BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Maide suresi 38 EL KESME YANLIŞLIĞI :

MAİDE SURESİ 38 EL KESME YANLIŞLIĞI :

Daha önce bahsettiğim ve Tefsir ve mealcileri uyardığım MECAZ
Olan kelimelerin özellikle KIRMIZI yazı ile yazılması ve
insanların bu konuda İki taraflı düşünmesini istediğim
ayetlerden beklide bu konuda
çok hata Yapıldığı ve MECAZ ın şahsileştirilerek anlamının
kaydırıldığı en önemli Ayetlerden biridir Maide Suresi 38.
ayet.

Önce ayeti buraya aktaralım ve şu anda olan mealinden
Bir örnek vererek üzerinden konuşalım :

Ves sâriku ves sârikatu faktaû eydiyehumâ cezâen bimâ kesebâ nekâlen
minallâh(minallâhi) vallâhu azîzun hakîm(hakîmun).
1. ve es sâriku : ve hırsız (erkek)
2. ve es sârikatu : ve hırsız (kadın)
3. fe iktaû : o halde, …olmak üzere kesin
4. eydiye humâ : ikisinin ellerini
5. cezâen : ceza, karşılık, bedel olarak
6. bimâ kesebâ : kazandıklarından, yaptıklarından dolayı
7. nekâlen : ibret verici
8. min Allâhi : Allâh’tan (c.c.)
9. ve allâhu : ve Allâh (c.c.)
10. azîzun : azîz, üstün, yüce
11. hakîmun : hüküm ve hikmet sahibi

Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Hırsızlık eden erkek ve hırsızlık eden
kadın, suçları sabitleşince, yaptıklarının karşılığı ve Allah
tarafından kelepçek (caydırıcı bir ceza olmak üzere) ellerini kesin.
Allah, güçlüdür, hikmet sahibidir.

Bu ayette de EL kelimesini ve kesme eylemini duyan meal
ve tefsirciler maalesef Yine acaba burada MECAZ bir anlam varmı
diye sormadan YED=EL kelimesini bedensel EL olarak
algılamış ve bunun üzerine hüküm vermişlerdir. Oysa bir çok
ayette EL kelimesi geçmekte ve yedullah =
Allahın EL’inden bahsedilmektedir ? Peki Allahın EL’i
varmıdır ? Allah
Her şeyden münezzeh yani hiç bir yarattığına benzemiyorsa Allahın Eli
Olması mümkün değildir dolayısıyla yedullah geçen bu ayetlerdeki EL
Kelimesi MECAZ dır. Yani Yedullah= Allahın gücü ve kudreti manasınadır.

Allah elleri ile değil GÜÇ ve KUDRET i ile o fiilleri
gerçekleştirmiştir.
EL = Mecaz olarak GÜÇ ve KUDRET anlamındadır
Peki bu ayetlerde YED = Mecazmı ? yoksa gerçekten bedensel
olarak bildiğimiz El mi ?

EL kelimesinin MECAZ olduğu ile ilgili bir kaç
örnek verelim :

1= Vanda deprem olunca Devlet hemen şefkatli EL ini oraya uzattı
Bu örnektede EL = GÜÇ tür. Devlet hemen maddi ve
manevi GÜÇ
ünü oraya uzatmıştır yoksa Devletin fiziksel EL i olması
mümkün değildir.
2= Arkadaşlar işsizlik konusunada bir EL atalımda hükümeti uyaralım
der bir gazeteci arkadaşlarına. Buradaki EL de bir
eylem bir Güç tür

Birde bu ayetteki EL kelimesini mecaz olarak
meallendirelim sonra
Üzerinde konuşalım :

Hırsız kadın ve erkeğe, yaptıkları suça karşılık ibret
verici bir ceza verin
sonrada onların ELi (bu işi yapacak GÜCÜ ) kesin. Allah
güçlüdür. Hikmet sahibidir.

Hırsız kadın yada erkek hırsızlık yaptı onlara ibret
alacağı kadar ceza
verilir suç oranına göre yani bir bilezik çalanla
dolandırıcılık yapan ve
onlarca kişiyi dolandıran aynı cezayı almaz mantıksal olarak.
Mesela bilezik çaldı ve cezasını hakim 3 ay kesti fakat
onlarca kişiyi dolandıran ve bir çok kişileri mağdur
bırakan insana verilecek ibret olunacak cezada 5 yıl
diyelim. Cezayı kestik şimdide EL (gücü) yani hırsızlık
yapmaya iten bu GÜCÜ nasıl keseceğiz bunu düşünelim:
Bir insanı hırsızlığa iten GÜÇ lerden bir kaçı = İşsiz
yada parasız
kalmasıdır, borçlu olmasıdır,çoluğuna çocuğuna ekmek götürememesidir
tembel olup çalışmayı sevmemesidir yada Bir hastalık
neticesinde yani ihtiyacı olmadan yapılan eylemler vardır.
İşte hırsıza ibret alacağı kadar ceza vereceksiniz ama
bakacaksınız
Bu adam bu işi neden yaptı, İşsizse devlet yada kurumlar iş verecek,
açsa yardım edeceksiniz, çoluğu çocuğu muhtaçsa yardım edeceksiniz,
Tembel yada hasta ise tedavi edecek ve günümüzde olacak bir çalışma
Psikolojik tedavisini yaptıracaksınız. İşte bunu yaparsanız Hırsızın bu
Hırsızlık yapmaktaki EL (Güç) i kesmiş olursunuz.
Aslında ileriki toplumlarda şayet bir Hırsız yakalanırsa hem
Hırsız hemde DEVLET te suçlu sayılacak ve ikiside yargılanacaktır.
Neden yaptı hırsızlığı ? İşsiz kaldı, kirasını ödeyemedi çoluk
çocuk aç. Peki devlet nerdeydi ? neden EL( GüÇ) ini uzatmadı ?
Neden yardım etmedi. Bu adam çalışırken hemen ensesine yapışıp
Son kuruşuna kadar vergisini alıyordunuz ya Neden o adam muhtaç
kalınca aynı hassatiyeti göstermedin . İhtiyacı yokta çalıyorsa
Psikolojik destek verilmeli yada ihtiyacı yokta sırf HIRS uğruna
Bu hırsızlığı yapıyorsa İbret verici ve caydırıcı yüksek cezalar verilmeli
Ve yapılan her suçta suçu sabit görülürse ve aynı suçu yaparsa CEZA
her seferinde ikiye katlanmalı ve bu yüzüne karşı okunmalıdır.
Şöyle bir düşünsenize Devletin hemen sahip çıktığı ve işsizse
İş sağlanan insanlar ve aç ve açıkta ise yardım edilen insanlar neden
hırsızlık yapsın. Böyle bir toplum hayal edin ve bu nüfus 100 milyon
olsa bile şayet adaletle yönetiliyorsa ve insanlara hemen anında yardım
ediliyorsa bu nüfusta hırsız sayısı çok çok az beklide sıfıra
inecektir.

Kuranın indiği dönemler, peygamberimiz bu ayetleri açıklamış olmalı
Fakat aradan bir kaç asır geçipte rivayetler ve söylentilerle Kuran
Ayetlerini açıklamaya çalışan zihniyet bu ayetlerede EL attı ve bunu
Peygamber böyle söyledi diyerek meallere bu manada geçmesini
sağladılar ve sonraki yüzyıllarda da ülkelerin şeriatlarına böyle
yansıtıldığı için tefsirciler ve mealciler MECAZ anlamı değilde FİZİKİ
anlamı ile yer verdiler ve maalesef kimse dur diyecek bir
açıklama yapmadı.

Peki şimdide Fiziksel EL olma olasılığı gerçekten olabilirmi diye
Sorgulayıp cevaplarını mantıksal olarak alalım :
1= Bundan sonraki ayette Allah tövbeleri kabul ederim diyor. Peki
Adam hırsızlık yaptı fakat sonra pişman oldu tövbe etti ama EL gitti
yani Allah geri dönüşü olmayan CEZA verirmi ?
2= EL i gitti ise ömür boyu işsiz ve muhtaç kalmıyacakmı ?
belkide yeniden çalacak,hayat devam ediyor. Böyle bir olumsuz
çözüm önerebilirmi Allah. Bu yönü hiç düşünüldümü ?
3= 14 Asır evvel TIP yok adamın elini kestinizde sonra o
kanı nasıl
durduttunuz ? kaç kişi steril olmayan ortamlarda eli
kesildi ve sonrada
mikrop kaparak öldü ? Bunların vebalini kim verecek ?
insanların elini kesen zihniyet onları ömür boyu muhtaç bırakan o
KARA ZİHNİYET bunun hesabını nasıl verecek ?
4= Rahman (esirgeyen ) Rahim (bağışlayan) Allah tövbe ile
bağışlayacağı
Bir suça karşılık geri dönüşü olmayan ceza verirmi ?
Böyle bir anlayışı
Kabul etmek aslında Allaha iftira atmak değimlidir ?
5= Ali İmran suresi 7. ayette uyarmamış mı ? benim
kitabımın bir kısım ayetleri muhkemdirki bunlar kitabın
anasıdır (hüküm) içerir. Diğer kısmı ise
Müteşabihlerdir ( mecaz ve teşbihleri barındırır)
6= Bir ayette bir kelimenin MECAZ ve DÜZ anlamı
varsa bu güne
kadar o kara zihniyet düşünmemiş diyelim hala bu yüzyılda
bunların düşünülmemesi ve hala o kara zihniyetin peşinden
gitmek ne kadar doğrudur sorgulanması gerekmezmi ?
BEDENSEL EL i örnek alırsak vahşet,yanlışlık ve
sefalete düşürme
değilmidir insanları ? MECAZ anlamını aldığımızda işte çağdaş düşünce ve
Doğru olan değilmidir ? Hem ali İmran 7. ayeti yerine
getireceğiz hemde
Asıl DOĞRU olanı yerine getirmiş olacağız.

ALLAHIN SÜNNETİNDE (Sünnetullah ) ASLA BİR DEĞİŞİKLİK
BULAMASSINIZ

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 70414, bugün ise 40 kez görüntülenmiştir.

15 Comments

  1. Gözlemci diyor ki:

    metafizik;

    Gerçek anlam almaktan niye kaçıyorsunuz? Niye kelimeyi imgesel ortamda değerlendiriyorsunuz? Bilimsel bir dil düşündüğümüzde mecaz bilimsel dil kapsamına girer mi? Kur’an’da mecaz olması bilim dışılığa gitmek olmaz mı? Gerçek doğru bilismel bir dil, sizce nasıl olmalı? Kur’an nasıl bir dil üzerine yazılmış olabilir? Kur’an dili bilimsel mi? Kur’an harf ilişkilerine dikkat ettiniz mi? Sizce Kur’an’da harflendirme ve kelimelendirmede hata olmuş olabilir mi?

    Mesela bunu yeni farkettim, “B” “L” görülmüş olup ibise diyecekken iblise denmiş olabilir mi?

    Kur’an’ı hiç dil üzerine incelediniz mi? İlişkilere ve ayrışmalara dikkat ettiniz mi?

  2. metafizik19 diyor ki:

    Ben Kuran araştırmacısıyım. Kuranda Ali imran suresi 7. ayette
    Allah yani Kuran eserinin yazarı söz sahibi diyorki benim KİTAPımın ayetlerinin bir kısmı MUHKEM ki onlar kitabın anasıdır yani HÜKÜM ayetlerdiri ve ikinci bir anlam aramassınız. Diğer ayetleride MÜTEŞABİH lerdir diyor yani içinde MECAZ ve TEŞBİh barındıran ayetlerdir. Ben demiyorum eser sahibi allah diyor. ve bahsettiğinz KELİME gerçekten MECAZ ise onun yai o ayetlerde MECAZ anlamı koyupta bir ANLAM çıkıyorsa ve bu AKLA uyuyorsa bu anlamı ile TEVİL yapabilirsin ama 14 asırdır tek bir tefsir ve mealci bunları belirtmemiş. herkes müteşabih ayetler var diyor ama ya sıradan vatandaş ne yapacak ? Onun için Kuran ey NAs yani ey insanlar diye seslenir ve muhatapı sadece ilahiyatçılar
    değil bütün insanlıktır.

  3. metafizik19 diyor ki:

    Kuran Allahın eli der = yedullah. ne yapalım şimdi allahın fiziksel eli varmı diyelim ? Devletin şefkatli eli deprem olan VANA yetişti derken ne yapalım. Devlete fiziksel EL mi yapalım ? Şu işsizlik sorununa bir El atalım diyen gazeteci fiziksel EL imi bahseder. Edebiyatta EL = MECAZ değilmidir ? Gerçek anlamı neden almaktan kaçıyorsun demişsin oysa gerçek anlamı MECAZ dır ayetlerin ne yapalım 14 asırdır hata yaptılarsa Allah onlara hesap soracak zaten bende aynı hatalaramı dalayım. Allah hem eesirgeyen bağışlayan olacak hemde adamın eli kesilip ömür boyu muhtaç kalacak. Bu allahın adaletine sığmaz.

  4. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Metafizik kardeş,Dünyada çıkan ekonomik krizler banka denen baş belalarından çıkıyor.1929 A.B.D ekonomik krizi,şimdiki ekonomik kriz hep bankalardan çıkıyor.Türkiyede olduğu gibi çoğuda sahipleri tarafından soyuluyor.Eğer Kuranın bu cezası Dünyada uygulansa bu soygun olayları son bulur.Milyarlarca insanda fakir kalmaz.Milyarların menfaati için bir kaç kişi feda etmeye değmezmi?Saygılarımla.

  5. Gözlemci diyor ki:

    metafizik,

    Bana şu ayetleri çevirirmisiniz? Anlatarak. Harfler, bağlaç, zamir, özne, yüklem vs. ile.
    Birde bana vav’ı anlatırmısınız?

    Vakia 10, Yusuf 70, Tarık 1, Tin 1, Fatiha 5, Rahman 17

  6. metafizik19 diyor ki:

    Gözlemci: Bak bu güne kadar nasıl okuyorsan aynen okuyacaksın ben yeni bir şey getirmiyorum sadece EL= kelimesini fiziksel değil MECAZdır ve EL= GÜÇ demektir. diyorum yani O ayette EL( fiziksel EL olarak okuduğun şeyi MECAZ EL ( yani o işi yapacak GÜCÜ kesin olarak okuyacaksın. Bak hiç karmaşıklık çaprazlık ayet kaydırma falan yok. İlk okula giden bir çocuğun dahi anlıayacağı bir SÖZ. Yeterki. MECAZ olduğuna inansın.
    Allaha yakışan, Allahın hüsnalarına yakışan ve İnsanlığa yakışan ÇÖZÜm üreten Allah bu ayette = FİZİKSEL EL i kes dememiştir ama yüzyıllardır uydurma rivayetlerle EL= kelimesinin MECAZ lığı unutturulmuş ve KARA ZİHNİYETler de fiziksel ELi keserek insanlığın yüz karası olduklarını ele güne ispat etmişlerdir.

  7. metafizik19 diyor ki:

    ALLAHIN ESMAÜL HÜSNAları ve MAİDE SURESİ 38 e gerçek bakış. :

    Arkadaşlar bir kaç esmaül hüsnadan allahın sıfatlarından bilinen ve çokça okunanı örnek aldımki belki bu İSİMleri ve sıfatları okuyunca maide suresi 38 e bakış açınız değişir
    1= el-HALÎM
    Hilm, suçluların cezasını vermeye gücü yetip dururken bunu yapmamak, onlar hakkında yumuşak davranmak ve cezalarını geriye bırakmaktır. Suçluyu cezalandırmağa iktidarı olmayana halîm denmez. Halîm, kudreti yettiği halde, bir hikmete binaen cezalandırmayana denir.
    Allah Teâlâ Halîm’dir. Her günah işleyeni hemen cezalandırmaz. Hışım ve gazabda acele etmez, mühlet verir. Bu mühlet içinde yaptıklarına pişman olup tevbe edenleri afveder. Israr edenler hakkında, hüküm artık kendisine kalmıştır.

    2= el-ĞAFÛR
    Mağfireti çok…
    Allah Teâlâ’nın mağfireti çoktur. Bir kulun kusuru ne kadar büyük ve çok olursa olsun onları örter, meydana çıkarıp da sâhibini rezîl etmez.
    Kusurları insanların gözünden gizlediği gibi, melekût âlemi sâkinlerinin gözünden de gizler. İnsanların görmediği bâzı şeyleri melekût âlemi sâkinleri görürler. Gafûr ism-i şerîfi, kusurların onların gözünden de gizlenmesini ifade eder….

    3=el-BERR
    Kulları hakkında kolaylık isteyen; iyilik ve bahşişi çok olan…
    Allah Teâlâ kulları için daima kolaylık ve rahatlık ister, zorluk istemez, zorluk çıkaranları da sevmez. Yapılan kötülükleri bağışlar, örter. Bir iyiliğe en az 10 mükâfat verir. Kul gönlünden iyi bir şey geçirmişse, onu yapmamış olsa bile, yapmış gibi kabûl edip mükâfat verir. Aksine kötülükleri ise yapmadıkça cezalandırmaz….

    4=er-RAÛF
    Çok re’fet ve şefkat sâhibi…
    Mahlûkat içinde bilhassa insanlar için, Allah’ın inâyeti, kerem ve re’feti hiçbir ölçüye ve ifadeye sığmayacak kadar geniş ve büyüktür…..

    Çok şefkat sahibi ama ELİNİ kesip onu ömür boyu muhtaç bırakıyor. buna nasıl inanırsınız hala tövbe etmiyecekmisiniz ?? Allahın sıfatlarını ya gereği gibi anlamadınız ya o Rivayetçiler ve tarihte yapılan büyük hataları doğru sanıp insanın fiziksel El i kesenlere uyuyorsunuz ya. Allahın isimlerini anlayıpta Allahı gereği gtbi takdir edemiyenlere bir UYARIMDIR sadece. allah kuluna ölümüne kadar muhtaç halde bırakıpta zulm etmez Zulmü insanlar eder bunu hiç unutmayın ve her daim doğruyu arayın……

  8. cengizhan Türk diyor ki:

    MÜSLÜMANLAR NASIL BİR ALLAHA NASIL BİR PEYGAMBERE VE NASIL BİR KİTABA İNANDIĞINIZIN FARKINDAMISINIZ?

    KURANIN ALLAHIN KİTABI OLMADIĞINI KANITLAYAN ÇELİŞKİLER.
    NİSA-82. Hâlâ Kur’an’ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

    Evet Allahım haklısın bir sürü çelişki bulduk.

    KURANDA ŞEYTAN İŞİ PİSLİK OLAN ŞARAP CENETTİN GÖZDE İÇKİSİ TUTARSIZLIĞI
    İşte size çelişki,,,demekki kuranın Allah ın indirdiği bir kitap olmadığı bu sureyle teyid ediliyor..

    MAİDE SURESİ: 90-91 Ayet.. Ey inananlar, şarap, kumar, dikili taşlar, şans okları şeytân işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Şeytân, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allâh’ı anmaktan ve namazdan alakoymak istiyor. Artık vazgeçecek misiniz?

    MUHAMMED suresi-15-ayet…Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

    1-Allah Şarabı yasaklama yerine neden yapımında kullanılan bir maddeyi yok etmesin?
    2-Bundan büyük bir çelişki olur mu?Şeytan işi pislik dediğin şarabın cennette ırmağı var?
    3-Şarap şeytan işi pislik ise Muhammed suresi 15 Ayetde Neden cennetteki en önemli içkidir?
    4-Dünyada şeytan işi pislik cennette en önemli içki şarap Allah böylebir yanlışlık yapar mı? 5-Şarabı yasaklayan ve pislik yazan Kur’an,sigara ve uyuşturucuyu neden yasaklamamıştır? Hadi o dönemde sigara yoktu, ama esrar ve afyon çok yaygındı.

    İLK MÜSLÜMAN KİMDİR TUTARSIZLIĞI

    Sizce ilk Müslüman kimdir?
    Enam-163. O’nun hiçbir ortağı yoktur; böyle emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim.” Yukarıdaki ayet, Muhammed hazretlerinin ilk müslüman olduğunu belirtir ama hükümsüzdür.
    Araf-143. “Sen sübhansın”, “tevbe ettim, sana döndüm ve ben müminlerin ilkiyim,” dedi.
    Yukarıdaki ayet de Musa‘nın ilk müslüman olduğunu belirten ayettir ve o da hükümsüzdür.
    Her iki ayeti de hükümsüz kılan ayet:
    Ali İmran- 67. İbrahim, ne Yahudi, ne de Hristiyandı. Fakat o, Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir müslümandı, müşriklerden de değildi.
    İbrahim, Muhammed’den de, Musa’dan da önce yaşadığına göre müslümanlığı onlardan öncedir. Adem, İdris, Nuh gibi İbrahim’den önce yaşamış olan peygamberlerin Müslümanlık sırasının ise hesaba katılmadığını görüyoruz.

    1-Allah ilk Müslüman kim karar veremez mi?
    2-sizce ilk Müslüman kimdir?
    3-Kuranda Musa ilk Müslüman der.kuran doğru söylüyorsa neden Allah Musaya kuranı değil de on emir ve Tevrat ı indirdi.
    4-Tevrat ve Museviliğin indirildiği Musa ya Müslüman diyen Kuran ne kadar inandırıcı olabilir.
    5-Bu yanlışlıkları yazan kitap Allahın kitabı olabilir mi?

    MİRAS KONUSUNDAKİ TUTARSIZLIKLAR

    Kur’an’a göre miras paylaşımında vasiyetin geçerli olduğunu söyleyebilir miyiz?
    Bakara-180. Sizden birisine ölüm yaklaştığında, eğer ardında mal bırakacaksa, vasiyet etmek farz kılındı. Bu vasiyetin anne ve baba ile akrabaya uygun şekilde yapılması gerekir. Bu, takvâ sahipleri üzerine bir borçtur.

    Bu ayete göre vasiyetin farz olduğunu ve bir Müslüman öldüğünde bıraktığı vasiyetin geçerli olduğunu düşünüyorsanız aldanırsınız. Ne vasiyet ederseniz edin hükmü yoktur. Miras paylaşımı aşağıdaki ayetlere göre yapılır:

    Nisa/ 11-12. Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır…. (diye devam ediyor)

    Bir surede vasiyet iniz geçerli mirasınızı istediğiniz gibi dağıtın diyor.Diğer bir surede mirasınızı benim size söylediğim şekilde dağıtacaksınız diyor..Böyle bir hatayı Allah yapmayacağına göre kuran Allahın kitabı olabilir mi?

    NİSA SURESİ-7-Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.

    NİSA SURESİ-11-Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder.

    Aynı surede bu peşpeşe ayete bakarmısınız.
    İkiside Ana baba ve çocuk arasında ki miras emrini içeriyor.
    Birinde Ana Baba dan çocukların alacağı diyor.
    Diğerinde Çocukların Ana Baba dan alacağı miras diyor.
    Fakat ikisinde Alınacak oran farklı.Birinde erkekle kadın eşit pay alır diyor.Diğerinde kadın yarım alır.

    AKRABA EVLİLİKLERİ TUTARSIZLIĞI

    NİSA SURESİ 22. Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayâsızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne kötü bir yoldur.

    AZHAB SURESİ 37. Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki, evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde, müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Zaten Allah’ın emri yerine getirilmiştir.

    1-İnsanlar için uygun olmadığını veya zor olduğunu gördü değiştirdi denilebilirmi?
    2-Allah önceden iyi veya kötü olacağını bilemez olabilirmi?
    3-Allah insanların ne yapacaklarını önceden bilebilen güçlü bir yaratıcı değimlidir?
    4-Allahın önce utanmazlık olarak gördüğü bir davranışı sonra normal olarak görmesi mümkünmüdür?

    İSLAMIN HOŞGÖRÜSÜ-HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜ TUTARSIZLIĞI

    BAKARA-256-“Islâm’da zorlama yoktur” seklindeki hükümlere dayanarak “Islâm hosgörü dinidir” diye konusur

    Zorlamayi öngören ve hosgörü’yü kökünden yok eden hükümlere dayali olarak farkli din ve inançta olanlara karsi düsmanlik beslemekten geri kalmaz ve örnegin Kur’ân’daki
    İMRAN-33-“Islâm’dan gayri bir dine yönelenler sapiktir!”,

    TEVBE-5-“Müsrikleri nerede görürseniz öldürün!”
    “Islâm’a aykiri bir inanista ise analariniz, babalariniz, yakinlariniz için magfiret dilemeyin, onlarin namazini kilmayin vs…” (örnegin K. Tevbe 23, 84, 113; Ahzâb 60-61) seklindeki nice buyruklarlara uymayi dogal sayar.

    BİR TARAFTAN ÖZGÜR DÜŞÜNEBİLİRSİNİZ DİĞER TARAFTAN ALLAH DÜŞÜNÜR TUTARSIZLIĞI

    Yine bunun gibi, bir yandan Kur’ân’in: “Basiniza gelen her hangi bir musibet kendi ellerinizin yaptigi isler yüzündendir” (Sûra 30; Nisha 79 vs…);
    ya da:”Yaptiklarinizdan dolayi mutlaka sorguya çekileceksiniz” (al-Nahl 93) seklinde olan ve “irâde serbestisi”ne ve “kisi’nin sorumlulugu”na yer verir gibi görünen âyet’lerine sarilirak “Islâm akil dinidir, özgürlük dinidir” diye konusurken,
    diger yandan Kur’ân’in bu hükümleriyle çatisan, örnegin:”Süphesiz Allah diledigini saptirir, diledigini de dogru yola eristirir” (K. al-Nahl 36, 93: Fâtir 8; Müddessîr 31, 42, vs); ya da: “Tanri dilediginin gönlünü açar onu Müslüman yapar… dilediginin kalbini dar kilar (kâfir yapar)” (K. En’âm 125); ya da: “Allah isteseydi puta tapmazlardi…” (K. En’âm 107) seklinde olan hükümlerini benimseyerek, gerçeklere “irâde serbestisiyle”, yâni “akilci düsünce” yolu ile degil fakat gökten indigi söylenen Kur’ân hükümleriyle gidilebilecegini savunur. Bundan dolayidir ki Islâm dünyasinin “büyük bilgin ve düsünür” diye bildigi nice kisiler “Ben aklimi kullanmam, kullanmamakla iftihar ederim” diyebilecek kadar kendilerini vahy”lerin egemenligine terketmislerdir

    EŞİTLİK DİNİ-DİĞER TARAFTAN IRK VE CİNSİYET FARKI GÖZETEN DİN TUTARSIZLIĞI
    Yine bunun gibi seriâtçi kisi, bir yandan :”Islâm esitlik dinidir; irk, renk, cins farki gözetmez; ne Arap, ne Acem, ne Türk vs… (gözetmeyip) insanligin güzel usaresinin bir belirisi(dir)” derken, diger yandan köleligin dogal oldugunu vurgulayan seriât hükümlerini (örnegin al-Nahl sûresi, âyet: 75) ya da siyah derili insanlarin tiksinti yaratici bir cild’e sahip olduklarina daîr hüküm’leri, ya da Arap’larin “Kavm-i necib” olarak diger müslümanlara üstünlügünü tanimlayan yönlerini benimseyebilir. Yani bir yandan Islâm’in esitlik dini oldugunu söylerken, diger yandan Seriât’in insanlar arasi esitligi yok bilen hükümlerini benimseyebilir; ve bunda bir çelisme görmez.
    Ama öyle ayet de vardır ki hükmü kaldırılmasa da, yazıldıktan hemen sonra değişikliğe uğramıştır.
    Abese suresinde peygamberin yüzünü ekşittiği gözleri görmeyen âmâ ile ilgili bir ayet daha var. Nisa-95 ayetinin “mazereti olanlar müstesna” kısmı bu âmâ sebebiyle ilave olunmuştur.
    Bakın nasıl:Peygamber evinde birkaç kişi ile otururken vahiy gelir. Nisa-95′ dir gelen ayet ve savaşa gitmeyen, savaştan kaçanlar hakkındadır.
    ”Mü’minlerden,oturanlar ile, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir.”
    diye başlayan ayeti vahiy katibine yazdırır.
    O sırada âmâ Abdullah Ümmü Mektüm gelir ve ayeti duyunca; ” Benim de gözlerim görseydi ben de savaşa katılırdım ya resulallah, benim gibi mazereti olanların durumu ne olacak?” diye sorar. Bunun üzerine Muhammed hazretleri vahiy katibine “Ayete bunu da ilave et” der: “Mazereti olanlar müstesna” (Buhârî, Cihâd: 27; Müslim, İmara: 17)

    DÜNYAYI İNSAN İÇİN YARATTIM-YARATTIĞIMA PİŞMANIM TUTARSIZLIĞI

    Allah hiçbir yarattığı canlıyı özel bulmamışta Hıristiyan ve Müslümanlara göre insanı özel ve değerli saymaktadır.hatta şeytanın bile bize secde etmesini istemektedir.

    İNSAN SAPIKTIR;
    “Andolsun ki; cin ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır, onunla gerçeği anlamazlar; gözleri vardır, onlarla göremezler; kulakları vardır, ama onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidirler, hatta daha şaşkın (dallun:sapık) dırlar. İşte gafiller bunlardır.” (A’râf 7/179)
    INSAN HAYVANDIR;
    “Yoksa sen onların çoğunun işittiklerini veya anladıklarını (kavradıklarını) mı sanıyorsun? Onlar sırf hayvan gibi, hatta gidişçe (yolca) daha sapkındırlar. (dallun) ” (Furkân 25/44)

    Allah Kuran da En değerli olarak yaratılmıştır dediği insan hakkında ne düşünüyor muş?

    ALLAHIN ÖNCE GÖKYÜZÜNÜMÜ YOKSA YERYÜZÜNÜMÜ YARATTIĞI TUTARSIZLIĞI

    NAZİRAT SURESİNDE ÖNCE GÖKYÜZÜNÜ YARATTIM YAZIYOR.
    Naziat-27-Siz mi yaratılışça daha çetinsiniz, yoksa gökyüzü mü? Onu O “Allah” bina etti.
    Naziat-28-Boyuna yükseklik verdi, nizama koydu.
    Naziat-29-Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.
    Naziat-30-Ondan sonra da yeryüzünü döşedi.

    BAKARA SURESİNDE ÖNCE YERYÜZÜNÜ YARATTIM DİYOR
    Bakara-29-O öyle bir yaratıcıdır ki, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı; sonra iradesini göğe yöneltip onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi pek iyi bilendir.

    ALLAH İNSANI TOPRAKTAN-SUDAN-KANDAN-BALÇIKTAN YARATTI TUTARSIZLIĞI

    Alak-2-İnsanı bir kan pıhtısından yarattı!
    Enbiya-30-O küfredenler görmediler mi ki, gökler ve yer bitişik idiler de Biz onları ayırdık; canlı olan her şeyi sudan yarattık. Hala inanmıyorlar mı?
    Nur-45-Allah bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır.
    Nahl-4-O, insanı bir damla sudan yarattı. Fakat bakarsın ki (insan) Rabbine apaçık bir hasım oluvermiştir.
    Furkan-54-Sudan bir insan yaratıp da ona bir soy ve hısımlık getiren O’dur. Rabbimin her şeye gücü yeter.
    Hicr-26-Gerçekten Biz, insanı kuru bir çamurdan, biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattık.
    (çamur , kara balçık)
    Hicr-33-İblis, Ben kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattığın bir insana secde edecek değilim, dedi. (çamur , kara balçık)
    Araf-12- Allah buyurdu: Ben sana emretmişken seni secde etmekten alıkoyan nedir? (İblis): Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi. (çamur , kara balçık)
    Fatır-11- Allah sizi (önce) topraktan, sonra meniden yarattı. Sonra sizi çiftler (erkek-dişi) kıldı. O’nun bilgisi olmadan hiç bir dişi ne gebe kalır ne de doğurur. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz bunlar, Allah’a kolaydır.
    (önce toprak ardından meni)
    Kıyamet-37-O (Rahme) dökülen bir damla meniden değil miydi?(meni)

    KURAN DA KONUŞAN MUHAMMED Mİ ALLAH MI TUTARSIZLIĞI

    Hud-2-şöyle ki, Allah’tan başkasına kul olmayın! Ben size O’nun tarafından müjdelemek ve uyarmak için gönderilmiş bir peygamberim!
    Zariyat-50- O halde Allah’a koşun. Çünkü ben, size O’nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
    Zariyat-51-Allah ile beraber başka bir tanrı edinmeyin. Zira ben size O’nun tarafından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
    Evet yine aynı şekilde allah peygamber olduğunu iddia ediyor.
    Hakka-38. Görebildikleriniz üzerine yemin ederim,
    Hakka-39. Ve göremediklerinize ki,
    Hakka-40. Hiç şüphesiz o (Kur’an), çok şerefli bir elçinin sözüdür.
    Hakka-41. Ve o, bir şair sözü değildir. Ne de az iman ediyorsunuz!
    Hakka-42. Bir kâhin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
    Hakka-43. (O), âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

    İBLİS(ŞEYTAN) CİNMİDİR MELEK Mİ? TUTARSIZLIĞI

    MELEK
    Bakara-34-Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.

    İsra-61-Meleklere: “Adem’e secde edin” demiştik, İblis’ten başka hepsi secde etmiş, o ise: çamurdan yarattığına mı secde edeceğim?” demişti.

    Taha-116-Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de, İblis’ten başka melekler hemen saygı ile eğilmişler; İblis bundan kaçınmıştı.

    Araf-11-And olsun ki, sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra meleklere, “Adem’e secde edin” dedik; İblis’ten başka hepsi secde etti, o secde edenlerden olmadı.

    CİN
    Kehf-50-Hani biz meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!

    KURAN DEĞİŞMİDİR-DEĞİŞMEMİŞMİDİR TUTARSIZLIĞI

    Nahl/101 , Bakara/106 ve Rad/36. ayetleri Muhammedin gerektiği zaman kuranı değiştirmesine tam yetki veriyor.

    Nahl-101-Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygambere, Sen ancak uyduruyorsun derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

    bu ayet kuranın değiştirildiğine bir kanıttır aynı zamanda allah kuranın tek harfinin bile değiştirilmeyeceğine söz vermişti fakat “biz bir ayeti değiştirdiğimiz zaman müşrikler muhammede yalancı dedi” v.s diyor Allah yalancımıdır sözünde durmamış

    Bakara-106. “Herhangi bir Ayet’in hukmunu yururlukten kaldirir veya unutturursak, onun yerine daha hayirlisini veya benzerini getiririz. Allahın herseye gucunun yettigini bilmezmisin? Rad-39-Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O’nun yanındadır.

    Fatır/43 , Fetih/23 , Yunus/64 , Enam/115 ve Ahza/62. aytetleri ise Kuranın değiştirilemeyeceğini söylüyor.

    Fatır-43-…Hayır! sen Allah’ın kanununda değişiklik bulamazsın. Sen Allah’ın kanununda asla
    bir döneklik bulamazsın. (deminki ayette döneklik yaptığını itiraf ediyordu.)
    Feth-23-… Allah kanununda hicbir degişiklik bulamazsınız.
    Yunus-64-…Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır.
    Enam-115-Rabbinin kelimesi (Kur’an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
    Ahza-62-Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. [u]Allah’ın kanununda asla değişme bulamazsın.

    İslam kaynaklarından öğrenmekteyiz ki, Kuran’daki çelişkiler, İslamcın daha ilk anlarından itibaren fark edilir olmuştur. O kadar ki, Muhammed’in verdiği emirlerin birbirini tutmaması ve örneğin bir gün “helal” bilip izin verdiği şeyi, bir başka gün “haram” sayması ya da yasaklaması, çevrede dedikodu konusu olmuştur.

    Birtakım kişiler açıkça şöyle konuşmaya başlamışlardır: “Muhammed bugün emrettiğini yarın yasaklayarak ashabıyla alay ediyor.” Bunu söylerlerken Muhammed’i “iftiracı” olarak tanımlamışlardır.

    Muhammed, o dönemde henüz güçlü durumda olmadığı ve bu nedenle bu gibi kişilere karşı şiddet yoluna başvuramayacağını bildiği için, buyrukların Tanrı tarafından konup, gerektiğinde Tanrı tarafından kaldırıldığına dair Kuran’a ayetler koymuştur. Bunlardan biri şöyledir:
    “Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti getirdiğimiz zaman —ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir- ‘Sen ancak bir iftiracısın’ dediler…”(Nail Suresi, ayet 101).

    Söylemeye gerek yoktur ki, böyle bir ayet, hani sanki Tanrı yanlış hüküm indirirmiş de, bir başka hükümle bu yanlışlığı giderirmiş” gibi bir tanıma sokmak bakımından daha da olumsuz bir sonuç yaratmaktadır.
    Muhammed, giderek güçlendikten sonra, yumuşak tutumunu değiştirmiş ve kendisi hakkında “bugün emrettiğini yarın yasaklayarak ashabıyla alay ediyor” şeklinde konuşanların hakkından gelmesini bilmiştir.

    Nail Suresi’nin 101. ayetinin Diyanet Vakfı tarafından açıklanmasına bakınız. Bundan dolayıdır.
    Örneğin, bir kez kendisine iki kardeşin “mülk-i yeminde” birlikte yemin edip edemeyecekleri sorulmuş, o da, “Ne bileyim? Bunu bir ayet helal, öbür ayet de haram kılmıştır” diyerek soruyu cevapsız bırakmıştır.

    Yine bunun gibi, Kur’an bilgisine sahip ünlülerden Abdullah b. Amr’e, pazartesi günleri oruç
    tutmayı “nezreden” (kendi kendine adamış olan) bir kimsenin, “nezir” günü bayram gününe rastlayacak olursa, ne yapacağı sorulmuş,

    o da, “Ne bileyim? Bir tarafta Allah nezrin yerine getirilmesini emrediyor, öbür tarafta da Resulullah bayram günü oruç tutmayı yasak etmiştir” diyerek fetva vermekten çekinmiştir.

    Çelişkilerin yarattığı sakıncalar sadece bu bakımdan değil, ileride ayrıca belirteceğimiz gibi, insan beynini tutarlı ve mantıklı şekilde düşünemez, işleyemez ve gelişemez hale getirmek bakımından ortaya çıkmıştır.

    İslam ülkelerinde fikirsel, sosyal ve siyasal alanlarda geri kalmışlığın nedenlerinden biri de budur. (2) Sahih-i…, Diyanet Yayınları, c.11, s.52. 246

  9. Gözlemci diyor ki:

    Kur’an gitgide değişiyor. Değişimde normal görülüyor maalesef.

    Önceden zabaniden bahsederlerdi. Şu an Kur’an’da zebani görünmüyor.
    28 peygamberden bahsedilirdi. Yavaş yavaş yok oluyor.
    Zekeriya; zeker, zikir birbirine bağlanacak, O’da gidecek.
    İlyas; ilişkisiz çeviriliyor. İki ayet imla değişikliğine rağmen ilyas kabul ediliyor. O’da gidecek.
    Zamanla bu düzensiz dil kalkacak. Dil devrimi yaşanacak. Onunla beraber Kur’an’da bu devrime göre yeniden çevrilecek. Belki devrimi Kur’an yapacak.

    Buna rağmen hala insanlar ne yazık ki inanmaya devam edecek.

    Maide suresindeki bu ayette sariku ve sarika diyorsun, bunun erkek-dişi ile ne alakası var anlamıyorum. Allah niye erkek ve kadın diyor sadece hırsız demiyor sorun cevabı çıkmaz. Kur’an’da her önüne gelinene Cin, şeytan denmiş. Böyle çorbalıkmı olur. Nisa 3’te nereden çıkarıyorsun ikişer-üçer-dörder nikahı. Ademe ve Ademü diye hareke farkı var. Bunu gören yok. Kelime sınıflamanın, kelime uyumunun, bilmem takıi edatın bir mantığı yok. Kafana ne eserse onu yazabilirsin. Bu yüzdende ilahiyatçılar tartışıyor ya zaten.

    Şekil başka ses aynı. Ben buna hiç anlam veremiyorum. (Anlam belli aslıda)

    Şekil başka ses aynı çünkü, iş şeytanlık. İnsan akıllanacak Kur’an akıllanacak. İnsan akıllanmadan Kur’an akıllanmaz. Bu düşünülmüş. Ona göre yazılmış.

    Ayetlerin mantığına bakınca işin içinden çıkılmıyor. Yeni anlamlar aranıyor iyice çorbalanıyor.

    Konu dağınıklığı içinde meal okunuyor. Adam bakayım Güneş Suresi ne anlatıyor diyor. Bir giriyor güneş yok, verip veriştiriyo oraya buraya. Cehenneme atacağım, yakacağım, şunu yapacağım. Sure toparlanamıyor. Konu çıkmıyor ortaya. Bana güneşi öğretme amacıyla yazılmadı mı bu sure? Sure ne demek?

  10. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Cengizhan Türk,doğru mantık yürütmediğin için gerçekleri göremiyorsun.Senin gibi düşünenler için bir ayet var.Bakara-26(Şüphesiz ALLAH sivrisinek ve onun ötesinde bir varlığı örnek getirmekten çekinmez.İman edenlere gelince ,onlar böyle misallerin ALLAH’tan gelen bir gerçek olduğunu bilirler.İnkar edenlerse ALLAH bu misalle neyi murad etti,derler.ALLAH bununla bir çok kişiyi saptırır ve bir çok kişiyide doğru yola iletir.Onunla sadece fasıkları(aklını kullanmayan zalim) saptırır.)Toprakta bulunan bütün elementler insanda mevcut değilmi?İnsanda su yokmu?Hangisi yanlış bunların?Bu kadar basit cümleleri anlamak istemiyorsan,yoluna devam et.

  11. metafizik19 diyor ki:

    cengiz han türke yanıt = bir yerlerden KOPYA ettiğin ve yazmaya çalışmadığın şeylerin hepsinin cevabı var hemde tam mantıklı olarak.
    Peki bu mantıklı cevabları yazsam İMANMI edeceksin? Sanmıyorum.

    Ama en azından yaratılışla ilgili kısmını bir düşün :
    İnsanı maddelere ayırlaım 100 kiloluk bir adam mesela =
    80 kilosu su, demir,bakır, ve vücutta bulunan mineraller (hepsini toprakta bulacağız)
    ne kadar gerekli ise alalım ve biz İNSAN YARATMAYI deneyim.
    Teknolojinin çok ileri aşamasında diyorum.
    Sonra büyük bir kabın içine koyalım (ayrıştırıp hepsini yerli yerine koyacağız ya ) sinirler,kan,damarlar,kulak,burun vs.
    Şimdi 80 kilo su ve içine koyduğumuz bu 20 kiloıluk maddeler
    Sanki bir ÇAMUR görünümünü alır. Ve sonra insanı yaratalım sonra eşini yaratalım. sonraki yaratılanlarıda erkek olanın MENİSİnden ve kadının yumurtasından programlayalım. Hımm. Aynı Kuranın anlattığı gibi oldu ya. YANi Kuran teşbihi anlatımlarla bu işi yapar çünki o devirde bunları açıklamak anca bu teşbihi anlatımla olabilir ve bunun içinde MÜTEŞABİH AYET der yani bak içinde TŞBH= yani teşbih yani benzetmelerin olan ayetler diye bir de açıklar. anlamasını bilene tabii.

    Diğer tarafta şöyle demişin = diger yandan köleligin dogal oldugunu vurgulayan seriât hükümlerini …
    KÖLE deyince amerikedaki siyahi zenci köleleri anlarsan yanılırsın. Orada ırkçlık var insanı ikinci sınıf bir yaratık olarak görme vardır. Oysa burada anlatılan savaş zamanıdır yani tarihe bakarsan Peygamberimiz bedir,hendek,uhud gibi savaşlar yapmıştır ve savaşta alınan esirlere = köle denir. ve Cariye diye okuduğunuz şeyde = savaş esiri kadın demektir.
    Şimdi savaş olsa esir almayıp insanların hepsini öldürecekmisiniz ? barış zamanı gelincede onların nasıl salınıvereceğinide hükümle anlatmış yani tarihi bir vakayı anlatırken siz amerikadaki siyahi köle anlayışına benzettiniz ama bu sizin tarihi ve olayları ne kadar bilmemeniz ve cahilliğinizle alakalıdır.

    Şu sorunuzada cevap verip bitireceğim :

    -Şarabı yasaklayan ve pislik yazan Kur’an,sigara ve uyuşturucuyu neden yasaklamamıştır? Hadi o dönemde sigara yoktu, ama esrar ve afyon çok yaygındı.
    Kuran ŞARAP kelimesini kullanarak haram dememiştir.

    Kuranda yasak olan şey = HAMR dır. Örtmek manası ile birlikte AKLİ MELEKELERİ ÖRTEN demektir. Yani bunun içine her türlü uyuşturucuda girer her türlü alkolda girer ve bunlardan biridir sadece Şarap. O yüzyılda Şarabada HAMR dedikleri için bu söylem gelmiş ve aslında çok hatalı bir söylemdir ben bilirim Kuranda şarap haram diye RAKI içen tanıdıklarım var. Ayrıca kuran kötülüklerden sakınanlara cenneti hazırladım der. Evrensel olarak KÖTÜ bildiğin her şeyden sakınmayı emreder ve buna SIGARA da dahildir.
    Uyarı = Bu gün meallerde oldukça hatalı çeviriler vardır ve sakın bir meali alıpta orda SENİN YANLIŞ ANLADIĞIN BİR ŞEYİ hemen doğru sanarak kaleme sarılma . Etraflı araştır o konuda bilgi al sayfaları karıştır.

  12. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Cengizhan Türke hodri meydan.Sitedeki yazılarıma son vereceğim.Ama bir şartım var.Enam-101. Ayette yazan yoktan var olmayı yani big-bangı yazan başka bir yazılı kaynak göstermesi gerekiyor.

  13. Gözlemci diyor ki:

    metafizik,

    Bakın;
    http://i44.tinypic.com/xgexj.png

    Soru işaretleri;
    Okunmayan harfler?
    Harekesiz harfler?
    Uzatma harfinin mantığı?
    Tanımlanamayan şekiller?
    Sin diyorsun ama şekil eksik olunca?

    Kur’an’a dalınca sorular bitmiyor.

  14. chemistmury diyor ki:

    Cengizhan kardeşim, hep bardağın boş tarafını görmeye çalışıyorsun öncelikle tarafsız bakış açısıyla yaklaşmanı tavsiye ederim, yoksa önyargıların neticesinde hep seni haklı çıkaracak sonuçlara ulaşırsın çünkü öyle olmasını istiyorsun. Mesela insanı sudan-topraktan-meniden yaratmasında bir çelişki göremedim; şöyle ki bugün Nasa, gezegenlerde yaşam olabilmesi için öncelikli kanıt olarak su aramaktadır tüm yaşam formalarının sudan yaratılması normal değil midir? Daha sonra genelden özele bilgi verilmiş ve insanın topraktan(=söylemek istediği şey madde olamaz mı?) yaratıldığını(ilk insanın bakış açısıyla) ve günümüz insanının hergün açıkça gördüğü gibi meniden yaratıldığını söylemiş tuhaf mı yani? Ateşten yaratılan şeytanda bahsedilen Ateş=Işık olamaz mı? Ayrıca ne bekliyorsunuz o zamanki yaşayan cahil insanlara bilimsel açıklamalar bilimsel kavramlar sunarak insanları kafasını iyiyce allak bullak etmesini mi? bu durumda islamiyet yayılır mıydı? Karşımızdaki insana bile empati kuramadığımız gibi o zamanki koşullarda o zamanki insanların bakış açısını yakalamamız ne derece zordur. Günümüz koşullarında düşünüldüğünde birçok şey saçma, anlamsız,gereksiz gelebilir ancak o günkü koşullarda Kur’an çağının ilerisinde son derece bilglendirici kutsal bir kitaptır.

  15. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    İşte bende bunu anlamıyorum.Sadece Cengizhan Türk değil,diğer ateistlerde Kurandaki,dürüst şahitlik yapma,sözleşmelere riayet,anne,babaya saygı,ölçü ve tartıda hile yapmama gibi birçok ayeti görmezden geliyor.Dürüst bir eleştirmenin,eleştiri yaparken bunlarıda yazması gerekmezmi?

Leave a Reply