BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Amerikan Filmleri (Mete Tunç)

Açıklama: Aşağıdaki yazıyı, takriben 10 yıl önce internette rastladığım aynı mevzudaki bir yazıdan ilhamla, ondaki maddeleri tekrar etmeden, 7 yıl önce kaleme almıştım. Birkaç düzeltme ve ilave ile arz ediyorum.
&&&
Hollywood filmlerinde göze çarpan unsurları ve ‘öğretilenleri’ başlıklar halinde yazalım:

• Oyuncuların elinde, en uygunsuz yerlerde bile bardak bulundurulur; kahve, kola veya içkilerinden mutlaka birkaç fırt çekerler.
• Sigara da oyuncuların elinde vazgeçilemez aksesuardır. Sigara içenleri bile tiksindiren sayıda ve biçimde sigara sahnesi vardır. (Eski Türk filmlerinde de erkek oyuncular sigaralarından derin derin nefes çekerler; dalgın ve deruni bakışlarını uzun uzadıya seyrederdik.)
• Sahneler dinamiktir, süreleri sınırlıdır…
• Yönetmenler ‘bizim’ futbolu bilmezler; figüranların hepsi topun peşinden koştururlar, paslaşma, markaj, taktik vs. yoktur.
• Oyuncuların tepkileri sıradan olaylarda, konuşmalarda dahi abartılıdır…
• Asker ve polis operasyonları çok tantanalı olmaktadır. Tim liderleri, sürekli ‘Hadi (Move), hadi, hadi!’ diye bağırmaktadır.
• Oyuncular hayati tehlike altında olduklarında bile espri yapabilmektedirler.
• Oyuncu kadrosunda mutlaka zenci olur; bir tanesi de önemli bir mevkidedir. Siyah-Beyaz vs. dengesine özen gösterilir. Bir zenci tutuklanırken, sorgulanırken ekipte kesinlikle bir zenci polis de vardır.
• Dedektifler, ajanlar pratik zekalı ve kültürlüdürler; çağrışımlarla ipuçlarını yakalar, matematik hesapları kafadan yaparlar.
• Ceset, kan gören oyuncunun midesi döner. Oracıkta veya dışarı çıkıp kusar. (Bir doktor arkadaş, izlediği bir Türk TV filminde (dizi) benzer bir olayın sahnelendiğini, oysa bizim toplumumuzda, böyle bir olay vukuunda midenin değil başın döndüğünü, kusulmadığını ama bayılındığını söylemişti.)
• ‘İki filmden birinde’ Yahudi vurgusu vardır: Yahudiler 2. Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarında yakılmıştır, 6 milyon Yahudi öldürülmüştür!.. (Önceki yüzyıllarda Avrupa’nın pek çok bölgesinde Yahudiliğe karşı hareketler ve zulümler olduğu bilinmez, dolayısıyla nedenleri de hiç akla gelmez… Öte yandan, Yahudiliğin Nazilik gibi ırk esasına dayandığını ve –bir kısım diyelim- Yahudilerin Musevi olmayan insanları nasıl gördükleri hiç ifade edilmez.)
• Pearl Harbour’u bilmeyenimiz yoktur: Japonlar Amerika’ya saldırmıştır… Bildiğimiz, daha doğrusu öğretilen, iki-üç cümleden ibarettir aslında… (Haritaya bakma alışkanlığı olmayan pek çoğumuz Hawai Adalarındaki bu yerin A.B.D.’nin batı kıyısında bir liman olduğunu sanır…)
• Başroldeki erkek oyuncu ile aynı karelerde yer alan diğer oyuncular, başroldekinden daha kısadır. Orta ve kısa boylu jönlerin baş rolü oynadığı filmlerde daha kısa boylu oyunculara gün doğmaktadır.
• Erkek oyuncular seviştikten sonra sırt üstü yatar, sol elini başının arkasına yerleştirirler; koltuk altları kıllıdır. Kadın oyuncuların cinsel organları da ‘tüylüdür’; estetik bir biçim verilmiştir (Türk kadınları bu ‘estetik kesim’i bilmezler.).
• Otomobiller, helikopterler vs. kaza yaptıktan, düştükten hemen sonra, hatta düştükleri anda infilak ederler.
• Oyuncular iyi sprinterlerdir; daha da ötesi, yüzlerce metreyi yüz metre temposu ile koşabilirler.
• Esir düşen Amerikan askerleri çok cesurdurlar; silahlı düşman askerlerine, canları pahasına diklenmekten, efelenmekten çekinmezler.
• Çatışma sahnelerinde ölmesi istenenler keklik gibi avlanırlar; mermi sağnağına rağmen ne siper alırlar ne de binanın içerisinde bir süre gizlenme gereği akıllarına gelir.
• Silahlı kişiler silahsız kişilere tabancalarını doğrulturlar; fakat o kadar yaklaşırlar ki kol ve bacak menziline girdiklerinden etkisiz hale getirilirler.
• Üzerlerinde sözle, en fazla fiziksel güçle hakimiyet kurulacak hımbıl, ödlek, korkmuş, zayıf insanlar, başlarına silah dayanarak tehdit edilmektedir.

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 12313, bugün ise 2 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply