BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

BAKARA MUCİZESİ (müteşabih böyle olur )

Şimdi aşağıdaaki meali internette bulunanlar 30-40 mealin olduğu
sitelere girip ( http://kuran.mollacami.com/ayetler.php?asn=192 hem Arapçasını
hemde Türkçe anlamı ve meali ile birlikte karşılaştırabilirler. Sizlerde ellerinizdeki Kuran mealleri ile karşılaştırarak anlatacağımız bu 7 ayeti herhangi bir sayı yada ebced olmadan yani herhangi bir sayı ile karşılaştırmadan ve Ne Arapça anlamına nede Türkçe mealinde değişiklik yapmadan sadece yukarıda ( PARANTEZ) içine aldığımız iki ANAHTAR kelimeyi çevirerek yukarıdan aşağı aynen kelime dizgisini bozmadan herhangi bir Arapçasında da değişiklik yapmadan yukarıdan aşağı okuyup bitirdiğimiz anda İNSAN BEYNİNDEKİ BİR HORMON’ a ulaşacağız.

Bakara suresi 67-73 Bismillahirrahmanirrahim

67. ayet Bir vakit de Musa, kavmine demişti ki: “Allah size bir İnek (boğazlamanızı)
emrediyor.” Onlar da: “Ay! Bizimle eğlenip alay mı ediyorsun?” dediler.
O da: “O gibi cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım.” dedi.

68- Onlar: “Bizim için Rabbine dua et onun ne olduğunu bize açıklasın.” dediler.
O da: “Rabbim şöyle buyuruyor: “Bir inekki ki ne yaşlı, ne de genç, ikisi ortası
bir dinç. Haydi emrolunduğunuz işi yapın!” dedi.

69- – Onlar: “Bizim için Rabbine dua et rengini bize açıklasın” dediler. O da:
“Rabbim şöyle buyuruyor: Rengi bakanlara sürur veren sapsarı bir inek.” dedi.

70 – -Onlar: “Bizim için Rabbine dua et, onu bize iyice açıklasın; çünkü o inek
bize (benzer )geldi. Bununla beraber Allah dilerse elbette onu buluruz.” dediler.

71- O da: “Rabbim şöyle buyuruyor: O, ne boyunduruk altına alınan ne de ekin
sulayan, salma gezen ve hiç alacası olmayan bir inektir.” dedi. Onlar da:
“İşte tam şimdi gerçeği ortaya koydun.” dediler. Bunun üzerine o ineği
bulup (Boğazladılar) Neredeyse yapmayacaklardı.

72- Ve o vakit birini öldürmüştünüz de, katili hakkında birbirinizle atışmış,
üstünüzden atmıştınız. Halbuki Allah gizlemiş olduğunuzu açığa çıkaracaktı.

73- Onun için dedik ki: “O’nun bir kısmı ile O’na vurun. .” İşte böyle,
Allah ölüleri diriltir ve size ayetlerini gösterir, taki aklınızı başınıza alasınız.

Yukarıdaki meallerden anladığımız şey : Hz. Musa zamanında biri öldürülmüş
ve katili aranmış , bulunamayınca da hz. Musaya müracaat etmişler ve tarif edilen bir inek istenmiş ve bulunmuş ve 73. ayettede Allah böylece ölüleri diriltir demiş olduğudur. Sonunda Allahın ölüleri diriltmekten bahsetmesi ve bu anlatacağımız anlamı ile okuduğumuz zaman İnsan beynindeki bir HORMON a ulaşmış olmak tabiî ki beni beyin araştırmalarına da sevketti. Ellerinizdeki meallere ve diğer meallerle karşılaştırdığınız zaman şu değişikliklere rastgeleceksiniz =

1= BAKARA kelimesi =Kiminde İNEK, kiminde SIĞIR kiminde DÜVE olarak anlatılmış, Bakara = ansiklopedik anlamına baktığımız zaman bir inek yada öküz cinsinden sığır olarak geçsede hiç bir Mealde ÖKÜZ kelimesine rastlıyamassınız. Çünki bu ayetlerde geçen bakara = dişi inek tir. Düve de ineğin küçük Olanına denir. İnek ve düve de Sığır cinsi olduğu içinde sığır olarak anılmasında bir mahsur görülmemiştir. Tabiî ki bu kelime MÜENNES olduğu için dişisi yani İnek olarak alınmıştır.

2= Birinci anahtar kelimemizdeki (boğazlayın) ise kesin yada kurban edin olarak Meallendirmişlerdir.

3= 73. ayette özellikle çoğu müfessirler (parantez arası) anlam kullanmışlardır.
Örneğin : Kesilen ineğin bir parçası ile öldürülen adama vurun,
Sığırın bir parçası ile ölen adama vurun gibi sadece Muhammed Esed
(Yahudi kökenli olup Yahudi kültürünü bildiği için ^^bu prensibi bu gibi olaylarda uygulayın ^^ Diye çevirmiş ve Mustafa İslam hocamızda aynen onun mealini alarak diğerlerinden Bu konuda ayrılmışlardır. Oysa bu kelimenin Arapça moda mod anlamı Elmalılının Tefsirlerinde de açıkladığı gibi ( O’nun bir Kısmıyla O’na vurun) dur.

Bu değişiklikleri açıkladıktan sonra yukarıdaki ayetleri ve ANAHTAR iki kelimeyi
Açarak kelime yapısını bozmadan yukarıdan aşağıya anlamlandıralım .

Birinci anahtar kelimemiz Allah size bir inek ( BOĞAZLAMANIZI) emrediyor
cümlesindeki boğazlamak kelimesi Arapça olarak en tezbehû
olarak geçen ZBH kelimesinin moda mod anlamı = BOĞAZIN YARILMASI dır.
Hayvanlar ellerinden ayaklarından değil sadece BOĞAZLARI YARILARAK işlem
yapıldığı için müfessirler burada ZBH kelimesini görüpte aşağıdaki ayetlerde
Bir parçası ile vurulmasından bahsedince ineğin kesilmesi yada boğazlanması
yada ineğin kurban edilmesi olarak çevirmişlerdir. Çünki en yaygın anlam budur. Aynı kelimeden türeyen kurbanlık = ZiBH ve bizde de kullanılan meZBaHa kelimesi Hep hayvanların BOĞAZI YARILARAK yapılan işlem olduğu için bu yönde kullanılır olmuştur.

Meallerdeki değişikliklerde bundan dolayı kaynaklanmıştır. Kesin,boğazlayın,kurban edin gibi

Bizde kelime bütünlüğünü bozmadan açıklayacağız dediğimize göre BOĞAZIN YARILMASI olarak anlamlandıracağız. Fakat genelde müfessirlerin düşündüğü gibi DIŞ BOĞAZI değil İÇ BOĞAZI YARACAĞIZ: yarılmak = İkiye ayrılmaktır ve müfessirler burada hep ineğin dış boğazının yarılmasını düşünmüşlerdir. Şimdi biz BOĞAZ deyince ne anlıyoruz ?
Örneğin boğazlı kazak yada boğazımda sivilce çıktı yada boğazıma bir şey kaçtı kelimelerindeki BOĞAZ kelimesi ikisi dış boğazı biri iç boğazı temsil etmektedir. anatomik olarak bakarsanız aslında BOĞAZ kelimesi İÇ BOĞAZI temsil etmektedir.
İÇ BOĞAZI NASIL YARACAĞIZ (ikiye ayıracağız ? )

Yani esnetin anlamı ile. Şimdi 67. ayeti okuyalım:

Bir vakit de Musa, kavmine demişti ki: “Allah size bir İnek
(boğazını yarmanızı=esnetmenizi) emrediyor.” Onlar da: “Ay! Bizimle eğlenip
alay mı ediyorsun?” dediler. O da: “O gibi cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım.” dedi.

Bizimle alaymı ediyorsun diyorlar çünki İNEKLER ESNEMEZ. Hz. Musa
zamanında da ESNEMİYOR du tabiî ki. Bakın mesela google ye girerek esneyen
Hayvanlar yazın ve arama motoruna basın yaklaşık 230.000 sayfa açılıyor.
Yüzlerce değişik hayvanların esnerken resimlerine rastgeleceksiniz. Kediler,
köpekler,atlar,aslanlar,vaşaklar, develer, kurtlar hatta yılanlar ve ülkemizde bulunmayan iguana ve daha bir çok hayvan türünün resimlerine rastgeldiğiniz halde bu kadar yaygın olan SIĞIR RESMİ göremiyeceksiniz. Çünki bilimsel olarak İnekler esnemez.
Bu cevap karşısında hz. Musada Bir peygamber olduğunu hatırlatıp Allah tan vahy Aldığınıda söyleyerek cahillerden olmaktan sakınırım böyle vahy geldi deyince İŞİN gerçek olduğunu anlıyorlar ve :

68 ayet = – Onlar: “Bizim için Rabbine dua et onun ne olduğunu bize açıklasın.” dediler. O da: “Rabbim şöyle buyuruyor: “Bir inek ki ne yaşlı, ne de genç, ikisi ortası
bir dinç. Haydi emrolunduğunuz işi yapın!” dedi.

Etraflarında esneyen İnek göremedikleri için bari bu esneyen İneği tarif et diyorlar. ne yaşlı nede genç ikisi ortası deyince yine bakıyorlarki esneyen inek yok ve tekrar danışıp sormak ihtiyacı duyuyorlar ve :

69. ayet = Onlar: “Bizim için Rabbine dua et rengini bize açıklasın” dediler. O da: “Rabbim şöyle buyuruyor: Rengi bakanlara sürur veren sapsarı bir inek.” dedi.

Bu sefer renginin sarı olduğu bildiriliyor ve etraflarında sarı inek var fakat esneyen İnek yok. Sonraki ayette farklı bir soru gelecek ve ikinci anahtar kelimemiz devreye girecek:

70. ayet =- -Onlar: “Bizim için Rabbine dua et, onu bize iyice açıklasın; çünkü o inek bize (benzer )geldi. Bununla beraber Allah dilerse elbette onu buluruz.” Dediler

Orta yaşta inek arayıp sonrada sarı inekler de esneyenini arayıp bulamayınca
Bir anlam veremedikleri için Musa Bize bu inek (BENZER) geldi olarak meallenen ve çoğu meallerde bu inekler biri birine benzer olarak açıklanan bu ayetlerdeki İkinci Arapça kelime = teşâbehe kelimesidir.

Teşabehe kelimesinin kök anlamına baktığımız zaman TŞBH= benzetme,
yani bizim türkçemizde ve edebiyatımızdada çok sık kullanılan
TEŞBİH yani farklı benzetmedir. Örnek vermek gerekirse ^^cin gibi
Çocuk, yada cennet gibi vatan benzetmeleri hep TEŞBİH yapmakla
Yani benzetme ile alakalıdır. Hatta teşbihte (benzetmede) hata olmaz
deriz genelde.
İşte bu 70. ayettede Musanın etrafında bulunan insanlar Musa
Bize bu inek TEŞBİH yapılıyor gibi geldi deyince aşağıdaki ayetteki
Bu sorularının cevabı geliyor :

71. ayet = – O da: “Rabbim şöyle buyuruyor: O, ne boyunduruk altına alınan, ne de yeri sulayan, salma gezen ve hiç alacası olmayan bir sığırdır.” dedi. Onlar da:
“İşte tam şimdi gerçeği ortaya koydun.” dediler. Bunun üzerine onu
(boğazını yardılar = esnettiler) . Neredeyse yapmayacaklardı.

Yüzyıllardır belkide çok dikkat edilmeyen bir gerçeklik var bu ayette zaten
inekler ÇİFT sürüp boyunduruk altına alınmazlar. Bu gerçeği hem Allah biliyor
Hemde hz. Musa ve Musanın çevresindekiler biliyor. Diyorlarki İşte tam gerçeği
dile getirdin çünki İnekler çift sürmez ve bu gerçekten TEŞBİH. Yani benzetme.

Yüzlerce yıldır inekler çifte sürülüp boyunduruk altına alınmaz çünki koca
memeleri ile süt veren inekleri çifte sürerlerse sütten kesilir ve 50 lira iş
yapacaklar diye 500 liralık zarara uğramak istemez çiftçiler ve hayvancılık yapanlar. Bunun için devesini atını yada bu işi yapabilecek başka bir hayvan bulunur fakat süt veren ineklerini ahırda tutarlar..

İşte şimdi yapılacak en önemli iş bu TEŞBİH = benzetme yapılanı bulmaktır.
Bu ayetlerde Allah, öküz isteyebilirdi. Özellikle inek istediğine göre, ineğin vasıflarını
taşıyan bir benzetme olmalıydı.

İnekle öküzü biri birinden ayıran belirgin özellik nedir ? Her iki cinstede boynuz olabilir, derileri ve renkleri aynı olabilir ama ilk bakışta göze çarpan özellik ineğin MEMELİ olmasıdır.

Aramamız istenilen (teşbih=benzetme inek) , öncelikle ^^MEMELİ ^^ olmalıydı diye düşündüm. ayrıca yeri sürmeyen ve boyunduruk altına alınmayan inek istendiğine göre bu (teşbih-benzetme) MEMELİ ya denizde yada havada olmalıydı. Çünki ne denizde nede havadaki canlılar ne yeri sürüyor nede boyunduruk altına alınıyordu.

Araştırmaya denizden başladım bütün balıklar yumurtluyordu sadece balina,
yunus ve foklar MEMELİ idi. fakat 69. ayette renginin sarı ve üzerinde benek olmaması gerekiyordu. Denizde sarı balıklar vardı fakat memeli değildi. Memeli olanlardada sarı renki yoktu. Demekki yüzümü gökyüzüne çevirmem gerekiyordu. Gökyüzündede yüzlerce kuş türü vardı ve hepsi yumurtluyordu. Fakat Allah, sadece tek bir türü MEMELİ yaratmıştı. evet evet sadece tek tür Yarasalar…

Peki 69. ayette belirttiği gibi sarı renkli ve hiç alacası olmayan bir türü varmıydı ?
Tabiiki vardı vampir yarasa.

İşte (TEŞBİH= BENZETME ) yapılan MEMELİ vampir yarasa idi.
Şimdi asıl istenen şey =İNEK in esnemesi değil ( Teşbih = Benzetme ) MEMELİ olan YARASA nın esnetilmesidir. peki bu yarasayı nasıl esneteceğiz. Günümüz
dünyasına dönelim ve bu sorunun cevabını alalım. Günümüz şartlarında ve
tıbbi olarak düşünelim lütfen. Şayet uyutun denseydi uyku ilacı vururduk değilmi? Yarasayı esnetin dediğine göre bizde yarasayı esneten ilacı bulur şırıngaya koyar ve Ona enjekte ederdik değilmi ? eğer yarasa esnemeye başladı ise aradığımız ilaç doğru demekti. Şimdi elimizde bir yarasa ve diğer elimizdede içerisine onu esnetecek ilacı koyduğumuz şırınga var ve yarasaya enjekte ediyoruz. evet esnemeye başlıyor demekki ilaç doğru. Şimdide aynı şırıngayı ölen adama doğrultun ve 73. ayeti okuyun. Onun bir kısmıyla ona vurun.^^ Allah böylece ölüleri diriltir demiyormu ?

Onun ( şırıngadaki ilacın ) bir kısmıyla Ona ( öldürülen adama ) vurun
Aslında ölen adamı hayata döndürecek ilaç aynı zamanda yarasayı esnetiyor.

BU BİR FORMÜLÜN TARİFİ

Şırıngadaki ilacıda merak ettiğinize eminim = oksitosin hormonu . İnsan beyninin
hipofiz bezinde yer alan bir hormon.Gökyüzünün tek memeli hayvanı olan yarasayı esneten ilaç = insan beynindeki bir hormon. Bu sizce tesadüfmü ? yoksa Allahın gizemli yollarında birimi ?

Bakın , yukarıda dediğimiz gibi sadece İKİ ANAHTAR kelimeyi açarak ve
Meallerdeki kelimelerin yerini değiştirmeden ve iki anahtar kelimenin gerçek anlamına müdahale etmeden yola çıktık ve hiç bir matematiksel formüle başvurmadan Açıkladığımız ayetlerin sonunda İnsan beynindeki bir HORMON’A ulaştık.
Aslında MÜTEŞABİH AYET lerin gücünü göstermedeki en önemli ayetlerdir
Bakara 67-73 .

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 11110, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

4 Comments

  1. metafizik19 diyor ki:

    .Aziz Nesinn zamanında dediği gibi.. ne zaman teknolojik bir gelişme yada buluş yapılsa müslümanlar çıkıp aaa bakın bu kuranda var diyorlar her seferinde.Peki yüzyıllardır bu kadar müslüman aptalmıydı ki neden onlar bu buluşu yapmadı diyerek. Şimdi diyelimki bunu amerikalılar buldu. ne diyeceksiniz. ( oo bunu 18 senedir izmirli bir araştırmacı bulmuştu internettede onlarca sayfası ve iddiası var ) İş işten geçmeden gelin biz Kurandan çıkararak hayata geçirelim…

  2. cengizhan Türk diyor ki:

    İSLAMİYET ÇAĞDIŞI KALMIŞTIR.ÇAĞA UYDURMAK MÜMKÜNMÜDÜR?

    A-KURANDA NEDEN TEKNOLOJİ VE BİLİM YAZMAZ

    1-Allah baskı tekniğini öğretseydi de En azından kuranın kendisi o dönemde matbaa da basılamazmıydı?
    2-Muhammed e neden Melek bir Elektriğin,Televizyonun,Radyonun,Arabanın.Bilgisayarın tarifini getirememiştir.Allah neden insanlara yaşamlarını kolaylaştıracak bir şey vermemiştir.
    3-Neden Kuran da bir tane bile bir teknolojiye ait yazı yok.Muhammedin bana vahiy geldi dediği şeyler hep o güne o an yaşananlara ve önceki masallara ait şeyler?
    4-Kuran da dünyanın yuvarlak olduğu bile yazsa İncil e karşı büyük avantaj sağlamazmıydı?
    5-Her sey allah’tan diyen insan bilim Üretebilir mi? Gerekse Allah verirdi demezmi?
    6-Allah muhammede mucize olarak neden bir kuduz aşısını vermemiştir.Binlerce insan Pastör aşıyı buluncaya kadar boşuboşuna ölmüştür.
    7-Allah neden kuranda bir ilacın bile tarifini vermezde muhammede Oğlunun karısıyla evlenme iznini verir?
    8-Teknolojiye ait bir tane bile buluş,televizyon,telefon ,araba insana gerekli olsa Allah muhammede söyler ve icat ederdi.Allah vermesede onun gibi çok zeki ve özel biri bu icatları yapardı.yapmadığına göre kullanılmasını istemiyorlar.Neden bunlardan yararlanıyorsunuz?
    9-Kuranda teknoloji yazmazken peygamberler ve halifeler teknolojiyle ilgili bir buluş yapmazken.Neden Müslümanlar peygamberlerinin vermediği bir şeyi kullanır.

  3. cengizhan Türk diyor ki:

    MEKKE DIŞINDA YAŞAYAN BİR MÜSLÜMAN OLARAK ALLAHA KARŞI GELMİŞ OLUYORSUN
    NEDEN ALLAHA KARŞI GELİYORSUN? AMACIN NE?

    EN’AM SURESİ-92.Ayet..Bu (Kur’an), Ümmü’l-kura (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır.

    ŞURA SURESİ-7…ayet-Şehirlerin anası (olan Mekke’de) ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları korkutman için, sana böyle Arapça bir Kur’an vahyettik.

    Evet Kuran ve islamiyetin uygulama yeri bu kadardır.bunun dışında kurana uyulması kutsal kitaba göre yasaktır.Kuran da Allah Mekke ve çevresi için islamiyeti gönderdiğini bu surelerde söylemektedir.

    A-Allaha inanıyorsan neden onun kitabına ve emrine karşı geliyorsun?
    B-Mekke dışında Müslümanlığın bir amacı ve anlamı olmadığına göre :
    Mekke dışında da Müslümanların olmasını neye bağlıyorsun ?
    C-Cennete gidemeyeceğine göre Mekke dışında Müslüman olmaya devam edecek misin?
    D-Allah Müslümanlığın neden sadece bu kadar küçük bir alanda yaşanmasına izin vermiştir?

    2-KUTUP BÖLGESİNDE YAŞAYAN BİR MÜSLÜMAN CENNETE NASIL GİDEBİLİR.

    Müslümanlığın Allah tarafından sadece mekkeyle sınırlandırılmasının bir kanıtıda oruçtur. Müslümanlar Kutup bölgelerinde 6 ay gündüz 6 ay gece olunduğunu bilmedikleri için
    Ayette orucu gün ağarmasından güneşin kaybolması arasında tutulmasını emreder.

    BAKARA SURESİ 187.AYET. Sabahın beyaz ipliği , siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın.

    A-Allahın Dünyanın yuvarlak olmasını bilmemesi mümkünmüdür? Tabiî ki değildir.öyleyse bunu bu şekilde belirten bir kitabı Allahın kitabı olarak kabul edebilirmiyiz.
    B-Kuranda oruç tutma zamanı bu şekilde belirtildiğine göre kutuba yakın bölgelerde bir Müslüman olması yada yaşaması durumun da nasıl oruç tutabilir?
    C-Norveç yada İsveç gibi ülkelerde yaşayan insanlar Müslüman olsa bile Müslümanlığın oruç emrini yerine getiremeyeceklerdir.Oruç Tutamaması cennete gitmesine engelmidir?
    D- Mekke dışında oruç tutamayan Müslüman olduğu için cennete gidecekmidir?

  4. toplu baskı diyor ki:

    Matbaayı bulan o kadar iyi etmişki günümüzde bir ticari sektör olmuş bulandan bugünümüze getirenlerden Allah razı olsun.. Teşekkür ve iyi dileklerimle..

Leave a Reply