BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Edebiyatçı Allah! (Mete Tunç)

“Allah”, Kuran’ı bir edebi şaheser, tek ayeti bile taklit edilemeyecek, benzeri yazılamayacak kadar olağanüstü olarak yaratmış; öyle ki şairler onu okuyunca şiirlerini Kabe duvarlarından indirmişlerdir(?)(1) Yani, Kuran’ın bizatihi kendisi bir “mucizedir”.

Bu tezden çıkan sonuç, “Allah”ın, kendini ve dinini insanlara (Aslında Kureyş kabilesi ve komşu kabilelere) kabul ettirmek için “mucizevi” kelimeler, cümleler içeren bir kitap indirme kararı ve tatbikatıdır.

Arapların, Kuran’ın “indirildiği” dönemde, salt bu “mucizesi” “sayesinde” Müslüman olduklarını ve Kuran’ın her alanda kendilerine yol gösterici olduğunu varsayalım (Sözkonusu dönem, her ne kadar mitleştirilse de, anlatıldığı/yazıldığı gibi asrı saadet olmadığı bizzat Kuran’dan, açıkça veya satır aralarından öğrenilebilir!). Ancak peygamberlerinin ölümünden hemen ardından Müslümanlar birbirlerini boğazlamışlar, yönetimde Kuran’a (daha doğrusu bugün vazedilen İslam’a) açıkça aykırı uygulamalar gerçekleştirmişler, sayısız hadis ve masal uydurmuşlar, “koca koca” “alimler” bunları “yutmuşlar”, “enteresan” mezhepler türemiş…

Hülasa, Kuran (ve de Muhammed ve dahi eşleri ve sahabe), öyle çokça yazıldığı gibi “aşkın bir sistem” ortaya koyamamıştır (Ama, İslam’ın, Arap fetihlerinde, kıyımlarında itici güç olduğu aşikardır; ve tabii yeni coğrafyalarda, yeni halklarla karşılaşıp yeni sentezlerle, bir dönem yüksek bir medeniyet inşa ettiği de…).

Ne derece bir “şaheser” olduğu hakkında yorum yapamam; çünkü ne Arapça’yı ve ne o dönem Arapça’sını biliyorum. Ancak, soru sorabilirim:

“Allah”, Kuran’ı “mucizevi” sözlerle yazmış ve o sayede insanlar (Araplar) Müslüman olmuş! Tamam da (Gerçi tam olarak tamam değil; zira Hıristiyan Araplar da olmuş ve hala varlar!), yukarıdaki olgular, elbette başka sayısız husus bir tarafa, “Allah”, yüzyıllar, binyıllar boyunca, tüm milletler tarafından anlaşılacak açıklıkta, net, insanları/Müslümanları birbirine düşürmeyecek bir kitap yazamaz mıydı?!

Elbette ki, insan/insanlar bütün çağlara hitap edebilecek bir kitap yazamazlar; çünkü bilgi kapasiteleri ve sosyolojik değişim buna engeldir. Ama “yazar”, “Allah” ise, edebiyata/Arap diline meraklı bir “yaratıcı” sıfatıyla, yine “mucize” niteliğini haiz, fakat “kafa karıştıran” ayetleri olmayan, çağlarüstü bir kitap indiremez miydi?!

Teknik olarak mümkün değil! Çünkü, toplum gibi dil de sürekli gelişen bir şeydir; “Tanrı”nın bir kitabı olamayacağı “Tanrı”nın “yarattığı” toplumsal, dilsel vs. gelişime aykırıdır!(2) İkincisi bir vakıa ise, ki öyledir, Tanrı yoktur!

(1) Kuran’daki “hepiniz toplanın, benzer bir ayet/sure yazabilecek misiniz” mealindeki ayetler ve “şiirleri duvardan indirme” iddiası ile Kuran ve Müslümanlar, “Allah”ın sözleriyle insanın sözlerini yarıştırma garabetine düşegelmektedirler.

(2) Tanrı’nın, sosyolojik gelişmelerin (ve/veya fizik yasalarının) doğal sürecinde ilerlemesine izin verdiği, bunu irade buyurduğu ifade edilir kimilerince. Kutsal kitaplara göre, kimi peygamberlere yüzlerce yıllık ömürler verildiği bilinmese çarpıcı bir tez olabilirdi! (Bu ömür süreleri nereden, nasıl temayüz etmiştir; Sümer ve eski Hami-Sami (Babil, Asur, Akad…) masalları mıdır; yoksa Yahudi din adamlarının tarihlerini daha da eskiye götürebilmek uğruna ortaya attıkları bir yalan mıdır?)

Not1. M. Utkucu “Kuran Okumaları” kitabında, “ilahi” kitaplarda (özelde Kuran’da) belirsiz ifadeler ve birden çok anlamı olan kelimeler nedeniyle, Tanrı filolog mu, diye sorar! Ayet yorumlarına bakıldığında, cevap evet’tir!..

Not2. 7. yüzyıl Arapça’sı uzmanı bir Arap’ın Kuran’ı dil ve edebiyat açısından değerlendirişini dinlemek isterdim. Nesnel bir analiz yapacak dilbilimci bir Arap yok mudur? Vardır elbette. Ama hiç görünmez!

Not3. Birbirine yakın tarihlerde yazılmıştır Orhun abideleri ve Kuran. Bir dil bilimci olsaydım Türkçe’nin gelişimini, çeşitlenmesini Orhun abidelerinden itibaren ele alıp araştırmak isterdim. Arap olsaydım Kuran’ı dilbilimsel vs. olarak incelemek entelektüel bir çalışma olurdu. Diyeceğim, 7. yüzyıl Arapça’sının yazılı olduğu bir metin elbette Araplar ve Arapologlarca değerlidir. Ama sadece o kadar!

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 4111, bugün ise 1 kez görüntülenmiştir.

7 Comments

  1. selcuk diyor ki:

    @mete tunc
    ***“Allah”, Kuran’ı bir edebi şaheser, tek ayeti bile taklit edilemeyecek, benzeri yazılamayacak kadar olağanüstü olarak yaratmış; öyle ki şairler onu okuyunca şiirlerini Kabe duvarlarından indirmişlerdir(?)(1) Yani, Kuran’ın bizatihi kendisi bir “mucizedir”.
    Bu tezden çıkan sonuç, “Allah”ın, kendini ve dinini insanlara (Aslında Kureyş kabilesi ve komşu kabilelere) kabul ettirmek için “mucizevi” kelimeler, cümleler içeren bir kitap indirme kararı ve tatbikatıdır.***

    bu sonucu cikaran siz ve bu tezi ileri surenlerdir. Kuran in boyle bir iddiasi yoktur. Meydan okumada bulundugu ayette ise kendisini yalanlayanlara meydan okur edebi guclulugune meydan okuyanlara degil.

    ayrica o donemde edebi gucluluk bir meziyetti, siir belagatina sahp olanlara imrenilirdi. Bir soyut ressamla bir mimarin bir picasso resmine bakip biri mest olurken digerinin ne var bunda demesi gibi, o donemin ve gunumuzun sair ruhlu insanlari Kuran in siirsi hitabindan etkilenmis olabilirler. sizin etkilenmemeniz bu gercegi degistirmez.

    insanlar aksini yapmislar diye Kuran in tavsiye ettikleri kotudur anlami cikartilamaz. Peygamber olunce muslumanlar birbirine girmis tezi insanlarin bozulmaya meylini gosterir Kuran in degil.

    ***Kuran’daki “hepiniz toplanın, benzer bir ayet/sure yazabilecek misiniz” mealindeki ayetler ve “şiirleri duvardan indirme” iddiası ile Kuran ve Müslümanlar, “Allah”ın sözleriyle insanın sözlerini yarıştırma garabetine düşegelmektedirler.***

    bu meydan okuma Kuran in hak ve gercek olusunu yalanlayanlar icindir, edebiyat yarismasi icin degil.

    uzun hayatli peygamberlere gelirsek; Kuran da dunyanin da alti gunde yaratildigi anlatilir. ama bazi ayetlerde ise Kuranda verilen bu surelerin kiminin 50.000 kiminin 1000 seneye (izafi olarak) denk geldigi gecer. dunyanin 4.5, 5 milyar yildigi olustugu varsayilir. bu acidan bakilirsa 6 milyar yil olasiligi da pekala arastima konusu olabilir.

    bilim bir gun dunyanin ilk baslarda daha hizli dondugu bu yuzden zaman kavraminin daha izafi oldugu kesfedilirse ne diyecegiz? (bu sadece bir varsayim ama tamamen mantiksiz mi?)

    Allah filolog mu, niye cok anlamli kelimeler kullanmis? Bunu yapabiliyorsa onu suclamak mi tebrik etmek mi gerekir? Tek cumle ile dort bes farkli bilimsel veya sosyal olguya gonderim yapabilen kac bilimadami ve sosyal bilimci var?

    anlatacak cok seyiniz ama insanlari detaylara bogmamak icin az yeriniz olsaydi, anlatacaklarinizin cogunu nasil anlatirdiniz?

    Kuran semboller, ipuclari ve sozlerinin icinde sayilamayacak kadar cok anlamlar tasiyan bir hazine gibidir. Eger anlayamayacak kadar onyargili ve bilgisiz iseniz (yorumcuyu kastetmiyorum) bunu yapabilenlere birakmalisiniz.

    son olarak Kuran o zamanin vasat veya yuksek insanlarinin ayrica gunumuzun vasat veya yuksek niteliklerdeki insanlarinin rahatlikla okuyup anlayabilecegi basitlikte ama uzman incelemesi gerektiren cok sayidaki anlamlarla yazilmistir.

    bir ateist gozuyle bakarsaniz Kuran dan alacaginiz mesaj ya ateistik dusuncelerinizi destekledigni zannetmek veya gercege varmak olacaktir. cunku Kuran i motomot, anlamadan, anlatabilecek olanlarin yardimi ile okumazsaniz ancak ve ancak kendi celiskilerinizi destekledigi hatali zannina varirsiniz.

    bu araba surmeyi teorik olarak surmeyi ogrenip de direksiyonun basina gecince araba surmeyi basarabilecegini sanmaya benzer. surebileceginizi zannedersiniz ama ya gercekten surer ya da gider ilk direge toslarsiniz. yaniniza surucu rehberi almaniz yararinizadir.

  2. Mete Tunç diyor ki:

    &selçuk
    “Kuran semboller, ipuclari ve sozlerinin icinde sayilamayacak kadar cok anlamlar tasiyan bir hazine gibidir. Eger anlayamayacak kadar onyargili ve bilgisiz iseniz (yorumcuyu kastetmiyorum) bunu yapabilenlere birakmalisiniz… son olarak Kuran o zamanin vasat veya yuksek insanlarinin ayrica gunumuzun vasat veya yuksek niteliklerdeki insanlarinin rahatlikla okuyup anlayabilecegi basitlikte ama uzman incelemesi gerektiren cok sayidaki anlamlarla yazilmistir.” diyorsunuz.
    Yani hem öyle hem böyle!.. Size hiç garip gelmiyor mu yukarıdaki cümleler?!..
    Dünya ve evren bilgisi benimkiyle kıyaslanmayacak kadar az olan birisinden “Allah’ın kitabı” konusunda yardım almak abes değil mi?.. Bunlar ve daha önceki cümlelerinizdeki ifadeler, Kuran’a, bütünüyle sizin verdiğiniz anlamlardan müteşekkil; yani söylediklerinizi destekler nitelikte hemn hemen tek ayet yok Kuran’da…
    Ferhat Kentel’in, mealen, bir şey bizatihi değer teşkil etmez, onu biz değerli kılarız, sözü siz (dindarlar) ve Kuran için de geçerli.
    Saygılarımla

  3. selcuk diyor ki:

    @mete tunc
    “Dünya ve evren bilgisi benimkiyle kıyaslanmayacak kadar az olan birisinden ”

    sizin Kuran i kendi dunya ve evren bilginizle yorumlamaniz zaten asil sıkıntı oalacaktir. Kurana bir bilim kitabi gibi bakar, onu en az sizin dunya ve evreni bildiginiz kadar bilen ve ozumsemis biriyle incelemezseniz bence cikmaz yollara saparsiniz ancak. (elbette benle veya bilgisi benim duzeyimde olan birisiyle Kuran i incelemek ancak kendini aldatmak olur. benim Kuran konusunda daha bir firin ekmek yemem lazim.)

    bir de dunya ve evren bilgisi ile bilimsel anlamdaki bilgi birikiminizi kastediyorsaniz bence sizin Kuran i inceleyip yorumlar yapmaniz bir ressam olmamaniza ragmen muhendis gozuyle picasso nun resimlerini yorumlamak gibi olur. Uzmanlik alaniniz olmayan bir alanda gercekci yorumlar yapabileceginizi kabul etmek de pek akla yatkin olmayacaktir.

    @mete tunc
    “Allah’ın kitabı” konusunda yardım almak abes değil mi?”

    niye abes olsun. peygamber denen kavram niye var o zaman. Tanri melekler vasitasiyla indirirdi kitaplari. Hic kimse de sesini cikartamaz ister istemez Tanri ya itaat ederdi. Neyse ki bize secim yapma iradesi vermis. Bize Tanri nin sozlerini ileten, ne demek istenildigini anlatip yanlis yorumlamalari onleyen peygamberler gondermis ve bize secme ozgurlugu vermis. Ister inanin ister inanmayin. Kimsenin bizi zorladigi yok. Ama inanmamak, size verdigim onca nimete karsin bana isyan etmeye girer ben de bunu cezlandiririm demis.

    Inanmiyorsaniz buna da inanmazsiniz sansiniz % 50 olur. Inanir ve duzgunce de yasarsaniz odullendirilme ihtimaliniz olur. Ister secin ister secmeyin. Bu bizlere kalmis.

    @mete tunc
    “Bunlar ve daha önceki cümlelerinizdeki ifadeler, Kuran’a, bütünüyle sizin verdiğiniz anlamlardan müteşekkil; yani söylediklerinizi destekler nitelikte hemn hemen tek ayet yok Kuran’da…”

    Daha once de soyledim; Kuran her seyi detaylari ile yazmasi gereken kazuistik olmayan bir anayasa kitabi degildir.
    Siz ve diger bir arkadas demis ki Tanri iskence ederse nasil Tanri olabilir demis.
    Ben de ona cevaben dedim ki;
    1- iskence demek dogru degil cunku bazi gunah sahipleri ceza olarak cok agir cezalari fazlasiyla hak ediyorlar (soykirimcilar, seri katiller, yamyamlar, tecavuzculer vb.)

    2-insan dusunce felsefesiyle bizim Tanri ya yakistiramadigimiz cezalar, kendi basimiza gelseler verilmelerini az bile bulabilecegimiz cezalar olabilecektir, bu cezalarla adalet adina kalbimiz bir turlu sogumayacaktir yani bu cezalar izafidir kime, neye ve ne oranla kotu olduklari

    3- Kuran dogrudan bildirimlerden olustugu gibi isaretler, sembollerden de olusur. Her sey detayiyla yazilmak zorunda degildir (yoksa 10-15 ciltlik bir eser de olabilirdi) Ben yorumlarda anlattiklarimi vardir, oyledir demiyorum. Ama Kuran i anlamlandirmaya calistiginizda pekala bu anlamlar da cikabiliyor niye celiskiler olduguna, Kuran in yalan olduguna inanalim ki diyorum.

    Ornegin ben Tanri nin insana illa iskence ile gercek anlamda, bedenen, fiziken ceza vermesi gerekmeyebilecegini, sanal gerceklik teknolojileri ile bunlari hic yapmadan da insana bu cezalari fazlasiyla cektirilebilecegini ongoruyorum. Bu hem Tanri nin safiyetini korumus olacak hem de bahsettigi cezayi vermis olacaktir. (aksi bile olsa onun safiyetinin bozulacagini dusunmuyorum cunku ne olacagini teblig etmistir, bu cezalarin yegane sorumlusu bunu bile bile isyan eden ve o cezayi umursamayan insan olacaktir.)

    diyorum ki, Kuran in basta celiskili oldugunu kabul eder, yanlislar bulmak uzere yola cikarsaniz istediginiz celiskileri bulursunuz ama kendi icinizdeki celiskileri. Celiski oldugunu dusundugunuz her sey kendize gore celiskidir gercekte oyle oldugundan/olabileceginden degil.

    Dedigim sekilde, en az sizin kadar dini konularda ve Kuran da uzman biri, sizin celiski oldugunu iddia ettiginiz her konunun celiski olmadigini size % 100 gosterebilir.

    beni cok ilgilendirmez ama ya siz yaniliyorsaniz? Celiski olmadiklari halde tum bunlara celiski deyip kendinizi ve size inanip sizin gorusleriniz dogrultusunda yasamaya/inanmaya daha dogrusu inanmamaya baslamis/baslayacak insanlarin sorumlulugunu kabul ediyor musunuz? bunu yapmakla kazanacaginiz ve kaybedecekleriniz neler hic tarttiniz mi? Biz en fazla guya celiskilerle dolu bir kitaba inanmis oluruz peki ya siz?

    size iki ornek anlatayim.

    1-bir zaman bir hristiyan koyunde sel olmus herkes yuksek daglara kacmaya baslamis. Kacanlar kilise onunden gecerken papaza demisler sen de kacsana. o Beni Tanri kurtarir demis. Bu bir kac kez sular yukseldikce tekrarlanmis. kimi zaman bir bot, kimi zaman bir is makinesi sonra bir helikopter papazi kurtarmaya gelmis bizim papaz beni Tanri kurtarir demis. Haliyle papaz selde bogulmus. Tanri nin huzuruna cikmis. biraz kuskun Tanrim beni kurtarmadin demis. Tanri da tahmin ettiginiz gibi cevaben daha nasil kurtarayim sana bir helikoter bile gonderdim ama sen kurtulmamak icin adeta cirpindin demis.

    2-Richard Dawkins e Ben Stein roportajda soruyor ya Tanri varsa, sen oldugunde seni cagirip beni niye inkar ettin diye sorarsa ne diyeceksin diyor. Dawkinsin cevabina bakin:
    Peki sen Tanrim kendini bulunmaz kilmak icin niye bu kadar aciya katlandin?
    (expelled belgeselinden)
    Cevaba bakar misiniz Tanri daha napsin, 1200 den fazla peygamber gondermis, onbinlerce evliya, 4 u buyuk bir kismi irili ufakli kutsal kitap ve kitapciklar gondermis, her yil binlerce yeni Tanri yi anlatan kitap, makale cikiyor. Size istediginizden cok daha fazlasini anlatip sizi ikna edebilecek binlerce gercekten degerli din alimleri hatta bilimadamlari var. bunlarin hepsini gecelim hucre, DNA, RNA, yasam, olum, kainat, nano ve makto evrenler (bunlarin hepsini siz benden cok daha iyi bilirsiniz) gibi aslinda sizi Tanriya da goturebilecek mucize gibi teknolojiler tasarimlar mevcut hayatta.
    İsin esprisi Tanri helikopter bile gondermis gibi bunlari insanin ayaginin altina sunmus daha napsin?

    Hadi Kuran celiskilerini gosterdik sonra, İncil mi, sonra Tevrat ve Zebur mu? Sonra bunlara inanan 4.5 milyar insan mi? sonra yasadiklari birer tarihi gercek olarak onumuzde duran Davut, Musa, İsa, Muhammed mi? Bunlarin hepsini hafizalarimizdan silecek bu toplumsal gercekleri bir sekilde ama bir sekilde fake (sahte) olduklarini mi kanitlayacagiz?
    Bunlar nasil bir yalan fenomendir ki simdiye kadar on milyarlarca insani kendilerine inandirmis ve inandirmaya devam etmektedir? Ki bu insanlarin arasinda einstein misali zekaya ve dehaya sahip binlerce insan da var. Hepsi mi yanilmislar? Hepsi mi bos bir hayale inanmislar.

    lutfen tum bu yorumlarimi sahsiniza yonelik olarak algilamayin. Ben fikirlere itiraz ediyorum.

    son olarak Kuran i kendimce degerli kilmak gibi bir dusuncem yok, yorumlarim sadece beni baglar ben sadece celiskilere dair goruslerinizin yanlis olabilecegini anlatmaya calistim. bu tur konulari ilmi ve dini uzmanlardan olusan bir heyetin tartismasini cok daha dogru buluyorum.

    @mete tunc
    “hemen tek ayet yok Kuran’da…”

    hangi konularda yok;
    soylerseniz ben kendi adima o mesajlari verdigini dusundugum/bildigim ayetleri buraya ekleyebilirim.

    saygilarimla.

  4. Mete Tunç diyor ki:

    @selçuk,
    “Dünya ve evren bilgisi benimkiyle kıyaslanmayacak kadar az olan birisinden “Allah’ın kitabı”…” cümlemde tırnak içinde yazmam hasebiyle bellidir (sanki başka türlü belli olmuyor da :) ) ki Kuran’ı “ilahi” bir kitap olarak görmüyorum. Dolayısıyla onun (imanlı) uzmanlarının imanlı açıklamaları, yorumlar, hikayeleri vs. elbette anlamsız gelecektir bana… Siz de mevcut dünya ve evren bilginizle Kuran’ı birazcık objektif olarak okusanız göreceksiniz…
    Yazınızın kalanınabilahare cevap vereceğim.
    Saygılarımla

  5. selcuk diyor ki:

    @mete tunc
    “son olarak Kuran o zamanin vasat veya yuksek insanlarinin ayrica gunumuzun vasat veya yuksek niteliklerdeki insanlarinin rahatlikla okuyup anlayabilecegi basitlikte ama uzman incelemesi gerektiren cok sayidaki anlamlarla yazilmistir.” diyorsunuz.
    Yani hem öyle hem böyle!.. Size hiç garip gelmiyor mu yukarıdaki cümleler?!”

    garip karsilamanizi garip karsiladim dogrusu. bu siteden ornek vereyim. Degerli bir yorumcumuz bu sitede kromozom 2 olgusuna dair bir makale yazmisti. Simdi vasat birisi okudugunda yazi basit bir anlatimla vasat zekadaki bir insanin anlayabilecegi sekilde yazildigindan ilgili vasat arkadas rahatlikla anliyor.

    ama sadece anliyor, ayni goruste veya karsi goruste karar kiliyor. ancak ayni yaziyi bir bilimadami ozellikle genetikci birisi okuyunca yazinin etkisi daha bir farkli olacaktir. bu arkadas yaziyi okurken genlerin o nano ve harika dunyasina hayalen dalacak, yazilanlari baska turlu algilayacaktir.

    bu ikisine yazidan anladiginizi yaziya dokun deseniz vasat bilgideki arkadas bir sayfayi zor dolduracak, diger uzman arkadas ise bir kitapcik yazacaktir. Kastettigim budur, Kuran da kesfedilmeyi bekleyen oldukca zengin bir kitaptir ama vasat bilgideki insanlara da kendisi kapatmamistir.

    bir dusunsenize sadece bir genetikcinin anlayabilecegi kelimelerle boyle bir kitap yazsaniz vasat bilgilerdeki insanlar bu kitabin yuzune bakar miydi? Peki boyle olmus diye simdinin alimlerini ona bakmaktan engelleyen bir durum mu var? Ozetle denge adina bu sekilde olmasi bence iyi dusunulmus.

    @mete tunc
    “Kuran’ı “ilahi” bir kitap olarak görmüyorum. Dolayısıyla onun (imanlı) uzmanlarının imanlı açıklamaları, yorumlar, hikayeleri vs. elbette anlamsız gelecektir bana”

    Kuran i ilahi bir kitap olarak gormeniz beklentisinde degilim, beni ilgilendirmez ayrica. Bu sitede propaganda yapmak amaciyla degil paralel veya karsi yorumlar yapmak suretiyle bilgi dagarcigimi artirmak icin bulunuyorum. Siz objektif okumayi salik veriyorsunuz ama kendiniz objektif okumayi ve olmayi kendiniz basaramiyorsunuz ki bastan.

    Bastan yanlislar bulmak icin basliyor, ilahi kitap degil diyerek objektif bakmadiginizi ilan ediyor, celiskiler var mi diye arayip duruyorsunuz. Kesinlikle bulursunuz. Ama bulduklariniz gercekte celiski oldugu icin degil, sizin celiskileriniz oldugu icin. Ne demek istedigimi bir ornekle anlatayim. Yine bu sitede verilmisti. Numerolojinin tutarligi uzerine.

    bir yorumcu Kuran daki 19 mucizesi iddiasina karsi (bu tur mucize arayislarini ben kabul etmiyorum) rastgele aldigi siradan bir metinde numeroloji kullanarak yaziya gizli anlamlar yuklenmis olabilecegini gostermisti. Sozun ozeti mutlaka bir seyler bulmak icin yola cikarsaniz bulursunuz.

    resim ornegini tekrar verelim. bir sanat eserinin basina geldiniz ama sanattan anlamiyorsunuz ve resmin sacmalik oldugunu dusundunuz. sonra yaniniza resmi yapan veya bir sanat rehberi geldi ve size kullanilan sanattaki, tekniklerdeki incelikleri anlatmaya basladi. o resimi artik daha iyi anlamaz misiniz?

    dini konularda uzmanlarin incelemenize yardim edecek gorusleri olmadan Kuran i bu konularda uzman olmadiginiz halde dunya ilimleri ile incelemeye kalkmaniz bir mimarin Picasso resmine bakip ressam cetvel kullanmayi bile bilmiyor diye elestirmesi gibi olur. ayrica bu konularda uzman kisilerin size imanli hikayeler, yorumlar anlatacagi da ayri bir onyargi belirtmek isterim.

    @mete tunc
    “Siz de mevcut dünya ve evren bilginizle Kuran’ı birazcık objektif olarak okusanız göreceksiniz…”

    aslinda siz demeden de bunu yapmaya zaten baslamistim. ama celiski diye one surduklerinizin celiski olmadiklarina karar verdim hatta bazi ayetler daha once tamamen red ettigim evrim teorisinin bazi onermelerinin yasami az cok aciklayabilecekleri sonucunu cikartmama neden oldu. Camurdan yaratilma, toprak ve sudan gelme, ciftler halinde yaratilma vb.

    hepsini ozetlersek tek basiniza, kisisel dunya ve evren bilgi dagarciginizla yaptiginiz bu inceleme bence pek objektif olmamis, tarafli yaklasmissiniz.

    not: vasat filan derken kimseyi kastetmiyorum lutfen yanlis anlasilmasin.

    Saygilar.

  6. Mete Tunç diyor ki:

    @selçuk
    Yazdıklarınızı (tekrar) okudum… Satır-paragraf bazında değil de, genel bir cevap vereyim izninizle:
    Kuran’daki ifadeler, yaklaşım, bilgi düzeyi… her şey; evreni-insanı yarattığı iddia edilen “allah”ın, olması gereken sıfatlarından beridir!
    “Kuran nasıl bir kitaptır” yazımda “nesnel” görüşlerimi arz etmiştim.
    Kuran’ı uzmanına sorunuz, diyorsunuz mealen. 1500 yıldır uzmanına sorulmuş. İçindeki belirsizliklerden dolayı bin tane yorum çıkmış. Herbir yorum sahibi bir diğerini kafir ilan etmiş. Mezhep çatışmaları yaşanmış vs… Şimdi, ayetlerde, hadislerde yazılanlar bir yana, “alimlerin” yazdıklarını düzeltme yolunda çağdaş alimler!.. Bazıları da “düzelt-düzelt nereye kadar” diyerek çoğunu reddedip Kuran’ı kendilerine göre, adeta yeniden yaratıyorlar…
    İnternet kafeden ancak bu kadar yazabiliyorum. Sanırım yeterlidir…
    Saygılar

  7. selcuk diyor ki:

    @mete tunc
    “Kuran’ı uzmanına sorunuz, diyorsunuz mealen. ”
    tam olarak degil. Yorumlarken ilgili ayetlerin oncesine, sonrasina, anlam veya anlamlarina dair uzmanlarin ne dusundugunu ogrenip ondan sonra kendi yorumunuzu dile getirin diyorum. Uzmanlarin dediklerini kabul edin imasi yok. siz ilginiz olmayan bir alanla, aslinda veya belki tamamen zit goruslerle yorum yaptiginizda sadece onyargilarinizi ortaya seren tarafli bir yazi yazmis durumuna dusuyorsunuz.

    “1500 yıldır uzmanına sorulmuş. İçindeki belirsizliklerden dolayı bin tane yorum çıkmış. Herbir yorum sahibi bir diğerini kafir ilan etmiş. Mezhep çatışmaları yaşanmış vs… ”

    en basitinden evrim konusunda bile yuzlerce, binlerce farkli gorus cikmis, her yeni gorus bir onceki gorusu elestirmis. Onceleri ecis bucus ara gecis formlari ararken sonra sicramali evrim, yonlendirmeli evrim vb. gorusler cikmis. Zurafanin boynu dallara uzanmaya calisirken uzadi gibi gorusler cikmis ama sonra dislanmis. Simdi bu evrim teorisinin yanlisligini mi ispatlar yoksa insan denen varligin bitmek bilmeyen ogrenme, arastirma, suphe duyma ozelliklerini mi gosterir?

    Belirsizlik Kuran da degil insanlardadir.

    “Şimdi, ayetlerde, hadislerde yazılanlar bir yana, “alimlerin” yazdıklarını düzeltme yolunda çağdaş alimler!.. Bazıları da “düzelt-düzelt nereye kadar” diyerek çoğunu reddedip Kuran’ı kendilerine göre, adeta yeniden yaratıyorlar…”

    dediginiz gibi yine insanlar bunu yapan. Islam da dort ana mezhep vardir. Bunlar da birbirlerinden kucuk farklarla ayrilirlar ama ayni seyleri anlatirlar. (basit bir ornek bir mezhepte farzlarda fatiha yi sadece imam okur, digerinde cemaat de imamla birlikte okur. sonuc ayni yere cikar)

    ama oyle mezhepler de cikmistir ki, namaza gerek yok, oruca gerek yok, Tanri biziz vb. Bunlar zaten Kuran in ana ilkeleri ile celistiklerinden hak mezhep olarak kabul edilmezler. Dolayisiyla bu mezhepleri cikaranlari birilerinin kafir ilan etmesine gerek yoktur, Kuran in en temel ilkelerini inkar ettiklerinden zaten kendileri kafir (inkar eden) durumuna dusmuslerdir veya Tanri daha iyi bilip haklarinda hukmedecektir.

    Bu durum ne sizi ne beni ilgilendirir. bunlarin bu halleri bizim de inkar etmemizi gerektirmez. inanmak ya da inanmamak tamamen siz ve Tanri arasindadir. kimseyi ama kimseyi ilgilendirmez. Tanri size tebligini yapar, bilimsel kesiflerle tespit edebileceginiz Onu gosteren bulgular gosterir adeta ben varim der sonra sizi serbest birakir. Ister inanin ister inanmayin. Gerisi size kalmis.

    ***sizi derken sahsinizi degil okuyucuyu kastediyorum.

    Sanırım yeterlidir…
    Saygılar

Leave a Reply