BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Cinsi Latifin Anlattıkları VI (Mete Tunç)

Annesi çok yaşlıymış ama ‘enerjik’miş. “İçim genç,” dermiş.
Yorum: Gençliğe doyamamanın mı, doyumsuzluğun mu, duygusal yaşlanmanın biyolojik yaşlanmaya koşut seyretmemesi mi, kimi yaşlılardaki bu hal; belki hepsi.
***
Oğlu tanınmış bir trafik eğitmeniymiş. O sıralarda, kusurun kendisinde olmadığı bir trafik kazası yapmış. Basında (herhalde yerel basında), imalı biçimde, “ileri sürüş teknikleri hocası kaza yaptı,” haberi çıkmış.
Yorum: İsmi ne kadar fazla öne çıkarsa insanın, hakkında eksik-yanlış-kasıtlı konuşulma ve haber yapılma riski o ölçüde artıyor.
***
Bir tanıdığı, İsveç’teki bir hastanede çalışan arkadaşından öğrenmiş: Sürekli anal birleşme yapan kadınlar yaşlılıklarında altlarını tutamaz hale geliyorlarmış!..
Yorum: Yok!
***
… hastaneye ‘poposuna şişe kaçırmış’ adamların geldiğini (Herhalde onları görmemiştir de duymuştur.)… anlatmıştı.
Yorum: Hiçbir şeyi abartmamak gerek. Merak ettim, şişeyi nasıl çıkarıyorlar acaba!?
***
Bir adam varmış. İkisi otel odasından içeri girer girmez ‘bizimki’ kapıyı kapatmış ve adamı duvara ‘mıhlamış’ (Onun kelimesi). Adamın maslahatı o anda tabanca olmuş (Benim kelimem).
Yorum: Nice insan bu duyguyu bilemeden öldü, ölüyor, ölecek.
***
Adam, yatağın üzerine yarım düzine kimlik dizmiş. “Sen bunlardan hangisisin,” diye sormuş. Adam birini göstermiş! Devletin ona (görevi için) tahsis ettiği filan türde bir uçak ile bir yere gideceğini söylemiş… Sanırım, o adamdan ‘öğrendiği’ bir şeyi bana söylüyor: “Dünyayı 7 kişi yönetiyor!”… (“Bunlar kim,” diye soruyorum. Bilmiyor.)
Yorum: Dünyayı 7 kişinin yönettiğini sen bile biliyorsun da, bunların kim olduklarını bilmemek seni hiç kuşkulandırmıyor mu?!..
***
…’deyken Orhan Gencebay’la, telefonda, canlı olarak röportaj yapmış. O. Gencebay çok isteksiz ve durgunmuş. Artık arada mı, yoksa başka bir gün, devam niteliğinde ikinci bir röportaj evvelinde mi ne, yayın haricinde onunla görüşmüş ve kendisine hayran olduğunu, onunla yaptığı bu röportajın mesleğinde önemli bir yer tuttuğunu, tutacağını.. söylemiş. O. Gencebay bu kez daha istekli konuşmuş.
Yorum: Akıllıca bir yaklaşım.
***
… yeni bir işe, bu kez maaşlı bir işe giriyor… Düz maaşı şu kadarmış. Ayrıca arayanları filan saat telefonda tutanlara falan miktarda ek ücret veriliyormuş. Yerler halıfleksmiş; terlik giyiliyormuş. Şu kadar çay-kahve bedavaymış. ‘Bizimki’ içlerinde en yaşlı olanıymış. Çalışanların bazıları 20 yaş civarındaymış ve malum konuda deneyimleri yokmuş, ‘terimleri’ bilmiyorlarmış, utanıyorlarmış. Onları ‘bilgilendiriyor’ ve onlara “tele …” diye takılıyormuş!..
Yorum: ‘Ar damarı çatlamış’ ve ‘kaşarlanmış’ tabirleri ona tam oturuyor.
***
Oğluna tıraşı öğretmekten bahsediyor. Babası yanında olmayınca, işin kendisine kaldığını ifade ediyor. (Sakal tıraşından bahsettiğini sanarak şaşırdım: ilkokul çocuğu.. sakal tıraşı!?.. Meğerse ‘öbür tıraş’ı kast ediyormuş. Nasılsa anladım.) Oğluna bu iş sırasında kesinlikle jilet kullanmamasını, kıl dökücü kremleri kullanmasını tavsiye etmiş…
Yorum: Ebeveynlerin öğretme-bilgilendirme konuları arasında en müşkül ve endişe verici olanı, herhalde cinsel organlar ve cinselliktir.
***
Laboratuara bir trafik polisi gelmiş. Trafikle ilgili bürokratik işlemlerde(ydi galiba), uğradığı haksızlıkları anlatıp, “neden böyle yapıyorsunuz,” diyerek adamdan hesap sormuş.
Yorum: “İyi de, niye o adamdan soruyorsun, belki işini doğru düzgün yapan bir memurdur,” (dedim.)
***

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 10451, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply