmüştür!
&&&

Mülemmâ

Ölü veya farklı bir alfabede yazılmış dillere ait metinlerin çözümlenmesini, o metinlerin bulunduğu yazıtların çift dilli olması kolaylaştırmıştır. Mesela, Hititçe-Asurca, Göktürkçe-Çince gibi.

Böyle çift dilli metinlere ‘mülemmâ’ deniliyormuş.
&&&

İşten/içten bile değil..?

İnternette (Google’da) “işten bile değil” 162.000, “içten bile değil” 81.900 geçiyor. Demek bazı insanlar, bu deyişin nerelerde, hangi durumlarda kullanıldığını bilseler de, kulaktan/sözlü öğrendikleri için, ‘işten’ ve ‘içten’deki ‘ş’ ve ‘ç’lerin ses benzerliği yüzünden, ‘iş’i ‘iç’ olarak söylüyorlar. Oysa, ‘işten bile değil’in, cümle anlamının ‘aslında yapılmış/yapılan/yapılacak olan iş bile sayılmaz,’ olduğunu bilseler…
&&&

Çarşı

Farsça’da ‘char’, ‘dört’; ‘şuy’, ‘yön’ anlamına geliyormuş. ‘Char-şuy’un da, böylece kelime anlamı ‘dört-yön’ oluyor…

Kale şehirlerde, şehirlerin dört ana kapısı bulunurmuş. Bu dört kapıdan gelen yollar şehrin merkezinde birleşirlermiş. Ve burada dükkanlar olurmuş; yani burası alışveriş merkeziymiş, ‘çarşı’ymış.
(Kaynak: Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemi Uygarlığı I)
&&&

Teğmen Yarbay!

Türkçe dublajlı bir A.B.D. filmi. Başrolde bir subay var. Rütbesi ‘Teğmen Albay’! Böyle bir rütbeyi ilk kez duyuyorum. Filmin sonuna kadar, “Teğmen Albay” aşağı “Teğmen Albay” yukarı… Çeviri yanlışı olduğu aşikar. Rütbeyi tahmin ediyorum ama emin olmak için sözlüğe bakıyorum. Lieutenant (Lt): Teğmen. Colonel: Albay. Lieutenant Colonel: Yarbay!

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 15438, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

2 Comments

  1. Gözlemci diyor ki:

    Kelime analizlerine gittiğimde çok değişik sonuçlara vardım. Tesadüf yada gelişigüzel değil sanki hepsi birer ince süzgeçle oluşturuluyor gibi geldi.

    Detaylı bir kelime analizi bir çok şey öğretebilir. Kelimelerde bir bilim gibi.

    Çorba bir dil Dünyası var. Ama sanırım, en çorbası adı gibi Arap çorbası.

    Çorba kelime ve harfleri, bilimsel düzenli bir şekle büründürünce, 5-10 dakikada öğrenilebilecek okuma-yazmanın 1 sene aldığını öğreniyorsunuz.

    Çorba dilin, ne kadar çene yorucu olduğunu, politikaya nasıl malzeme çıkarabildiğini, Kur’an’ı nasıl her şekle sokabildiğini, kelimeyi nasıl her şekle sokabildiğini, üç kelimeyle anlatabileceğinizi üç uzun cümleyle anlattığınızı, öğrenmenin uzun tefsirlerle yılları aldığını, büyük zaman kaybı olduğunu, bilgisizliği devam ettirdiğini, …………… sayılamayacak kadar zararlarını keşfediyorsunuz.

    Düzgün, bilimsel, mantıklı bir dil hayatı kolaylaştıracağı gibi, hayatı yaşayacak uzun zamanlar yaratır.

    Aynı zamanda düzgün bir dil, sizin klavyenizide küçültüyor.

    Dil gerçekten insanın ömrünü alıyor. Yiyor adeta.

    Örneğin, ne luzumu karışık kuruşuk farklı farklı şekiller yapmaya. Sade, tek bir şekili değişken biçimlere sokup alfabeyi oluşturabilirsiniz. Çocukta bunu daha hızlı kavrayacaktır.

  2. Gözlemci diyor ki:

    Bir dil nasıl olmalı? Ben bu soruyu tam cevaplayamadım.

    İlim olmadan dil olurmu? Olmaz gözüküyor.

    Dil sadece iletişim aracımıdır, yoksa hem iletişim hem eğitim aracımıdır?
    İlimmi dilden, dilmi ilimden gelmeli?
    Dil ilimle denge kuruyor mu?
    İnsan sesleri tüm doğal nesneleri kelimelendirmeye yeterli mi?
    Dil sorunu, dillere ayrılmaktan mı, dil içinde sorunlar mı, başka nedenler mi?
    Dil kelimesinin kendisi ilimselmi?

    Bu sorular cevaplanmadıkça, tüm kaynak ve bilgiler hükümsüzdür.

    İlim olmadan dil olmaz ise, somut temeller üzerine kurulmayan dil olmaz ise, o zaman tüm kaynaklar şüpheli, aynı zamanda gereksiz demektir.
    Dil varsa ilim var demektir. İlim varsa dil bir eğitim-kaynak aracı değil demektir. Dil sadece iletişim aracı demektir. Dil ilim değil, ilim dil öğretir, İlim cümleyle değil, cümle ilimle öğrenilir demektir. İlimsiz dil, duyulamayan insan gibi demektir.
    İlim biliniyorsa ilim hakkında, eğitici cümle adına cümle yoktur. O zaman dil yine sadece iletişim aracıdır.
    Dil iletişim aracı ise, eğitim amaçlı kullanılamaz. Eğitim dil ile olmaz.
    İlimsel dil gerekiyor ve olamıyorsa biyerde bir arıza-dengesizlik-eksiklik var demektir.

    İlimsiz hiç birşey olmaz ise dilde olmaz?
    Dilsiz hiç bir şey olmaz ise ilimde olmaz?
    Dil iletişim ve eğitim aracı değil, iletişim aracıdır?

    Dil?

Leave a Reply