BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Hayalistan Gözlemlerim (Mete Tunç)

Geçen hafta Hayalistan’a geziye gittim…

(Aranot. Dönüşte, havaalanında beklerken rastladığım, uçakta yan yana koltuklarda oturduğumuz, uçaktan çok korkan, hımbıl, sinameki adamın korkusunu nasıl artırdığımın, krize soktuğumun, benden şikayetinin.. hikayesini bir başka yazıda anlatacağım.)

Beş günlük ziyaretimde bu ülkenin başkanını, halkını, siyasilerini ve bulunduğum şehrini müşahede ettim; sorup araştırıp haklarında bilgiler edindim.

Başkanları ekonomi doktoru, yerli-yabancı iktisat dergilerinde makaleler yazıyor; lakin ünvanını bunlar dışında kullanmıyor. Mütevazi başkanlık konutunu sadece çalışma ofisi, toplantılar ve ziyaretler için istimal ediyor. Konuta yakın bir apartman dairesinde kirada. İşine bisikletle veya yürüyerek gidiyor. Eşi öğretmen; uzak bir semtteki okuluna iki vesaitle, bir saatte ulaşıyor. Üç çocuğu var: ikisi, kimsenin tavassutuna ihtiyaç duymadan işe girmiş ve ortalama bir maaşla çalışıyorlar; diğeri, gemi mühendisliğinde okuyan parlak, mucit bir öğrenci. Başkanın halk, iktidar ve muhalefet partileri nezdinde saygınlığı fevkalade. Çok az, ama irticalen, yüksek belagatle konuşuyor. Halka ümit, sevgi, adalet ve bilgi-bilim duygusu, iştiyakı, temayülü yayıyor. Bu sebeplerle her konuşması, ki sadece bir devlet kanalında yayınlanıyor, bütün kesimlerce ilgiyle dinleniyor. İkinci dönem başkan olması doğrultusunda yoğun kampanyaya rağmen aday olmamak hususunda kararlı.

Hayalistan’ın en kalabalık şehrindeyim. Mimariye hayran kaldım: özgün, yaratıcı, bedii. Yeşiline, düzenli akan trafiğine, temizliğine, gürültü kirliliği olmamasına da. İnsanlar nazik, anlayışlı, fedakar, çalışkan; birbirlerine güveniyorlar… Ülkede terör, cinayet, hatta kaza vaki değil; insanlar yalnızca hastalıktan ve yaşlılıktan ölüyorlar. Rehbere, “bütün bunları nasıl başardınız, başarıyorsunuz” diye sordum. Halkını methetmek istemedi galiba; “bu bir muamma” cevabını verdi mütebessim bir tavırla.

Siyasette ve yönetimde; yolsuzluk, görevi kötüye kullanma, nepotizm (akraba kayırmacılığı), müstebitlik, vatan hainliği gibi şeyler bilinmiyor. Böyle kelimelerin-kavramların dillerinde karşılıkları yok. Yabancı dillerden, olduğu gibi almışlar. İktidar ve muhalefet arasındaki tartışmalar, yalnızca projeler, estetik vesair minvalinde. Rehbere siyasi, tarihi ve kültürel mecrada; uydurma metinler, ünlü kişilere atfedilen sözler, montaj resimler, küfürlü kelamlar, tezvirat, iftiralar olup olmadığını sual ettim. Sorumu anlamadı!

Beş dakikalık muhayyilemin ahirinde cennet vatanıma, nezih şehrime, mübarek insanlarıma kavuştum, çok şükür!

(18.04.2016)

Not. ‘Ünvan’ ve ‘mütevazi’ kelimelerini bizzat/bilerek bu imlalarla yazdım.

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 41451, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply