BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Felsefi Monologlar – 2

Üstad bana iki Avrupa var demesinde, ne kadarda haklılık payı varmış. Evet, birinci Avrupa, vahyi ilahi kaynağından yani tanrı bilgisinden ve aşkından uzaklaşan ateist, materyalist, deist, panteist, nihilist, hedonist ve egoist menfi felsefi, sanat akımlarını savunan filozofları, sanatkârlarıydı. Diğeri ise, ikinci Avrupa, vahyi ilahi kaynağından yani tanrı bilgisinden ve aşkından asla kopmayan teolist, mistist, etik, tradionalist felsefi, sanat akımlarını savunan filozofları ve sanatkârlarıydı. Ancak yaşadığım bu yüzyılda maalesef Avrupa’nın genelinde hâkim olan felsefi görüş negatif olanıydı. Hızla Avrupa kıtasına yayılmaktaydı. Diğer tanrı görüşlü köktendinci felsefeler çağdışı sayılarak akademik platformlarda dahi yer alamamaktaydı. Romantik düşünürlerden Goethe pek hoşuma gidiyor. Onun tarzını ve edebi üslubunu çok takdir ederim. Yine onun gibi birçok romantiklerin düşünceleri hoşuma gidiyor. Goethe nin bir sözü ilgimi çekmişti. Bir yazısında şöyle sesleniyordu büyük edip; insan tabiattan ve tanrıdan uzaklaştıkça büyük acılara düşüyor. Bu tesbit doğrudur. Bunun aksini düşünmek yanlış olur. Batı emperyalizmi politikaları illüminati felsefeleri ile başlangıçta haz almaya çabaladı. Bunun romantik olacağını düşündüler. Ama olmadı tarifsiz acılara düştüler. İlluminati (aydınlanma) nın zirvesinde kurdukları yenidünya düzeninde romantizm, pietizm, Kantcı deizm ve Epikuroscu hedonizm ile haz almak ve mutlu olmak istediler. Ancak Rönesansın çocukları her türlü kalkınmayı gerçekleştirmiş olmalarına rağmen mutluluğu bir türlü bulamadı, haz aldığını zannetti acı çekti. Giovanni Boccaccio’nun Daccamento eserinden etilenip yorum yapan William Law böyle ifade ediyordu rönesansı. Reformun evlatları, geleneklerin ve teolojinin tabularını kırıp çılgınca hedonizm çağının hazlarını almaya çalışırken humanizm’in çıkmaz sokaklarında mutsuz oldu. Torunları ise dedelerinin felsefelerini, inkâr edip kendi elleri ile ekip büyüttükleri deizm, panteizm, materyalizm ve ateizm karanlığında boğularak acı çekiyordu. Bir süre sonra o nesillerden tanrı öldü diyen hüsran nesiller çıktı. Goethe batının bu sancısını önceden görebilmiş ender şahsiyetlerinden birisidir. İnsanlığın gerçek mutluluğu ancak dünyadaki bütün milletlerin, medeniyetlerin dostluk ve barış içinde ortaklaşa yaşanabilinecek bir evrensel insanık projesidir. Nasıl olurda Avrupalı aydınlar, batıya mahsus estetik ve etik görüşlerini, evrensel bir anlayış gibi tüm dünya kültürlerine zorla dayatabilirler ve bunu bu kadar iştahla arzulayabilirler? Bu hiçte göründüğü gibi masum ve medeni bir durum değildi. Bu büsbütün ideolojik bir dayatma ve ayartma, başka bir şey değildi. Esas üzüntü verici olan ise bazı filozofların ve sanatçıların bunlara alet olmalarıdır. Bir de bunları Avrupa’nın siyasi ve aydınlanma felsefelerine dâhil etmek büsbütün alçakça ikiyüzlülük ve decadent( canavarvari) bir çılgınlık olsa gerek. Ancak sofistini ve İslam filozofları hiçbir zaman kendi akıl ve iradelerini deistler, agnostikler gibi yani Descartes, Leibniz, Berkeley, Hume, Bacon ve Kant gibi ilahlaştırmamışlardı. Bu yüzden de İslam ve sofistini filozoflar 18, 19. yüzyıl Avrupa filozoflarına göre asla kıyaslanamaz. Onların Tanrı ile asla kavgaları olmamıştı, her yönleri ile erdem, sevda, bilge adamlarıdı. Ancak son Avrupa filozoflarının çoğu Tanrı ile öyle veya böyle kavgaya tutuşmuştu, ya tanrısız, maddeci, çıkarcı, putperest, ikiyüzlü bir halde tanrı bilgisinden ve sevgisinden kopmuşlardı. Böylece insanlıklarından çıkmışlardı. Ancak felsefenin genel tanımına baktığımızda tanrısızlık, maddecilik ve ikiyüzlülük düşüncesini ait bir kayıta rastlamıyoruz. Felsefe tanrısızlık, inançsızlık ve maddecilik düşüncesi değil aksine tam zıddı olan tanrısal, kutsal ve ruhsal bir düşüncedir. Philosophie kutsal, saf olanı düşünmektir. Tanrıyı ve onun tinsel gücünü düşünmek, tanımak, bilmek ve sevebilmek sanatıdır. Felsefe aşkınsal ve içsel bir düşünce tarzıdır.

AŞK SEYYAHI……….

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 3550, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply