BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Şahadetlerim ve Kıssadan Hisseler-3. Cenabet (Mete Tunç)

Şahadetim: Lisedeyken, bir sınıf arkadaşımın bir başkasına anlattığına kulak misafiri olmuştum: Sabah boşalarak (ihtilam, şeytan aldatması, düşazma) uyanmış. Yan yatmış, bir daha ihtilam olmuş (Güya! Aradan bir süre geçmiştir de o farkında değildir.). Yengesi çağırmış. “Kalkmayacağım,” demiş. Bir daha çağırmış. Yine… Böylece yengesi, cenabet olduğunu, boy/gusül aptesti (abdest) alması gerektiğini anlamış ve su ısıtmaya gitmiş! (Erkeğin zevkinin ceremesini kadın (neden) çekiyor(?)!)

Aynı sınıfta, yurtta kalan bir arkadaş ise, gece yatakhanenin çok soğuk olduğunu, sabah kendisinin ve pek çok öğrencinin boşalmasının, yorganın/battaniyenin altında fazla ısınmalarından kaynaklandığını ifade etmişti. Fakat, asıl önemlisi, sabah, yurdun hamamında, buz gibi suda boy aptesti aldıklarını söylemesiydi (Yurt idarecisi onları, “bu kadar da olmaz,” diyerek uyarıyor, teyemmüm almalarını söylüyormuş, ama onlar dinlemeyip yine yıkanıyorlarmış!)

İmamlar; milleti, yüzyıllar boyunca öyle korkutmuşlardır ki, her yaştan insan, boşalarak uyandıklarında, boy aptesti almadan dışarı çıkmazlar, bir şey yemezler. Tezat olan husus, bunların çoğunun gün içinde beş vakit namaz kılıyor veya o gün oruç tutacak olmamalarıdır! Üstelik, dinde günah sayılan pek çok eylemi işlemekten, sözleri sarf etmekten (insanlara ve çevreye zarar vermekten) de pek sakınmazlar; yeter ki “cenabet gezmesinler”!.. Bunların (kız/kadın-erkek) bazısı için her türlü zinâ da ‘pratikte’ mubahtır; cimâ eyledikten sonra gusül aptesti alsınlar, kafidir!..

İlaveten.. “su değmedik hiçbir yerin kalmayacak; yoksa cenabetliğin sürer… cehennem…” yazıları, sözleri öylesine korkutur ki kimi Müslümanları, onlar için sıradan bir yıkanma bile zulüm, şüphe, endişe haline dönüşür: “Çabuk yıkandım; ‘filanca yerime’ su değmedi sanki…” Aynı baptaki, evvela cinsel organın yıkanması hükmü, hele bir gencin, “hocam sabunlarken bana bir haller oluyor, ne yapmalıyım,” sorusu, mevzuu iyiden iyiye istihzaya dökmeye tahrik ediyor. Yapmayayım!

Kıssadan Hisse: 1000 yıl ve şu kadar yüz yıl önce yaşamış (bugünün ilköğretim çağındaki çocuklarının bile sahip idiği insan, toplum, dünya, evren vs. bilgisinden mahrum) bir ‘alimin’ dar aklıyla amel etmek ne kadar garabettir: İnsan vıcık vıcık terlediğinde, defni hacet ettiğinde, kustuğunda, leş gibi koktuğunda vs. değil de, ihtilam olduğunda, ay başı halinin bitiminde boy aptesi almak zorunda!!!

İnananların, vücutlarında, meninin ve kanın yayıldığı yerleri yıkayıp iç çamaşırlarını değiştirmeleri, ardından namaz aptesi almaları yeterli olması gerekir! Elbette, inançlarına göre zinâ tavsifli veya olmayan sekslerini yaptıktan sonra yıkansınlar (Temiz değillerse sevişmeden önce de duş almaları, ‘kul hakkı kapsamında’ vacip, hatta farz telakki edilmelidir!)!

Akıl, izan, mantık dışı, hatta tutarsız hükümleri, kuralları, yasaları, töreleri onaylayan, bunlarla amel/hareket eden, onları sorgulamayan insanların akıllı, izanlı, mantıklı ve dahi tutarlı düşünüp davranmaları mümkün değildir!

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 7955, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply