BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Sizi siz yapan değerlerinizi korumak varlığınızın gereğidir!

kendin-ol-mutlu-ol2

“Ne zaman insanlar benimle aynı fikirde olsa, hatalı olduğumu düşünürüm.”

Oscar Wilde

Bireylerin karakterleri ve yetiştiriliş tarzları kişiliklerini belirler. Bireyler asındaki kişilik farkları, toplumun zengin yapısı içinde önemli bir değerdir. Dünyaya karşı farklı bakan gözlerin her biri ayrı bir güzelliği yakalayabilir ve insanlığa sunabilir.

Her birimizin bu hayat içerisinde bir amacı vardır ve bizler o amaca hizmet edecek şekilde donanımlara sahibiz.  Önemli olan kendimizi, yeteneklerimiz açısından keşfederek bunları hayata geçirmemizdir. O zaman hayat denilen sahnede rolümüzü daha anlamlı kılabiliriz. Farklılığı ile dikkat çeken insanlar her zaman toplumda kolay hazmedilmez. Ama demek değildir ki farklılık, insanı itici ve toplum dışı kılar. Eğer farklıysanız bilin ki herkesten daha özelsiniz. Kimimiz bu özelliklerini keşfederek hayatına aksettirebilmiştir, kimimiz ise toplumun genel yargıları içinde bu özellik ve yeteneklerimizi köreltmişizdir.

Çoğu zaman kendimizle olan kıyaslamalarımızı dış çevre belirler. En basitinden aldığınız bir arabanın çevrenizde gördüklerinizden daha pahalı ve güzel olmasını istersiniz. Toplumdaki gelir dengeleri bu yarışın önüne zorluklar çıkarsa da kimse bu yarıştan geri kalmak istemez. Zamanla maddi isteklerin öncelik kazandığı bu hayatlar insanı mutsuzluğa iter. Çünkü asıl ihtiyacımız olan değerlerimizden uzaklaşırken maddi değerlerin tatmin olmaz hazzıyla içsel bir açlığa sürükleniriz. Bu açlıkta huzuru ve mutluluğu elde etmeye yönelik arayışlarımızdır. Oysa bizi anlamlı ve özel kılan ruhumuzu donatan değerlerdir. Bunlar sevgi, saygı, güven ve dürüstlük diye adlandıracağımız insani miraslar ve zenginliklerdir. Bizi biz yapan da, bu değerlere ne derece sahip olduğumuz ve tavrımızla ortaya koyabildiğimizdir.

Bazen sevdiğimiz insanlar bizim adımıza en doğrusunu isterken ne düşündüğümüzü kestiremeyebilirler. Hayatımıza karşı bu muhalefet, daha okul yıllarında başlar. Ailemiz kısa yoldan meslek hayatına atılmanız gerekçesi ile beklentilerini önümüze, dahası hayallerimizin önüne koyar. Bunu öyle arzularlar ki kendi isteklerimizi puslu hayallerin ardında bırakırız. Eğer biz, insanların beklentilerine cevap vermek adına hayallerimizden vazgeçersek, o zaman eksik taraflarımızla yüzleşir kendimizi ait olmadığımız bir yaşantı içinde buluruz. Çünkü bizin zenginliğimizi hayallerimiz ortaya çıkarabilir. Kararlılıkla, düşlerimizi canlı kılan hayallerimizin peşinden gidersek, mutlu olacağımız bir yaşamın kapısını aralarız.  Bırakın hayatta rotanızı yetenekleriniz ve onların ışık tuttuğu hayalleriniz belirlesin. Doğru olan kapıya çıkacak tek yol kendi içinizdeki sesin komutlarından geçer. O yolu bulun ve önünüze çıkan taşları toplamaktan da çekinmeyin. Topladığınız taşlarla da öyle duvarlar örün ki mücadeleci ruhunuza karşı koyacak umutsuzluk karşınıza çıkamasın.

Picasso’nun herhangi bir resmine baktığımızda onun kimliğini yansıtan tonları ve fırça vuruşlarını görürüz. Çünkü sanatçı, eserine kişiliğini ve tarzını ilmek ilmek işlemiştir. Böylece o sadece ressam olmaktan çıkmış, eserleri ile ölümsüzlüğü yakalamıştır. Herkes hayatta bir çizgi yakalamaya ve ünlenmeye istek duyar. Başarılı işler yapmak için üne, hatta insanların takdirine bile ihtiyacınız olmasın. Yaptığınız her işin altına imzanızı atacak şeklide özgün olun. Toplumun etik ve ahlaki kimliğini zedelemeden kendi doğrularınızla yaşayın. Yaptığınız her şeyi önce kendiniz için yapın. Farklılıklarınızın yaratıcının size sunduğu bir lütuf olduğunu bilin. Kalıplaşmış fikirlerden ve sıradanlıklardan sıyrılarak, hayata bakışınıza farlı bir boyut kazandırabilirsiniz. Bu özerkleşme,  hayatta kendinizi bulmanızı sağlar. Dolayısıyla da kendinize olan saygınızı kazanmış olursunuz.

İnsanlarda yetenek olgusu sonradan kazanılan bir değer değildir. Sonradan edinilen kazanımlar becerilerdir. Bu iki kavram ince bir çizgi ile birbirinden ayrılır.  Öyle ki yetenek insanın yaratılışı ile ruhuna işlenen bir motiftir. Yetenekleriniz içinizde keşfedilmeyi beklerken, becerileriniz de deneyim ve uğraşlarınız ile kişiliğinize renk katacaktır. Bu değerlerinizi hayat felsefenizle yoğurup ödün vermedikten sonra güçlü bir kişilik ile hayat karşı duruşunuz daha sağlam olacaktır. Unutmayın yeryüzünde bir başka siz daha yoktur!

ÖMER FATİH HOŞ

[email protected]

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 23842, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

2 Comments

  1. okuyucu diyor ki:

    insan ateistte olsa doğmasız olamıyor arkadaş! “Her birimizin bu hayat içerisinde bir amacı vardır ve bizler o amaca hizmet edecek şekilde donanımlara sahibiz.” bunu hangi kutsal felsefecei yumurtladı acaba!

  2. Ömer Fatih Hoş diyor ki:

    Yazının sadece belirli bir yeri alıntı yapıldığında farklı yorumlamalarla değerlendirilebilir. Ancak bütüne baktığınız zaman sadece inancın yada bir inanca göre ortaya koyulan yaradılış mitinin taşıdığı değerlerden bahsedilmiyor. Ressam olmak isteyen bir çocuğun bu konuda taşıdığı yetenek onun yaşama amacını belirleyen bir donedir örneğin. Müzik kulağı olan birinin de müzisyen olmayı istemesi gibi. Kısaca insanlar kendilerini tanıyıp kendi istedikleri doğrultuda bir yaşam biçimi için çabalarlar. Donanımlarımız sahip olduklarımız ilgi alanımızı, ilgi alanımız da bizim yaşama, geçinme, kendini ifade etme aracımız olabilmektedir.

Leave a Reply