BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Özlü Sözler 3 (Mete Tunç)

Bu bölümü 1914-15’te Sarıkamış’ta yetersiz ve merhametsiz paşanın (paşaların) kara gömdüğü insanlara (elbette onların temiz kalpli olanlarına) ithaf ediyorum.
Mete Tunç
+++

Mü’min olmak için özde îmân etmek yeterlidir; olmamak için ise çok şey gereklidir.

“Aklı olmayanın dîni yoktur” prensibi, dinsizlere ‘akılsız’ göndermesi yapacak şekilde yorumlanırsa, dinsizlerin ‘aklı, mantığı, bilgisi, cesâreti, vicdânı olanın dîni olmaz,’ deme hakları doğar.

Hurâfe, “dîne sonradan giren inanışlar ve kurallar” diye tanımlanıyor. Dinlerin; henüz ‘din’leşmediği başlangıçlarından îtibâren en az birkaç nesil sürecinde din hâline geldikleri ve bunu tâkiben birkaç yüz içinde kurumlaştıkları bilindiğine, bu merhâlede peyderpey yeni inanışları ve kuralları bünyelerine kattıklarına göre, dinlerin bizâtihî kendileri hurâfe olmuyor mu?

Kendinizi 7. yüzyıl Arabistan’ında düşünün. ‘Tanrı var’ varsayımından, içinde yaşadığınız ve yakın coğrafyalarda bildiğiniz kültürden, sosyal ortamdan, ekonomik yapıdan-çıkarlarınızdan, şahsî arzularınızdan hareketle neler düşünür, neler söylerdiniz? İşte Kuran budur.

Bâzı dindarlar “değerlerimiz”, “değerlerimize hakaret ediliyor” diyor. Günde 5 vakit, mikrofonla ve çok yüksek sesle yayınlanan ezan, ‘değer’ mi yoksa işkence mi? İşkenceyi ‘iğrenç’ diye tavsîf etmek hakâret mi?

‘Bilmek’ emek, sabır, cesâret ister, çünkü bilgiye ulaşmak için fizîkî, özellikle zihinsel çaba gerekir; üstelik her ulaşılan bilgi bilinmeyenleri artırır, belirsizliği çoğaltır. ‘Îmân etmek’ ise, mutlak bilgiyi (hakîkati) bildiğini sanmaktır, belirsizliği kabûl etmemektir; o yüzden inananlar bilgi okyanusuna açılamazlar, yapay gölleri umman zannederler.

İslâm ‘barıştır’, ‘barış dinidir’, diyorlar. Târih boyunca ve şimdi, islâmî otoritelerin (emirler, hükümdarlar, şeyhler, imamlar, profesörler..) ve cemâatlerin birbirleri hakkında söyledikleri ve birbirlerine yönelik eylemleri, ve pek çok müslümânın nefret dolu tavırları okunduğunda/işitildiğinde/görüldüğünde, ‘hangi barış’ sorusu meşrûdur!

Birileri “dinsiz toplum olmaz,” ve hattâ “ateistler aslında inanıyordur,” diyor. O hâlde, pagan, animist.. toplumların dinlerini meşrû görmekteler mi; bir ateist ‘ben aynı zamanda/aslında şamanım,’ derse, rahatlayacaklar mı; kendi îmanlarına saygı beklemelerine karşılık, bu tür inançlara saygı duyacaklar mı?

M. T.

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 15612, bugün ise 2 kez görüntülenmiştir.

89 Comments

  1. Mete Tunç diyor ki:

    Gamzende zahir ey ömrümün varı!
    Füsunu hüsnünün bütün esrarı.
    Neşreder aleme rengi baharı,
    Koyu menekşeye çalan gözlerin!

    Sihirdir, şüphesiz bütün şeyler;
    Bakışın zihnimi perişan eyler.
    Bana aşk ilinden efsane söyler,
    Aşka inanmayan yalan gözlerin.
    Ziya Tevfik

    Uzanıp yatıvermiş, sere serpe.
    Entarisi sıyrılmış, hafiften;
    Bir eliyle de göğsünü tutmuş.
    İçinde kötülüğü yok, biliyorum;
    Yok, benim de yok ama…
    Olmaz ki!
    Böyle de yatılmaz ki!
    Orhan Veli

    Irmaklardan şaraplar akacak diyorsun,
    Cennet-i ala meyhane midir?
    Her mümin’e iki huri diyorsun,
    Cennet-i ala kerhane midir?
    Ömer Hayyam

  2. Mete Tunç diyor ki:

    Yalnız dini ayrımlar bir toplumu iç savaşa götürebilir mi? Bu çok akla yakın bir ihtimal değil. Din veya başka kaynaklar… hemen hemen her zaman, başka etkenlerin ve bu arada maddi çıkarların da kılıfı olarak, daha doğrusu onlarla iç içe geçmiş olarak işlev görür… insan[,] hayatını ideoloji içinde anlamlandırmaya alışık olduğu için, sözgelişi dinle doğrudan ilgisi olmayan sorunları da -içtenlikle- dinden kaynaklanan sorunlar olarak algılayabilir, değerlendirebilir.
    Murat Belge

    Küçük şeylere fazla önem verenler ellerinden büyük şeyler gelmeyenlerdir.
    Eflatun

    Eğer öküzlerle domuzlar konuşabilseydi, yemden başka şey düşünenlerle alay ederlerdi.
    Epiktetos

    Üç kuruşluk insana beş kuruşluk değer verirsen aradaki iki kuruşa seni satar.
    Anonim?

    Derdi dünya olanın dünya kadar derdi olur.
    Yunus Emre

  3. Mete Tunç diyor ki:

    Bir şey değerliyse, güzelse; süslenmeye, renklendirilmeye, pazarlanmaya, abartılmaya, desteklenmeye.. ihtiyaç hissetmez.

    Bir problemi yok sayıyorsanız, başkalarının onu karmaşıklaştırmasına, onun üzerinde(n) işlemler yapmasına ve çözümü size bırakmamasına kızmaya hakkınız bulunmaz.

    Türkiye’nin en büyük sorunu, derin aklının bulunmaması ve fakat o iddiâyı taşıyanların ‘ortalama’ bir türk’ün ferâsetine, vizyonuna sâhip olamamalarına rağmen plânlar yapıp bunları hayâta geçirebilme güçlerdir.
    M. T.

  4. Mete Tunç diyor ki:

    İnsanlar bâzı insanlara, olaylara, kurumlara ve uygulamalara alenen küfür etme özgürlüğüne sâhip olmalılar; küfrü müstehaklar hâriç.

    Halkın yüzde yetmişinin, yâni muhafazakâr çoğunluğun ‘geri zekâlı’ idiği söyleniyor. Göstergeler; bu iddiâ sâhiplerinin, yâni solcu(bâzı)-lâik-ulusalcı kesimin, (söylendiği gibiyse) ahmaklıkta birincilerden (yüzde yetmişten) geri kalmadığına hattâ onları geçtiğine işâret ediyor.

    Bir insanın bir inanca, fikre, görüşe.. samîmiyeti ve bağlılığı yalnızken ve tek başınayken anlaşılır.

    M. T.

  5. Mete Tunç diyor ki:

    “İnançlarına göre yaşayabilmek” demokratik bir durum; ama inançlar demokratik değilse…
    Murat Belge

    Bir subayın siyaset dahil her konuda fikir sahibi olması normal, hatta istenecek bir şeydir. Ama militarist bir düzen[,] subayın “fikrine” peşin peşin bir öncelik ve ayrıcalık tanıyorsa, burada sorunlu bir zemin oluşur. Subaylar, devletin doğal işbölümü sisteminin dışına çıkmaya başlarlar. Çünkü kimsenin dünyayı, sorunları, yapılması gerekenleri onlardan iyi bilemeyeceğine dair katı bir inanç peydahlamışlardır.
    Murat Belge

    … insanların kendi zihinlerinde var olan kalıpları, kendilerinde olduğu için “doğal” ve “evrensel” saymaları, böylece “öteki”ni de bunları ona mekanik bir şekilde uygulayarak anlamaya çalışmaları, her zaman çok kötü sonuç vermiş, gerçek anlamda bir anlamayı imkansız hale getirmiştir.
    Murat Belge

  6. Mete Tunç diyor ki:

    Fenâlığa karşı müsâmahakâr, lâkayd veyâ müsaadekâr duranları sarsmak, hepsini … mübâreze meydanına çekmek isterim. Yalnız fenâ olmamak kâfi gelir fikrinde değilim. Fenâlığı ezmek için uğraşmak lüzûmuna îman ediyorum.
    Hüseyin Câhit Yalçın

    Bâzen, ‘Sana ne?’ derler… bu hodgamâne felsefeden nefret ederim. Çünkü, onun memleketi mahvettiğine kâniim. Gördüğüm şahsî fenâlık için değil, memlekete gelen umûmî fenâlık için, kalbimde tükenmez bir gayz vardır. Ne vakit fenâlığa karşı herkes bir fikri taavün ile müttefikan çalışırsa, ancak o zaman kurtulacağımız zannediyorum. İşte bunun için hücumlarımda her vakit fenâ bir galeyan ve bîaman oldum ve en büyük hazzı vicdâniyeyi buldum.
    Hüseyin Câhit Yalçın

    Yağmurlu bir Pazar günü, öğleden sonra ne yapacaklarını bilemeyen milyonlar bir de ölümsüzlüğü isterler.
    Susan Ertz

  7. Mete Tunç diyor ki:

    Bir insanın veya topluluğun üzerine kutsallarınızla gidiyorsanız, onun kutsallarınızı deşmesi tabiidir!
    M .T.

    Bir problemle karşı karşıyaysanız en basit sorgulamadan başlayın: alet fişe takılı mıdır, kontrol edin.
    M. T.

    Aşkın denilen metinlerden mana çıkarmaya çalışanların yaptıkları, aslında hayatlarını anlamlı kılma çabasından başka bir şey değildir.
    M. T.

  8. Gözlemci diyor ki:

    Kurban kesildi, mangal yapıldı, salatalar sofraya kondu, yemek nefis’ti (Şeytan’dı).

    Zat-ı (Nefis, Nefsi, Şeytan) muhterem nasıllar? İyiler, sağlığınıza duacılar.

    Kalp gözünün yerini akıl gözü aldı, O’da yolunu bulamadı.

    Kur’an, nasıl kullanılması gereken değil, nasıl kodlandığı bilinmesi gereken bir yazılımdır.

    Biz cen’nette cin’net geçirince karışımı gin’ger (Zencefil) olan şarabı kendimize cun’net yapıcaz.

    Cin’ta cin’selliği, cin’net cin’ayeti doğurur.

    Kur’an dört işlemdir. Cin çarpması, Allah bölmesi, Melek toplaması, İnsan çıkarması.

    Şu an için Kur’an Cin+Ayet birleşiminden meydana gelen cinayet kaynağıdır. Ama bu yarın mutlaka in+ayet birleşiminden meydana gelen inayet kaynağı olacaktır.

    İlerleyen yüzyıllarda ışık ve ısı veren ağaçlar olacak. Taştan sular içilecek. Dünya’nın dört bir tarafı dört tür cennet olacak. Ama insan her zaman ağaca işeyen, taşı şeytana atan, dört tarafı cehennem olan varlık olmaya devam edecek.

  9. Gözlemci diyor ki:

    Bir gün bilgi dolu beynim musalla taşına konursa, bu benim bir konuda bilgisizliğimi gösterir.

    Hayatta hiç bir zaman biliyorum dememek lazım, görüyorum demek lazım.

    İnsan, benden iyi mi bileceksin diyenlerin oyuncağıdır.

    Mahkemeler, pireyi deve yapan topluluklarla dolu mekandır.

    Parasız kalan insanın, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.

    Bilgisiz kalan insanın, hayat damarlarından çoğu kopmuş demektir.

    Akıl ile para paralel öğedir. Aklı bulursan parayı, parayı bulursan aklı bulursun. Ama bilgin varsa hiç birini aramazsın.

    İmgesel zihnin simgeleri Dünya’da ölüme, simgesel zihnin simgeleri Dünya’da cennete götürür.

    Devletçilik demek, zam’anı geldiğinde zam yapmaktan başka bişey demek değildir.

    Milliyetçilik demek, akıllıyı başından sav’mak için sav’aş oyununa dayanan tilkiliktir.

    Laiklik, Din ile Devlet işlerini birbirinden ayırmak değil, Din ile Devlet işlerini birbirinden sıyırmaktır.

    Halkçılık, halkın egemenliği değil, halkın sürüngenliğidir.

    Düşünmek aslında düş’ünmektir.

    Her düşünür aslında düş’ünürdür.

    Jin’sei teknolojik muska devrinin başlangıcıdır.

    Din, ses veren ama görüntü vermeyen bir cihazdır.

    Edeb-iyat, edep ayetlerinden ibaret gibi görünen edepsiz ayetlerdir.

    İş Dünyası aslında bir çiş Dünyasıdır.

    Mutluyum diyen insan aslında putludur.

    Şeytan aslında ne kadar düşman bilinsede, insanın en iyi dostudur.

    Din, Cin gibidir. Öldürmem der, öldürür. Ölürsen kendin ettin der.

    Nefsen, nefsin, nefsun. Üç kişilikli efsun. Buna acil bir tosun.

    İnsan, şeytan ile rahman arasındaki tost malzemesidir.

  10. Gözlemci diyor ki:

    Cin suresi yapmaya kalksanız, Cin’likleri anlatmaya mürekkep olmuş denizler yetmez.

    Hayat hep Adem-İblis kavgalarından ibarettir.

    Din, çirkini güzel, güzeli çirkin gösterdiği gibi, düşmanı dost, dostu düşman gösterir. Zira İblis’in Adem’e düşmanlığı yokken, düşman gösterilmiştir.

    İnsanlar akıl çelinme imgesinden kurtulmadıkça doğruyu bulamaz.

    Çalışarak kazanmak aslında çal’ışarak kazanmaktır.

    Bir gün Kur’an “Allah Yok” derse şaşırmayın.

    Bir gün Kur’an yüzyıllar boyu beklenen, hayali edilen, özlemi çekilen, uğruna bu Dünya unutulan, ibadetlere yatılan, geceleri kalıp duası edilen, özenle şartları yerine getirilen “Cennet Yok” derse şaşırmayın.

  11. Gözlemci diyor ki:

    Bilmek sözle değil, gözle olur.

    Kamil insan, kurduğu cümlelerin, karşıdaki kişinin “ne diyo lan bu salak salak” şeklinde tepki vermesine neden olan ve genelde dövülmesi gereken insan tipidir.

    İşemek, ne ilginçtir ki iş+emek durumuyla eşdeğerdir.

    Ağaca (Doğaya) işeme Cin (Görülmeyen Işınlar-Dalgalar-Zehirler-Mikroplar) çarpar.

  12. Mete Tunç diyor ki:

    Toplumun büyük kısmının merâk etmediği, merâk edenlerin de büyük çoğunluğunun sâdece inancını pekiştirecek bir metinle yetinme alışkanlığı, yeni bir bilgi talep etmeme, yeni bilgiyi reddetme, gerekirse bilgi ile savaşma kültürü, bütünün tamâmını görme ihtiyâcının üzerini örtüyor.
    Cemil Koçak

    Bir “argüman” geliştirmek, konuya çeşitli açılardan bakmak, kanıtlar getirmek, sonuca varmak… Kesin sonucun yumrukla alınacağına inanan, bütün bu tartışma, mantık yürütme hünerini kendisine düşmanlık olarak algılayan “sıradan Türk”ün[,] dünyasında yer vermekten hoşlanmadığı şeylerdir bunlar.
    Murat Belge

    Senkranizasyon… Olaylar zaman içinde bazı tesadüflere yol açar [Vakalar sırasında bazı tesadüfler olur.]. Bu yüzden daha büyük güçlerin işin içine karıştığını hissedersin [zannedersin].
    Bir yabancı filmde atıf

  13. Gözlemci diyor ki:

    Çişyerine besmele çeken kulluğun şerrinden, kavak ağacının kokusuna sığınırım.

    Balkondaki sığır eti mangalının şerrinden, çam ağacının altında sığır ile uykuya sığınırım.

    Leyla ile Mecnun aşkının şerrinden, köpekle orman yürüyüşüne sığınırım.

    Mum kokulu kadınla seksin şerrinden, ot kokulu kadınla sekse sığınırım.

    Ateşte gıda katliamlarının şerrinden, portakal ağaçlarına sığınırım.

  14. Gözlemci diyor ki:

    Mümin, şeytan ile meleği birbirine karıştıran kurbandır.

    Ateist, şeytan ile meleği birbirine düşüren kurbandır.

    İnsan, şeytan ile meleği birbirinden ayıramayan kurbandır.

  15. Gözlemci diyor ki:

    Kur’an mümini kullanır, ateiste çullanır.

    Kur’an müminin şah damarını, ateistin cin damarını keser.

    Kur’an mümini çarpar, ateisti böler.

    Kur’an müminin bilmecesi, ateistin bulmacasıdır.

    Kur’an müminin çıkmazı, ateistin labirentidir.

    Kur’an hem pozitif, hem negatiftir. Dengesizdir. Bu yüzdende bi türlü çözülemez, anlaşılamaz.

    Kur’an mümini şaşırtır, ateisti yola getirir.

    Kur’an, münferit temel üzerine kurulan 80.000 kat bina gibidir. Bir türlü çökmez, çünkü sürekli depreme karşı önlemlerle yaşar.

    Kur’an, cehennemden Dünya’dan cennet Dünya’ya yolculuktur.

    Kur’an, Cin’likten Din’liğe yolculuktur.

    Kur’an’ı anlamak demek, anlatılanı anlamak demek değildir, Kur’an’ın anlattığını anlamak demektir.

    Kur’an, kör, sağır ve dilsizin şaşmaz kaynağıdır.

    Dilini Kur’an’ına göre uzat, yoksa ateist çarpar.

    Gözünü Kur’an’a göre uzat, yoksa mümin çarpar.

    Kaçan kovalanır. Kur’an kaçar, ateist kovalar. Mümin kaçar, Kur’an kovalar. Kaçıp kovalamaca sürdükçe olan mümin ve ateiste olur.

    Kur’an müminin ölümü, ateistin zulmüdür.

    Mümin, İblis ona düşman olmadığı halde, İblis’i düşman tanıyandır. (Bk. Adem-İblis Konusu. İblis düşmanlığı yok, İblis’i düşman algılama var.)

    Bu Dünya’da Adem görünen İblis’ler farkedilmedikçe, akıllar bu Adem’lerle çelinmeye devam edecektir.

    Cin insanın düşmanıdır. Din, gözlemleriyle birlikte gelip Din dışı konuşana bu Cin’lerini gönderir.

    Kur’an hafızı olabilirsiniz, Kur’an alimi olabilirsiniz, Kur’an hocası olabilirsiniz, ancak Kur’an Adamı olamazsınız.

    Din, siyaset gibidir. Vaadlerle hep cennet-huzur-rahatlık-ferahlık beklenir. Ama bir türlü gelmez.

    Kurşun öldürmez, Kur’an öldürür.

    Ümitsiz yaşanmaz, ümitle de avunulmaz.

    Ne zaman mı adam oluruz? Hiddet-Şiddet-Cinnet-Cinayet bittiği zaman.

    Eğer akıllı olmak istiyorsan, akıllı olduğun halde akıl aradığını anla.

    Bir gün Bilim Kilim olacak, Kur’an Kerim. Sonra Bilim Kerim olacak Kur’an Kilim. Sonun da insanlık, ulan diyecek, esas, İnsan Kerim.

    Şems suresi şemsi, nur suresi nuri suresi olduğunda, Kur’an’da insanlar insan okumaya başlayacak.

    Ben küçükken 7 yaşındaydım. Ergenken 17. Adamken 40, morukken 70, iş bitti artık çocuğum. (Biyolojinin insan tarifi, ben demiyorum bunları.)

    Big bang patlamaları yaşıyorum içimde. Ne birleşik organlarım patlıyor, ne de ilk patlama bu. Ben hep içimdeki ayrışmalarımı bir araya getirmekten patlıyorum.

    Evrim teo’risi, teo’lojileşmenin teo’lojik teo’risi.

    Yemeği pişirme zehir olur, hayvanın hakkını yeme zıkkım olur.

    İnsan düş’lüyorsa, bu düş’tüğüne işarettir.

  16. Mete Tunç diyor ki:

    Bir emele bin ah çeksem
    Zevk duyarım her dem dad etsem
    Sevmek teselli şu boş alemde
    Neşe vardır aşkın her eleminde
    Gönlümde açsın bahar şu kış gününde
    Şiir dolu pembe akşam güneşinde
    Neveser Kökdeş

    Sevdikçe seni ömrüm artar ey yar
    Aşkındır bana güzelim yadigar
    Başbaşa kalsak seninle bir an ah
    Döksem sana içimi kalbim ferahlar
    Hayal olmasa ah bu mesut günler
    Solmasa kalpteki güzel çiçekler
    Neveser Kökdeş

    Neden bilmem bu iptila
    Günden güne halim fena
    Aşkta yok mu vefa sorsam sana
    Hastadır gönlüm inan bana
    Sevmek nedir hiç mi bilmedin
    Aylar geçti seni görmedim
    Neveser Kökdeş

    Not. Yukarıdaki güftelere (besteleri yine N. Kökdeş’e) ait şarkılar internette mevcuttur.

  17. Gözlemci diyor ki:

    Dünya, altından lağım akan cehennem ile, altından ırmak akan cennet olarak ikiye ayrılır.

    Kadınlar, makyajlı çirkinler ve doğal güzeller olarak ikiye ayrılır.

    İnsanlık 6 evredir. Bebek Çocuk, Ergen Çocuk, Genç Çocuk, Olgun Çocuk, Orta Yaş Çocuk, Yaşlı Çocuk.

    Türkiye, Türk Kürtler ve Kürt Türkler olarak ikiye ayrılır.

    İnsanlığı beşe bölebilirsiniz, ona bölebilirsiniz, hatta yirmiyede bölebilirsiniz ama iki yüz’e (ikiyüzlülük) bölemezsiniz.

    Hakim yasaya, Devlet masaya, Zengin kasaya, Fakir tasaya, Yaşlı asaya, Asa Musaya, Uzun kısaya, Sermaye arsaya, Akçe karaya, Esnaf paraya, İşimiz Allah’a kaldıkça, mutluluk havaya kalır.

  18. Mete Tunç diyor ki:

    Istırap, muhakeme etmez. Istırap, sorumluluğu geçmişte aramaz. Istırap, can acısından kıvrandığı vakit, karşısına kim çıkarsa onun yakasından tutar.
    Falih Rıfkı Atay

    Devlet, 40 odalı, 40’ında da fırıldak çevrilen Bizans sarayı gibidir.
    İhsan Eliaçık

    Şüphe, bir nura doğru koşmaktır.
    Tevfik Fikret

    İki türlü ortam biliyorum: Birincisi, bilginin cehaleti kovduğu ortam; ikincisi, cehaletin bilgiyi boğduğu ortam. Biz, maalesef ikincide yaşıyoruz.
    Yaşar Nuri Öztürk

  19. Mete Tunç diyor ki:

    Bir konu hakkında iman mı, fikir mi sahibi olduğunuzu tespit için muhalif, eleştirel bir görüşle karşılaştığınızda tepkinize bakın: eğer o görüşe ve görüş sahibine karşı refleksif bir reddediş, saldırganlık veya savunmacı/tevil edici bir duygu ve tavır içindeyseniz iman; anlama, kanıt arama/ilmi yöntem, bildiklerinizi gözden geçirme gibi bir yaklaşım sergiliyorsanız fikir sahibisinizdir.
    M. T.

    Asıl sorun, boşanma sayısının artması değil, boşanamamaya mahkum olanların mutsuzluğudur.
    M. T.

    Denklemler bilimin ayetleridir: üzerlerinde her türlü yorum ve tevil serbesttir.
    M. T.

  20. Gözlemci diyor ki:

    İlmin alimi olmaz.

    Kanun öyle bir tuzaktır ki, ay yüzler uğruna gün yüzü göstermez.

    Ey insanoğlu, Kemalizm’e tapmayın. muhakkak ki o size apaçık bir düşmandır.

    Zihin gerçeğe mürşittir. Yada kelimeler ve zihin gerçeğe gidişin simgesidir. Ağzınızla zihniniz uğmuyorsa siz gerçeklerle değilsiniz demektir.

    İnsanlık 8 yöndeki yönetimler tarafından yön ediliyor.

  21. Gözlemci diyor ki:

    Din kardeşi ölürken yaşayan mümin midir? (Değildir yazamadım. Yapamadım.)

    İnsanın başında 550, içinde 6236 Cin vardır. Şimdi anladınız mı neden bir türlü düzelmiyorlar.

    Din işi Cin işi, acep bu kimin işi?

    Din işi Cin işi, bunu yapan iki kişi.

    Cin+Ayet oldu sana cinayet.

    Can çıkar, ruh çıkar, huy çıkar, hay çıkar, huy çıkmaz, can çıkmaz, kartal sarkar Dal kalkar, Zel kalkar Mim sarkar, Asa çarpar su patlar, Musa çarpar deve hortlar, Kur’an çarpar, Din çarpar, Cin çarpar, Rabbil alemine, Küntüm şeyatine, Elemtere fiş kalp gözlere şiş, Ağaçta yağ var nur verir, taşta su var can verir, semada yıldız süslüdür, denizde zinet ünlüdür……….. Arap Çorbası buyrun. Afiyet Olsun.

    Devlete imanın şartı 6‘dır. 6’sıda tanımsızdır. Velhasıl kelam bilgi değil imandır.

    Yasalar üç şekildir. Anayasa, Babayasa, Çocukyasa. Anayasa doğuran, babayasa doğurtan, çocukyasa erdoğan. (yada oynayan).

    Polis mazlumun peşinde, mazlum zalim peşindedir.

    Ordu Kemalizm’in peşinde, Kemalizm tanım peşindedir. (Laikliği hala tanımlayamadılar.)

    Sakıp ağa ile Vehbi ağa gitti bak, giderken yetim haklarını götüremediler mi?

    Adalet olması için zeminin sağlam olması lazım. Zemin analizsiz temel yapımı, bastığı yeri bilmeden geçip gitmek gibidir. Dolayısıyla çökme tehlikesiyle karşıkarşıyadır. Bastığı yeri bilmeyenin adaleti olmaz. Kalemsiz yatanı (Uğur Mumcu vb.) düşünmeyenin-görmeyenin adaleti olmaz. (Üzerinde biraz daha çalışılabilir.)

  22. Gözlemci diyor ki:

    Pardon “Sakıp ağa ile Vehbi ağa gitti bak, giderken yetim haklarını götüremediler mi?” yanlış olmuş.

    Sakıp ağa ile Vehbi ağa gitti bak, giderken yetim haklarını götürebildiler mi?

  23. Mete Tunç diyor ki:

    ‘Huri istemiyorum, Allah’ın rızası yeter,’ diye düşünürdüm; ama huri isteyenlerle aynı yerde bulunma problemi hiç aklıma gelmemişti.
    M. T.

    ‘İnsanlar kıyafetleriyle karşılanıp fikirleriyle uğurlanırlar’mış! Kadınlar erkeklerde ilk önce karaktere bakarlar’mış! ‘Şimdiki çocuklar harika’ymış!.. Yalan dünya!
    M. T.

    ‘Tanrılar’, tanrıların kitapları ve onlarla inşa edilen dinler.. arkeolojiyi, etimolojiyi, etnolojiyi, tarihi.. (pek veya hiç) açıklamıyor; arkeoloji, etimoloji, etnoloji, tarih.. tanrıları, kitaplarını ve dinleri vuzuha kavuşturuyor.
    M. T.

  24. Gözlemci diyor ki:

    Elemtere keyfe feale Tayyibuke bi ashabil turki.

    Ömer Çel’Akıl ile akıl çelme programı başlıyor.

    Şems Suresi falını izledin mi? Adam müthiş tutturuyor.

    Bana nimet diye onca illet yedirdin. Şimdi kalkıp şükretmedim diye azap mı veriyorsun?

    Kabe etrafında 7 kere döneceğime, çam ağacının etrafında bir kere dönerim, cenneti yaşarım.

    Gülü Muhammed’e verirsen arı sokar, sevgiline verirsen balı sokar.

    Gökdelenler üreteceğinize, kavak ağaçları üretin.

    Er’kek düz ovada avlanır.

    “Aşkın gözü kördür” değil, “Aşkın gözü yoktur.”

    Yatmadan önce okunan bir Cin Ayet, cinayeti engeller.

  25. Gözlemci diyor ki:

    Şükür ve isyan, sağlık ve varlık kapısını kapatır.

    Ey Kur’an, çok Cin’sin.

    Duamı ediyom, duamı ediyom. Dilim kuru kalıyor.

    Terörizm, Kur’an’da başladı, Kur’an’da biter.

    Din’den kurtuldum demeyin, Cin’den kurtuldum deyin.

    Saat yaklaştı, maaş yarıldı.

    Ekmek nimetmiş, mercan zinet. Aslında biliyor musunuz, ikiside illet.

    İnsanı zengin eden fakir, fakir eden zengindir.

    Kul hakkı var da hayvan hakkı yok mu?

    Bir esnafın maliyeti işadamından fazla, karı ise azdır.

    Din olmadan mümin çarpmaya kalkma.

    Ne zamandan beri müslümansın? Kalu Bela’dan (Bela Dediğimden) beri.

    Her mümin ateist olur ama, her ateist mümin olmaz.

    İnsana Dünya senin dediler. Kimi şükür oyuncaklarıyla, kimi isyan oyuncaklarıyla oynuyor.

  26. Gözlemci diyor ki:

    Hayat gerçekten bayattır. Bayat ekmek, bayat yemek, bayat giyim, bayat ev, bayat araba, bayat halı, bayat çekyat, bayat iş yeri, bayat semt, bayat şehir, bayat bakan, bayat başbakan, bayat orgeneral, …………………….

    El hakkatu. Mel hakkatu. Ve ma edra KEMAL hakkatu. El cumhuriyati ve el milliyatu yemkuru. Ve MUSTAFA hayrul makirine.

  27. Gözlemci diyor ki:

    Yanlış yapılan şey (suç) kişiliklere, kişiye, iradeye yansıtılmamalı. Bilgi, bilgilendirilme temeline yansıtılmalı. Suçlu kişi hapse değil, eğitime gönderilmeli. Suçu önlemenin yolu ceza oluşturma değil, eğitim oluşturma olmalı.

    Matematik temel fıkralarına malzemedir. Doğal sayılar, gerçek sayılar, tam sayılar, karmaşık sayılar…….. (Bu konuları anladımda, isimleri anlamadım.)

    Ey insanoğlu; Fan Club’lar oluşturmak ve katılmak yoluna gitmeyin. Zira adı gibi (Fan : ing. Hasta, Club : ing. Dernek, Toplamak) hasta topluluklarıdır. Şunu bilin ki, hastalıklar şeytana kulluktandır.

    İşçi or..pu, işyeri ker.ane, işadamı pez….ktir. Bu yüzden düzgün bir hayatınız, hazzınız, huzurunuz olmaz. (Azeriler boşuna bu kavramları kullanmıyor.)

    Ey insanoğlu; (ç)İş yapmayın. Doğa size hizmet-işçilik yapmaktadır. (Tahmindir.)

    Yiyeceğinizin ayağınıza gelecek imkanı Dünya’da vardır. Ahireti beklemeyin. (Tahmindir.)

    Hayat (maalesef) ker.anede yaşam gibidir. Ey insanoğlu, doğru yola geçiniz.

  28. Gözlemci diyor ki:

    -Allah katında dua beddua, beddua ise dua gibi görülür. Dua ederseniz başınıza felaket, beddua ederseniz selamet gelir.

    -Hayat 40’ında başlar deyince, insan gerçeklere ulaşma kaybına uğrar.

    -Dertlerinizi değil keyiflerinizi unutun (silin).

    -Şeytan iki türlüdür. Biri ilahi yoldan, biri ise kendi yolundan size gelir. Mümin genelde ilahi yoldan gelene uyar. Ve bu müminin kaybı olur.

    -Kur’an oldukça fazla ayet içerir. Çünkü Kur’an 8 sayfalık 8 alemi, 80.000 sayfalık 80.000 alem yapmayı sever.

    -Mümin bu Dünya cehenneminin dibinde, ateist onun bir üst tabakasında, onların çobanları ise cennetin en alt tabakasındadır.

    -Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, müminler İblis iken, ateistler Adem iken, cahiller alime ilim irfan besler iken, ilim elek demişler irfan felek demişler, az gitmişler uz gitmişler dere tepe düz gitmişler, itü odtü geçerek sağı solu biçerek bol mürekkep içerek, altı ayla bir güz gitmişler. Bir de dönüp ardlarına bakmışlar ki, ne görsünler, gide gide bir arpa boyu yol gitmişler!
    Ondan sonra yeni bir dönem başlamış. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.

    -Fani “Gözlemci” yapar analiz, mümin görmez almaz feyz, iyilik yaramaz dertleri çeyiz, halbuki şeytan gittikleri iz.

    -Kur’an nankördür. Bir türlü insan beğenmez.

    -Kur’an nankördür. Beslendikten sonra çeker gider.

    -Kur’an bencildir. İlgi ister, İlgi vermez.

    -Kur’an kibirlidir. Kendini övüp durur.

    -Kur’an her geçen gün, yüz, ağız, dil değiştiren bir kitaptır. Ben ise böyle biri olmazken nasıl onunla arkadaşlık edeyim?

    -Kur’an huysuzdur. İnsanlarda bu yüzden huysuz olur. Huysuzla arkadaşlık huysuzluk doğurur.

    -Ey Kur’an benim için bir tane yararlı-güzel söz yazmamışsın, söyle seni nasıl seveyim? Bana bir ayette “seni seviyorum” deseydin sana canımı verirdim.

    -Kur’an seven ölür, sevmeyen yaşar.

    -Bir dil bir Kur’an, iki dil İki Kur’an, beş dil beş Kur’an. Ne kadar çok dil, o kadar çok Kur’an evladım. Yaa. Oku oku oku. Okumak güzel.

    -Biyoloji cann’lı (Cin’li) bilimi olarak, görülmeyen varlık bilimi, hastalıklı bilim kapsamına girer. Dolayısıyla bu bilimde gelişme beklemeyin.

    -Çilemi durduracak, Huzuru doğduracak, Dünya’mı dolduracak bir Kur’an istiyorum.
    Adam gibi sevecek, Ömür boyu sürecek, Gözlerimde tütecek bir Kur’an istiyorum.
    Halimi anlayacak, Nankörlüğüme katlanacak, Benimle ilgilenecek bir Kur’an istiyorum.
    Bana bir harf öğretecek, yolumu aydınlatacak, soru sordurmayacak bir Kur’an istiyorum.

    -Lezzet demek illet demektir.

    -Akıllı olcam diye fındık-badem vs. yemeyin. Akıllı olcam derken kalbinizden olmayın.

    -Çikolata çalışkan yapsaydı, Dünya şu an çikolata gibi olurdu..

    -Protein diye diye yedinizde yediniz. Şimdi aldınız mı elinize üçün birini (bastonu).

    -Güzelim hayvanın (hangi hayvan olduğunu tam olarak bilemiyorum) güzelim buğdayını aldınız, insalarda hal bırakmadınız.

    -Bu Dünya’da sümüklü böceğin bile yediğini yiyorsunuz. Niye sümüklü olmayasınız? (Sümüklü böceğin yediğini yiyen sümüklü olur anlamında değil bu söz. Herşeyi yerseniz herşey olursunuz. vb.)

  29. cengizhan Türk diyor ki:

    KUTUP BÖLGESİNDE YAŞAYAN BİR MÜSLÜMAN CENNETE NASIL GİDEBİLİR.

    Müslümanlığın Allah tarafından sadece mekkeyle sınırlandırılmasının bir kanıtıda oruçtur. Müslümanlar Kutup bölgelerinde 6 ay gündüz 6 ay gece olunduğunu bilmedikleri için
    Ayette orucu gün ağarmasından güneşin kaybolması arasında tutulmasını emreder.

    BAKARA SURESİ 187.AYET. Sabahın beyaz ipliği , siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın.

    A-Allahın Dünyanın yuvarlak olmasını bilmemesi mümkünmüdür? Tabiî ki değildir.öyleyse bunu bu şekilde belirten bir kitabı Allahın kitabı olarak kabul edebilirmiyiz.
    B-Kuranda oruç tutma zamanı bu şekilde belirtildiğine göre kutuba yakın bölgelerde bir Müslüman olması yada yaşaması durumun da nasıl oruç tutabilir?
    C-Norveç yada İsveç gibi ülkelerde yaşayan insanlar Müslüman olsa bile Müslümanlığın oruç emrini yerine getiremeyeceklerdir.Oruç Tutamaması cennete gitmesine engelmidir?
    D- Mekke dışında oruç tutamayan Müslüman olduğu için cennete gidecekmidir?

  30. Gözlemci diyor ki:

    -Çiçekli takkelerin şerrinden, çiçekli bahçelere sığınırım.

    -Görmüyorum, o halde yoksun.

    -Daha dün annemizin kollarında yaşarken, çiçekli bahçemizin yollarında koşarken, şimdi okullu olduk, sınıfları doldurduk, okul bizim yuvamız, doğamızı unuttuk.

    -Cin’ali ile Cin’aslı’ya takılmayın. Zira cin’s olursunuz.

    -Toprak Paklar = (Temizliğin doğrusu topraktır. Deterjan, sabun vb. kanserojen ve kirlilik içerir)

    -Kirlenmek doğal değildir.

    -Kur’an’da illa harf sırrı arıyorsanız, “B” sırrı yerine “mim” ve “nun” sırrını arayın. Arayında terörü bitirin.

  31. Gözlemci diyor ki:

    -Rabbi görürsen felak, kötü olursun helak.

    -Müslümanmısınız, süslümanmı?

    -Rahman deyip rahman olma, zalim deyip zalim olma.

  32. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Müslümanların çoğunun faizci sisteme ve kredi kartlarına karşı çıkmayışı benide düşündürüyor.

  33. Gözlemci diyor ki:

    -Yalansız kazanç olmadığı gibi, yalansız inançta yoktur.
    -PKK nasıl bir terör ise, TSK’da bir terördür.
    -Bir varmış bir yokmuş. evvel zaman icinde kalbur (kafa kemiği, kafa) saman içinde Allah`ın kulu çokmuş, ……………. Kaynak : http://yelpaze.com/K%C3%BClt%C3%BCr/Masallar.html?sayfa=2,id=5788
    -Benim sofram yok. Benim tenceremde yok. Benim kaşığımda yok. Benim sofram toprak, tencerem ağaç, kaşığım ise elimdir.
    -Boşluk düşünmeyi, düşünmek gelişmeyi doğurur.
    -Boşluk kaosu, kaos teraziyi kusar..
    -Her evde bir put bulunur.
    -Çalışmak putperestliktir.
    -Çalışmak yalanla para çalmaktır. Öyleyse her çalışan hırsızdır.
    -Çalışmak gerçeklere ulaşmayı önler.
    -Çalışan insan Dünya cennetine giremez.
    -Ben ne adamlar gördüm işi gücü yok, ben işler gördüm içinde adam yok.
    -İşyerinizdeki putlarınızın şerrinden, doğaya sığınırım.
    -Üreteceğiniz putlar için, açılışlar, görkemli şovlar yapmayın. Üstelik bu putlar çin kurbanlar kesiyorsunuz. İlim katında bunları yapanların yeri cehennemdir. Ömür boyu kalacaklardır orada.
    -Bu Dünya’nın her bitkisinde bir hayvanın hakkı vardır. Hayvan hakkı ile yaşayan ve ölen bizden değildir.
    -Hayvanseverler derneği kurmayın, hayvan bilimleri eğitim merkezleri kurun.
    -Doktorculuk, sesle görüntüyü karıştıran, hislerle hareket eden, duyusuz ba’his oyunculuğu gibidir. (Teş’his = Hissel Tanı, Hisselleşme, İmgesel Tanı)
    -Bir doktor duyuları ve duyulananı bilmedikçe varlıkları bilemeceğinden hiç bir hastalığı çözemez.
    -Hayat hastalık yüzünü bana göstermesin, hayat doktorlarıda başımızdan eksik etsin.
    -Doktorculuk, Din işlerini tıp işlerine karıştıran siyaset gibidir.
    -Kravat (cro’ates) kro işidir. Bk. http://tr.wikipedia.org/wiki/Kravat
    -Siz susun kelimeler konuşsun. (Ne ilginçtir ki kelimeler konuşur. İnsana durumu izah eder. Örn: Cin’sellik, cin’net, cin’göz, cin’ta, cin’to, cin’tonik, gin’ger, gin’mill, jin’tong, cin’ayet, jin’sei, jean’s, teş’his, his’ar, cro’ates, iş+emek = işemek, çal’ışmak, nefis, düş’ünmek, cumhur’iyet (cumhur-ayet), mill’iyet (mill-ayet), …..)
    -Atatürk ilkeleri laik değildir. Hepsi birer Din’dir.
    -Bilmenin sırrı duyulardan geçer.
    -Duyu ilmin köprüsüdür.
    -Siyaset gönül oyunudur.
    -Devlet halkın hapishanesidir.
    -Sabancı işçi sınıfındandı. Halk yürü ya sabancı deyip cebinde ne varsa verdi. Sabancı Holding oldu.
    -Vehbi Koç özel ballar kaymaklarla beslendi, Dünya’da adalet yok diye üzülmeyin. Vehbi Koç herkes gibi haramlar-zehirler-zakkumlar yedi. Öyleyse Dünya’da adalet var.
    -Toprak kokusunu, gül kokusuna tercih ederim.
    -Parfümle makyajla güzel olduğunuzu ve güzel koktuğunuzu sanmayın. Zebani gibisiniz. Parfüm pis koku, makyaj çirkinleştirme üretimidir.
    -Parfüm sıkacağıma, kafama sıkarım.
    -Ey Din; insanın kendisini boyamasına, insanın estetik yaptırmasına günah diyorsunda, doğa boyamaya doğa değişimine niye ses çıkarmıyorsun?
    -Asfalt makyajıyla bölgeniz güzel oldu sanmayın. Cehennemde gibisiniz.
    -Doğru olan seks; ateşli, topraklı, havalı, sulu olandır.
    -Yatakta seksin şerrinden, doğada sekse sığınırım.
    -Laleler bu Dünya’nın süsü değildir. Bırakın kargamı yiyor, ne yiyorsa yesin.
    -Ey müminler, farkındamısınız zihniniz ile dediğiniz birbirini tutmuyor. Artık bilmeyecekmisiniz?
    -Cin’sellik yapmayın, seks yapın.
    -Ekonomik kriz Din’den çıkar.
    -Bu Dünya’da her taşın altından Din çıkar.

  34. Gözlemci diyor ki:

    -Kirlilik imandan gelir.
    -Ateist konuyla-ilimle, mümin şahısla uğraşır.
    -Ateist tartışır, mümin çarpışır.
    -Ateist mantıktır, mümin kalp.
    -Kalbin gözü yoktur.
    -Mümin imgeler, ateist simgeler.
    -İblis’in varlığına inanıldıkça, PKK devam edecektir.
    -Suçlu, işaretlerin (delillerin) gösterdiği kişi değil, görüntülerin gösterdiği kişidir. Bu yüzden ispat adı altında yapılan bu suçlu ve ceza muamelesi bilim ve mantık dışıdır. Hapse girmemenin yolu, bu mantıskızlığı keşfetmekten geçer.
    -Deli, toplumdan ayrı olan kişi değil, bilimden ayrı olan kişidir.
    -Öldüren değil, ölen suçludur. Çalan değil, çaldıran suçludur. Bu bakımdanda suçlu ve ceza mantığı yanlıştır.
    -Aslında ceza ve mükafat uygulaması yanlıştır. Çünkü hiç bir olay kişisel (yeti vb.) oluşum değil, bilgisel oluşumdur. (Vukuat yada herhangi bir davranış, kişiliğe-kişiye değil, alınan ilme dayanır.)
    -İlahiyatçı polisin yaptığını (işaretlere yorum) yapar.
    -Ayetlerini yüceltip durma, laf yapıp icraat yapmamakla aynısın.
    -Bana her ayetinde ikide bir öfke kusacağına, sana inananlar için faydalı olacak iş yapmaya bak.
    -Eğer doğru sözlü isen sihir göster diyeceğine, ilim göster diyememisşsin. Birde ilimden bahsediyorsun.
    -Deccal müminden çıkacağı gibi, insan Cin’lerde müminden çıkar.
    -Bugün müminlerden çıkan Ben Mehdi’yim sözleri yarın ateizm’den çıkabilir. (Mehdi ilim ışığı veren, ilim veren anlamına çevrilip ateistten çıkacak senaryoları doğabilir.)
    -99 tane ismin var ama, hiçbirini açıklayamamışsın.
    -Kur’an insanı bile soyut varlık yapan ilim körü bir kitaptır.
    -Yasa, insan avlamaktır.

  35. Gözlemci diyor ki:

    -Ya hayvan gibi olun, ya da hayvan gibi görünün.
    -Kesilen her ağaç doğa sağlığı ve bir besin kaybetmektir. Bir besin kaybetmek bir hayvan katletmektir.
    -Bir hayvan katletmek bütün hayvanlığı katletmek gibidir.
    -Ateizm Kur’an’ın ve düzenin değişimini geciktirir.
    -”Görmüyorsam Allah yoktur” demekten çekinmeyin.
    -Mümin ateistten bin kat daha fazla yalan söyler.
    -Mümin ateistten daha tehlikelidir.
    -Cami, Süslamiyetin sembolüdür.
    -İspat bilimsel değildir. (İspat, işaret, yorum, teori, fal vs. hep aynı mevzu.)
    -Meslekler, şer’efli mesleklerdir. Şer : Kötü, Ef : Education faculty = Allah vergisi öğrenimli.
    -İş değil çiş yapıldığına göre, kazanç haramdır.
    -Çalışmak değil, çal’ışmak yapıldığına göre, her iş faaliyeti hırsızlık faaliyetidir. Böylece eğer eli kesilecek varsa o hedef herkestir. (Kimyasal zararlarla dolu ortamda helal kazanıyorum demek ayıptır. Ayrıca her kazançta yalan vardır. Durum yalan söyleyerek ve zarar vererek para çalmaktır.)
    -Doktor olabilirsiniz, Profesör olabilirsiniz, Devlet başkanı olabilirsiniz, Sanatçı olabilirsiniz ama ateist olamazsınız.
    -Mümin imgesel, ateist imgesel karşıtı oldukça simgeselleşmek mümkün değildir.
    -Müminin doğrusu cinayete, ateistin doğrusu inayete yolaçar.
    -Mümin % 75 cinayete meyilli, ateist % 15 meyillidir.
    -Her cinayet nedeni bir ayettir. Ne kadar ayet kalkarsa o kadar cinayet kalkar.
    -Ateisti kaybetmeyin. Zira insanlığa huzuru getirecek olanlar onlardır.
    -İslamiyet huzur olsaydı, mümin ağlamazdı. (Huzur ağlamak kapsamaz. Huzurda ağlamakta var demek çelişkidir.)
    -Şeref dediğiniz, şeref mi şerefsizlik mi? (Şer : Kötü : Ef : Allah vergisi öğrenim)
    -Şer’iat demeyin. Kendinizi kötüye sürüklemeyin.
    -Kur’an iki tür (imgesel-simgesel) sistem (Bilim, dil, düzen vs. herşey) üzerine yazılmıştır.
    -İmgesel Kur’an çok sayıya ayrılır, simgesel Kur’an’ın ise en fazla 5’e ayrılabileceğini tahmin ediyorum.
    -Simgesel Kur’an devri başladığında Kur’an’ın ömrünün son demlerine geliniyor demektir.
    -İnsan iki tür (imgesel-simgesel) zihin hali yaşar. Buda karışıklığa yol açar.
    -Mümin diliyle ruh soyut der, zihniyle somut.
    -İnsan diliyle somut der, zihniyle düşler.
    -Tasavvuftan maraz doğar.
    -Hayvan hayvanı protein için değil, aç kaldığı için yiyor. (Etrafında bir tek besin yok. Dolayısıyla açlığını gidermek için başka çaresi yok. Dikkat edin, bazen onunda herşeyini yemiyor. Zararı en aza indirmesini biliyor.)
    -Ateizm ruh ve beden sağlığıdır. Müminin tansiyonu ateistten yüksektir.
    -Kur’an’ı yazanlar, hiçte basite alınacak insanlar değildir.
    -Duyu alim istemez, alim duyu istemez.
    -Duyusuz ilim, kansız insana benzer.
    -Duyulanmayanın duyusu olduğuna inandığımı farkettiğimde, duyularımın olup duyulamadığımı farkettim.
    -Ben duyularımla birlikte, organlarımıda hep heba (yok saymışım) etmişim. Sol elimi pis deyip kullanmamış, sol ayağımla pis işlerimi görmüş, sol tarafıma tükürmüş sağ tarafıma üflemişim. Artık sol elimi, sol ayağımı kullanıp dengeli bir insan olmaya çalışıyorum.
    -Mümin ahiret için hem sağına hem soluna selam verir ama, Dünya için hem sağını hem solunu kullanmaz.
    -Erkek-kadın üstünlüğü ve sorunları Adem-İblis senaryosunun ürünüdür. Erkek(Adem)-Kadın(İblis). Aslında her sorunun temelinde yatan nedenlerden biri budur. Çözüm Kur’an’da İblis (Ateş) Biliminin keşfidir.

  36. Gözlemci diyor ki:

    Sol taraf dedim bir not düşeyim. Sol el, sol ayak, sol göz vb. pasifleşmeleri malum sol anlayışımıza dayanıyor. Benim aklıma diğer biyolojik sorunlarında altında bu sol yanılgısı var mı diye geliyor.

  37. Gözlemci diyor ki:

    -Çok para istiyorsunuz, çünkü çok yük edinmişsiniz.
    -Dünya’da helal kazanç, nefes, beslenme, sevişme yoktur.
    -Yasalar ayet değildir.
    -İnsan diliyle “selamun aleyküm” der, zihniyle demez.
    -İnsan diliyle “Allah” der zihniyle demez.
    -Zihin analizi yapın, gerçeği bulun. (Gerçek akılla değil zihinle demek gerekiyor sanırım. İki kavram karışıyo iş karışıyo galiba ve tıkanmalar oluyo. Zihnin tam tanımı ve analizi gerçeğe götürür.)
    -Kur’an’ı Ker’im ve Bil’im işaretlerle bilgilenmektir. (İşaret yorumlamadır.)
    -Kutlamıyorsunuz, putlayorsunuz.
    -Hayat boş yaşanırsa “hayat boş” sözleri dilinizden eksik olmaz.
    -Göklerde Allah arar gibi, varoluş aramayın. Yada varoluşu dışarda, başka şeylerde aramayın. Varoluş içimizde bence.
    -Big banglar, 19’lar, dabbeler, mehdiler, huriler, denizler, pınarlar, gemiler, dağlar, uzaylılar, …. diyerek insan unutuldu. Unutuluncada çürüdü.
    -İnsan duyulamadan, hayvan duyulayarak yer.
    -İnsan zihinsiz, hayvan zihniyle çalışır.
    -İnsan duyu kullanmasını bilmez.
    -İnsan güle bakar süs görür, hayvan güle bakar besin görür.
    -İnsan yıldıza bakar süs görür, hayvan yıldıza bakar iş görür.
    -Süs bitkisi yoktur. Tüm bitkiler besindir.
    -Ağacın yaprakları boş değildir. (Elbet bir yiyeni vardır ama şu an bilemiyorum.)
    -Dünya nimetleri (bitkileri) bol evet, bol ama hepsi sizin değil. Bunu unutmayın.
    -Yemek pişirme kafama yatmıyor. Ağacın besini pişirip verdiğini düşünmek daha makul geliyor.
    -Patates kızartmalı yemek, kadın kızartmalı seks. Bu ilişki size ne ifade ediyor?
    -Topraktan geldiğinize inanıyorsunuz, ama topraklanmanız gerektiğini düşünmüyorsunuz. Ancak ölünce toprağa giriyorsunuz. O da bir işe yaramıyor. Halbuki toprakta bir besindir. Artık bilmeyecek misiniz? Toprağa basın. Toprakta yürüyün. Toprakta oturun. Toprakta yatın.
    -Su musluktan akarsa kan olur, ırmaktan akarsa can olur.
    -Cennet bahçeleriyle yine süslü hayallerdesiniz. Hala bilmeyecek misiniz?
    -Dudağa yapılan ruj, toprağa yapılan asfalt gibidir. İkiside besini keser. Artı sayılamayacak zararlarıda ilave.
    -Ağzı kokanlara kızmayın. Ondan berbat parfüm kokanlar var.
    -Ha kolonya ha gül suyu. Millete alkolü kaldırdık zararı kaldırdık diye yutturmayın.
    -İçtiğiniz sigara, yediğiniz sigaralardan (besinlerden) bin kat daha etkisizdir.
    -Burnun direğini b.k kırmaz, parfüm kırar.
    -Hayvan b.ku, insan b.kundan daha temizdir. (Büyük ihtimal)
    -Hayvan hayvanı protein için yemez. Aç kaldığı için yer. (Hayvana birşey bırakmadınız, hayvan ne yapsın.)
    -Çocukluk çağlarımda kravatlı müdürleri bize gösterip öyle ol diye gaz verirlerdi. Bende gaza gelirdim tabi. Ne bileyim kravatlı kro olacağımı? (Burada kro hem giyim, hem statü, hem iletişim vs. tümüyle genel bir anlam)
    -Bu Dünya’da cennet bölgeyi keşfedene kadar arayışta olun. (Bozuk yazılım gereği Dünya’nın heryeri cennet değil)
    -Müminin hayal ettiği cennet, aşağı yukarı Dünya’da mümkündür. Hayallerinizi gerçek yapın.
    -Hayvan analizi yapıyorum. Hayvanların aklını anlatmak için denizler dolusu mürekkebi az görüyorum.
    -Bu Dünya’da insan cehennemde, hayvan cennette denebilir sanırım.
    -Beni hayvana dönüştür ey Allah.

  38. Gözlemci diyor ki:

    -Kur’an’ı Ker’im, ölümcül cin işaretleri ile zihin kurmaktır . (Ker = Ölüm Cini, An = Zihin, İm = İşaret, Kur = Kurmak.)
    -Mümin ateiste düşman, ateist mümine derman olur.
    -Mümin hayalci, ateist gerçekçidir.
    -Ateist yazar, İblis bozar. (İblis inançlı kişi ateisti yanlış anlar.)
    -Bu İblis hakkaten insanlığın baş belasıdır.
    -Nefes al-ver demeyin. Nefes otomatiktir. Milleti 10.9.8’lerle kandırmayın.
    -Mümin ateiste hiç bir zaman cevap verememiştir. Mümin mümine cevap vermiştir.
    -Prof. Orhan Çeker diyor ki; Tecavüz sorununun odağında kim var? Kadın (İblis) var.
    -Sarımsak, soğan niye kokar. Olmadan alındığı için.
    -Deyimler konuşur. Siz susun deyimler konuşsun;
    1-Arapsaçına dönmek, arap çorbası gibi = Araplar; diliyle, kültürüyle tam bir karışıklık. Bk. Kur’an.
    2-Leş gibi-Leş gibi sarhoş = Gülü kopardınız öldürdünüz ondan koku elde ettiniz koku leş kokusudur. Üzümü kopardınız öldürdünüz şarap ürettiniz.Leş kokulu içki.
    3-Din’i imanı para. = Paraya tapmak ve Din’den çıkmak. İlahi Din’i yok, Allah inancı yok demek resmen.
    4-Akıl işi değil : Belki o yukarda dediğim gibi, iş aslında akıl değil zihin.
    5-Devletli ile deli bildiğini işler = Devlet delidir.
    6-Elinin hamuruyla erkek işine karışmak = Hem kadınım hem erkeğim diyerek erkek işine karışmak oluyor ki iş olmuyor. Hamur işini bırakıp (kadınlık anlayışlarını kaldırıp) o şekilde işe el atmak lazım. Erkek-kadını eşitliyeceğim derken kadınlıkla hareket etmemek lazım. Kadınlık ruhunu, bilgisini tam değiştirip o şekilde hareket etmek lazım.
    7-Acı (kötü) söz insanı (adamı) dinden çıkarır, tatlı söz yılanı inden çıkarır : Olumsuzluklar Din’den çıkmaya neden olur.”
    8-Acıklı başta akıl olmaz = Duygusallık, merhamet, ruhsallık, hislik, kalp gözü vb. mevzusu, Mantıklı değil Duygusal davranış. Ayrıca merhametli Allah inancı hata yapmayı sürdürtür. İnsan olmayacak yasaklardan olmayacak özgürlüklere dalar. Merhamet hastalıkları arttırıcı etki yapar. Merhamet öldürücü etki kadar tehlikelidir. vs. vs.

  39. Gözlemci diyor ki:

    Açıklamayı unutmuşum;
    -Sarımsak, soğan niye kokar. Olmadan alındığı-yendiği için. (Sarımsak yeşil soğan gibi olmalı. Soğanda yeşil olarak. Ama her ikisininde insan besini olmadığı ihtimali yüksek duruyor bende.)

  40. Gözlemci diyor ki:

    -Cin’sellik, Cin (hayali-görünmeyen varlıklarla : hayali-soyut erkek-kadın tanımı) ile sevişmek gibidir.
    -Cin’ta (aşk), Cin’e aşık olmak gibidir. (Cinta : Endonezya Dilinde Aşk demek.)
    -Nefes, Cin’i solumak gibidir.
    -Beslenmek, hayali varlıkları (görülmeyen varlıkları, yeneceği inanılan varlıkları) yemek gibidir.
    -Cin’ayet görülmeyen varlığı öldürmek gibidir. (Hiç bir cinayette somut teşebbüs yoktur.)
    -Cin Ayet : İlim-bilim-Din, Cin (görülmeyen-hayali-gizli varlık) bilgisi edinmek gibidir. İlim yada insan Cin Ayet’ler bütünüdür. İlim-bilim-Din Cin Ayet’lerden ibarettir. İlim işaretlere cin (görülmeyen varlık) yorumudur..
    -Belkide yaşam-herşey Cin’lenme denebilir. (Cin’net, gin’ger, cin’net, cin’s…. vs. İşin ilginç tarafı; Diğer Cin’li kelimeleri, mümkünse tüm kelimeleri araştırın, analiz edin. Dünya dillerinde Cin ve diğer kelimeleri arayın. Kelimeler söylüyor, konuşuyor.)
    -Sapık, ayet eliyledir(aracılığı iledir). (Bk ing. Perverse : Per+verse)

  41. Gözlemci diyor ki:

    -Kedi işer üstünü örter, insan işer üstünde yaşar.
    -Hayvan koklar, yoklar öyle yer. İnsan sorar, duyar öyle yer.
    -Erkek Adem kadın İblis oldukça cin’sellik devam edecektir.
    -Biz niçin nice meyveyi-sebzeyi geç tanıyoruz. Kur’an doğduğumuz gibi önümüze konuyorda bu meyveler-sebzeler neden konmuyor?
    -Armudu ayılar yer. Elmayıda onlar yer. Ayı’nın ağacına yaklaşmayın. Adem gibi olursunuz. (Hayvan gıdasını yiyen insan, hayvanın hayvan yemesine neden olup can alan bir zalim oldu.)
    -Eti bırakıp yeşile saldırmak, yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibidir. (Yeşilliğin tamamen hayvan besini olma ihtimali sözkünusu bende.)
    -Cin’sellikte (sevişirken kullanılan) geçen sözler, hocanın okuduğu duaya benzer. Tatmin bu sözlere dayanırsa zevk bedenden değil hayalden çıkar. Hayalden çıkan zevkte hayali zevktir.

  42. Gözlemci diyor ki:

    -Cin’sellik ölümlere kadar gidebilen kara büyü türüdür.
    -Cin’sellik, 70 düğümlü büyü gibidir. Madde madde çözülmesi gerekir. (Hala uğraşmaktayım.)
    -Nefis yada leziz, hayali varlıktan hayali tat almak olgusudur.
    -Besin, 700 düğümlü kara büyü gibidir. Ölümlere kadar gider.
    -Zencefil de cin (gin’ger) var, yemeyin. Dolayısıyla zencfilli cennet hayali kurmayın.
    -Havayı bozan nefesini bozar. Nefesi bozan ciğeri bozar. Ciğeri bozan canı bozar.
    -Hava besindir. Öyleyse onunda sağlıklısından söz edilmeli.
    -Yaşam, 1 nefes, 1 gıda, 1 eş-seks, 1 sudur sanırım. (Galiba herşey tek. Dünya’nın mükemmel olmayan tarafının buna deneceğini sanmıyorum. Esas sorun Dünya genelindeki oluşum dengesizliğine dayandırılabilir. Suyun heryerde aynı özelliği yok. Kimi bölgede su yok. Kimi bölgede sıcak çıkıyor vs. Heryerde aynı-eşit gıda olmuyor. vs. Yani her insana eşit ürün yok. Havayı test etmek lazım. Acaba heryerde aynı oranda çalışıyor mu? Nefes için her yerde eşit mi?)
    -Toprak besindir.
    -Ölüm nefes vermek, nefes sorunu yaşamak vb. nefesle ilgili değildir.
    -Ölüm acılı değildir. (Ölümün zor tarafı yok. Ölüm anı kötü, ağır, ızdırablı bir durum değil. Birdenbire ve acısız gitmektir aslında her ölüm.)

  43. Gözlemci diyor ki:

    -İnsan duyusuz ilim aradıkça, duyusuz yaşam devam eder. (İnsanın ruh gibi yaşaması mevzusu)
    -Duyulanmayan varlık vardır-yoktur demek için, duyu gerekir. Öyleyse duyulanmayan varlık yoktur.
    -Herşey iradeyle-insan eliyle değil, ayet-ilim-bilgi eliyledir.
    -Yasa imandan gelir.
    -Doğada (doğal ortamda) aşk-iman yaşamaz.
    -Küçükken beni melekler-leylekler getirdiğini bilirdim, büyüyünce Allah yarattı (getirdi) demeye başladılar. Ben seksi hala öğrenme peşindeyim.

  44. Gözlemci diyor ki:

    -Din yada Kur’an, kendi söyleyipte kendi uygulamayan karakterdir. Hoca gibi. Kur’an’ın dediğini yap, yaptığını yapma.
    -Ağaçsız uyku kabuslara neden olur.
    -Ağaç olmayan uykuya rüya girer.
    -Güneş değil, ağaç girmeyen insana doktor girer.

    Not : Cin’i sadece görülmeyen varlık anlamında almayın. Tüm Cin’i tüm bilgileriyle ve sıfatlarıyla değerlendrip sözlere sıfatı koyun.
    Görülmeyen varlığıda görülmeyen soyut ve görülmeyen somut olarak hem ayrı ayrı hem bütün olarak alın. Görülmeden bilgi ediniliyor.

  45. Mete Tunç diyor ki:

    Sn. Gözlemci.. insandan, doğadan, hayvanlardan besinlere, bilime, dine, ‘cinlere’.. velhasıl herşeye dair düşünüyor ve yazıyorsunuz. Tebrikler.

  46. Mete Tunç diyor ki:

    Kadın eti her zaman ‘leziz’dir. Fakat hazmı güç.
    Abdülhak Hamid Tarhan

    ‘ [Abdülhak] Hamid; sana kendi adından daha yüksek bir hitap bulamadım.
    Namık Kemal

    … bugün çoğumuz hâlâ Garplı kalıbı içinde Şarklılar değil miyiz? İç yüzümüz dış yüzümüzle hâlâ bir sürü tezatlarla çelişip durmuyor mu?
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu

    … kafa ve kalp dinlendirmek ihtiyacı… ancak basit insanlar çevresinde bir basitleşme kürüyle tatmin edilebilir.
    Y. K. Karaosmanoğlu

    Millet işlerinde meşruiyet, ancak milli kararlara istinat etmekle, milletin umumi meyillerine tercüman olmakla hasıl olur. Hiç korkmayalım, o, esaret ve zillete asla razı olmaz.
    Mustafa Kemal

  47. Gözlemci diyor ki:

    sn. Tunç, teşekkür ederim. Ama, “Gözlemci yazar, İmgeci (Din) bozar.”

  48. Gözlemci diyor ki:

    -Din, devlet, iş, süs yerine, gıda, seks, su, hava (nefes) konuşulmalı.
    -Aldığınız nefes haramdır. (Aslında nefes değilde hava denmesi lazım. Ayrıca ek not : Kur’an’da “hava” yok dikkat.)
    -İnsan besine sapıklığından, hayvan besine açlığından saldırır.
    -Et ve rakı nefis (şeytancıl) uyumludur. (İnsan ağzıyla durumu ifade ediyor gördüğünüz gibi)
    -Afrika aç değildir, beyinler açtır.
    -Hava besindir.Belki hava kainatın, tüm varlığın besinidir.
    -Toprak hava almıyorsa, yaşam bitmiş demektir.
    -Nefes almıyorum. Öyleyse yokum.
    -Doğada cin’ta, cin’sellik olmaz-yaşamaz.
    -Doğada romantizm olmaz-yaşamaz.
    -Doğada iman olmaz-yaşamaz.

    Not : Doğayı doğal ortam anlamında alın.

  49. Gözlemci diyor ki:

    -Soyut konuşmak demek boş konuşmak demek, somut konuşmak demek dolu konuşmak demektir..
    -İnsan çişi iş-işi çiş, Din’i Cin-Cin’i Din, temizliği kirlik-kirliği temizlik, şifayı zehir-zehiri şifa, iyiyi kötü-kötüyü iyi, güzeli çirkin-çirkini güzel, besini süs-süsü besin, Adem’i İblis-İblis’i Adem ………… görür.
    -Allah’ın ilim dediği şey isim öğretmektir. (Bk. Adem’e öğretme konulu ayet)
    -Allah’ın ilim dediği şey sayı öğretmektir. (ikişer çift, 12 pınar, 12 ay, 12 başkan, 12 kabile-grup)
    -Allah’ın ilim-mucize-eser dediği şey renklerdir.
    -Allah’ın ilim dediği şey, fal-uyuşturucu-kumar-put dörtlüsüdür. Müminin hayatı bu dört duvar arasındadır.
    -Kur’an’ın geleceği, ateş-hava-su-toprak gruplarına ayrılmış sureler topluluğudur.
    -Kur’an’da gelecekte koç, boğa, ikizler……… suresi görmekte mümkün olabilir.
    -Kur’an’da gelecekte, hiç şaşırmayın ve kızmayın ama, “Cin’sellik Suresi” dahi mümkün.
    -Din yapar Cin’e (şeytana) atar, Cin (şeytan) yapar Din’e atar.
    -Din yapar insana atar, insan yapar Din’e atar.

  50. Gözlemci diyor ki:

    -Kur’an’da besin ismi geçmesi, Kur’an’da besin bilimi var demek değildir.
    -Can boğazdan değil, duyulardan gelir (geçer).
    -Can-Duyu-Zihin-Besin. Galiba dörtlü gerçek ilim olacak esas mevzu-yol bu olsa gerek.
    -Süsten bahseden Allah’tan yüzçevirin.
    -İnsan yaşam kaynağı (besin) değildir. İnsanlara bağlı olmayın.
    -Aile, akraba, eş, arkadaş bağlaya bağlaya içinden çıkılmaz düğümler ürettiniz.
    -Evler, ev’lat tapınaklarıdır.(Lat :Bereket Tanrıçası = Evlat; Evin Bereketi, Evin Tanrıçası)
    -Ev’lat kulluğu şeytana kulluktan beterdir.
    -Evin gülü ne demektir. İnsan süsçülüğü demektir.
    -Evlenmek, ev’lenmekten başka bişey değildir.
    -Hediye dediğiniz şey, puttan başka birşey değildir.
    -Ha senin putlu doğum günün, ha Muhammed’in Putlu Doğum Haftası. Ne farkı var?
    -Lezbiyen nüfusunun çoğalmasının nedeni anlaşıldı. Lezzetçilik.
    -Lezzetçilik besinin zehrini gizler. (Şeytan güzel gösterir mevzusu)
    -Protein, böyle cafein gibi, eroin gibi birşey.
    -Nerede bedene ve ruha tapınma varsa, orada bedensel ve ruhsal tepinme var demektir.
    -Beden çamaşır değil ki sıkasın, torba değil ki büzesin.
    -Sevişiyorum, yok pardon sevişmeye çalışıyorum.
    -Yemiyorum, karnımı doyuruyorum.
    -Hayvan seçtiğiyle, insan tuttuğuyla sevişir.
    -Hayvan duyularıyla, insan duyusuz sevişir.

  51. Gözlemci diyor ki:

    -Kur’an’ın dediğini yap, yaptığını yapma : Ve bu dünya hayatı, oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir.
    -Mümin diliyle şeytana uydum der, zihniyle Allah’a. (An (Zihin) analizi yapın. Yararınıza olacaktır.)
    -Bir fincan kahvenin değil, bir damla suyun kırk yıl hatırı vardır.
    -Süsçülüğü kaldırdıkça hayat daralıyor. Besin ve herşey kısıtlanıyor. Sakın bu sizi yanıltmasın. Zen’gin(cin) çeşitli, bereketli, bollu, bir Dünya hayali (Nefis, şeytan, lezzet çeşitliliği, lezzetçilik, süsçülük) sizi aldatmasın.

  52. Gözlemci diyor ki:

    -Yasalar ilimsel değildir. Öyleyse hükümsüzdür.
    -Göz kalpe gidince zihni göremez.
    -Ateist boş (soyut) konuşur, mümin hoş (ruh, zevk, aşk, nefis) konuşur.
    -Hayvanlara sadaka, zekat olmuyor mu? Hepsi aç.
    -Dil bozukluğu meğer ne büyük cehaletmiş. Düzensiz dil, ilmin örtüsüymüş.
    -İlim ilim bilmektir. İlim besin bilmektir. Sen besini bilmez isen, bu nice okumaktır.
    -Bana besin öğretmeyen Kur’an hükümsüzdür.
    -Size besin öğretmeyen Kur’an’dan yüz çevirin.
    -Süsçülük-Lezzetçilik besinin fiyatını artırır, insanın fiyatını düşürür.
    -Giyim hava besinini önler.
    -Toprak kapatma çalışmaları (konut, yol vs.) toprağın hava besinini, insanın hava ve toprak besinini önler.
    -Önce sağlık değil, önce besin.
    -Tedavi araştırması değil, besin araştırması yapın.
    -Bir harf öğretenin değil, bir besin öğretenin kırk yıl kölesi olman lazımdı Ya Ali.
    -Kilo (fizik-bünye-fizyoloji-biyoloji) sorununuz yok, beslenme sorununuz var.
    -Putlama yöntemlerini değiştirelim. Artık patlıcanlı kartpostallar basılsın.
    -Artık sevgiliye bir tutam patlıcan verilsin.
    -Muhammed sembolünüde değiştirelim. Kabakların Efendisi.
    -İslami bir dua : Allah besin versin. (Olmayacak duaya amin demeyin.)
    -Uyku dinlenme değildir.
    -Ekmek sigara kadar (belki daha fazla) tehlikeli olabilir. Ekmek bu insanlığın baş besin sorunu olabilir. (Din’in ekmeği nimet yapmasında var bir Cin’lik. Bu ekmeğin berbat derecede zararlı olduğu kanısı hakim bende.)
    -Aslında şunu demek lazım. İnsanın besin hayatının sigaradan farkı yok.

  53. Mete Tunç diyor ki:

    Mazlumun zulmünün zalimin zulmünden beter olduğunu öğrendim.
    Nedim Şener

    Hollanda Başbakanı Rutte, Abdullah Gül’le görüşmeye bisikletle ve korumasız gitmiş. Bize uymaz… Bizim halk sırtına binmeyen adama saygı duymaz…
    Elif Eral

    Keşifler sorularla yapılır… İlerlemeler cevaplarla…
    Bernard Haisch

    Öyle sanıyorum ki, mesela tarih bir Mustafa Kemal yaratmasaydı ve ufuktan bir önder beklenseydi, bu önder herhalde Ali Fuat [Cebesoy] Paşa olabilirdi. Kaldı ki, Anadolu için ilk isyan bayrağını açan da odur.
    Şevket Süreyya Aydemir

    İnsanlar ölürler, Yalçın [Hüseyin Cahit]. Sen de ölecektin ve öldün. İnsanları ayıran hayatlarıdır. Güç olan, az olan senin gibi yaşamaktır. On kişi senin gibi yaşarsa, bu yirmi beş milyonluk millet hür olur.
    Refik Halid Karay

    Hepimiz yalnızsak, yalnızlıkta birlikteyiz.
    Bir yabancı filmden

  54. Mete Tunç diyor ki:

    Şurası bir hakikattir ki, memleketin düştüğü felaketi gören, onu kurtarmak için çırpınan, çareler arayan elbetteki yalnız bizler değildik. Esasen tarih aleminde büyük bir yer tutan ve tutacak olan İstiklal Mücadelesi şahısların değil, büyük ve asil türk milletinin eseridir. Bizler onun sadece naçiz birer hadimi idik.
    Ali Fuat Cebesoy

    Soru: 21. yüzyıl Türkiye’sinde din unsurunun siyasette hala etkin olması neyi gösterir?
    Cevap: Din ticaretinde müşteri olmaya yatkın vatandaş sayısının hala bol olduğunu…
    Haldun Ertem

    Eskiden dışarıda içer evde ibadet ederdik, şimdi dışarıda ibadet edip evde içiyoruz.
    Bir İranlı

  55. Mete Tunç diyor ki:

    Ortaçağdaki bir… tartışma konusu da, “Dünyayı yaratmadan önce Tanrı’nın ne işle uğraştığı idi. Bize sorarsanız:
    -Dünyayı yaratırken Türkleri de yaratayım mı, diye düşünüyordu.
    Çünkü bundan Türklerin mi, yoksa kendisinin mi pişman olacağını kestiremiyordu.
    Çetin Altan

    Hem ortaçağdan kurtulmak isteyip, hem de tutarlı bir akılcılığa ve tabulara karşı çıkmaya kızmak, hala daha en temel çelişkimiz. Yoksa kitaplara ve yazı adamlarına hala daha yasakçı davranmayı bu kadar mı doğal karşılardık? Üstelik “çağdaş uygarlık düzeyine varacağız” diyerek…
    Çetin Altan

    Bir taraftan İslamiyet’in günün şartlarını karşılamadığını ve reform geçirmesi gerektiğinden bahsederken, sanki Atatürkçülük ilelebet yaşayacakmış gibi davranıp ilkelerini tartışmaya dahi açmıyoruz.
    Özden Örnek

    Dünyayı daha kötü yapmaya çalışan insanlar tatil yapmıyorlar; ben nasıl yapabilirim.
    Bir yabancı filmden

  56. Mete Tunç diyor ki:

    Atatürkçü (batıcı, lâik, tam bağımsızlıkçı, ‘ne mutlu türk’üm diyene’..)+ dînî (zorunlu-sünnî din eğitimi, imam-hatip okulları..)+ Osmanlıcı (pâdişahların ‘mübârek zat’ mesâbesinde ve Osmanlı târihinin pürhaşmet anlatılması)+ türkçü-milliyetçi (‘hepimiz Ortaasya’dan geldik’, ‘Hz. Muhammed aslen türk’tür’, ‘falan bölgeleri BİZ yönettik’..) eğitim sisteminden aklı başında insanların çıkabilmesi bir türk mûcizesidir.
    M. T.

    Yeni sistem eğitim kalitesine bir gram katlı yapmayacak… Bir gram geriye de götürmez. Niye mi? Zaten sonuncuyuz.
    Mehmet Tezkan

    Türkiye’de eğitim sistemleri sık sık değişir ama eğitim kalitesi hiç değişmez. O hep kötüdür. Sisteme [sistemde] yapılan değişiklikler eğitimin kalitesi yükseltmez çünkü amaç eğitsel değil ideolojiktir. Okullardan, ortalama olarak, esnek olmayan kafa yapısında, itaatkar, okumayan, yabancı dil bilmeyen, tartışmayan, sorgulamayan, yaratıcı olmayan çocuklar çıkar. Ve bu çocuklar eğitim kalitesi ölçen uluslararası yarışmalarda hep sonuncu gelir. Ama bu kimsenin pek umurunda olmaz… Fin eğitim sisteminin amacı düşünen, faal, yaratıcı gençler yetiştirmektir, ezberleyip sınav geçen değil. Ve eğitimin ana stratejisi rekabet değil dayanışmadır… … eğitimde çözüm dinde değil Fin’dedir.
    Metin Münir

    Bana kötü bir eğitim sistemi göster sana Müslüman bir ülke göstereyim. Bana Müslüman bir ülke göster sana kötü eğitilmiş bir halk göstereyim. Bana kötü eğitilmiş bir halk göster sana yoksulluk, mutsuzluk, adaletsizlik, ümitsizlik, ezilmişlik ve baskı göstereyim. Eğitim, eşittir refah, eşittir uygarlık. Gerisi laf.
    Metin Münir

    Milletin istiklali bahis mevzuu olurken aile endişesi nazarı itibara alınmaz, çünkü ailenin huzur ve rahatı ancak milletin huzur ve kurtuluşu ile kaimdir.
    İsmail Fazıl paşa (Ali Fuat paşa’nın [Cebesoy] babası, 1919)

    Bazı adamlar vardır ki saltanat zamanında senelerce hizmet etmiş, onlara yaranmış; meşruiyet-i idare olmuş, onlara da hizmet eylemiş; milli idarede yine güzidelerden sayılmış; Cumhuriyet olmuş, o adamlar hala iktidarda bulunuyorlar! Bendeniz, memleketi bunlardan temizlemeli, diyorum.
    Emir paşa (Marşan, 1925)

  57. Mete Tunç diyor ki:

    Fırtına başladığında her insan kendi doğasına göre hareket eder: kiminin korkudan dili tutulur, kimi kaçar, kimi saklanır ve kimi de kanatlarını bir kartal gibi açarak rüzgarda süzülür.
    Bir yabancı filmden

    Geçmişi hatırlayamayanların, yazgılarında geçmişi yeniden yaşamak vardır.
    George Santayana

    Hakaret davaları az gelişmiş, hukuk devleti özelliğini kazanmamış ülkelerin çok sevilen suçlarından biridir. Neyin hakaret olduğu o kadar müphemdir ki, isterseniz, hakaret ediyor diye rejimin sevmediği veya düşman addettiği herkesi cezalandırabilirsiniz… Burası herkesin “potansiyel sanık” olduğu Türkiye. Kim kafasını surların üzerine çıkarma cesaretini gösterirse eninde sonunda bir yargı oku yer.
    Metin Münir

  58. Mete Tunç diyor ki:

    Bu ülkede [Türkiye] en büyük kötülükler devletin yozlaşmış ajanları tarafından yapılmıştır.
    Deniz Ülke Arıboğan

    Yalanın mübah olduğu bir kültürde [Türk] gerçekler sürekli sürgünde yaşar.
    Metin Münir

    İnsan kendi geçmişini yazmaya başlayınca, o maziyi genellikle romantize etmeye başlar, yaptıklarını güzellemeye başlar.
    Hasan Cemal

    … dünya tarihi geçmişten bugüne incelendiğinde, ülkelerin hep çıkarları doğrultusunda hareket ettikleri ve din birlikteliği gözetmeksizin ittifaklar kurdukları saptanmaktadır; bu nedenle … ortaya atılan ‘medeniyetler çatışması’ kavramının içi dolu olduğu söylenemez. [Cümle düzeltilmiştir.]
    Dursun Yıldız-Doğan Yaşar

    Her boş ve müsait arsaya cami dikmekle dinimizin ekmel ve hak olduğunu, bu yolla İslam’a hizmet ettiğimizi zannettik; biraz da geçmiş zamanlardan gelen ezikliklerimizi telafiye çalıştık.
    Ahmet Turhan Alkan

  59. Mete Tunç diyor ki:

    Matematik bilmeyen toplumda adalet olmaz.
    John Nash

    Özgürlük, insanlara duymak istemeyecekleri şeyleri söyleyebilmektir.
    George Orwell

    Çığlıkta ahenk aranmaz.
    Cemil Meriç

  60. Mete Tunç diyor ki:

    Büyük insanların prensipleriyle kendileri arasında fark yoktur.
    Bir yabancı filmden

    İyi hayat, sevgiden ilham alan ve bilgiyle yönetilen bir hayattır.
    Bertrand Russell

    İçinde yaşadığımız dünya, bir karışıklık ve rastlantının sonucu olarak düşünülebilir, ama bile bile yapıldığı düşünülecek olursa, bunun bir şeytanın işi olması daha olasıdır.
    Bertrand Russell

    Evrenin bir amacı olabilir; ama öyle olsa da, amacının bizim amacımızla herhangi bir benzerliği olduğunu gösterecek hiçbir şey yok.
    Bertrand Russell

  61. Mete Tunç diyor ki:

    Paramız yok ki bir güzel sevelim;
    Şarap da yok ki, içip de haykıralım.
    Demek günaha girmenin yolu yok;
    Çaresiz kalkalım namaz kılalım.
    Ömer Hayyam
    (Çev. Hüseyin Rıfat)

    Müzikten aldığımız zevk saymaktan, ama bilincinde olmadan saymaktan gelir. Müzik, bilincinde olmayan aritmetikten başka bir şey değildir.
    Gottfried Wilhelm Leibniz

    … kollektif bilgelik [çoğunluk görüşü/inancı], bireylerin zekalarının yerini tutmuyor. Kabul edilmiş düşüncelere karşı gelen bireyler, hem ahlak hem zihin alanındaki bütün ilerlemelerin kaynağı olmuşlardır. Doğal olarak, halkın gözünde yüksek mevkileri olmamıştır.
    Bertrand Russell

    Zeka her türlü imanla engellenir; iyi kalplilikse günah ve ceza duygusuyla körleşir.
    Bertrand Russell

  62. Mete Tunç diyor ki:

    Güzel gözleriniz, gülen gözleriniz…
    Yandı gözleriniz.
    Kanadı gözlerimiz.
    (Almila Melisa Aker(1), Süleyman Alkan(3), Sevgi Gülperi İnanç(11), Sena Büyükkonut(12) için… M. T.)

    [Balkan göçmenleri]… İşte ölüm… Her saat içlerinden beşini, onunu alıp götürüyordu ve artık her yerde, henüz diri iken harabelere, şimdi ölü iken de mezarlığa sığamayarak taşan bu kurbanlarla doluyordu. Ah!.. Çocukluğumun bu acı günleri… Ondan sonra kaç kereler bu bedbaht memleketin pek me’luf olduğu bu neviden fecaat levhaları arasında yaşadım ve kaç kereler, hep birbiri üzerine yığılan o teessürlerin altında hepsinden daha keskin, hepsinden daha müsemmim o ilk acıların feryadını duydum…
    Halid Ziya Uşaklıgil

    Allah’ım, bizi dindar zalimlere karşı koru.
    Hüda Kaya

    Kadınlar ikiye ayrılır: Karmaşık olduğu bariz belli olanlar. Karmaşık olduğu ilk bakışta belli olmayanlar.
    Ahmet Ümit?

  63. Mete Tunç diyor ki:

    Sizden daha fazla sorunu olan biriyle asla sevişmeyin.
    Sharon Stone

    … “Takdir-i ilahi”…
    Asıl mücadele, cehaletle medeniyet arasında…
    Kendi tedbirsizliğini, basiretsizliğini, aczini Allah’a havale edip koltuğa yapışan kafayla, felaketin nedenini sorgulayan, hesabını soran, çaresini arayan, bulamazsa koltuğunu bırakan kafa arasında…
    Yani hurafe ile akıl arasında…
    Can Dündar

    … insanlar için iman ve itikat mutlaka bir kanaate müstenit değildir… ve bu öyle bir taassuba müstenit olur ki onu yerinden bir çizgi deprendirebilmek için kürre-i arz sıkletinde bir mantığın bir kuvveti kifayet etmez.
    Biçare beşeriyet! Bütün tarihin neye istinat ediyor.
    Halid Ziya Uşaklıgil

  64. Mete Tunç diyor ki:

    … ‘kainatın bir yaratıcısı yok mu? İnsan aklının kavrayamadığı bu muazzam varlığın bir yaratıcısı olması lazım gelmez mi?’ Böyle bir yaratıcı varsa, hiçbir dilde büyüklüğünü ifade edecek kelime bulunmayan bu gücün yanında, gökten indiği söylenen kutsal kitaplarda tarif edilen Allah pek sönük kalır; dünyamız hakkındaki bilgisi de pek kısırdır.
    Faik Tonguç

    … harp safhalarında sarıklı gönüllülerle karşılaştığımı hatırlamıyorum. Hatta tabur imamları bile görülmemiştir. Allah korkusu kurşun korkusunu yok edemiyor.
    Mahmut Muhtar paşa

    [Kalkulüse (diferansiyel ve integral hesap) ilişkin (Gottfried Wilhelm) Leibniz(yan) notasyonu (simgelenim), 1675], anlamayan insanların, hiç anlayamayacak insanlara analizi öğretmelerini mümkün kılar.
    [Harold de Forest?] Arnold

    Kültürümüz dibe vurmuştur.
    Erol Sayan

  65. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Faik Tongucun Deist olduğu anlaşılıyor.Ancak Deistler biraz akıllarını kullanıp şu soruların cevabını arasalar doğruyu bulacaklar.Evrenin yaratılması,yani bir başlangıcı olduğu(Big-bang’ta aynı şeyi söylüyor),arının programlanması(Genlerde aynı şeyi söylüyor).Belkide canları üzüm yemek değil,bağcıyı dövmek istiyor.

  66. Mete Tunç diyor ki:

    Zikrettikleriniz bazı insanları deist kılmaya sevkeden hususlar. Bir başka deyişle, deistler belirttiğiniz hususları reddetmezler; lakin, kabaca, ‘yaratıcı’ müdahale etmez, insanlara karışmaz ve o, ilahi denen kitaplaradaki tanrı olamaz derler…
    Faik Tonguç’u nasıl niteleyeceğimizi bilmiyorum; kitabında (Birinci Dünya Savaşında Bir Yedeksubayın Anıları) açık değil. Yukarıdaki cümlede aslında tırnak yok, ben ilave ettim. Çünkü, önceki-sonraki cümlelerden hareketle, o manadadır (yani ‘böyle denir’ anlamındadır).

  67. Mete Tunç diyor ki:

    İyi bir analitik beyin yüksek performanslı bir spor araba gibidir, daha çok bakıma ihtiyacı vardır.
    R. Flynn

    Kavrayış, asla nihai bir sonuç değil, aksine uzun ve sürprizlerle dolu bir sorgulama sürecinin ara toplamıdır. İlerleme, birçok ‘saçmalama’nın sonucudur ve kendi yolunda gitme konusunda kendine güvenen meraklı insanlarla beslenir.
    Ranga Yogeshwar

    Şapka Kanununun temel etkisi, zaten zengin olan Avrupalı şapka fabrikalarını, zaten fakir olan Türklerin sırtından [daha da] zenginleştirmek oldu.
    Halide Edip Adıvar

    Şapka Devrimi, Dil Devrimi.. Böyle sululuk olmaz. Onlar devrim mevrim değil, birtakım değişiklerdi.
    Attila İlhan

    Böyle bir mahkemede (İstiklal Mahkemesi, 1925) hakim olmaktansa mahkum vaziyetinde bulunmayı tercih ederim.
    Hüseyin Cahit Yalçın

  68. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Eğer ,Deistler aklın yolundan gitselerdi Kurandan başka hiçbir yazılı kaynakta olmayan bu bilgilere mantıklı bir cevap ararlardı.Bu bilgiler Hz. Muhammede uzaylılar tarafından verildi deselerdi biraz daha mantıklı olurdu.Ama adamların bu konuda hiçbir cevabı yok.Dawkins dahi ilk canlı hücresinin uzaylılar tarafından yaratıldığını söyleyerek,yaratılışa biraz olsun mantıklı bir cevap bulmaya çalışıyor.

  69. Mete Tunç diyor ki:

    “Aklın yolu,
    Kurandan başka yazılı kaynakta olmayan,
    Dawkins…”
    Bunlar kabulleriniz…
    Yaratılışın demeyeyim de varlığa-canlılığa dair ikna edici bir açıklama olmadığı doğru. Belki hiç bilemeyeceğiz. Biz (bir tanrı-yaratıcı olsa da bu, kutsal denilen kitaplarda vaz edilen tanrı olmayacağını ‘bilenler’) bu bilinmezlik-belirsizlik karşısında (fazla) bir sıkıntı duymamaktayız; lakin araştırmayı, düşünmeyi, sorgulamayı.. her daim sürdürmekteyiz.

  70. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Evet ,bir bilinmezlik olduğu doğru.Big-bang öncesine geçemeyen bilimde bunu söylüyor.Ama ,big-bang’a sebep olan O,büyük gücün varlığıda kesin.ALLAH’ın insanlara ,kutsal kitaplar göndermesi ve onlara doğru göstermesi kadar mantıklı birşey olamaz.Genlerle ,canlılara dahi müdahale ederek,onları programlıyor.

  71. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Atilla İlhanın,şapka ve dil devrimine karşı çıkması beni hep şaşırtmıştır.İyiki İskilipli Atıf Hocanın zamanında yaşamıyordu.

  72. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    On yıldır ,Osmanlının devamı olduğunu söyleyen bir iktidar var,ama okullarda hala Osmanlıca dersi yok.Atilla İlhan ,harf devrimiyle Osmanlıca kitapları artık okuyamadığımızı söyler.Ona göre birçok ülkede böyle bir sorun yoktur.Osmanlıyla olan kültür bağımız artık kopartılmıştır.Tüm bunları, taraftarı olduğu sol kesimin tepki göstereceğini bile,bile söyler.Onun için tepkilerden ziyade,doğruları savunmak önemlidir.Böyle insanlara ,hep saygı duymuşumdur.Saygılarımla.

  73. Mete Tunç diyor ki:

    Bir dinsiz, lakin kültürel-tarihi bağı önemseyen biri olarak yukarıda yazdıklarınıza imzamı atarım Ferda bey..

  74. Mete Tunç diyor ki:

    İnsanlara sadistlerin köpeklere davrandığı gibi davranırsanız, bir gün ısırılırsınız.
    M. T.

  75. Mete Tunç diyor ki:

    Düzenin ve kararlı duruşun anahtarı, dil ve yarattığı kültürdür.
    Ali İnandım

    Musibet… ve… saadet, insanların ihtiyar ve tedbiri sayesinde, tesadüflerden ve evvela dikkatten kaçan vukuatın tevalisinden doğar.
    Halid Ziya Uşaklıgil

    Eldekini muhafaza etmenin dışında hiçbir yeniliğe katılmıyorsan olduğun yerden otlarsın.
    Safa Önal

    Genel bir kural olarak, bir mal veya hizmetin sıra ile satıldığı mekanlarda Türkler sıra meydana getirmez, kütle meydana getirir.
    Metin Münir

  76. Mete Tunç diyor ki:

    Zafer gururu, tatlı bir iklim ve zengin bir toprağın beslediği tembellik, fakat özellikle din, Doğuyu olduğu yerde bırakmıştır.
    Helmuth von Moltke

    Her insanın bir öyküsü vardır, ama her insanın bir şiiri yoktur.
    Özdemir Asaf

    Sağlıklı bir ülkede mahkemeler işsiz, hapishaneler ıssız olur.
    Mehmet Şevki Eygi

  77. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    1-En büyük ideoloji teknolojidir.
    2-Yaşayacağın haram zevki düşüneceğine,çekeceğin acılarını düşün.
    F.Yamanoğlu

  78. Mete Tunç diyor ki:

    Dostlar daha ziyade bizim kendilerinde mevcudiyetini arzu ettiğimiz meziyetlerin, sıfatların, hasletlerin hayalimiz tarafından üstlerine giydirilmiş hilatlerle gözlerimize görünen hayaletler değil mi?
    Halid Ziya Uşaklıgil

    Bütün canlı yaratıklara nazaran insanı üstün kılan, istidatlarının çeşitliliğidir.
    Remy de Gourmont

    Karanlık ölümün bir parçasıdır, onun için dinlendiricidir. Büyük dinlenme, bir karanlık denize dalıp bir daha ışığa kavuşamamaktan başka nedir?
    Ahmet Haşim

  79. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Kurandaki mucizelere akıl erdiremeyenler,yerde sürünen tırtılın nasıl kelebek olduğuna bir baksınlar.

  80. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Yüce Divandan devamlı olarak verilen beraat kararları hep içimi sızlatmıştır.

  81. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    -Devletlerin ticaret yapması,Komünizmden bu yana,küresel sermayenin bir oyunudur.
    -Bu Devletin,Bankacılık yapması,uçakla yolcu taşıması gibi ,hala ticari faaliyetlerde bulunmasını anlamış değilim.
    -Küresel sermaye Komünizmle,Çin’e yıllaca üretim yaptırmadı.

  82. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    -Bankaların olmadığı bir ülke hayal ediyorum.
    -Komünizm dahi,serbest piyasa ekonomisini vahşi kapitalizm haline getiren bankaların yanında çok masumane kalır.

  83. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    A.B.D ve Avrupa hiç bir zaman bu Ülkenin dostu olmamıştır.
    Dünyadaki ve Türkiyedeki bütün terör eylemlerinin arkasında A.B.D vardır.
    A.B.D’li silah üreticileri ve Tüccarları ,çağımızın Karunlarıdır.

  84. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Kumarhane ve kerhanelerden kazanılan para dahi,faizden kazanılan kirli paranın yanında helal kalır.

  85. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Kurandaki ortaklık ve faiz ayetlerine uymayan Avrupalıların ekonomileri perişan oldu.

  86. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Yahudiler ne zaman bir savaş ateşi tutuşturmaya kalktılarsa ALLAH onu söndürmüştür.(Maide Suresi 64.Ayet)

  87. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Kuranın anlamını,Mevlananın Mesnevisini,Abdülkadir Geylaninin Fütuhul Gayb kitabını okumayanlar,sahte Tarikat ve Cemaatlerin oyuncağı olurlar.

  88. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Elinde ışık olmayan karanlıkta yolunu bulamazsa,bu karanlık Dünyada da gönlünde Kuran ışığı olmayan yolunu bulamaz.

  89. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Mercan resiflerinde yaşayan rengarenk balıkları boyayan o büyük ressamı görmeyenler için bir Ayet ”gözleri vardır görmezler,kulakları vardır duymazlar” diye, sesleniyor.

Leave a Reply