BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Muhammed, sözlerini neden yazdırmadı? (Mete Tunç)

Bir “sahih” hadiste, Muhammed’in kendi sözlerinin yazılmasını istemediği, zira bunların Kuran ayetleri ile karıştırılmasından endişe ettiği söylenir.

 

Kuran’da, müşriklere ve ehli kitaba meydan okunarak, bir surenin/ayetin benzerini hepsi toplansa yazamayacağı vurgulanır.

 

Yukarıdaki iki veriden (İlkinin doğru olduğunu kabul ediyoruz!) şunları çıkarabiliriz:

 

– Sahabiler peygamberin (bir insanın) sözlerini “Allah”ın sözlerinden ayırt edemeyecek kadar bilgisizdir!

 

– Peygamber de olsa, bir insanın sözleri “Allah”ın sözlerine benzeyebilir! Kuran, ondaki ayetler, insan sözleriyle karıştırılmayacak kadar aşkın değildir!

 

– Muhammed, sözlerini kaydettirmeyerek yüzyıllar boyunca Müslümanların aldatılmasına yol açmış ve vizyonu bulunmadığını göstermiştir.

 

vKuran ayetlerinin/surelerinin benzerlerinin insanlar tarafından yazılamayacağını sadece “Allah” tespit edebilir!

 

Çıkarımlar artırılabilir; fakat yukarıdakiler bile abestir. Çünkü önermelerin birincisi uydurmadır; zira, “Allah’tan gelen” sözleri kitap haline getirmeyi düşündüğü çok kuşkulu bir insanın, kendi sözleri için bunları söylemesi imkansızdır. Ayrıca, “Allah’ın sözü-benim sözüm” gibi bir ayrımı aklından geçirmediği, keza döneminin insanlarının da böyle bir meseleleri olmadığı açıktır!

 

Dolayısıyla “Muhammed, sözlerini neden yazdırmadı?” sorusu yanlış bir sorudur!

 

Not1. Hadislerin Muhammed’in ölümünden yüzlerce sene sonra yazılmaya başlandığına herhalde herkes ittifak eder. Hadisler okunduğunda, kaynağa, ilk anlatana, o sözü ilk duyana ulaşana dek birçok nesil geçtiği görülür: Dıdının dıdısının dıdısının dıdısı!..

Artık Kuran, Mushaf olduğuna, böylece karıştırılma ihtimali ortadan kalktığına göre hadisleri neden ilk nesil yazmamıştır? Birbiriyle ilişkili birkaç neden sıralayalım: 1. Yazma, kayıt bırakma geleneği o dönem Arap kültüründe bulunmuyordu. 2. İhtiyaç hissedilmemişti. 3. Kuran’ın kitap haline getirilmesi gibi hadis üretmek de, kaleme alınmaya başlandığı dönemlerde bir meşruiyet gerekçesiydi. 4. (Ve akademik görüşe göre:) Ulemanın Kuran’dan hüküm çıkarabilmek için Muhammed’in ne dediğine (de) bakması gerekiyordu.

 

Not2. Benzer durum Hıristiyanlığın oluşumunda da geçerlidir: Gospellerin üçü havari isimlerini taşısa da, artık, bunları yazanların havariler olmadığı (herhalde/genelde) kabul edilmektedir Hıristiyan çevrelerce. Havarilerin hiçbir yazısı günümüze ulaşmamıştır, nedense?!

Dinin, ancak birkaç nesil sonra kitaplaştığına ve sistemleştiğine/kurumlaştığına dair iki somut (tarihsel süreci belirli) örnektir Hıristiyanlık ve Müslümanlık.

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 9788, bugün ise 4 kez görüntülenmiştir.

11 Comments

  1. Onur diyor ki:

    Dine inanma meselesinde tek bir önemli soru var, bunun cevabı çok önemli. O da şu: Tarihte, Hz. Muhammed diye biri yaşamış mıdır yaşamamış mıdır? Bu çok önemli bir soru. Eğer yaşamadıysa, kâfirler haklıdır. Ama eğer yaşadıysa, ki bu tarihi bir gerçek, o zaman inananlar haklıdır. Yani Allah da ahiret de cennet de cehennem de vardır.
    Şimdi ikinci adıma gelelim: Hz. Muhammed diye birisi yaşadıysa ikinci önemli soruyu soralım: Hz. Muhammed, Kur’an’ı uydurmuş mudur uydurmamış mıdır? Eğer uydurdu ise kâfirler haklıdır. Uydurmadı ise, inananlar haklıdır.

    Şimdi bu iki sorudan sonra bir sentez yapalım ve devam edelim: Eğer Hz. Muhammed, Kur’an’ı uydurdu ise, o, yalancı peygamberdir. Bu mantıkla tüm diğerleri de: Hz. İsa, Musa, Nuh vs.

    O zaman kâfirler, inançsızlar şu sorunun cevabını versinler: Onların iddialarına göre peygamberler yalancıdır. Yani makam ve itibar elde etmek, etraflarında insan toplamak vs. gibi dünyevi sebeplerle bir din uydurmuşlardır.

    O zaman, soru 1: 1400 yıldır neden peygamber gelmiyor? Çünkü eğer peygamberlik, Allah ve vahiy işi değil de insan işi uydurma bir şeyse neden 1400 yıldır peygamber gelmiyor?
    2. Neden peygamber iddiasıyla ortaya çıkan insanlar deli diye akıl hastanesine kapatılıyor da Hz. Muhammed vs. gibi yeni bir din kuramıyor veya etrafına çok büyük kitleleri toplayamıyor?

    3. Allah’ın bir akıllısı Hz. Muhammed veya Hz. İsa veya Musa mıydı da 1400 yıldır şimdiye kadar hiç peygamber gelmiyor? Bir Mevlana 25 bin beyitlik eser yazmış da neden bu ve benzeri insanlar din kurmamış? İnsanlığın içinden her tarihte romancılar, şairler, yazarlar, bilim adamları, filozoflar çıkmış da, mademki peygamberlik de insan işi bir şeyse neden 1400 yıldır peygamber gel-mi-yor???!!! Kâfirler bunu bir açıklasın, çünkü Hz. Muhammed ya yaşadı ya yaşamadı. Yaşadıysa ya yalancı ya da sonuna kadar doğru söylüyordu.
    Kur’an’ı Hz. Muhammed kendi yazdıysa neden hadislerini de Kur’an’a koymadı da Kur’an’dan ayrı bir hadis külliyatı oluştu? Kâfirlerin iddiasıyla yalancıysa buradaki soruların makul cevapları nedir?

    Cevap çok açık: O kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, onu, öz oğullarını tanıdıkları gibi tanıyıp bilirler. Ama öz benliklerini hüsrana uğratan bunlar, iman etmezler. En’am suresi 20. ayet

  2. Mete Tunç diyor ki:

    “Kuran’da konuşan kimdir” bölümüne gönderdiğiniz yazıyı buraya da kopyalamışsınız @onur! Ve herhalde yukarıdaki yazıyı hiç okumamışsınız ki 3. sorunun son bölümünü silmemişsiniz!

  3. Onur diyor ki:

    (Yukarıdaki yazıyı daha sonra okudum, evet. Asıl amacım bu soruları bir şekilde siteye girmekti.)

  4. meraklı diyor ki:

    Yazıdaki en doğru cümle şu:
    “Dolayısıyla “Muhammed, sözlerini neden yazdırmadı?” sorusu yanlış bir sorudur!”

    Aslında bu sadece yanlış değil gereksiz de bir soru. Hz. Muhammed in kendi sözlerini kitap haline getirtip sonraki nesillere bırakmak gibi bir hevesi neden olsundu ki? Bunun mantıklı hiç bir açıklaması yok. Zaten aracılığıyla Kuran insanlara bildirilmişti.

    Hadislerin ilk nesillerde yazılmaması da normal. Çünkü ilk dönem sahabileri kendilerine öğretilen dini en doğru şekilde yaşayan insanlardı. Yalın ve sade. Ne zaman ki insanlar kendilerine aktarılanlardan farklı belki de yanlış anlamlar çıkartmaya başladılar, bunların doğrusu ne idi diye destekleyici kanıtlar aranmaya başlandı.

    hristiyanlığın da çok farklı olduğunu sanmıyorum. hristiyanlığın şansızlığı incil in Hz. İsa dan çok daha sonra yazılmış olması. En doğrusunu bilen nesillerin incil yazıya döküldüğünde hayattan geçip gitmiş olması. O yüzden islam incilin hak olduğunu kabul eder ama tahrifata uğradığını düşünür ya.

    yazı güzeldi. doğru veya yanlış olması önemli değil; insanı düşünmeye sevkediyor.

  5. Mete Tunç diyor ki:

    Cevaplarınız, (yine) başka sorular doğuruyor &meraklı. Ve, resmi islam tarihinin vazettiklerinden uygun olanını (ki onların kanıtı, ikna ediciliği yoktur) kabul, olmayanını ret ediyorsunuz!

  6. Eren TUNÇ diyor ki:

    mete bi düşün eğer söylediklerin doğru olsa15.000 -35.000 insana değil en az 1,5 2 milyon insan inanırdı.düşüncelerinizn doğru olmadığı düşüncelerinizi kabul eden insan sayısından belli zaten kendini fazla yormana parçalamana gerek yok herşey ortada :D

  7. Eren TUNÇ diyor ki:

    ortaya atttığınız evrim yalanına en büyük savunularından biri olan richard dawkins bile bir tane somut örnek verememktedi.Ve sana şunu soruyorum eğer HZ.Muhammed(haşa) gerçek bir paygamber değilse okuma yazma bilmemesine rağmen 2 milyon kişiyi etkiliyorde,karl marx veya darwin o kadar bilmsel çalışma yapmalrına rağmen 50.000 kişiyi bile zor etkiliyor.eğer bir cevabın varsa bekliyorum…

  8. Mete Tunç diyor ki:

    Sn. Eren TUNÇ, çokluk her zaman veya genellikle doğruya işaret etmez. Üstelik başka pek çok örnek tezinizi yalanlamaktadır… Saniyen, belirttiğiniz sayılar, milyon-bin sayılarında problem olması bir yana, oran olarak ele alırsak bile bilinenleri yansıtmıyor… Nihayet, R. Dawkins’in neye somut örnek veremediğini anlayamadım. “Evrim yalanı”? Evrim teorisini sorgulayacak biyoloji bilgim yok; ve keza”zındık” olmamda onun hiç bir rolü yoktur; sebep bizatihi “kutsal” kitaplardır!..

  9. ibrahim diyor ki:

    Eren TUNÇ maden sayılarla aranız bu kadar iyi o halde neden hristiyan değilsiniz. Zira isadan beri gelmiş isevi sayısı ve yer yüzünde hem sayıca hem ürettiğin bilimsel bilgi ile hristiyan sayısı müslümanlardan çok daha fazladır. Madem sayısı fazla olan doğru söylüyor o halde hristiyanlar daha doğru olanı söylüyor müslümanlarınki yanlış demlisiniz. Muhammed de geldiğinde yeryüzünde herkes onun söylediğinden başka bir şey söylüyordu. O zaman o da hatalıydı demelisiniz. Ezcümle bir yanlışa milyonlarca kişinin inanması o yanlışın doğru olduğunu göstermez. Milyonlarda alman kendi ırklarının diğerlerinden üstün olduğuna inandırılmıştı. Peki doğru bir bilgi miydi bu? Bir zamanlar dünyanın yuvarlak olduğuna da milyonlarca insan inanıyordu.

  10. ibrahim diyor ki:

    Üstteki yorumumda bir harf eksik olmuş.Doğrusu şöyle ” Bir zamanlar dünyanın yuvarlak olduğuna da milyonlarca insan inanmıyordu”.

  11. Hatice diyor ki:

    Peygamberinin hayatta olduğu sürede yazıya geçirilmesine razı olmadığı, zira kendisi öldükten yüzyıllar sonra kaleme alınmış bir kitabın nasıl olup ta bu denli yüceltilebildiğini, kesinliğine güven duyulamayacağının anlaşılmamasını aklım almıyor…
    Tarihi sosyolojiden, sosyolojiyi psikolojiden, psikolojiyi biyolojiden bağımsız düşünürseniz, yanılırsınız…

Leave a Reply