BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Dünya’nın Yaratılışı (Yeryüzü ve Gökyüzünün Düzenlenmesi)

Yazar: Mesut Bigalıoğlu

Dünya’nın tüm yüzeyi sularla kaplıydı. Dünya’nın iç kısımları çok sıcaktı. Milyonlarca yıl süren volkanik faaliyetler ve Dünya yüzeyindeki suyun bir miktar buharlaşması sonucu ilkel bir atmosferi oluştu. Bugün okyanus olarak adlandırdığımız suyun üzerinde yer yer volkanik adacıklar oluşmuştu. Yoğun toz bulutlarının olduğu ve daha çok zehirli gazların hakim olduğu gri renkte bir atmosfere sahipti. Gökyüzü şimdiki gibi masmavi değil kapkara bulutların olduğu açık gri bir görüntüye sahipti.

Okyanus yüzeyinde herhangi bir canlının yaşama olanağı yoktu. Ancak, okyanus içerisinde ilk canlılar oluşmaya başlamıştı. Tanrı,canlılığın oluşumu için kararını vermişti. İlk canlılar fiziksel olarak oldukça dayanıklıydılar. Su altında bütün ihtiyaçlarını karşılıyorlardı. Atmosfere bağımlı değillerdi. Canlılık su sayesinde dış ortamdan izole ediliyordu.

Aradan uzunca bir zaman geçti. Volkanik faaliyetler yavaşladı. Dünya’nın dış kabuğunun alt kısımları biraz daha soğudu. Dış kabuk biraz daha kalınlaştı. Okyanus yüzeyindeki volkanik adacıkların sayısı biraz daha arttı. Bazı adacıklardaki volkanik faaliyetler sonlandı. Atmosferin ısısı düşmeye başladı. Okyanus üzerinde dondurucu bir soğuk hakim oldu. Bu sırada Dünya çekirdeğindeki sıvı maddenin biraz daha azalması sonucu Dünya’nın manyetik alanı bir miktar azaldı. Bu da Dünya’nın bir miktar daha Güneş’e yaklaşmasına ve Ay’ın da Dünya’ya yaklaşmasına neden oldu. Dünya yüzeyi tekrar ısınmaya başladı.

Ancak Güneş’in neden olduğu bu harici ısınma okyanusların ve atmosferin bir kısmının buharlaşarak uzaya kaçmasına neden oldu. Gökyüzündeki kara bulutlar yok olmaya, gökyüzünün rengi açık griden açık maviye dönmeye başladı. Bu arada Ay’ın neden olduğu dev dalgalar tüm okyanus yüzeyine hakim oldu.

Bütün bu yaşanılanlar ilk su altı canlıların yok olmasına neden oldu. Yeni şartlara uygun olarak yaratılmamışlardı. Ancak yok olan canlıların yerlerini yenileri aldı. Hem de çok daha fazla çeşitlenerek. Okyanusların bir miktar buharlaşması sonucu Dünya’nın dış kabuğunun yüksek kısımları su üstüne çıktı. Bu su üstüne çıkan yerler ilk kara parçalarıydı.

Oluşan yeni şartlarla beraber Tanrı, Dünya’ya müdahale etme ihtiyacı hissetti. Canlılığı yeni oluşan bu kara parçaları üzerine taşımayı istiyordu. Bunun içinde bazı ayarlamalar gerekiyordu. Dünya’nın düzensiz hareketlerini bir düzene sokması gerekiyordu. Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki hareketini düzenlemek için Dünya’nın dış kabuğunu hareket ettirerek Dünya’ya bir bakıma balans ayarı yaptı. Bugün üzerinde yaşadığımız kıtaların oluşmasını sağladı. Bu olay aslında o kadarda zor değildi. Dünya’nın dış kabuğu katı olmasına rağmen iç kısımları sıcak ve sıvı haldeydi. Dış kabuğunun üzeri ise okyanusla kaplıydı ve o da sıvıydı. İki sıvı madde arasındaki katı kabuğu hareket ettirerek, kıtaları birbirine geçirerek yükselen sabit dağlar yarattı. Düzensiz olan Dünya’nın hareketini düzenli hale getirdi.

Kara parçaları üzerinde ilk canlıların ve bitkilerin oluşumu için uygun şartlar oluşmuştu. Okyanuslardaki dev dalgaları engellemek için Ay’ın bir miktar uzaklaşmasını sağladı. Ve atmosfer… Atmosferin de düzenlenmeye ihtiyacı vardı. Güneş ışınlarında dolayı uzaya buharlaşan suya müdahale etti. Bu düzenlemeyle birlikte okyanuslardan buharlaşan bir miktar suyu döngüsel bir hareketle karalar üzerine yönlendirerek karalar üzerinde canlılığın devamını sağladı.

Yeni canlılar için hem okyanus içerisinde hem de karalarda şartlar daha da uygun hale geldi. Ve canlılık inanılmaz bir şekilde çeşitlendi.

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 5077, bugün ise 3 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply