BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

İnsan Manzaraları IV (Mete Tunç)

(parkta)

“Ama çok siyahlar”

Koşuya başlarken, babaları halı saha maçında olan bir grup zenci çocuk oyun bahçesinde. Sonraki turda, yanlarındaki Türk çocuklardan biri, yanındaki arkadaşına, ne demişse, “ama çok siyahlar,” diyor. Gruptaki, iki-üç metre ötedeki 10-12 yaşlarındaki bir zenci kız, ki içlerinde en büyükleriydi ve güzel bir kadın olacaktı, o iki çocuğa doğru bakıyor; sanki sözleri, hususan son sözü ve tavrı anlamış gibi… İçim çok acıyor. Bir dahaki turda Afrikalı çocuklar oyun bahçesinde değiller! Hüzün.
&&&

“Ben de seninkini”

15 yaşlarındaki iki kız önce bir masada oturup sohbet ediyor sonra asfalt yolda yürüyorlar. Koşu-yürüyüş parkurunda onlara yaklaşırken, biri diğerinin kulağına eğilip bir şey söylüyor. Diğeri, “ben de seninkini,” diye mukabele ediyor! Suizanda bulunmuyorsam, ki kuvvetle muhtemel bulunmuyorum, birbirlerinin bir yerlerini öpüyorlar, evlerinde fiilen ve parkta hayalen!
&&&

İzalei bikr

18 ve 20’li yaşların başında olan iki kız koşu-yürüyüş parkurunda park çıkışına doğru yürüyorlar. Tam yanlarından geçerken 18 yaşında olan, “ablam kendime zarar veririm diye endişeleniyor,” diyor. Diğerinin “ablan haklı,” sözüne karşılık da “kendime neden zarar vereyim/verdireyim ki” diyor. Kızın bir erkek arkadaşı var ve bakire kalacak biçimde muaşaka edecek!
&&&

İki nevi özgüven

Barfiks çekerken arkamda iki kadın konuşuyor. Yabancı (kökenli) olanın sesini duymuyorum ama Türkçe konuşmuyor ki, öteki, “insan özgüvene sahip olmalı, diyorsun,” diyor. Sonra bir cümlesine istinaden, “anlıyorum, [şöyle] diyorsun,” diyor. Spekülasyon: Yabancı kadın bir Türk’le evli, üniversite mezunu-meslek sahibi, ama çalışmıyor, çocuk bakıyor, sıkılmış!.. Somut gerçek: Türk kadın yabancı dili anlıyor ama pratiği zayıf; özgüveni az!..
&&&

Yabancı gelinler

Türklerle evli yabancılara (Genelde rus, ukraynalı tipliler.. yanılmıyorsam) sıklıkla rastlıyorum. Anneleri de olabiliyor yanlarında; kızlarına arkadaşlık torunlarına bakıcılık yapıyorlar zaar. Çocuklarını, çocuk arabalarında itinayla ve vakur bir eda ile gezdiriyorlar. Birini türk eşiyle iki kez gördüm. İyi giyimli, takım elbiseli-kravatlı, kadından kısa olan adam, bebek gezdirmeye sanki zorla, eşi tarafından sürüklenmiş gibi; biraz önce eve gidelim/işime döneyim görüntüsünde!
&&&

Küfür günü

Aletler alanında, sol kısımda bir grup genç var. Alana yaklaşırken yüksek sesle konuşan bir çocuğun sesini duymaya başlayınca, ‘bunlar, taşra-varoş kültüründen çocuklar’ diye düşünmüş, alana girdikten sonra o çocuğun konuşmalarında küfürler de olduğunu işitmiştim: “..ına koyayım!” Yüksek ve çatlak bir ses. Hem aletlerde spor yapıyor hem de… Son ‘koymanın’ ardından o taraftaki 5 kadar genç ‘Allah Allah’, ‘yeter artık’ mealinde tepkilerle benim bulunduğum tarafa geçtiler. Meğerse o çocukla ilgileri yokmuş. “Koyma”ya ilaveten ‘birilerini veya bir şeyleri …tiği’ küfürler devam ediyor, her yaştan ve cinsten 10 kadar insan duymuyor gibi davranıyordu: Çünkü, 16 yaşlarındaki, uzun boylu bu çocuk ‘hasta’ydı!.. Diğer çocuklar sağ tarafta da duramayıp gittiler. Bir güvenlik görevlisi geldi, baktı, bir ses duymadı. Tam alandan çıkacakken, sol taraftan bir “..ına koyayım” sesi geldi! O cenaha yönelirken, yaşlı bir kadın, çocuğun hasta olduğunu açıklayıp ilişmemesini ima etti… Bu çocuk babaannesiyle geliyor parka. Masalarda onunla oturuyor, “babaanne” diyen sesi metreler öteden duyuluyor. Aletlerde spor yaparken, artık küfür etmeden (Sanırım ‘küfür günü’nde ilacını almamıştı, düşük dozda almıştı veya ilacın etkisi kaybolmuştu.), ama mesela “Mehmet Seyfioğlu” (artık her kimse) ismini veya mesela “bunun nereden kaynaklandığını açıkla bana” cümlesini (artık nerede duymuşsa) yine yüksek sesle ve arka arkaya tekrarlıyor… İki kez, alana girerken onun, “merhaba dayı” selamı ile karşılandım; gülümseyip “merhaba” dedim.
&&&

Yeni bir laf atma/tatmin yolu

Ortayaşlı bir kadın, yanında bir-iki, daha genç yaşta, kızı/kızları olabilir, cinsi latif… Yürüyüş-koşu parkurundalar. Az önce yanlarından geçtikleri 25’lerinde bir grup erkeği, özellikle, sırıtık yüzlü, uzun olanını güvenlik görevlilerine işaret ederek, “yanımdan geçerken telefonda konuşur gibi yapıp…” diyor. Son kısmı duyamadım veya anlayamadım ama bir tür taciz olduğu açık! Tahmin: Seks fakiri genç, kadın ve kızların yanından geçerken, telefonda, bir erkek arkadaşına, bir kadın ile yaptıklarını anlatıyor!.. Bu da bir tatmin yolu olmalı!.. Bilahare, bir başka grup içindeki bir gencin, parktaki salona giden ‘gece kıyafetli’, genç ve zarif görünümlü kadınların yanlarından geçerken, sanal telefon aramasında, “burada çok güzel kadınlar var,” dediğine şahit oldum. Daha masum bir cümle…
&&&

Bulaşıcı bir kriz hali

15 yaşlarında kumral kız adeta haykırarak ağlıyor. Esmer kız arkadaşı yanına geliyor. Ardından kızlı erkekli bir grup arkadaşı da. “Ne oldu, niye ağlıyorsun,” diyorlar. Anlayamıyorlar ve teskin-teselli edemeyeceklerini de farkedince uzaklaşıyorlar! Bilahare ilk gelen kız arkadaşı da az ileride ağlamaya başlıyor! Bir süre sonra sakinleşmiş halde birlikte yürüyüp parktan çıkıyorlar… Acaba, ilk kız, ki basket alanından çıktıktan sonra ‘kriz geçirmişti’, oradaki, ‘aşık olduğu’ oğlandan ilgi görmeyince mi..? Olabilir; çünkü sonraki günlerde, basket sahasındaki banklarda oğlanları izlerken görüyorum onu. Böyleyse öbür kız niye krize girmişti; kızlarda kriz bulaşıcı mıydı?!
&&&

Tutku ve ayrılık

Adam 40’larında, kır saçlı, orta boylu, yapılı, sert yüzlü, iş adamı tipli… Kadın 30’larında, kendi cinsine göre ve adamdan boylu, uzun yüzlü, balık etli, geniş kalçalı… Parkta buluşuyorlar, birlikte tempolu yürüyorlar. Bir buluşmalarında, kadın adamın belini tutuyor, ardından yanağını öpüyor… Spekülasyon: Evli değiller, sevgililer… Her ikisi de bekar mı; bilmiyorum… Koşunun ardından girdiğim aletler alanından çıkmış parkurdan yürürken, arkamda o adamın telefonda yüksek sesle konuşmasını duyuyorum: “Ne demek unuttum ya, ne demek unuttum!” Sesini biraz daha yükseltiyor, bağırıyor: “Sesimi yükseltirim! Bu, birbirimize verdiğimiz değerin bir ifadesi! Sinirlendim. Kapat, Kapat!” Böylece kadının, “sesini yükseltme,” dediği çıkıyor. Ve muhtemelen, kadının buluşmayı ‘unuttuğu’. Buradan hareketle, adamın, “birbirimize verdiğimiz değer” nitelemesinin yanlış idiğini, ‘senin bana verdiğin değer’ ifadesinin daha doğru olacağını düşünüyorum… Hep tempolu yürüyen adam, telefonu kapattıktan sonra yavaş ve düşünceli düşünceli yürümeye başlıyor!.. Adamı bir süre daha görüyorum, fakat ikisini birlikte hiç…

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 11095, bugün ise 1 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply