BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Dünya’nın Yaratılışı (Kuran’a Dayalı Anlatım)

Yazar: Mesut Bigalıoğlu

{2} Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız. O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın. [Bakara 21-22]

{76} İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti. Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık. [İnsan 1-2]

{11} O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş’ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkarcılar “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler. [Hud 7]

{21} İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı? Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler yollar meydana getirdik. Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah’ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler. O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler. [Enbiya 30-31-32-33]

{41} De ki: “Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkâr ediyor ve O’na ortaklar koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir.”O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti. Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir. [Fussilet 9-10-11-12]

{15} Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik. Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik. Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz. Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz. [Hicr 19-20-21-22]

{50} Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik. [Kaf 7]

{79} (Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur. Onu yükseltmiş ve ona düzen ve âhenk vermiştir. O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı. Ardından yeri düzenleyip döşedi. Ondan suyunu ve merasını çıkardı. Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi. Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı. [Naziat 27-28-29-30-31-32-33]

{13} Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, âyetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır. [Rad 2-3-4]

{31} Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik. [Lokman 10]

Yukarıda Dünya’nın yaratılışıyla ilgili bazı ayetler verdim. Aslında bu ayetler Dünya’nın yaratılmasıyla ilgi değil, Dünya’nın düzenlenmesiyle ilgilidir. Yakın bir zamana kadar yukarıdaki ayetler Dünya’nın hatta evrenin yaratılmasıyla ilgili olarak bazı çevrelerce referans olarak gösteriliyordu. Aslında durumun hiçte öyle olmadığını ayetleri analiz ederek hep birlikte göreceğiz.

{2} numaralı ayette “sizi ve sizden öncekileri yaratan” ifadesi geçiyor. Buradan bizden önce de yaratılmış varlıkların olduğunu anlıyoruz. Ancak bu yaratılanlar suda mı yaşıyordu, karada mı yaşıyordu orası belli değil. {76} numaralı ayette “insan anılır bir şey değilken üzerinden uzunca bir zaman geçti” diyor. İnsanoğlu henüz ortada yokken yeryüzünde uzun bir zaman geçti. Bu ayetlerde anlatılanlara baktığımızda aslında Dünya’nın önceden yaratılmış, Dünya’da bizden önce yaşayan canlıların varolmuş olduğunu anlıyoruz. Burada Dünya’nın yoktan var edildiği gibi bir durum yoktur. Devam edelim.

{11} numaralı ayette “henüz arşı su üstündeyken” diyor. {21} numaralı ayette “göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı, gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık” ifadeleri geçiyor. “Arş” kelimesi göğün en yükseği anlamında kullanılır. Göğün en yükseği su üstündeyken, gökleri ve yeri ayırıyorsa demek ki, o zamanki “gök” şimdikinden daha alçaktı. {41} numaralı ayette “sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne isteyerek veya istemeyerek gelin dedi.” ifadesi geçiyor. {13} numaralı ayette “Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten” ifadesi geçiyor. {79} numaralı ayette “göğü yükseltmiş, ona düzen ve ahenk vermiştir.” diyor. Şimdi gökle ilgili bütün bu bilgileri toparlayalım. Gökyüzü, yeryüzüyle bitişikmiş gibi alçaktı ve duman gibi görünüyordu. Allah bu gökyüzünü yükseltti, onu düzenledi ve korunmuş bir tavan yaptı. Burada da Dünya’nın yaratılması ile ilgili bir anlatım yok. Burada göğün düzenlenmesi durumu söz konusu.

{41} numaralı ayette “göğe ve yeryüzüne isteyerek veya istemeyerek gelin” ifadesi geçiyor. {15} ve {50} numaralı ayetlerde “yeri yaydık, sabit dağlar yerleştirdik, ölçülü biçimde her türden bitkiler bitirdik” ifadeleri geçiyor. {31} numaralı ayette “yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi” diyor. Yeri yaymak ne demektir? Yeryüzü ile ilgi farklı ifadeler var Kuran’da. Yerin bir yere çağırılması ve yayılmasından kara parçalarının hareket ettirilerek düzenlenmesini anlayabiliriz. Kıtalar birbirine çarptırılarak sabit yüksek dağlar meydana getirilebilir. Sabit dağlar oluşturma gerekçesini de “insanların sarsılmaması” olarak açıklıyor. Sarsılma nasıl olur, ya Dünya’nın düzensiz hareketleriyle yada volkanik faaliyetlerle. Yada her ikisi birden. Dünya’nın en yüksek dağları olan Himalaya’ların da Şimdiki Hindistan’ın Asya kıtasının güneyine çarpması sonucu oluştuğu düşünülüyor.

Peki bütün bu işlemler ne kadar sürdü? Yerle göğün ayrılması, yerin düzenlenmesi, göğün düzenlenmesi. Hepsi 6 gün sürdü. 4 gün yerin düzenlenmesi, 2 günde göğün düzenlenmesi. {41} numaralı ayette Allah bunu açıkça dile getiriyor. [Fussilet 9-12] Bazı çevreler Allah katında 1 günün bize göre 1000 yıl sürdüğünü dile getirerek bu 6 günün aslında 6000 yıl olabileceğini söylüyorlar. Ben bu görüşe katılmıyorum. Tanrı böyle bir bilgi için dolaylı ifadeler kullanmaz. Direk ölçü verir. O bakımdan 1000 yıl yorumları, (parantez içi) yorumları bana göre yanlıştır. Nasıl ki “biz insanı çamurdan yarattık” diyorsa, bu konuda da 6 günü referans almak durumundayız. Kuranı bilime uydurma çabası içinde olanlar da bu konuda yanılgıya düşmesinler. 6000 yıl karaların hareketi, gökyüzünün oluşumu ve bitkilerin oluşumu için makul bir rakam olarak görünebilir. Ancak, sabit dağların yaratılabilmesi için o kara parçalarının ne kadar büyük bir hızla birbirine çarptırılması gerektiğini düşünürseniz. Yeryüzünün gerçek 4 günde nasıl oluşmuş olabileceğini anlarsınız.

Diğer bir nokta düzenlenmenin sıralaması. Düzenleme,yeryüzünün yayılmasıyla başlıyor. Yani kara parçalarının hareket ettirilmesi. Sonrasında dağlar oluşturuluyor. Canlılık ortaya çıkarılıyor. Bitkilerin ortaya çıkarılması. En son gökyüzü düzenleniyor. Neden? Çünkü yeni yaratılanlar için mevcut atmosfer uygun değil de ondan. 4 günde yaratılanların yaşama devam edebilmeleri için uygun atmosferik koşulların oluşması gerekir ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı yeryüzünün korunması gerekir. Yani yeryüzündeki oluşumlara göre bir atmosfer düzenlemesi yapılıyor. Bunun ne kadar önemli olduğunu ozon tabakamızdaki delikten herkes anlayabiliyor sanırım. Küresel ısınma konuları hani.

Toplam 6 gün süren bu oluşumların, gerçek 6 dünya günü olmasının bir nedeni daha var. Yeryüzündeki ve gökyüzündeki dengeler birbirine fazlasıyla bağımlı. Bütün işlemler ince bir ayara bağlı olarak yürüyor. Eğer bu dengeler doğal yollarla oluşmuş olsaydı ya da uzun bir sürecin sonucunda oluşmuş olsaydı, kurulan bu dengelerin biraz bozulması halinde canlılık şimdiki gibi tehlikeye girmezdi. O yüzden Dünyamızın dengeleriyle fazla oynamayalım.

Sonuç olarak; yukarıda verdiğim Kuran’da geçen ayetler Dünya’nın yaratılmasıyla değil, Dünya’nın düzenlenmesiyle ilgilidir. Allah, yeryüzünde canlılığın yada insanın oluşumu için belli bir süreç içinde Dünya’daki fiziksel ortama müdahale etmiş, insanın ortaya çıkış şartlarını uygun hale getirmiştir.

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 42523, bugün ise 13 kez görüntülenmiştir.

55 Comments

  1. önder diyor ki:

    ne güzeldir KURAN-I KERİM her şeyi açıklar ve netleştirir…

  2. Alpine diyor ki:

    Nereden baslamak gerekir ki. Dunyanin “duzenlenmesi” 6 gun surmustur iddiasini tasiyan bir yaziya yorum yapmak nekadar akilci onuda bilmiyorum.

    Hizla birbirine carpmasi demissiniz. Dikkatinizi cekmem icab ediyor sanirim, burada carpisanlar arabalar degil, kitalar. Himalayalarin olusmasi dogrudur Hindistan kara parcasinin Asya kara parcasina olan carpmasi sonucudur. Ancak 55 milyon yil once meydana gelen Hindistan’in Asya’ya olan sokulusu 15 milyon yil once Himalayalarin 8000m yukseklige erismesine sebep olmustur. Hadi aradaki 40 milyon yili 4 gune sigdirdiniz diyelim de Hindistan’in hala Asya’ya senede 5 cm sokulmasini nasil aciklayacagiz? Kara parcalarinin hala hareket etmelerini neye yoracaksiniz? “Duzenlemenin” devam ediyor olusunu ne ile aciklayacaksiniz merak ediyorum.

    Ama durun bir saniye, aslinda merak da etmiyorum, zira cevabi belli. Yaradan oyle istemis…

  3. ahmet paksoy diyor ki:

    “Nereden baslamak gerekir ki. Dunyanin “duzenlenmesi” 6 gun surmustur iddiasini tasiyan bir yaziya yorum yapmak nekadar akilci onuda bilmiyorum.”

    Alpine arkadaşım sen ne kadar cahilsin böyle ! altı gün ifadesi Allah katında altı gün insanların anlaması için o şekilde ifade ediliyor.. yani çokluğu belirtmek için söylenmiş bir söz . bu bizim yılımıza göre milyon yılda olabilir binlerce yılda olabilir

    Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir. – Hac Suresi 47. Ayet

    “Kara parcalarinin hala hareket etmelerini neye yoracaksiniz? “Duzenlemenin” devam ediyor olusunu ne ile aciklayacaksiniz merak ediyorum.”

    O, her an yaratma halindedir. Rahman Suresi 29. Ayet

    Kardeşim önce Kur’an-ı Kerim’i oku ondan sonra yorum yap .. Gördüğün gibi Kur’an-ı Kerim’de sorduğun soruların cevapları gayet açık oku !

  4. halil ibrahim meral diyor ki:

    bahsedilen zamanın göreceliğini izafiyet teorisinde bulmak mümkün… ayrıca kasdedilen zamanın göreceliği kuranda, ” bizim katımızda bir gün, sizin saymakta olduğunuz bin yıl gibidir” her şeyin ilmi bir açıklaması islamda vardır fakat ne yazık ki bizler bilebildiğimiz kadarını bilebiliyoruz. zaman içinde, ilim keşfedildikçe kuranda var olduğu görülebiliyor…

  5. halil ibrahim meral diyor ki:

    ahmet paksoy kardeşim açıklamış okumadan yazdım şimdi farkettim… aynı paralellikte bunada denecek birşeyleri olan olacaktır sanırım… olsada şunu diyebilirim,inanmak istemeyene ne anlatırsan nafile önce inanmayı istemek lazım. diyeceüim o ki ilmi ve islamı hakkıyle samimiyetle bir insan öğrenmek istedimi öğrenir, istemedimi ne yaparsan yap ne çare…

  6. batuhan diyor ki:

    ne saçma asıl din hakkında hiç bir fikri olmayan bu 6 günde yaratılmıştır fikrini ortaya atmıştır

  7. selcuk diyor ki:

    onemli olan bence bu ayetlerde verilen bilgileri gunumuz bilimsel bulgulari ile birebir ortusmesine calismak degildir. alti gun gercekten alti gunu de ifade ediyor olabilir (dunya ilk olustugunda gunumuzdeki hizindan cok daha hizli veya yavas donuyordu ise o gunku zaman bizim icin tamamen izafi hale gelir.)

    veya bu alti gun, alti farkli evreyi belki 6 milyar yili da ifade ediyor olabilir.

    bunlara takilmaktansa bence Kuran in vermeye calistigi mesaji yani “buyrun size ipuclari, arastirin bulun” tesvikini, cesaretlendirmesini algilamamiz cok daha yararli olacaktir.

    Saygilar sevgiler selamlar.

  8. Bigalıoğlu diyor ki:

    arkadaşlar,6 ğünün üzerine niye daha fazla anlam yüklemeye çalışıyorsunuz ki?eğerki 6000 yılda düzenlenmiş olsaydı,6000 yıl derdi.bir şeyi ğözden kaçırıyorsunuz.siz buğünün mantığıyla düşünüyorsunuz,6 ğün olamaz diye.ancak Allah Kuran’da insanların anlayabileceği bir dil,we sewiye kullanmıştır.Olay we olğuları en anlaşılır basit we yalın ifadelerle anlatmıştır.6 ğün ğerçek 6 dünya ğünüdür.ancak 6 ğünde yaratılma değil,düzenleme yapılmıştır.hiçbir şey yoktan war edilmez,olan şeyler dönüşür.dünyada milyarlarca yıl önce kızğın bir enerji yumağıydı.

    neyse,basit düşünün.nasıl Allah sizin katınızda 1000 yıl benim katımda 1 ğün demiştir.ne anlıyorsunuz bundan.farklı bir mekan we farklı bir zaman.neden Allah’ın katına felan çıkıyorsunuz ki,siz apaçık söylüyor.dünya 6 ğünde yaratıldı (düzenlendi) diye.yani ne arıyorsunuz altında.bunun bir mucize olması we sizi korkutuyor olması mı mesele.weya mucize olursa ayetin inandırıcılığı mı azalacak?

    neyse,olay yukarıda anlatıldığı ğibidir.

  9. beray diyor ki:

    yevm Kuranda vakit manasınada gelmektedir.yani 6 aşama, 6vakitte olabilir…

  10. Adem diyor ki:

    beray..

    yani helal olsun sana… Allah’in kitabinda yazilanlari birseylere uydurmaya calisiyorsun… Acik acik yazili.. ne kadar zamanda yaratildigi..

  11. Alpine diyor ki:

    Biriniz bin yil der, biriniz bir milyon yil, biriniz de Allah bir gun dediyse bir gundur der. Once bir karar verin bir gun aslinda kac gun, sonra oturup hesap kitap yapalim bence.

    Not: Daha kitabiniz ne diyor ondan haberiniz yok ama cahil olan ben oluyorum hemi…

  12. Bigalıoğlu diyor ki:

    Alpine;gözümden kaçmış.şöyle demişsin.

    “Kara parcalarinin hala hareket etmelerini neye yoracaksiniz? “Duzenlemenin” devam ediyor olusunu ne ile aciklayacaksiniz merak ediyorum.”

    kara parçalarının hareket etmesinin nedeni yerkabuğunun altındaki aktmanın yerkabuğundan daha sıcak ve esnek olmasıdır.yerkabuğu altı milyonlarca yıl önce daha sıvıydı.milyonlarca yılda dünya yaşlandıkça kabuk soğudukça kabuğun alt katmanlarıda jöle’ye benzemeye başladı.

    dünyanın ilk zamanlarında yerkabuğu hareketleri daha hızlıydı.dünya soğudukça bu hareketler yavaşlıyor,çünkü daha alt katmanlar jöle kıvamına geliyor,volkanik faaliyetler iç katmanları soğutuyor.

    hareket devam ediyor,ancak eskisi gibi değil.hız eskiye nazaran çok düşük ve dünya soğudukça daha da düşecek.hatta dünya soğudukça zaman bile uzayacak.dünya zamanı.

    işte bu soğuma evrelerinin bir noktasında hareketli olan kabuk parçalarını bir araya getirmek ve kabuğu sağlamlaştırmak bence Allah için hiçte zor değil.ve 6 günde de yapılmayacak bir iş değil.

    bu arada kara parçalarının hareketine etki eden bir unsur daha,dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesi.az daha unutuyordum…

  13. Alpine diyor ki:

    “işte bu soğuma evrelerinin bir noktasında hareketli olan kabuk parçalarını bir araya getirmek ve kabuğu sağlamlaştırmak bence Allah için hiçte zor değil.ve 6 günde de yapılmayacak bir iş değil.”

    Benimde anlatmaya calistigim tam olarak bu zaten. 6 gun cok fazla.

    Devlet bana imkan saglasin; yoktan var etme, zamansiz ve mekansiz olma vs gibi yetkiler versin, ben 3 gunde kabasi bitmis halini teslim ederim. Yalniz dikkatli olun, bu piyasada 3 kagitci cok olur, “Abi ben 1 gune kabasini teslim ederim” diyenlere inanmayin, bunlar Cinde yaptirip getirtiyorlar, 2 gunde kuresel isinmadan yanar gider, uyarmadi demeyin. Bizde kalite on plandadir, daglari ve ovalari Kutahya’da porselenden, denizleri ve okyanuslari Izmit’de Cene suyundan yaptirtiyoruz.

  14. Bigalıoğlu diyor ki:

    “Benimde anlatmaya calistigim tam olarak bu zaten. 6 gun cok fazla. ”

    evet zaten 6 gün değil ki.karalar 2 günde.2 günde canlı işleri felan.son 2 günde gökyüzü.tamamdır.7.günde seyrü sefa,arştan.ne güzel yapmışım beah.

    made in Tanrı.
    not china,not Anpine.

  15. KOSOVALI diyor ki:

    şüphesiz ki yaradan yani allahütala isteseydi anındada yaratırdı böyle konular derin konulardır arkadaslar o herseyin iyisini bilen affeden ve bagışlayan rızk verendir.onun için fazla yoruma gerek bile yok.gün olayınıda o bilir bizim yorum yapmamız bile sakıncalı bence

  16. muratbey diyor ki:

    “şüphesiz ki yaradan yani allahütala isteseydi anındada yaratırdı böyle konular derin konulardır arkadaslar o herseyin iyisini bilen affeden ve bagışlayan rızk verendir.onun için fazla yoruma gerek bile yok.gün olayınıda o bilir bizim yorum yapmamız bile sakıncalı bence”

    O herşeyin iyisini bilen,affeden,bağışlayan,rızk veren sana araştır,sorgula,yorumla diye akıl fikir vermemiş mi güzel kardeşim ?
    Nedir o zaman insanın hayvandan farkı ?
    Sorgusuz,sualsiz tapacaktık madem cennetten niye kovuldu Adem ?

  17. sorgula diyor ki:

    Yaratma konusunun belirsizliğinden öte aklıma takılan bir konu var; İnsanın Allah tarafından imtihan edilmesini anlamıyorum. Yani , mesele şu insan karakteri yapısı az çok çocuk yaşlarda belli oluyor ve karakterin üzerinde içinde bulunduğu toplumun çok büyük etkisi var. Yani kişiliğimiz bir kısmını toplum oluşturuyor ve bu değerler toplumlara göre fark ediyor. Şimdi benim elimde olmayan sebeplerle gelişen bir kişiliğim var. Bu durumda bu imtihanda kurban ben oluyorum. Yani ben dünyaya gelirken, bana nasıl bir insan olacağım sorulmuyor ve üstüne bir de toplumun etkileri ekleniyor. Ayrıca, Allahın imtihan etmek için bir canlı yaratması da ayrıca akıl almaz bir durum. Bunun izahını yapabilecek misiniz? Yani Tanrının işine karışılmaz sözünden başka bir cevap var mı?

  18. yuksel unlu diyor ki:

    Elbette bence var.Ben henüz yazılarımın ileriki aşamalarına gelebilmiş değilim daha sonraki yazılarımda butür konuları işlemeyi düşünüyordum.Ben psikanalizmi okudum inceledim, orada şu vardır paradigma sorunları.Yani eşyaya bakış biçimleri.Şimdi ben diyorumki bizim sahip olduğumuz paradigmalar ile bizim varlık nedenimizi anlayabilmemiz mümkün değil.Bizm sahip olduğumuz paradigmalar, tamamen dünya ile alakalı.Orada tamamen bambaşka paradigmalar var.
    Asıl sorgulanması gereken bize öğretilen bu dini emirlerin kendisidir.Sorgu nasıl bir sogu, neye göre bunlar, mulak.
    Ben bu duruma SIR diyorum, dünyadaki sır, hiç kimsenin yüzü suyu hürmetine bozulmayacaktır.Ne kadar namaz kılarsak kılalım ginede eğer dikkatsiz olursak trafik kazasında ölebilecek, yada sakat kalabileceğizdir.Kimse için bu dikkatsizliğin sonuçları durdurulmayacaktır.Dünya dev bir sırdır.Bunu bilim adamları da kabulediyorlar.İnceledikce bu sırla karşıyorlar.Bu sırrı kabul etmemiz gerek.Ne için ilkel bir yaşamda birden bire var olup gelişmiş bir düzeye doğru ilerlediğimizi bilemiyoruz.

  19. doğuş diyor ki:

    arkadaşlar tamam ama benim analamadığım konu şu biz mesela müzelerdeki şeylere 100yıllık,250yıllık falan diyoruz ve bu yıl tahminlerinide araştırmalarla buluyoruz yani bu demektir araştırmalarla bulunan zamanlar doğru peki dünyanın en yaşlı buzulu 4.1milyar yıllık mış (şimdiye kdar bulunan)grölanda bulunmuş.vikipediaya dünya yazarsanız bualbilirsiniz.e bu da demektirki dünya 4.1milyar yıldan eski ve daha bikaç şeylden sonra yaklaşık 5.5-6 milyar yıl olduğu sonuçlanmış dünyanın belkide allahın bahsettiği 6 denilen(gün veya evre her neyse)6 milyar yıldır.

  20. Murat SARGIN diyor ki:

    Kuran-ı Kerimi okuduğunuzda alpine de bigalıoğluda bu sorulara cevap bulacaklar. Fakat arkadaşların algılayamadığı şey neden bir saniyede yaratmamış diyorlar. Allah’ın tabiki herşeyi bir saniyede yaratmaya gücü yeter fakat Kuran’ın bir özelliğide insan ilimle ilgili yol göstermesidir. yani bu tip ayetlerde ilerde bizim “heee bak Kuran bunu söylemişti” diyeceğimiz nice örnek vardır. yani bu nedenle insanoğlunun şu an elinde olan bilgisiyle size bunu açıklayabilmemiz imkansız. fakat elimizdeki bilgiyle açıklayabileceğimiz ayetler yok mu elbette var mesela “Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.” burda Allah ipucunu vermiştir dünyanın yaratılışındaki gaz ve toz bulutu olayını bulmak insanın görevidir. Allah’ın en büyük emri ilmetmektir. İlmeden insanoğlu zamanla herşeyin cevabını bulacaktır. bu noktada Kuran’ın rehber alınması işi kolaylaştırmaktadır. Yoksa Allah Kuran’ı kerimde kırık dağlar kıvrım daplar diye ayrı ayrı açıklama yapması gerekirdiki o zamanda biz omuzlarımızın üstündekini saksı diye taşırdık. Fakat sorgulayan olarak sizin gibi arkadaşlarla tartışmak isterim. biraz aydınlatabildiysem ne mutlu.

  21. Murat SARGIN diyor ki:

    sorgula arkadaşım gerçekten çok güzel bir noktaya değinmişsin. Daha doğru sormak gerekirse örneğin müslüman toplumda doğan bir çocuk hriatiyan toplumda doğan bir çocuğa göre daha şanslı denebilir çünkü onun müslüman olma yüzdesi diğerine oranla daha yüksek. bu soru benimde aklımı uzunca bir süre kurcalamıştı sonra şu ayet herşeye yetti “Bakara(*) Sûresinin 62 . Ayetinde şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden13 (her bir grubun kendi şeriatında) “Allah’a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır” (diye hükmedilmiştir).” bu ayet bence bir çok şeyi açıklıyor. zaten Allah’ın ömrünü iyilik yapmaya adamış bir hristiyanla ya da yahudi ile ömrünü hırsızlığa tecavüze adamış bir müslüman arasındada adaletle davranacağına inanıyorum. en azından ömrünü iyiliğe adayan hristiyan mutlaka bir gün Allah’ı bulacaktır.

  22. Murat SARGIN diyor ki:

    Dini alim falan değilim fakat kadir gecesinde Kuran’ı kerim okurken sorularınıza denk geldim bilgim dahilinde cevaplamaya çalıştım umarım yararı olmuştur. Hayırlı kandiller

  23. abdullah diyor ki:

    s.a doğuş kardeşim sana katılıyorum şöyleki Kuran-ı Kerim’de ‘biz yerleri ve gökleri 6 günde yarattık ‘ ayetinde rabbimiz kendi ilminde böyle bir süreden bahsetmiştir.Biz madde aleminde yaşadığımız için bize göre 6 milyar yahut daha uzun bir süre gökler aleminde 6 güne tekabül ediyor olabilir.Bu sadece bir fikir benim fikrim saygılar herkese selam olsun..

  24. abdullah diyor ki:

    s.a Sorgula kardeşime cevap olsun:evet kardeşim senin aklına gelen bu soru bizimde aklımıza geliyor bunun cevabını almak için kuran-ı kerim’i açık okuduğumda şu ayetlerle karşılaşıyorum Al-i İmran 186 ” Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan olunacaksınız Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan size eziyet verici bir çok söz işiteceksiniz Eğer sabreder ve Allah’dan gereği gibi korkarsanız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir .bir başka ayette ”
    Mülk / 2 O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır” VE sanırım bu ayette sorunun cevabını alacaksın sevgili kardeşim Araf/168- Ve onları yeryüzünde birçok ümmetlere ayırdık İçlerinde iyi olanları da vardı, olmayanları da Onları biz, bazan nimetlerle, bazan da musibetlerle imtihana çektik Sonunda belki hakka dönerler diye’’son ayeti kerimede ne diyor ”SONUNDA BELKİ HAKK’A DÖNERLER DİYE” anlaşılacağı üzere rabbimiz bizleri O’na dönmemiz için imtihana tabi tutuyor gayet açık ve net.

  25. tuna diyor ki:

    Kafanızı bulamayın.Dünya şöyle oluştu:
    http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya

  26. Bigalıoğlu diyor ki:

    “Kafanızı bulamayın.Dünya şöyle oluştu:
    http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya

    evrende hem içi sıcak eriyik hemde dış yüzeyi soğuk sıvı içeren bir gezegen gösterin bana, bende göktaşlarının üzerindeki buzlarla bu okyanusların oluştuğuna inanacağım.

  27. GÖKTENGRİ diyor ki:

    Akıl a Göre,,,
    Yaratılış diye birşey olamaz…
    Eğer ben akıllıyım diyorsan Her şey yaratıldı diyemezsin..
    Akıl Matematiktir..

    Eğer Bir şey mutlaka yaratılmalıdır dersen..Kısır bir döngüye düşersin..
    Yaratılış düşüncesi ilk cümlede kendini yokeder..
    Çünkü
    Yarattı…
    <yaradanı kim yarattı
    yaradanı yaradanı kim yarattı
    Sonuçta birisi mutlaka kendiliğinden oluşmalı..
    yani en baştakini bir yaratan olmayacağına göre..
    yaratılış diye Akla uygun bir teorem olmaz..
    Bu yazı sadece Akıllılaraydı

  28. Muttaki diyor ki:

    Dinimizin kitabı Kuran-ı Kerim’dir anlaşıldımı

  29. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Sayın Göktengri herhalde 300yıl öncesinde yaşıyorsun.Belgesel dahi seyretmiyorsun bilim ve din yorumu yapıyorsun.Bilimin sınırları, big-bangın olduğu sıfıra çok yakın bir zamana gidiyor.Ama sen sıfırında ötesine geçip ALLAHINDA bir yaratanı olması gerektiğini söylüyorsun.Aklına hayan kaldım.Biraz daha matematik çalışmaya devam et.

  30. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Bilimlerin kraliçesi matematik sana sıfırın ötesine geçme diyor.Ama sen kraliçene saygı duymayıp sıfırın ötesine geçiyorsun.Matematik sevgine hayranım.Sıfırın ötesinde başka neler var?

  31. ustyazi diyor ki:

    Yaratılanın yaratılması dinlerdeki en büyük sorun. En kestirme cevap ise yaratan yaratılmadı hep vardı demek. Bilimsel bir dayanağı olmak şöyle dursun, mantığa da aykırıdır.

    sayın Yamanoğlu, matematik konusunda sanırım biraz değil bayağı bir geriden geliyorsunuz. Negatif sayılar kullanılmaya başlanalı çok oldu. artı ve eksi sonsuz ise ulaşılamayan sınırlardır. Dünyanın oluşumunu ya da evrenin oluşumunu sıfır olarak kabul ettiyseniz bunun öncesi de vardır. Matematiksel olarak ifade ederseniz de bu negatiftir.

  32. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Sayın üstyazı kusura bakmayın ama bilimden bihabersiniz.Ben big-bangdan öncesi olamaz demiyorum.Sadece bilimin sınırlarının sıfıra kadar gittiğini söylüyorum.Ama sen yazımı anlamamazlığa getirip,bilimin olmadığı bir zaman öncesinde bilimden bahsediyorsun.Lütfen okuduklarınızı doğru anlayın.

  33. ustyazi diyor ki:

    Dünyanın oluşumunu ya da evrenin oluşumunu sıfır olarak kabul ettiyseniz bunun öncesi de vardır.

    Bilimin ise bunun gerisine de gidebilme ihtimali vardır. Birikimli bir süreç. Eğer başlangıç çözülürse artık sıfır olmaz ve daha öncesi araştırılmaya başlanır. Yazdığımı anlamamışsınız.

  34. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Sayın Üstyazı ben şu andan bahsediyorum.Ama ihtimalden bahsettiğnize göre sizde bilimin big-bang öncesine şu anda geçemediğini anlamışınız.Big-bang öncesi içinse Kuranda bazı bilgi kırıntılar var.Örneğin ruhların, ALLAHIN ruhundan oluştuğu belirtiliyor.ALLAH ,nasıl varolduğunu açıklamamış.İnsan aklının kaldıramayacağı bir bilgi şüphesiz.Bilimin dahi ulaşamadığı sınırlarda dolaşmak insan aklına zarar verir.Saygılarımla.

  35. ustyazi diyor ki:

    Bana bilimselliği öğütleyip bilimden bir haber olduğumu iddia edip de hemen ardından kurandan kanıt göstermeniz ironik olmuş. Kuranda yazanlar bir ilkokul öğrencisinin güzel yazı defterine yazdıklarında daha farklı değildir. Bilimsel kanıtı yoktur. Varlığı kanıtlanmamış (şahsi görüşüm olmadığı yönünde) bir yaratıcının varolduğu ön kabulüne dayalı tahminler yürütür. Yani hoş edebi ürünler olabilir ancak bilim ile yakından ya da uzaktan ilgisi yoktur.

  36. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Enbiya 32 ve daha birçok bilimsel ayeti okuyupta anlamayacak kadar bilimden uzaksınız.Big bangın ötesini araştırmaya devam edin.Belki ALLAHI kimin yarattığını bulursunuz.

  37. ustyazi diyor ki:

    Kuranda bahsettiğiniz bilimsellik bunlar kuranda da vardan bir adım ileriye gidemez. Siz sadece görmek istediğinizi görüyorsunuz.

  38. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Sizde Kuranın deyimiyle bakıpta görmüyorsanız, ALLAH size hidayet nasip etsin derim.

  39. ustyazi diyor ki:

    Hep aynı bahaneler. Kim aklını kullanıp sorgularsa bakıp da görmeyen ya da kalbi mühürlü olarak nitelerin. Aklı yasaklayan bir kitabın bilimle ne kadar ilgisi varsa kuranın da o kadar ilgisi vardır.

  40. edemirci1 diyor ki:

    “Kuran doğrudur” diyenler wikipedia’dan Dünya’nın oluşumunu okusunlar.

  41. bleda diyor ki:

    din dogmadır. kutsal olduğu iddia edilen kitaplar dinlerin insani veritabanıdır. o yüzden “bilimsel ayet” diye bir tanımlama yapılamaz. çünkü “bilimsel ayet” olmaz.

    çünkü kutsal kitap dediğin: o dönemin pagan inançlarının, sami gelenek ve göreneklerinin, adetlerinin yanında 7. yüzyıla ulaşmış bazı bilgilerin de derlendiği, kendi içinde tutarsızlığı olan, çelişkiler içeren, pagan bedevi, yahudi efsaneleri ve masalları kitabıdır. her şeyi yaratan bir tanrı’dan gelmeyecek derecede kötü bir kurgusu mevcuttur. 7. yüzyıl çöl arabı erkeğine hitap eder; çöl arabı erkeğinin yaşamını düzenleme amacı güder. insan sözüdür. allah’ı sık sık görüş değiştirir (nesh), konu bütünlüğü yoktur. yaklaşık yarısına yakını, tevrat’tan ve yahudi efsanelerinden yapılan alıntılardan oluşur, velhasıl peygamberinin günlük gereksinimlerinin tanrı sözü olarak yeraldığı bir metindir.

    elçisinin kaç hanım alması gerektiğini söyleyen, kimlerle evlenmesi gerektiğini anlatan, hanımlarıyla günlük bir sıra dahilinde cinsel ilişkiye girmesinin şart olmadığını ifade eden, kadını “unutkan – heyecanlı” önkabulle erkeğin yarı aklında sayan, iki kadının tanıklığını bir erkeğe denk tutan, kadına mirastan erkeğin yarısı oranında pay veren, miras konusunda hatalı paylaşım oranları içeren, “yemeği yediğinizde hemen dağılın sohbete dalmayın (ahzab-53)” türü trajik açıklar veren, hiçbir mucize içermeyen, henüz ergen olmamış küçük yaştaki kız çocukları ile de cinsel ilişkiye izin veren (talak-4) bir kitapta “bilim” olmaz.

    yarattığı kullarına: “yabani eşek’ler, merkep’ler, susamış deve’ler, dilini sarkıtıp soluyan köpek’ler, geberesiceler, rezil’ler, sapık kişi’ler, beyinsiz’ler, kof kütük’ler, alçak zorba’lar, soysuz’lar, kahrolası’lar, yalancılar” vb. diye hitap eden bir varlığın kitabında “akıl” olamaz.

    nihayetinde “bilimsel ayet” türü bir tanımlama, imanına meze arama çabasının bir ürünüdür.

  42. bleda diyor ki:

    Ferda Yamanoğlu rumuzlu yorumcu’ya,
    “Sizde Kuranın deyimiyle bakıpta görmüyorsanız, ALLAH size hidayet nasip etsin derim” diyerek bize iman dilemişsiniz.

    ancak kuran’ı okusaydınız böyle bir dilekte bulunmazdınız. çünkü kuran’a göre:

    1. “allah’ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz.” (yunus/100)

    2. “allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir.” (nahl/93)

    3.. “kuşkusuz allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de hidayete erdirir.” (rad/27)

    4. “andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır.” (araf/179)

    5. “rabbinin, “andolsun ki cehennemi tümüyle insanlar ve cinlerle dolduracağım” sözü yerini buldu.” (hud/119)

    6. “allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini islâm’a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır.” (enam/125)

    ayrıca aklıselimin biri daha önce değinmiş bu konuya: http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=18913652

  43. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    ALLAH’ın izni olmadıkça kimse inanamaz.O aklını kullanmayanlara azab verir.Sayın Bleda tamda bu ayet sizin için inmiş.Zulmün kötü olduğunu bildiği halde zulmedenler.Ayetlerin yarısını yazarak ayetleri saptırmaya kalkanlar.ALLAH’ı inkar edebilmek için big-bangı inkar edenler.Bunun içinde çoklu evren denen uydurma teoriler üretenler.Dağlar depremleri engellemiyor,depremlerin şiddetini azaltıyor,dediğim halde neden depremler oluyor diye soranlar.Akıllarını kullanmak istemeyenlerdir.Yer çekimi nasıl bir kanunsa,akıllarını kullanmak istemeyenlerinde musibetlere uğraması bir kanundur.

  44. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Aklını kullanmayan yada kullanmak istemeyenlere ALLAHIN hidayet etmesi mümkün değildir.Böyle bir bilim çağında seni yaratanı görmek istemiyorsan suçu neden ALLAHA atıyorsun.ALLAHIN izni olmadıkça kimse rızkını kazanamaz.O çalışmayanları rızıksız bırakır.Umarım ayetin tefsiri anlaşılmıştır.

  45. sakura diyor ki:

    Dini ve tanriyi bi kenara birakip , belki bilimi de bi kenara birakip , insanin bu dunyayi sadece bakarak dusunmesinde bile anlasilacak cok sey var diye dusunuyorum. Allah dunyayi 6 gunde yarattigini soyluyor, bu belki 6 gundur belki 6 milyon yildir , bunu hic bir zaman anlayamacagiz belki, dunyanin yaritilisindan bugune kadar olan sureyi dusunursek eger , su an biz sadece kelebeklerin omrunu yasiyoruz . en fazla 100 yil belki bu 100 yili n 3 te biri uyku ile geciyor. Geriye kalan sure ise yasadiklarimiz iste. İllaki matematiksel olarak dunyanin varligini yada kimin yarattigini, amacini aciklamak icin insan bilgisinin denizde bir bardak su oldugunu hem fikir oldugumuzu dusuyorum.
    gokyuzune baktigimizda insanin dunyada yasamasi icin duzenlemis bir yapi degil midir?yada yeryuzune bitkilere agaclara …. bunu anlamak icin neden bu kadar zorlaniyoruz? Yani su kendi bedenimize baktigimiz da bile bir denge bi duzenek oldugunu dusunmek zor mu ? ve dunyadan baska bi yerde yasayamiyoruz yada istedigimiz zaman su dunyadan cikip baska gezegenlere gidemiyoruz. cok zor seyler dusunmemixze gerek yok.mesela filmlerde veya gercek hayatta da soyle sahneler goruruz , bayilan biri vardir hastaneye kaldirilir ve hastanede ayilinca diye sormaz mi ? bakar ki yatilacak yer var , kendisi ile ilgilen doktorlar ve hemsireler var , bana bisey olmus ve buraya gelmisim … basit bir ornek!!o halde gelmisiz dunyaya dememiz aklimizin oldugunu gosterir… etrafa bakarak idrak etmek ,bize dusuyor!!
    Aynaya baktigimizda bile gordugumuz bir beden bize ne anlatiyor acaba ?olumun size ifade ettikleri neler ? eger bunu aciklamak icin bilim gelismesini beklerseniz , bir bakmisiniz zaman gecmis ve olmusunuz ….akli kullanmak dedigimiz sey , hayati anlamak ifade ettiklerini anlamaktir bence …bilimin gereksizdir demek istemiyorum. Bilim insan aklinin bir gostergesidir .fakat tamamiyla bu dunyanin varligini aciklamak icin yetersizdir. Her zaman bilinemezlik vardir.
    eski zamanlarada baktigimizda insanlar hayatlarini dayandirdiklari bi tanriya her zaamna ihtiyac duymuslardir…bu cok tanrilar olmustur kimi zaman kimi zaman imparatorlar yada sihirsel gucleri oldugunu inandiklari falcilar buyuculer…..insanin icinde din fitrati her zaman vardir.tanriya inanmak,yada hayatindaki eksik kalan yeri doldurmak yada acilarini hafifleymek icin bile tanri yaratan milletler vardir. Yoksa olum gibi bir olaya insan nasil dayanir ki ?dini yok saymak hele ki su dunya sartlarinda buyuk bir yanlistir…din gunumuze kadar butun toplumlari derinden etkilemis ve kultur farkliliklarina sebep olmus buyuk bir olgudur. Islam , hristiyanlik, budizm… bircok insan tarafindan kabul edilip bu derece yayilmasi goz ardi edilemez. ben oyle dusunuyorum ki , bilim her zaman insana dogrulari soylemez , bilim yada dunyanin yaratilisi hakkinda da big bang yada baska seyler soylense de aklima hep su soru gelir neden ?? bu duzen icinde harika bir dunya ve kainaati dusunursek neden bunlar var ? neden ben burdayim ? neden hissediyourm ?neden dusunuyourm ? neden yiyyorum? Bunlarin hepsi insani dusunduren , herseyin sebebi olan bi insan akliyla kavranamacak derecedeki bi yaraticiya goturdugune inaniyorum. Kuran Yuce Yaraticinin Hz. Muhammed ile bize bildirdigi bir kitaptir,onu sadece bir kez okuyarak yada hayatinizdan ayri dusunerek okursaniz elbette yanlis anlasilmalar olacaktir. Onu Hz. Muhammedin karakteri ve onu yasayisiyla anlarsak belki muslumanlarin nasil dusunduklerini anlayabilirz,

    inanmayan yada tanri yoktur , din sacmaliktir diyenlere saygim vardir elbette… ama her zaman merak ederim onlarin sabah her kalktiklarinda ne dusunduklerini .bugunde uyadim… ne oldu yani uyudum ve uyandim ..?eger madem dogal guclerle dunyayi aciklyoruz yada tesadufen olustu diyoruz. su dunyada tesadufen olusmus ne var ? bi saati dusunelim… zamani tik tik olcuyor bi amaci var..ve bir de onu yapan !!! insan vucudunu kendi aklinizca nasil aciklarsiniz ??bilim size midenizin nerde oldugunu , kalbinizin ne islevi oldugunu anlatir ama sebebini dusunmek sizin isinizddir!! Aklinizi orda kullanin bence !! bu bir dindir yada bir hayat felsefesi,bilmeiyorum…yasami sadece maddesel olarak aciklarsaniz duygularinizi saf disi birakmaniz gerekecektir ve acikladiklariniz sizden oteye gecmeyecektir. Cunku insan ayni zamanda hisleri olan duygusal bi varliktir.
    yasaminiz amaci nedir? Ne icin yasiyorsunuz ? cok merak ediyorum/ yanlis anlasilmasin gercekten sadece merak ediyourm.is , para ,okul , bilim, aile, sevgili?? Dunyadaki hersey bir gun elimizde kayip gidecek yani oldugumuzde… yani hayati dusununce bile insana anlattiklari var diye dusunuyorum… kalbini ve aklini kullanmak sadece matemetik gerektirmiyor… sadece yasadigin bi gunu dusunmek bile insana neler katiyor…ama inanmayan icin soyluyorum. Siz nasil bizim Bir Tek Yaraticya inanmimizi anlamakta gucluk cektiginiz gibi bende sizi anlamakda gucluk cekiyorum. Aciklarsaniz sevinirim. Felsefi olarak yada baska sekilde bilimin anlattigi sekilde!!

    bilime karsi degilim hic bir zaman .bilim insana hizmet ediyorsa karsi degilim.ama eger bilim durustlukten uzaklasmissa her zaman soru isaretleri vardir. Bir ogretmeni dusunursek , bilgisi olan bir ogretmen ogrettiklerini durustce ogretiyorsa her zaman bir ogretmendir.yada kendi cikarlarini guduyorsa ogretmen sanilan biri olur sadece.. bunu da dusunup kavaramak insana dusuyor..
    eger bisey varsa sebebi vardir diyen bilimdir. O zaman gokyuzune bakip sebebini dusunmeliyiz. Yaptigimiz sey matematiksel yada fiziksel olarak aciklayacaktir.bu bilim olacak ama neden var ki ? sorusunu bilim nederece cevaplayabilir? Yada ne kadar dogru!!??asil yine basladigimiz yere yeniden donuyoruz… bilim ilerliyor ama hala baslangic noktasindayiz…. neden insan denen bi varlik var ? neden dunya var ? burasi dinin basladigi yer !!
    dusunduklerim bunlar.. Elhamdurillah muslumanim… bu dunyada insan o kadar ozgur ki istedigini yapabilir, inanabilir , istedigi gibi yasayabilir… ama bana gore insan zamanin cogunu dusunerek gecirmeli, aklini kullanmak sozunu sadece bilimle ilgilenerek degil,aklin insana dogrulari gosterecegine inaniyourm. Eger durust olabiliyorsak!!!Vicdanimizi hissedebiliyorsak!!bence insanin gorevi budur. Kendi varliginin amacini kendince bulup, yasamali…kendini hissetmeli!!!bunu anlamak icin de hic bir bilim hic bir zaman yeterli olmaaycaktir o yuzden is akillara dusuyor..
    kolay gelsin..

  46. Helal olsun sana sakura kardesim süper bi yazı ile cevap vermişsin şurda kendilerinin bile 1 saat içinden bir sürü amaç için ordan oraya gittikleri zamanlar var ve şimdide kendileri dünyada boş boş yaşayıp sonra ölüp sonrada yok olacaklarını düşünüyorlar. Onlara sadece şu cevabı bile verebiliriz.. Peygamber efendimiz kendi zamanında yaşadımı yaşadı kitap’da geldimi kendisine geldi ee daha ne bu kitabı o zamanın insanlarımı uydurdu zannediyorlar HAŞA!.. Bi kere uydurmaya akılları bile yoktu o zamanda çünkü o zamanın insanları o kadar cahildiki yaptığı davranışlardan bile bunlar anlaşılıyordu ve hatta o zamanın kafirleri bu kitabı Muhammed ( s.a.v ) uydurdu diyorlardı onların bu sözleri üzerine ALLAH ( c.c ) onlara bir ayet indirdi ve dediki madem’ki onu Muhammed uydurdu diyorsunuz o zaman bildiğiniz tüm alimleri toplayında benim indirdiğim gibi 10 tane ayet indirinde görelim dedi ve onlar bunu bile yapamadılar sonra bu 10 ayetin 3′e indiğide varsayılıyor onuda yapamamışlardır.. Evet İslam dini belki bazı konularda soru işareti bırakabiliyor insanların kafasında fakat bizim ufacık beynimizle ALLAH ( c.c )’nin koskaca hikmetinide anlamayı beklemeyin ve bizim üzerimize düşen en güzel şey ALLAH ( c.c )’nin hikmetine ilmine teslim olmaktır..

    Zaten arkadaşlar İslam’a bir kere giren dosdoğru namazı kılan ve gerçek Allah sevgisini kalbinde hisseden bir arkadaş kolay kolay Allah’ın yolundan sapmaz.. Hadi müslüman arkadaşlarım Selam ve Dua ile..

  47. Kürşat uzel diyor ki:

    Din hakkında biLip biLmeden konuşmayn.
    Kuran-ı kerim herşeyi açıklamış boş boş konuşmanın anlamı yok.
    inanan inanır inanmayan inanmaz bu kadar basit. herkes kafasına göre konuşmayı bıraksn. cins cins konuşupda daha fazla günaha girmeyin.

  48. emerald diyor ki:

    Sakura kardesim hislerimizi oyle guzel anlatmissin ki Rabbim razi olsun senden.

    Allah “oku” diye buyuruyor bize, elimden geldigince kainati okumaya calisiyorum, hayranlikla bakiyorum, ciplak gozle gorebildigim kadarina, belgesellerde izleyebildigim kadarina, varolusumuza tekrar tekrar hayran oluyorum. Bilimi bu yuzden seviyorum. Rabbimizin bizlere sundugu bu guzellikleri bu nizami anlamaya yardimci oldugu icin cok degerlidir bilim. Amac degil aractir yani.

    Varolmayi bahsettigi icin, yarattigi guzellikleri farketmeyi nasip ettigi icin herseyden otesi kendisine muhattap kildigi icin Rabbime binlerce sukurler olsun.

    Kuran i her okuyusumda bir onceki okuyusumdan daha fazla inkisaf ediyor. Kainatin en yuce kitabi bir okuyusta sirlarini acacak degilya. Her defasinda kalbim biraz daha inceliyor sanki, yemin ederim icimi titretiyor tarifsiz duygular bunlar. yasayanlar bilir.

    on yargilarina mahkum olan, Kuran a hakettigi zamani emegi degeri vermeyen, onu surekli okumayan elbette ondan nasiplenemeyebilir. bilime verilen emegin derslerine keyiflerine verilen emegin yuzde birini bu mucize kitaba verseler, ne demek istedigimi anlayacaklar belki de cok daha fazla haz alacaklar.

    aksamlari uyumadan sadece on dakika, butun on yargilarinizdan siyrilip Kuran mealini okuyun bir ay boyunca. oyle her zamanki gibi bastan baslamayin mesela 70. sureden baslayin, bir degisiklik yapin. kendinize bir sans verin.

    Allah in selami uzerinize olsun.

  49. cengizhan Türk diyor ki:

    MÜSLÜMANLAR NASIL BİR ALLAHA NASIL BİR PEYGAMBERE VE NASIL BİR KİTABA İNANDIĞINIZIN FARKINDAMISINIZ?

    KURANIN ALLAHIN KİTABI OLMADIĞINI KANITLAYAN ÇELİŞKİLER.
    NİSA-82. Hâlâ Kur’an’ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

    Evet Allahım haklısın bir sürü çelişki bulduk.

    KURANDA ŞEYTAN İŞİ PİSLİK OLAN ŞARAP CENETTİN GÖZDE İÇKİSİ TUTARSIZLIĞI
    İşte size çelişki,,,demekki kuranın Allah ın indirdiği bir kitap olmadığı bu sureyle teyid ediliyor..

    MAİDE SURESİ: 90-91 Ayet.. Ey inananlar, şarap, kumar, dikili taşlar, şans okları şeytân işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Şeytân, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allâh’ı anmaktan ve namazdan alakoymak istiyor. Artık vazgeçecek misiniz?

    MUHAMMED suresi-15-ayet…Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

    1-Allah Şarabı yasaklama yerine neden yapımında kullanılan bir maddeyi yok etmesin?
    2-Bundan büyük bir çelişki olur mu?Şeytan işi pislik dediğin şarabın cennette ırmağı var?
    3-Şarap şeytan işi pislik ise Muhammed suresi 15 Ayetde Neden cennetteki en önemli içkidir?
    4-Dünyada şeytan işi pislik cennette en önemli içki şarap Allah böylebir yanlışlık yapar mı? 5-Şarabı yasaklayan ve pislik yazan Kur’an,sigara ve uyuşturucuyu neden yasaklamamıştır? Hadi o dönemde sigara yoktu, ama esrar ve afyon çok yaygındı.

    İLK MÜSLÜMAN KİMDİR TUTARSIZLIĞI

    Sizce ilk Müslüman kimdir?
    Enam-163. O’nun hiçbir ortağı yoktur; böyle emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim.” Yukarıdaki ayet, Muhammed hazretlerinin ilk müslüman olduğunu belirtir ama hükümsüzdür.
    Araf-143. “Sen sübhansın”, “tevbe ettim, sana döndüm ve ben müminlerin ilkiyim,” dedi.
    Yukarıdaki ayet de Musa‘nın ilk müslüman olduğunu belirten ayettir ve o da hükümsüzdür.
    Her iki ayeti de hükümsüz kılan ayet:
    Ali İmran- 67. İbrahim, ne Yahudi, ne de Hristiyandı. Fakat o, Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir müslümandı, müşriklerden de değildi.
    İbrahim, Muhammed’den de, Musa’dan da önce yaşadığına göre müslümanlığı onlardan öncedir. Adem, İdris, Nuh gibi İbrahim’den önce yaşamış olan peygamberlerin Müslümanlık sırasının ise hesaba katılmadığını görüyoruz.

    1-Allah ilk Müslüman kim karar veremez mi?
    2-sizce ilk Müslüman kimdir?
    3-Kuranda Musa ilk Müslüman der.kuran doğru söylüyorsa neden Allah Musaya kuranı değil de on emir ve Tevrat ı indirdi.
    4-Tevrat ve Museviliğin indirildiği Musa ya Müslüman diyen Kuran ne kadar inandırıcı olabilir.
    5-Bu yanlışlıkları yazan kitap Allahın kitabı olabilir mi?

    MİRAS KONUSUNDAKİ TUTARSIZLIKLAR

    Kur’an’a göre miras paylaşımında vasiyetin geçerli olduğunu söyleyebilir miyiz?
    Bakara-180. Sizden birisine ölüm yaklaştığında, eğer ardında mal bırakacaksa, vasiyet etmek farz kılındı. Bu vasiyetin anne ve baba ile akrabaya uygun şekilde yapılması gerekir. Bu, takvâ sahipleri üzerine bir borçtur.

    Bu ayete göre vasiyetin farz olduğunu ve bir Müslüman öldüğünde bıraktığı vasiyetin geçerli olduğunu düşünüyorsanız aldanırsınız. Ne vasiyet ederseniz edin hükmü yoktur. Miras paylaşımı aşağıdaki ayetlere göre yapılır:

    Nisa/ 11-12. Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır…. (diye devam ediyor)

    Bir surede vasiyet iniz geçerli mirasınızı istediğiniz gibi dağıtın diyor.Diğer bir surede mirasınızı benim size söylediğim şekilde dağıtacaksınız diyor..Böyle bir hatayı Allah yapmayacağına göre kuran Allahın kitabı olabilir mi?

    NİSA SURESİ-7-Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.

    NİSA SURESİ-11-Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder.

    Aynı surede bu peşpeşe ayete bakarmısınız.
    İkiside Ana baba ve çocuk arasında ki miras emrini içeriyor.
    Birinde Ana Baba dan çocukların alacağı diyor.
    Diğerinde Çocukların Ana Baba dan alacağı miras diyor.
    Fakat ikisinde Alınacak oran farklı.Birinde erkekle kadın eşit pay alır diyor.Diğerinde kadın yarım alır.

    AKRABA EVLİLİKLERİ TUTARSIZLIĞI

    NİSA SURESİ 22. Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayâsızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne kötü bir yoldur.

    AZHAB SURESİ 37. Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki, evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde, müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Zaten Allah’ın emri yerine getirilmiştir.

    1-İnsanlar için uygun olmadığını veya zor olduğunu gördü değiştirdi denilebilirmi?
    2-Allah önceden iyi veya kötü olacağını bilemez olabilirmi?
    3-Allah insanların ne yapacaklarını önceden bilebilen güçlü bir yaratıcı değimlidir?
    4-Allahın önce utanmazlık olarak gördüğü bir davranışı sonra normal olarak görmesi mümkünmüdür?

    İSLAMIN HOŞGÖRÜSÜ-HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜ TUTARSIZLIĞI

    BAKARA-256-”Islâm’da zorlama yoktur” seklindeki hükümlere dayanarak “Islâm hosgörü dinidir” diye konusur

    Zorlamayi öngören ve hosgörü’yü kökünden yok eden hükümlere dayali olarak farkli din ve inançta olanlara karsi düsmanlik beslemekten geri kalmaz ve örnegin Kur’ân’daki
    İMRAN-33-”Islâm’dan gayri bir dine yönelenler sapiktir!”,

    TEVBE-5-“Müsrikleri nerede görürseniz öldürün!”
    “Islâm’a aykiri bir inanista ise analariniz, babalariniz, yakinlariniz için magfiret dilemeyin, onlarin namazini kilmayin vs…” (örnegin K. Tevbe 23, 84, 113; Ahzâb 60-61) seklindeki nice buyruklarlara uymayi dogal sayar.

    BİR TARAFTAN ÖZGÜR DÜŞÜNEBİLİRSİNİZ DİĞER TARAFTAN ALLAH DÜŞÜNÜR TUTARSIZLIĞI

    Yine bunun gibi, bir yandan Kur’ân’in: “Basiniza gelen her hangi bir musibet kendi ellerinizin yaptigi isler yüzündendir” (Sûra 30; Nisha 79 vs…);
    ya da:”Yaptiklarinizdan dolayi mutlaka sorguya çekileceksiniz” (al-Nahl 93) seklinde olan ve “irâde serbestisi”ne ve “kisi’nin sorumlulugu”na yer verir gibi görünen âyet’lerine sarilirak “Islâm akil dinidir, özgürlük dinidir” diye konusurken,
    diger yandan Kur’ân’in bu hükümleriyle çatisan, örnegin:”Süphesiz Allah diledigini saptirir, diledigini de dogru yola eristirir” (K. al-Nahl 36, 93: Fâtir 8; Müddessîr 31, 42, vs); ya da: “Tanri dilediginin gönlünü açar onu Müslüman yapar… dilediginin kalbini dar kilar (kâfir yapar)” (K. En’âm 125); ya da: “Allah isteseydi puta tapmazlardi…” (K. En’âm 107) seklinde olan hükümlerini benimseyerek, gerçeklere “irâde serbestisiyle”, yâni “akilci düsünce” yolu ile degil fakat gökten indigi söylenen Kur’ân hükümleriyle gidilebilecegini savunur. Bundan dolayidir ki Islâm dünyasinin “büyük bilgin ve düsünür” diye bildigi nice kisiler “Ben aklimi kullanmam, kullanmamakla iftihar ederim” diyebilecek kadar kendilerini vahy”lerin egemenligine terketmislerdir

    EŞİTLİK DİNİ-DİĞER TARAFTAN IRK VE CİNSİYET FARKI GÖZETEN DİN TUTARSIZLIĞI
    Yine bunun gibi seriâtçi kisi, bir yandan :”Islâm esitlik dinidir; irk, renk, cins farki gözetmez; ne Arap, ne Acem, ne Türk vs… (gözetmeyip) insanligin güzel usaresinin bir belirisi(dir)” derken, diger yandan köleligin dogal oldugunu vurgulayan seriât hükümlerini (örnegin al-Nahl sûresi, âyet: 75) ya da siyah derili insanlarin tiksinti yaratici bir cild’e sahip olduklarina daîr hüküm’leri, ya da Arap’larin “Kavm-i necib” olarak diger müslümanlara üstünlügünü tanimlayan yönlerini benimseyebilir. Yani bir yandan Islâm’in esitlik dini oldugunu söylerken, diger yandan Seriât’in insanlar arasi esitligi yok bilen hükümlerini benimseyebilir; ve bunda bir çelisme görmez.
    Ama öyle ayet de vardır ki hükmü kaldırılmasa da, yazıldıktan hemen sonra değişikliğe uğramıştır.
    Abese suresinde peygamberin yüzünü ekşittiği gözleri görmeyen âmâ ile ilgili bir ayet daha var. Nisa-95 ayetinin “mazereti olanlar müstesna” kısmı bu âmâ sebebiyle ilave olunmuştur.
    Bakın nasıl:Peygamber evinde birkaç kişi ile otururken vahiy gelir. Nisa-95′ dir gelen ayet ve savaşa gitmeyen, savaştan kaçanlar hakkındadır.
    ”Mü’minlerden,oturanlar ile, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir.”
    diye başlayan ayeti vahiy katibine yazdırır.
    O sırada âmâ Abdullah Ümmü Mektüm gelir ve ayeti duyunca; ” Benim de gözlerim görseydi ben de savaşa katılırdım ya resulallah, benim gibi mazereti olanların durumu ne olacak?” diye sorar. Bunun üzerine Muhammed hazretleri vahiy katibine “Ayete bunu da ilave et” der: “Mazereti olanlar müstesna” (Buhârî, Cihâd: 27; Müslim, İmara: 17)

    DÜNYAYI İNSAN İÇİN YARATTIM-YARATTIĞIMA PİŞMANIM TUTARSIZLIĞI

    Allah hiçbir yarattığı canlıyı özel bulmamışta Hıristiyan ve Müslümanlara göre insanı özel ve değerli saymaktadır.hatta şeytanın bile bize secde etmesini istemektedir.

    İNSAN SAPIKTIR;
    “Andolsun ki; cin ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır, onunla gerçeği anlamazlar; gözleri vardır, onlarla göremezler; kulakları vardır, ama onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidirler, hatta daha şaşkın (dallun:sapık) dırlar. İşte gafiller bunlardır.” (A’râf 7/179)
    INSAN HAYVANDIR;
    “Yoksa sen onların çoğunun işittiklerini veya anladıklarını (kavradıklarını) mı sanıyorsun? Onlar sırf hayvan gibi, hatta gidişçe (yolca) daha sapkındırlar. (dallun) ” (Furkân 25/44)

    Allah Kuran da En değerli olarak yaratılmıştır dediği insan hakkında ne düşünüyor muş?

    ALLAHIN ÖNCE GÖKYÜZÜNÜMÜ YOKSA YERYÜZÜNÜMÜ YARATTIĞI TUTARSIZLIĞI

    NAZİRAT SURESİNDE ÖNCE GÖKYÜZÜNÜ YARATTIM YAZIYOR.
    Naziat-27-Siz mi yaratılışça daha çetinsiniz, yoksa gökyüzü mü? Onu O “Allah” bina etti.
    Naziat-28-Boyuna yükseklik verdi, nizama koydu.
    Naziat-29-Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.
    Naziat-30-Ondan sonra da yeryüzünü döşedi.

    BAKARA SURESİNDE ÖNCE YERYÜZÜNÜ YARATTIM DİYOR
    Bakara-29-O öyle bir yaratıcıdır ki, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı; sonra iradesini göğe yöneltip onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi pek iyi bilendir.

    ALLAH İNSANI TOPRAKTAN-SUDAN-KANDAN-BALÇIKTAN YARATTI TUTARSIZLIĞI

    Alak-2-İnsanı bir kan pıhtısından yarattı!
    Enbiya-30-O küfredenler görmediler mi ki, gökler ve yer bitişik idiler de Biz onları ayırdık; canlı olan her şeyi sudan yarattık. Hala inanmıyorlar mı?
    Nur-45-Allah bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır.
    Nahl-4-O, insanı bir damla sudan yarattı. Fakat bakarsın ki (insan) Rabbine apaçık bir hasım oluvermiştir.
    Furkan-54-Sudan bir insan yaratıp da ona bir soy ve hısımlık getiren O’dur. Rabbimin her şeye gücü yeter.
    Hicr-26-Gerçekten Biz, insanı kuru bir çamurdan, biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattık.
    (çamur , kara balçık)
    Hicr-33-İblis, Ben kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattığın bir insana secde edecek değilim, dedi. (çamur , kara balçık)
    Araf-12- Allah buyurdu: Ben sana emretmişken seni secde etmekten alıkoyan nedir? (İblis): Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi. (çamur , kara balçık)
    Fatır-11- Allah sizi (önce) topraktan, sonra meniden yarattı. Sonra sizi çiftler (erkek-dişi) kıldı. O’nun bilgisi olmadan hiç bir dişi ne gebe kalır ne de doğurur. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz bunlar, Allah’a kolaydır.
    (önce toprak ardından meni)
    Kıyamet-37-O (Rahme) dökülen bir damla meniden değil miydi?(meni)

    KURAN DA KONUŞAN MUHAMMED Mİ ALLAH MI TUTARSIZLIĞI

    Hud-2-şöyle ki, Allah’tan başkasına kul olmayın! Ben size O’nun tarafından müjdelemek ve uyarmak için gönderilmiş bir peygamberim!
    Zariyat-50- O halde Allah’a koşun. Çünkü ben, size O’nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
    Zariyat-51-Allah ile beraber başka bir tanrı edinmeyin. Zira ben size O’nun tarafından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
    Evet yine aynı şekilde allah peygamber olduğunu iddia ediyor.
    Hakka-38. Görebildikleriniz üzerine yemin ederim,
    Hakka-39. Ve göremediklerinize ki,
    Hakka-40. Hiç şüphesiz o (Kur’an), çok şerefli bir elçinin sözüdür.
    Hakka-41. Ve o, bir şair sözü değildir. Ne de az iman ediyorsunuz!
    Hakka-42. Bir kâhin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
    Hakka-43. (O), âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

    İBLİS(ŞEYTAN) CİNMİDİR MELEK Mİ? TUTARSIZLIĞI

    MELEK
    Bakara-34-Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.

    İsra-61-Meleklere: “Adem’e secde edin” demiştik, İblis’ten başka hepsi secde etmiş, o ise: çamurdan yarattığına mı secde edeceğim?” demişti.

    Taha-116-Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de, İblis’ten başka melekler hemen saygı ile eğilmişler; İblis bundan kaçınmıştı.

    Araf-11-And olsun ki, sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra meleklere, “Adem’e secde edin” dedik; İblis’ten başka hepsi secde etti, o secde edenlerden olmadı.

    CİN
    Kehf-50-Hani biz meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!

    KURAN DEĞİŞMİDİR-DEĞİŞMEMİŞMİDİR TUTARSIZLIĞI

    Nahl/101 , Bakara/106 ve Rad/36. ayetleri Muhammedin gerektiği zaman kuranı değiştirmesine tam yetki veriyor.

    Nahl-101-Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygambere, Sen ancak uyduruyorsun derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

    bu ayet kuranın değiştirildiğine bir kanıttır aynı zamanda allah kuranın tek harfinin bile değiştirilmeyeceğine söz vermişti fakat “biz bir ayeti değiştirdiğimiz zaman müşrikler muhammede yalancı dedi” v.s diyor Allah yalancımıdır sözünde durmamış

    Bakara-106. “Herhangi bir Ayet’in hukmunu yururlukten kaldirir veya unutturursak, onun yerine daha hayirlisini veya benzerini getiririz. Allahın herseye gucunun yettigini bilmezmisin? Rad-39-Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O’nun yanındadır.

    Fatır/43 , Fetih/23 , Yunus/64 , Enam/115 ve Ahza/62. aytetleri ise Kuranın değiştirilemeyeceğini söylüyor.

    Fatır-43-…Hayır! sen Allah’ın kanununda değişiklik bulamazsın. Sen Allah’ın kanununda asla
    bir döneklik bulamazsın. (deminki ayette döneklik yaptığını itiraf ediyordu.)
    Feth-23-… Allah kanununda hicbir degişiklik bulamazsınız.
    Yunus-64-…Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır.
    Enam-115-Rabbinin kelimesi (Kur’an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
    Ahza-62-Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. [u]Allah’ın kanununda asla değişme bulamazsın.

    İslam kaynaklarından öğrenmekteyiz ki, Kuran’daki çelişkiler, İslamcın daha ilk anlarından itibaren fark edilir olmuştur. O kadar ki, Muhammed’in verdiği emirlerin birbirini tutmaması ve örneğin bir gün “helal” bilip izin verdiği şeyi, bir başka gün “haram” sayması ya da yasaklaması, çevrede dedikodu konusu olmuştur.

    Birtakım kişiler açıkça şöyle konuşmaya başlamışlardır: “Muhammed bugün emrettiğini yarın yasaklayarak ashabıyla alay ediyor.” Bunu söylerlerken Muhammed’i “iftiracı” olarak tanımlamışlardır.

    Muhammed, o dönemde henüz güçlü durumda olmadığı ve bu nedenle bu gibi kişilere karşı şiddet yoluna başvuramayacağını bildiği için, buyrukların Tanrı tarafından konup, gerektiğinde Tanrı tarafından kaldırıldığına dair Kuran’a ayetler koymuştur. Bunlardan biri şöyledir:
    “Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti getirdiğimiz zaman —ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir- ‘Sen ancak bir iftiracısın’ dediler…”(Nail Suresi, ayet 101).

    Söylemeye gerek yoktur ki, böyle bir ayet, hani sanki Tanrı yanlış hüküm indirirmiş de, bir başka hükümle bu yanlışlığı giderirmiş” gibi bir tanıma sokmak bakımından daha da olumsuz bir sonuç yaratmaktadır.
    Muhammed, giderek güçlendikten sonra, yumuşak tutumunu değiştirmiş ve kendisi hakkında “bugün emrettiğini yarın yasaklayarak ashabıyla alay ediyor” şeklinde konuşanların hakkından gelmesini bilmiştir.

    Nail Suresi’nin 101. ayetinin Diyanet Vakfı tarafından açıklanmasına bakınız. Bundan dolayıdır.
    Örneğin, bir kez kendisine iki kardeşin “mülk-i yeminde” birlikte yemin edip edemeyecekleri sorulmuş, o da, “Ne bileyim? Bunu bir ayet helal, öbür ayet de haram kılmıştır” diyerek soruyu cevapsız bırakmıştır.

    Yine bunun gibi, Kur’an bilgisine sahip ünlülerden Abdullah b. Amr’e, pazartesi günleri oruç
    tutmayı “nezreden” (kendi kendine adamış olan) bir kimsenin, “nezir” günü bayram gününe rastlayacak olursa, ne yapacağı sorulmuş,

    o da, “Ne bileyim? Bir tarafta Allah nezrin yerine getirilmesini emrediyor, öbür tarafta da Resulullah bayram günü oruç tutmayı yasak etmiştir” diyerek fetva vermekten çekinmiştir.

    Çelişkilerin yarattığı sakıncalar sadece bu bakımdan değil, ileride ayrıca belirteceğimiz gibi, insan beynini tutarlı ve mantıklı şekilde düşünemez, işleyemez ve gelişemez hale getirmek bakımından ortaya çıkmıştır.

    İslam ülkelerinde fikirsel, sosyal ve siyasal alanlarda geri kalmışlığın nedenlerinden biri de budur. (2) Sahih-i…, Diyanet Yayınları, c.11, s.52. 246

  50. hakikat diyor ki:

    İnanmak ve inanmamak kişisel bir tercihtir, en nihayetinde herkesin aklı ve mantığı vardır ve akıl ve mantık bağlamında çeşitli gerekçelerle insanlar inanırlar veya inanmazlar. Bize düşen her iki kesime de saygı duymaktır. Aslında ortada çok basit bir hesap var, en azından benim hesabım bu ve paylaşmak istedim:

    Diyelim ki;
    Ben müslümanım, inanıyorum ve dini vecibelerimi yerine getiriyorum fakat sen inanmıyorsun,

    ve diyelim ki;
    Allah, peygamber, kitap, din vs. yok, hepsi yalan

    Ben ne kaybederim sen ne kazanırsın?

    Ama ya hepsi varsa ve doğruysa…

    Çok basit bir olasılık hesabı. Ortada iki ihtimal var ve inanan için her iki ihtimalde de sıkıntı yok fakat inanmayan için bir ihtimal de olsa netice kötü…

    Şimdi düşünelim hangisi daha mantıklı ve akılcı?

  51. malsavar diyor ki:

    @hakikat,

    ya dogruysa mantigiyla dine inaniyorsan senin ateistten hiçbir farkn yok. kimi kandririyorsn anlayamadm ? :))

  52. atex diyor ki:

    Cengizhan a Kuranı nerenle okuyorsun anlamadım kendince mana verip kendince cevaplamışsın
    kendin çelişkilerini yaratıcıya havale etmişsin arapça bilgin olmadığından her içilen şeyi şarapçı tarafına çekmişsin yani bu kardar basit bir algı üzerinden yorum yapmana şaştım kaldım.birde Kuranda NAZİRAT??? suresini ilkduydum
    yaw ne cevap verem gülmekten yazamıyorum o akrabalık Peygamberin evlatlığının boşanan eşi ile ilgili trışkadan bir yorum
    HOŞGORÜ o ayetler savaşla ilgilidir.Sizi öldürüler ve sizinle savaşırlarsa dır
    AYNI dedelerin gibi düşünüyorsun deden kırmızı yüzde senin gibi söylemiş Hidayetle ilgili 160 ayet vardır Allah ayak direyenleri kitabı başka yerleri ile okuyanları saptırır şekilde olduğu gibi hidayet isteyene 1 gelene 10gelirim diyor
    Kuran değiştirilemiz Hicr 9 o bir kitabın yerine yeni bir kitap gönderirsektir ve ondada minumum değişiklikler vardır temel prensipler değişmez
    zamanım olsa çok yazmak isterdim rıfgıcım ama inen söylediklerinin tek biri bile tutarlı değil 1 tek tutarlı bir şey söyle

  53. hakikat diyor ki:

    to malsavar;

    güzel kardesim tabiki ben ya dogruysa mantıgıyla inanmıyorum sadece herseyi mantıkla akılcılıkla kabul etmeye calisan arkadaslara basit bir mantik hesabi yaptim. bu ince ayrintiyi farkedemediysen ben sana ne diyeyim. Allah selamet versin.

  54. Ahmet diyor ki:

    Kuran’da daha önce hiçbir yerde görmediğiniz –(NASAdaki tüm bilim adamlarını dahi büyük şaşkınlığa uğratıp hayran bırakan)–
    AL-LAHIN varlığını ve kudretini en üstün ve apaçık delillerle ortaya koyan
    en büyük Mucizelere tanık olmak için, lütfen bkz.

    http://www.kutsi-19-hasat.com

    EVRENSEL MUHTEŞEM MUCİZELER

  55. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Kuranda,Evren gökler(semavati) olarak çoğul tanımlanır.Evren ve mağma halindeki Dünyanın yaratılışı 6 gündür.(Hadid-4)
    Dünya Güneş arası mesafe ve atmosfer, gök(sema) olarak tekil ,tanımlanır.
    Fussilet suresinde,ilk iki günde(evre) mağma halindeki Dünya yaratılır.
    Sonraki 4 gündeyse,bereketli topraklar,dağlar,nehirler,okyanuslar,arayanlar için rızıklar yani madenler ,yaratılır.Henüz canlı yoktur.
    Son iki gündeyse,atmosfer ve katları yaratılır.Toplamı 8 gündür.
    Naziat-28 ise ,Dünya ve Güneş arasındaki mesafenin düzenlenerek canlı yaşamına hazır hale getirildiğini,anlatır.150 milyon km’lik bu mesafe canlı yaşamı için en uygun mesafedir.Dünyanın döşenmesi ve atmoferin yaratılması ise Fussilet suresinde anlatılır.Cengizhan Türk gibi bazı Kuranı tersden okuyanlar,Naziat-28′deki gökle,Fussilet-11-12′deki göğü birbirine karıştırarak,ayetlerin çeliştiğini söylerler.
    Enbiya-32′de yazan ,Göğü(atmosfer) korunmakta olan bir tavan olarak yarattık,ayetiyse tam olarak ateizmi çökertmiştir.O devrin bilgisiyle böyle bir ayetin yazılması mümkün değildir.Atmosfer,zararlı ışınları tutarak ve küçük gök taşlarını parçalayarak tavan görevi yapar.Ancak,büyük gök taşlarına karşı etkisiz kaldığı için ,korunması gerekir.Bu korumayı, Jüpiter gezegeni yapar.Yaşamı bitirecek gök taşlarını büyük çekim gücüyle kendine çeker.

Leave a Reply