BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

‘Şortluya Tekme’ Üzerinden İki Taraflı Analiz (Mete Tunç)

Adam, otobüste, şortlu genç kadına, bilakelam ve bilamükaleme tekme ile saldırdı. (Eylül 2016)

Kadın masum ve mağdurdur. Adam ise mütecaviz ve mücrim; dolayısıyla, suça mebni en ağır kanun maddesine göre, en kısa zamanda cezalandırılmalıdır.

Burada, vaka üzerinden ülkemizdeki gelenekçi ve modernist anlayışın(1) psikolojisini ve zihniyetini kısaca tahlil edeceğiz.

Gelenekçi bir çevrede yetişmiş insanlar (erkekler), ‘karı-kız peşinde koşanlar’dan münzevi, Yunus’ça bir hayat yaşayanlara, karınca bile ezmekten imtina edenlerden silahsız insanları katledenlere.. geniş bir skalada bulunurlar. Tekmeci adam, çok kuvvetle muhtemel ibadetlere hassas biri değildir (Bu, o nevi fiilleri işleyen her saldırganın öyle olduğu anlamına gelmez.); saldırganlığı cinsi dürtüler ve açlık kaynaklıdır (‘Doyan-doymuş’ bir erkek, velev çırılçıplak, hatta hüsn ilahesi olsun, kadınlara şehvetle bakmaz (Sıradışı, hastalık derecesinde cinsi kuvveti yoksa!). Ama eylemini imana-ahlaka dayandırarak ahmaklığını ve sahtekarlığını afişe eder.

Siyasetçi dinbazlar, bunlarla besleşen gelenekçi kesim ve onların (halkı uyutan, kandıran, her türlü geriliğimizin başlıca müsebbipleri) imamları; ahlakı giyime (kadın), tavra (kadın) ve cinselliğe (daha ziyade kadın) teksif ederler. Buna karşılık, tesettürlü ‘ahlaksızlık’ ve ‘ahlaksızlar’ gündeme getirildiğinde, tabiatları gereği tevil (burada ‘kıvırma’ anlamında) yoluna girerler. Oysa, akli (Kuran’daki, kalpte olduğu vaz edilen ‘akıl’ın zarf hali değil(!) mentally manasında.) ve ilmi (bilimlik) usul; kızı-oğlanı, genç kızı-delikanlıyı, kadını-erkeği evvela kardeşlikte ve bilumum üretimde buluşturacak bir zihniyet; giyim mukallitliğini öne çıkartıp milli (ama sanatlı, zarif, dünyaca gıpta edilecek) bir kıyafet; bazı cinsilatifin (gerçekten, birçok modernistin bile itiraz ettiği) ölçüyü aşan giyim tarzını neden tercih ettiklerinin psikolojisini, sosyolojisini irdeleyecek cehdiyet ortaya koymaktır.

Böyle yapsalar saygı, itibar görürler. Kendini vücuduyla ifade etmeyi planlayanlar bir daha düşünür, ifadeye tevessülleri haline büyük ekseriyetçe tezyif edilirler. Lakin sözü edilen usulün icrası mümkün değildir. O çaba, ufuk, anlayış mezkur kesimde yoktur. Bildiklerini sandıkları yolda, gittiklerini sanırlar. Fakat yüzyıllardır biteviye toslarlar. Hiç ders ve bir adım yol almazlar. Aynı terane, ezber her nesil sürer.

Modernistler ise ‘çağdaşlık, laiklik, uygarlık’ iddiasındadır. Kastettikleri batı çağdaşlığı, laikliği ve uygarlığıdır. Onlara hiçbir şey katmadan zevahiri kopya ederler. Zevahir; kıyafet ve yaşama biçimidir. Bilim ve sanat, okumak ve araştırmak, hür düşünce ve insan hakları.. ilgi ve uğraş alanları dışındadır. Özgürlüğü sadece ‘askılı, şort, mini etek’ giyme ile içki içme kapsamında mülahaza ederler. Çoğunun dayanağı Atatürk’tür. Atatürk’ün aşırı makyaja, açık kıyafetlere, fütursuz davranışlara karşı olduğunu bilmezler.

Kadınların ne giyeceğine, nasıl giyineceğine yine kadınlar karar verir, vermelidir. Yalnız, lütfen kıyafetlerinde milli/yerli unsurlar olsun ve kendilerini en evvel nitelikleriyle, meslekleriyle, faaliyetleriyle, yarattıklarıyla göstersinler, beğendirsinler. Ve, kimi genç ve olgun yaştaki kadınların frapan, dekolte, ‘seksi’ kıyafet giymelerinin ardındaki hisleri, psikolojiyi, beklentileri, kültürü eli kalem tutan kadınlar yazsın.

(1) Bu sınıflandırma her zaman problemlidir, eksik kalmaktadır (Geçişkenlikler sözkonusudur, arayüzler vardır vs.). Maalesef (Kelimenin kullanılma amacı yazıda mündemiçtir.) tesettür üzerinden bir sınıflandırma makuldür, kabaca şöyle yapılabilir: Gelenekçiler: Başörtülü (türbanlı) kadınlar, başörtüsünü namusun nişanesi gören erkekler, bu manadaki tesettürü saygıdeğer bulan erkekler ve kadınlar. Modernistler: Kamilen batılı (batı kaynaklı) ve dekoltesi derece derece elbiseler giyen kadınlar; türbana-türbanlıya soğuk, onu-onları çağdışı telakki eden kadınlar ve erkekler.

Not. Cehdiyet sözlükte yok; kafiyeyi tutturmak için ben uydurdum! Besleşen’i de keza; ‘birbirini besleyen’ manasında istimal ettim. Umarım dil kusuru işlemiyorumdur.

(02.10.2016)

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 37809, bugün ise 4 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply