BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Sorunlarla Mücadelede İçsel Savaş Taktikleri

5db48d9e71add5a2050b8928fee0f353_1312632246

“Yaptığımız şeyler için pişmanlık zamanla geçer, ne var ki, yapmadığımız şeylere pişmanlığın çaresi yoktur”

Sydney J. Harris


Bir sorunla karşılaştığımızda zihnimiz o sorun üzerine gitmeye odaklanır. Ancak bu süreçte çoğu zaman, farklı çözüm yolları içinde kaybolur ve sorunun asıl çözümünden uzaklaşırız.  Düşündükçe daralan çözüm yolları ve ardından ne yapacağımızı bilememenin verdiği yorgunlukla umudumuzu yitiririz. Böyle durumlarda paylaşımda bulunmak hem rahatlamamız hem de çözüme ulaşmamız adına içsel bir ihtiyaç haline gelir.

Kişiliğimizin çok boyutlu yapısı içinde sorunlarla mücadele edecek birçok tarafımız vardır aslında. Benim de kendi geliştirdiğim bir yöntem var ki; o da kağıt üzerinde sorunları sıralayıp, gereken çözüm yollarını üretmektir. Birçok kişisel gelişim kitabında bu ve bunun gibi kişisel mücadele yöntemlerini gördüğüm için bu yöntemi sizlerle rahatlıkla paylaşabilirim. Denediğinizde sorunlara karşı karmaşık ve de çaresiz bakış açınızın değişeceğini göreceksiniz. Sorunlarınız gözünüzde boyut kazanması ile birlikte artık sıkıntınızı kağıttaki karalamalarınızda bırakıp, çözüme ulaşmak adına harekete geçeceksiniz. Bunu çok sık yapmanıza gerek olmadığı gibi, özellikle sorunların üst üste gelip, stresin doruklarına çıktığınız dönemlerinizde yapmanızı önemle tavsiye ederim. Bu uygulamanın verdiği rahatlığın temelinde iki husus vardır. Birincisi paylaşım isteğinize cevap bularak içinizi dökebilmeniz, ikincisi de sorunlarınıza karşı genel bir bakış açısı geliştirerek, sorunlarınızın hayatınızdaki küçük ve geçici olumsuzluklardan ibaret olduğunu anlamanızdır.


Çoğu zaman düştüğümüz en büyük yanılgı, sorunlara karşı gözümüze çektiğimiz at gözlükleri ile hayata bakışımızda boyut kaybına uğramamızdır. Sıkıntılı dönemlerimizde bu boyut kaybıyla yüzleşmenin bir diğer yolu da belli zamanlarda durum mahkemeleri yapmaktır. Mesela gün içinde bir otuz dakika ayırın ve sorunlarınızı enine boyuna irdeleyin. Bu süreç içinde sorunları değil onların çözümü ile ilgili ne yapabileceğinizi düşünmeye çalışın. İş ile ilgili bir olumsuzluk canınızı sıkıyor diyelim. Kafanızı yoran bu sorunla ilgili; bu çıkmaza nasıl girdiğinizi, bu durumun kariyerinizde yada hayatınızda bırakacağı olumsuz etkiyi, çevrenin bu konuyla ilgili eleştirilerini, aslında bunları hak etmediğiniz düşüncesini kafanızda yormayın. Bunun yerine , “Bu duruma geldim ama bu benim için iyi bir deneyim olacaktır, şimdi bu durumdan nasıl kurtulabilirim.”gibi düşüncelerle üretken olmaya çalışın. Bu sizi çözüme daha rahat ulaştıracaktır. Bütün bu değerlendirmeleri yapın ve otuz dakikanın ardından kendinizi sorundan ve stresten sıyırarak aldığınız kararları hayata geçirmeye gayret gösterin. Bu değerlendirmeyi yapmanız sizi gün boyunca kısır bir döngüde düşünmekten alıkoyacaktır. Aslında dalgın ve düşünceli olduğumuz bu dönemlerde sorunları o kadar dar bir bakış açısı ile ele alırız ki düşündüklerimiz aslında aynı şeylerdir. Fikir üretmek yerine, duyduğumuz kaygılar ve endişelerle yüzleşiriz. Gerçekleştirdiğiniz bu olay mahkemesiyle amaç, sorunların enine boyuna değerlendirmesini yapıp neler yapabileceğiniz konusunda mücadeleci tarafınızı uyandırmanızdır. Böylece de sorunları gününüzün tamamına yaymış olmazsınız.


Kişisel gelişim ve de psikoloji üzerine yazılıp çizilmeyen kitap, üzerinde durulmayan konu neredeyse  kalmadı diyebiliriz. Benim yaptığımsa beklide hepinizin bildiği birçok konuda sizleri harekete geçirecek motivasyonu sağlamaktır. Bazen kendimizi yenilemek ve harekete geçmek adına bir destek ararız. Bu bazen bir arkadaşımızın bize verdiği destek ve rehberlik olabileceği gibi bazen de okuduğumuz bir kitap olabilir. Bu yazıda ise her ikisini de sunmak istedim sizlere; bir dost sıcaklığında size destek olmak ve huzura giden yolda rehberlik etmek. Yaptığım bu tavsiyeleri bir dost tavsiyesi olarak hayatınıza geçirmeye çalışın. Değişimin ve yenilenmenin kaynağını kendinizde bulacağınızdan kuşkunuz olmasın. Biliyorum! Çünkü ben de aynısını yaşıyor ve aynı yolla kendimi tekrardan keşfediyorum.

ÖMER FATİH HOŞ

[email protected]

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 29392, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply