BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

İnsan Manzaraları XII (Mete Tunç)

(yolculuklardan)

Korna çalan bebek

Kucakta olduğu bir-iki yaşına ait bir otobüs yolculuğunu da hatırladı. 302’lerin piyasaya çıkmadığı, siyah-beyaz filmlerdeki uzun kaputlu bir otobüstü içinde olduğu. Herhalde huysuzlandığından, babası onu otobüsün önüne şoförün yanına götürmüştü. Tenha yolu ve şoförü izlemişti bir süre. Şoförler arasındaki selamlaşma biçimi ilgisini çekip, karşıdan yaklaşan başka bir otobüs görünce, “Düt… Düt!” diyerek babasının kucağından direksiyona doğru sarkmış ve kornaya basmıştı. Gelen otobüsün şoförü de korna çalınca, sevinç çığlıkları atmış, kollarını aşağı-yukarı sallamıştı.
&&&

İki kafa

… Önümde seyreden arabada, sürücü koltuğundaki adamın duruşu, başı ve kulakları dikkat çekiciydi: Zayıf biriydi, uzundu; dik duruyordu ve arabayı sürerken adeta hareketsizdi; uzun bir başı vardı, kumraldı, saçları seyrekti; kulakları başına göre büyüktü ve kepçeydi. Bütün bunlar dikkat çekebilir ama olağanüstü değildir; bakılıp geçilir.

Ancak, tıpatıp aynı tipte bir başka adamın onun yanında görünce..! Küçük de olsa bir şok yaşıyor insan. Hoş bir şok!
&&&

Bir otobüs yolculuğu

Yanımdaki, sorularıyla beni tanımaya, hayat felsefemi, ideolojimi, vs. anlamaya çalışıyordu. Önce beni dindar biri sanıp islami bir terminoloji ile konuştu. Onunla aynı dili konuşmayınca…

Altınkum’a gitmiş. Bu arada meme uçları baş parmağı kadar olan bir Rus hayat kadınıyla yatmış. Kadın bir doksan boyundaymış; ve işin sonunu adamın üzerine oturarak getirmiş… Kelimeler ağzından tıslıyarak çıkıyordu adamın. Bir sakız çıkarıp attı ağzına. Yüzünde salakça bir sırıtma vardı. Nefes alıp verirken burun delikleri açılıp kapanıyordu. Hikayesini bitirirken bir mide ilacı aldım. ‘Bir fahişenin bile tiksineceği birisin sen. Üste seninle teması en aza indirmek için geçmiştir’ diye geçirdim içimden.

Adam yaptığıyla ve yaptığını beyan etmekle doyuma ulaşamamıştı ki, bu kez bir diş doktoruyla ilişkisinden bahsetmeye koyuldu. Tesettürlü doktor kendisini beğenmiş ve koltukta sevişmişler(!)… Banyoda, farklı günlerde, duş alırken defalarca yineledikleri iki türlü birleşmeyi anlatırken sakızı ağzını şaplatarak çiğniyor; ağzının içinde, dişlerinin üzerinde tükürükler görünüyordu. Tepki vermeden ve gözlerimi gözlerinden ayırmadan dinliyordum. Gözlerinin ve başının hareketlerini, kelimelerindeki vurguları, vs. inceleyince, gözbebeklerinde, onun, muayenehanede sırasını beklerken, banyoda yalnızken, dişçi koltuğunda dişi çekilirkenki görüntüleri akıyordu. İçimden yüzüne tükürmek geldi ama yalan söylediğini anladığımı anlamasını istediğimden birkaç soru sordum: “Seni tatmin edecek güzel bir kadın varken, çirkin bir Rus …spusuyla yatmak için bunca yola neden katlanıyorsun?”… “Muayenehane o iş için uygun mu; ne bileyim hiç hasta gelmiyor mu?”… “Dişçinin muayenehanesi ve kendisi şimdi nerede?”… Cevapladı sorularımı güya mantıklıca; fakat sapık fantezisini daha öteye götüremedi. Yanında söylediklerini yutacak bir enayi oturmuyordu çünkü.
&&&

Kaçak yolcu

… İki adam, biri genç diğeri orta yaşlıydı, bir başkasına, ki karşılarında duruyordu, bağırıyorlar, hakaret ediyorlar, hatta itip-kakıyorlardı. Kime, diyerek başımı biraz kenara çektim: Bıyıklı, esmer, gür-siyah saçlı, topluca, ortalama/sıradan giyimli bir adam. Garip olan ise, adamın dizlerinin üzerinde olmasıydı(?). Yaklaşınca gördüm ki adamın boyu, kısa ile cüce arasında bir uzunluktaymış! Aşağılanmaya, “dürtülmeye” rağmen sakin; yüzü komedyenlerin oyunlardaki yüzleri gibi… Meğerse, yoldan binmiş otobüse ve bilet parasını vermeden “tüymeye” çalışırken yakayı ele vermiş!
&&&

Durakta

… Öğrenci Yurdu’nda kalan liseden sınıf arkadaşlarımı ziyaret etmiş, eve dönmek üzere durakta beklerken, bir kadın, pantolonunuzun arkası tozlanmış, babında bir uyarıda bulundu. Silktim. Galiba tebeşir tozuydu, dedi ardından. Otobüse bindik. İlk, iki kişilik koltuk boştu. Oraya otururken, bana dönerek, (siz de) buyurun, dedi. Teşekkür edip arkaya yürüdüm.

1.65 boylarında, 25 yaşlarında, normal kiloda, hatta atletik yapıda, uzun-siyah saçlı, hoş-güzel denebilecek bir kadındı.

Davranışımı, salt nezaketsizlik olarak yorumlamak eksik kalacaktır!
&&&

Yeni evliler

… Otobüsle işe gidiyorum… Karşımdaki koltukların sol-iki sırasında bir çift oturuyor ve erkek kadına boynundan sarılmış halde, uyukluyorlar, gözleri kapalı. Erkek işaret parmağını kadının dudaklarına paralel olarak yerleştiriyor. Kadın parmağı öpüyor… Yeni evlenmiş olmalılar!
&&&

Temaslar

Toplum taşım araçlarına yalnız başıma bindiğimde başıma gelen çoğu ‘ıslak’ olaylar, hepsinde kötü bir rastlantının eseri mi acaba?

Halk otobüsünde ayaktayım. Yanımda bir çift duruyor; iyi giyimliler. Bana yakın olanı kadın. İkisinde de yüzük var; evli veya nişanlılar. Yukarıdaki demiri tutan elimin parmakları üzerinde geziyor kadın olanının eli. Demir tutacak soğuk, elim sıcak, Farketmiyor mu ne?! Ben de farkında değilmişim gibi davranıyor, elimi çekemiyorum. Yüzümden ter damlıyor. Otobüs çok sıcak oldu!..

Not. Bu minvaldeki diğer anılarımı ‘aile terbiyemden dolayı’ ifşa edemiyorum!
&&&

‘Erkek meselesi’

Arkamdaki koltukta iki genç kız oturuyor. Üniversite öğrencisiler, ihtimal aynı bölümdekiler. Sesi munis olan soruyor, falanca ile neden kavgalısınız, diye. Sesi ‘kadın’-‘kaşarlı’ olan, sinirli bir tonlama ile “ucube” diye cevap veriyor. Boyu 1.70’ten küçük, diye ekliyor. Birincisi ikna olmuyor, gerçek nedeni merak ediyor. ‘Kaşarlı’ konuyu uzatmak istemeyen bir üslupla, “erkek meselesi” diyor. Otobüsten benden önce iniyorlar. Dönüp insan manzaralarına bakmak içimden geçiyor ama üşeniyorum; zira böyle tipleri ziyadesiyle gördüm.

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 10877, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply