BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Kuran ve İslam I (Mete Tunç)

Soru: Müslümanların Allah’tandır saikiyle inandıkları, yaptıkları, yapmadıkları hususların ne kadarı, ne ölçüde ve ne katiyette Kuran’da mevcuttur; bir başka deyişle, vaz ve tatbik edilen İslam hangi mikyasta Kuran’a merbuttur?

Bu minvalde, hasreten bu konunun ele alındığı bir kitap bilmiyorum. Burada böyle bir çalışmada bulunabilecek bazı maddelere değineceğim.

Abdest: 5(Sure no)/6 (ayet no)’da “… yüzünüzü ve ellerinizi (dirseklerinizle beraber) yıkayın, başınızı (ıslak elle) mesh edin ve ayaklarınızı da (topuklarınızla beraber) yıkayın…” Parantezli eklemeler bir yana ağız, burun, kulaklar yok. ‘Hadis’ izahı getirilecektir. Bütün organların sayılması halinde bu yorum makul görülebilirdi.

Boy abdesti: 5/6 ve 4/43. Mükerrer (burada ayetlerin ikinci kısımları) ayetlerden ikisi… İkisinde de mealen ‘cünüp/cenabet iseniz boy/gusül abdesti alın’ cümlesi var. Yine iki ayette ‘cinsel ilişki’ iması mevcut ise de ihtilamdan (uykuda boşalma) bahis yoktur. ‘Cenabetken yemek yenmeyeceğine vs.’ ve aksi takdirde ‘günün kötü geçeceğine’ dair kayıt bulunmamaktadır. Buna rağmen, vaazlarında din adamlarının, uygulamada ise genellikle gençlerin, ‘cenabet gezmemek’e dair hassasiyetleri dikkat çekicidir. Bu durum (boy abdesti almak hassasiyeti) ihtilam halinde naif bir davranış olarak telakki edilebilir, ama zina yapanların zinaya değil buna duyarlı olmaları ilginçtir. ‘Olmazsa olmaz’ ve ‘hayat memat’ niteliğinde görülen mevcut uygulamanın ve bela vazının Kuran’da geçmemesi müminlere şaşırtıcı gelmemektedir.

Başörtüsü: 24/31. Meşhur; sayısız insanın mağdur olduğu, onun yüzünden acıların çekildiği, düşmanlıklar hasıl eden, toplumumuza kan kaybettiren, başörtücülerin başlıca (hatta tek) dayanağı olan ayet. Muğlak (türlü şekilde yorumlanabilen) ve meali bol parantezli bu ayeti iktibas etmeyi gerekli görmüyorum; iyi biliniyor zira. Saçlar, tek telin dahi görünmemesi ve görünmesinin günahı/cezası hakkında bir ibare yok. Başörtücü Müslümanlar için çok mühim/hayati olan bu hususun Kuran’da açıkça ifade edilmemesi sözkonusu insanların merakını celbetmiyor ve savundukları başörtüsü tatbikatının son yıllarda karikatürleşmesi tezlerini sorgulamaya sevketmiyor.

Tarikatlar, zikir, mezhepler, evliyalar, istihare, kabir/türbe ziyareti…: Bunların mevcudiyetine, var olacağına, meşruluğuna, faydasına dair tek ayet yoktur (‘Var’ diyenlerin serdettikleri ayet tefsirleri zorlamadır.). Müslümanlar arasında, bu çerçevedeki tartışmalar, mücadeleler, kavgalar, cinayetler ve katliamlar yokluk/olmayan şeyler üzerinde süregelmektedir.

Cinler: Cin ismi verilmiş (mebzul ayraçlı, her türlü tefsire açık, meteorların (‘kayan yıldız’) cin idikleri intibaını veren ayetleri ihtiva eden) surede ve başka surelerdeki ayetlerde geçen cinlerin ne oldukları-yaptıkları, nasıl yaşadıkları, özellikleri, nitelikleri vs. hakkında pek/hiç malumat bulunmamaktadır. Sadece insanları gördükleri/dinledikleri, mümin-kafir oldukları vs. ifade edilmektedir. İnsanlara (kadınlara) musallat olduklarına dair kayıt da yoktur. Anlatılanların muğlaklığı sebebiyle, cin diye kastedilenin, (yanlış bilmiyorsam) bilhassa 19. yüzyılın sonundan itibaren, ‘mikroplar veyahut yabancılar veyahut Yahudiler olduğunu savunan yorumlar ortaya çıkmıştır. 1400 şu kadar yıldır kendilerini meşgul eden, kafalarını karıştıran, hususen kadınları korkutan cinler hakkında Kuran’da sarih açıklamalar bir yana, belirsiz-tutarsız ifadeler bulunmasını (ve akıl-izan dışı hadisleri) Müslümanlar garipsememektedir.
12.12.2013

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 40707, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply