BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Hegel, Köle-Efendi Diyalektiği ve Futbol

Birbirlerinden farklı güçlere sahip bireyler arasındaki ilişki Friedrich Hegel’e göre köle-efendi ilişkisine dönüşmektedir. Ve Hegel felsefesinde köle-efendi diyalektiği (karşıtlıkların çatışması) şu şekilde gelişir; Efendinin varoluşu her bakımdan kölenin varoluşuna bağlıdır, bu ikili arasında simbiyotik (karşılıklı fayda, birbirinden beslenme) ilişki vardır. Efendi için itibar önemliyken, köle için ise güven önemlidir. Hegel’e göre bu iki kutup kendi aralarında yıllarca çatışarak birbirlerinin yerine geçmek isterler. Birbirlerini hiçbir zaman yok etmeyen bu kutuplar birbirlerine her zaman ihtiyaç duyarlar. Fakat nihai aşamada ise köle efendinin yerine geçmelidir.

Hegel’den yaptığımız bu alıntıyı Türkcell süper ligine uyarladığımızda Üç büyükleri efendi, Anadolu takımlarını da köle olarak ele alırsak; yıllardır süren Üç Büyükler-Anadolu Takımları rekabetine daha geniş bir (Hegelci) perspektiften bakmış olacağız.

Türkiye süperlig tarihine baktığımızda İstanbul takımları dışında sadece Trabzonspor’un altı kez şampiyon olduğunu görürüz. Bu Hegelci bakışa göre diyalektiğin ilk su yüzüne çıkması ve kölenin bir öz bilinç olarak kendini kabul ettirme girişimidir. Bu aşamada efendi yani İstanbul takımları var olmaya çalışan karşılarındaki özbilinci ilk etapta bir tehtid olarak görmeye başlamış daha sonra ise anlaşma yoluna gitmişlerdir. Bu, kölenin (Anadolu takımı Trabzonspor) kendini özbilinç olarak kısmi bir şekilde efendi konumuna yükseltmesi anlamına gelmektedir.

İlerleyen yıllar gösterdi ki Anadolu takımları-İstanbul takımları arasındaki rekabet iyice kızıştı. Bu rekabetin yoğun bir biçimde yaşanmasına neden olan şey ise sponsorluk, iddaa reklâm, puana para uygulaması, 14 Anadolu kulübünün mağaza zinciri kurması gibi ekonomik etkenlerin rekabet ibresinin Anadolu kulüpleri lehine değişmesi olmuştur. Anadolu takımları İstanbul takımlarıyla daha cüretkâr rekabet yapmaları süper ligin altıncı haftasında Trabzonspor, Bursaspor, Sivasspor, Gaziantep ve Kayserispor’un puan cetvelinin üst sıralarında yer alması neticesini doğurmuştur.

Şimdilik bu şekilde olan rekabet için tamamen Anadolu kulüplerinin yarışta öne geçtiğini söylemek mümkün değil, ancak bu rekabet böyle giderse ve Hegelci köle-efendi diyalektik söylem bizi yanıltmazsa bu yüzyılın sonunda Anadolu kulüplerinin efendi İstanbul kulüplerinin ise köle konumuna dönüşeceğini öngörebiliriz. Oyun tamamen kuralına göre oynanacak ve karşıtlar kendi içlerinde çatışarak köle efendi, efendi ise köleye dönüşerek yaşam devam edecek…

Not: Eski Yunan medeniyetinde futbolun olmaması felsefenin aşırı derecede gelişmesine neden olmuştur. İnsanlar futbol olmayan hayatlarını varlık, metafizik, ahlak, estetik gibi bilgiler üzerinde tartışarak geçirmişlerdir…

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 8083, bugün ise 1 kez görüntülenmiştir.

2 Comments

  1. Metin diyor ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş Ercan bey. gerçekten çok iyi ve doğru bir benzetme olmuş..

  2. tarkan yılmaz diyor ki:

    evet ercan bey. dogru bir tanımlama olmuş…

Leave a Reply