BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

BAŞ ÖRTÜSÜ – TÜRBAN ve ÇARŞAF ve ÖRTÜNME ayetleri

Kuranı Kerimde Allah ; İnsanlara : _Ey Nas yani ey insanlar diyerek seslenirken , Mesajları hem erkeğe hem kadına, yani bütün insanlığadır.

Bu Bakış açısı ile bakınca, Kuranda kadınlar siz şöyle giyineceksiniz erkeklerde şöyle giyinilecek denmemiştir. Özellikle NİSA (kadın) suresindede giyim kuşamla ilgili bir ayet bulunmamaktadır. Peki çağımıza kadar taşınmış ve bazı yerlerde siyasete bile malzeme olmuş bu baş örtmek meselesi nedir ?
Şayet Kuranda baş örtme ile ilgili bir SÖZ geçmese idi kadınlar örtü takmıyacakmı idi ? Kuran gelesiye kadar kadınlar hiç başlarını örtmemişmi idi tarih sahnesinde ?

Kuran Öcü gibi kapkara çarşaflaramı sokmak istemiştir imtihan dünyasındakikadınları ? Amaç nedir ? Yani bu konuda geniş kapsamlı düşünmeden Kuranın amacını anlamadan yapılan yorumlar çok ayette olduğu gibi örtünme ile ilgili okunulan ayetlerinde yanlış anlaşılmasına ve uygulanmasına engel olamamışlardır.

Kuranın indiği yüzyılda hristiyan ve musevi kadınlara bakıyoruz hemen hemen hepsi başı örtülü. Bu gün bile rahibelere baksanız en azından bilginiz olabilir

Kadınlar tarih boyunca neden başörtüsü takmak mecburiyetinde kalmıştır yada buna zorlanmışmıdır ? Bence zorlanmamıştır ve bu gün dahi şayet Kuranda örtünme ile ilgili ayetler olmasa idi bir çok kadın başörtüsü takacaktı.
Çöl ortamındaki o yüzyıldaki kadınlara bakalım. Bu günki gibi evlerinize kadar taşınan su tesisatları olmadığı için banyo etme sorunu çeken kadınlar ve bu günki gibi kuaföre gidemeyen ve uzun saçlı olan kadınlar birde çöl rüzgarları ile tozdan etkilenir ve evde yada çadırda ev işleri yaparken terleme ile iş yaparken saçı başı berbat olmaması için çözüm olarak ne yapabilirdi ? Tabiiki başlarına örtü alacak dışarı çıkarken hem güneş ışınlarından korunmak için dış giysileri ve başörtüleri olacaktı..
Peki Kuranda amaç giyinme yada örtünme mi idi yoksa başka bir şeymi ?
Giyinme yada örtünme ayetlerinde neden (zinet) lerden bahsediliyordu. Hatta sonra gelen ve yaşlı kadınların başörtüsü çıkarma ayetlerinde bile (zinetlerden) söz edilmesi olayın bir daha düşünülmesini gerektirmiyor mu ?
Yani ey kadınlar şöyle giyineceksiniz ve şöylede örtüneceksiniz diyebilirdi !
Zinet deyince çok kişi bu (zinet) in kadınların erkekleri cezbeden yerleri olduğunu söylemiş kimide değerli şeyler yani altın yada başka taşlardan yada madenlerden olan değerli şeyler olarak düşünmüşler ve kafa yormuşlardır. Şimdi O konuda gelen ayeti buraya yazacak ve üzerine düşüneceğiz :

NUR SURESİ 31. ayet
ve kul : ve de
li el mu’minâti : mü’min kadınlara
yagdudne : çeksinler, indirsinler
min ebsâri-hinne : (onların) gözlerinden, bakışlarından, bakışlarını
ve yahfazne : ve korusunlar
furûce-hunne : (onların) ırzları
ve lâ yubdîne : ve açmasınlar
zînete-hunne : (onların) ziynetleri
illâ : dışında, hariç
mâ : şey
zahera : zahir oldu
min-hâ : ondan
vel yadribne (ve li yadribne) : ve örtsünler
bi humuri-hinne : (onların) başörtüleri
alâ : üzerine
cuyûbi-hinne : (onların) yakaları
ve lâ yubdîne : ve açmasınlar
zînete-hunne : (onların) ziynetleri
illâ : dışında, hariç
li buûleti-hinne : (onların) eşleri, kocaları
ev : veya
âbâi-hinne : (onların) babaları
ev : veya
âbâi buûleti-hinne : (onların) kocalarının babaları
ev : veya
ebnâi-hinne : (onların) oğulları
ev : veya
ebnâi buûleti-hinne : (onların) kocalarının oğulları
ev : veya
ıhvâni-hinne : (onların) erkek kardeşleri
ev : veya
benî ıhvâni-hinne : (onların) erkek kardeşlerinin oğulları
ev : veya
benî ehavâti-hinne : (onların) kız kardeşlerinin oğulları
ev : veya
nisâi-hinne : kadınlar
ev : veya
mâ meleket eymânu-hunne : (onların) ellerinin altında sahip oldukları,
(cariyeler)
evit tâbiîne (ev et tâbiîne) : veya onlara tâbî olanlar, hizmetliler
gayri ulî el irbeti : kadına ihtiyaç duymayan
min er ricâli : erkeklerden
evit tıflillezîne : veya çocuklar ki onlar
lem yazharû : zahir olmaz, farkına varmaz
alâ avrâtin nisâ : kadınların avret yerlerine
ve lâ yadribne : ve vurmasınlar
bi erculi-hinne : (onların) ayakları
li yu’leme : bilinsin diye
mâ yuhfîne : gizlediklerini
min zîneti-hinne : (onların) ziynetlerinden
ve tûbû : ve tövbe edin
ilâllâhi (ilâ allâhi) : Allah’a
cemîan : topluca (hepiniz)
eyyu-hâ : ey
el mu’minûne : mü’minler
lealle-kum : umulur ki böylece siz
tuflihûne : felâha eresiniz

MEALİ =
Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar, ırzlarını
korusunlar; görünmesi zaruri olanların dışında zinetlerini açmasınlar ve baş örtülerini yakalarının üzerine vursunlar; zinetlerini, kocalarından veya babalarından yahut kayınbabalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut kardeşlerinden yahut kardeş oğullarından yahut kız kardeş oğullarından yahut kendi kadınlarından yahut sahibi bulundukları cariyelerden veya uyuntu (şehvetten yoksun) erkek hizmetçilerden veya henüz kadınların şehvet uyarıcı taraflarından habersiz çocuklardan başkasına göstermesinler; gizledikleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey mü’minler, hepiniz Allah’a tevbe edin ki, mutluluğu bulabilesiniz.

Diyanet İşleri (eski)

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan
çevirsinler, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen
kısmı müstesna, açmasınlar. Baş örtülerini yakalarının üzerine
salsınlar. Süslerini kocaları veya babaları ve kayınpederleri veya
oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek
kardeşlerinin oğulları veya kızkardeşlerinin oğulları veya müslüman
kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler, ya da
kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah’ın hükmüne dönün.

Şayet ayetin başından sonuna kadar bu (zineti) kadınların erkekleri cezbeden yerleri anlarsak sorun çıkıyor. Neden kadınlar örneğin göğüslerini babalarına yada kayınbabalarına göstersinler.Yada erkek kardeşlerine ve kızkardeşlerinin oğullarına göstersinler.?
Şayet ayetin başından sonuna kadar bu (zineti ) Altın yada değerlişeyler olarak düşünürsek yine sorun çıkıyor . O zamanda neden erkekliği kalmamış hizmetçilerden bahsediyor ve mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan bahsetsin.?
Mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklar altın ziyneti görse ne olur görmese ne olur.?
Benim anlayışıma göre (zinet)= başka ayetlerdede örneğin yeryüzünün (zineti) diye geçer. Yani buradaki (zinet) Kuranın bütünlüğüne bakınca Değerli şeylerdir. Ayettede yine (zinet)= değerli şeyler olarak kullanılmış ama iki anlamda da kullanılmıştır. Yani babalarına , kayın babalarına ve erkek kardeşlere gösterilmesinde sakınca olmayan (zinet) değerli takılardır. Diğer konuda,mahremliği henüz anlamayan çocuklar ayetinde de (zinet) = (erkeği cezbeden şey ) olarak anlamlandırılması ve düşünülmesi gerekir.
Yani bir görüşü kabul edipte buradaki (zinet) kadının cazibesi olan uzuvlarıdır diyen ve diğer görüşü atan insan bence ayeti tam olarak açıklayamaz. Diğer yandan bu ayetlerdeki (zinet) altın ve değerli takılardır diyen ve diğer görüşü reddedende yanılmaktadır.
Ayete bir daha bu kısma bakalım = görünmesi zaruri olanların dışında zinetlerini açmasınlar ve baş örtülerini yakalarının üzerine vursunlar;
Amaç ziynetlerin görünmemesi ve zaten var olan başörtülerin yakalarının üzerine indirilmesi. Bu günki toplumda bile zaman zaman bir bilezik için yada bir kolye için GASP yapan ve hırsızlığa uğrayan insanları gördükçe olaya bakış dahada belirleniyor. Bir yandanda göğüslerini açan kadınların zinetini göstermemesi isteniyor.
Babalarına ve kayınbabalarına ve erkek kardeşlerin bu (zinet ) altın yada diğer maden yada taş değerli şeyleri bilmelerinde yada görmelerinde sakınca yoktur.. fakat dışarıda fakir olan ve özenen insanların bunlara imrenip kötü işlere karışmamalarını önlemek amacı ile önerilen bu ayet günümüzde bile hala anlaşılamamıştır.
Peki yaşlı kadınlarda baş örtüsünü bırakmak neden önerilmiştir. Yine neden (zinetlerde ) bahsedilmiştir. Şimdi o ayetleri görelim =

NUR SURESİ 60. ayet =

ve el kavâıdu : ve yaşlı kadınlar
minen nisâi : kadınlardan
ellatî lâ yercûne : onlar ümit etmezler
nikâhan : bir nikâh, evlilik
fe : böylece, artık
leyse : değil, yoktur
aleyhinne : onların üzerine, onlara
cunâhun : günah, kusur
en yeda’ne : çıkarmaları
siyâbehunne : onların elbiseleri
gayra muteberricâtin : açmaksızın
bi zînetin : ziynetleri
ve en yesta’fifne : ve iffetli olmayı istemeleri
hayrun : hayırlı
lehunne : onlara (kadınlara), onlar için (kadınlar için)
vallâhu : ve Allah
semîun : en iyi işiten
alîmun : en iyi bilendir
MEALİ =
Elmalılı (sadeleştirilmiş – 2)

Bir nikah ümidi kalmayan, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların ise,
zinetlerini (yabancı erkeklere) göstermeksizin dış elbiselerini
çıkarmalarında kendilerine bir vebal yoktur. Yine de iffetli olmaları
kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.
Yaşar Nuri Öztürk

Artık nikâh arzuları kalmamış, hayızdan ve evlattan kesilen
kadınların, süslerini göstermek için ortalıkta dolaşmamaları şartıyla
dış giysilerini bırakmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ama
sakınmak için titiz davranmaları, onlar için daha hayırlıdır. Allah,
herşeyi işitir, herşeyi bilir.
Zinet yerlerini yada zinetlerini göstermemek şartı ile
dış giysilerini çıkarılması kendileri için hayırıdır derken aklıma gelen ilk şeyyaşlı kadınların kemik erimesine karşı daha fazla güneş ışığına ihtiyaçları olmaları ve bunun onlar için hayırlı olacağı bildirilmiş olmasına rağmen ülkemizde bile bilhassa yaşlı kadınlar daha çok kapanıyorlarmı ne ??
BU ayetlerdede (zinet) lerin iki anlamdada kullanıldığını hatırlatalım. Yani iki farklı örnektede amaç = örtünme ve giyinme mi yoksa (zinetlerin görünmemesimi ) sizin düşünce ve inançlarınıza bırakıyorum.

Birde ahzap suresinde geçen ayetlere bakalım =
AHZAP SURESİ 59

yâ eyyuhâ : ey
en nebiyyu : nebî, peygamber
kul : de, söyle
li ezvâci-ke : (senin) zevcelerine, eşlerine
ve benâti-ke : ve (senin) kızların
ve nisâi : ve kadınlar
el mu’minîne : mü’min
yudnîne : sarınsınlar, örtünsünler
aleyhinne : onların üzerine
min celâbîbi-hinne : cilbablarından, dış giysilerinden
zâlike : işte bu
ednâ : en yakın, daha uygun
en yu’refne : tanınmaları
fe : böylece
lâ yu’zeyne : eziyet görmezler, eziyet görmemeleri
ve kânallâhu (kâne allâhu) : ve Allah ….. oldu, olandır
gafûren : mağfiret eden, günahları sevaba çeviren
rahîmen : rahmet eden, rahmet nuru gönderen, Rahîm esması ile tecelli eden

MEALİ =
Diyanet Vakfi

Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir
ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine
almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli
olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış
giysilerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların tanınmaları ve
incitilmemeleri için çok daha uygun bir yoldur. Allah Gafûr’dur,
Rahîm’dir.

Özellikle peygamber zamanına ve peygambere seslenilen ayetlerin ayrı kategoride değerlendirilmesini çok zaman belirtmiştm. Çünki Kuran canlı canlı peyderpey inmiş ve zamana ve konulara göre ayetler inmiştir.
Gökten inen ve tek parça Kitap olmadığı için o gün gerçekleşen olayların bir çoğunu bizde okuyup anlamaya çalışmaktayız. Bu ayettede hz. Muhammede kendi ailesine ve mümin kadınlara dışarı çıkarken (dış giysileri ) alınması tavsiye edilmiştir. Peki amaç nedir bunun cevabınıda ayetin sonundan öğreniyoruz ( onların tanınmaları ve incitilmemeleri içindir.
Yine bu yüzyıldaki gibi evlerin içinde tuvalet olmadığı ve su yönünden sıkıntı yaşamaları dolayısıyla o sıcakta kokuya karşı önlem olarak evlerden uzak tuvalet ihtiyaçları olmaları bazı sıkıntıları yaratmış olup. kadınların gündelik ev giysileri yada farklı giysilerle değil dış giysileri giyilmesi istenmiştir. ayrıca hristiyan musevi ve bir çok ırkın bir arada yaşadığı o toplumda müslüman kadınların tanınmaları ve rahatsız edilmemeleri ve incitilmemeleri için ayet indiğini düşünmek zorundayız.

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 30405, bugün ise 13 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply