BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Kuran’ı ezberlemek ve dinlemek (Mete Tunç)

Kuran’ı, orijinalinden, Arap ya da değil, herkes için, dinlemenin çok etkileyici olduğu söylenir ve buna inanılır. Etkileyicilik söylemi, en basit ifadelerle, din bezirganları için propaganda, inananlar için avuntudur; gerçeklikle hiç alakası yoktur. Sözlerini anlamadan (hatta sözlerini büyük ölçüde anlayan Arapları da dahil edelim) Kuran’ı dinleyen Müslümanlar, acaba içlerinde huzur, coşku, merhamet, sevgi hissediyorlar mı? Hayır! Bu cevabı teyit için Müslümanların Kuran dinlerken “beyinlerini okumaya” gerek yoktur; yüzlerini, bakışlarını, vücut hareketlerini izlemek yeterlidir! Varsa, edebi değerinden ve (Kuran’ın yazılmasından yüzyıllar sonra geliştirilen) tilavetinden (belki) etkilenebilmesi için insanların Arap olması ya da bir Arap gibi Arapça bilmesi lazımdır.

Keza, İslam dünyasında yaygın içtihat, Kuran’ın (orijinalinin, Arapça’sının) ezberlenmesinin büyük sevap getirdiğidir. Bu gelenek nasıl oluştu, sözlü kültürün bir uzantısı mı bilmiyorum, ancak sadece ezberlenmesinin ve ezbere okunmasının yüceltilmesinin arkasında biraz da içeriğindeki noksanlıkları kapatmak saikinin yattığı kanaatindeyim.

Not1. Müslümanların bu kadar önemsediği iki hususa Kuran’da hiç değinilmemesi… Değinilmemiştir, çünkü onu söyleyenlerin-yazanların-hazırlayanların böyle bir derdi olmamıştır!

Not2. Kuran’ın ayetlerinin Arapçalarını da okumak bazen ve bazı kişilerce sevilir! Bu yöntem, akademik çalışmalarda ve camilerde kullanılabilir; ancak televizyonda ve halka dönük konuşmalarda, teknik olarak hiç faydası olmadığı ve seyircinin dikkatini dağıttığı ve onları sıktığı için sadece Türkçe anlamı söylenmeli. (TV’de bir programda, telefonda psikolojik problemi olan bir kadın vardı. Din adamı yorumunu yapacağı ayetlerin Arapça’sını okurken sunucu uyardı, hocam telefon konuğumuz rahatsız oluyor, okumayın, diyerek.)

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 6257, bugün ise 4 kez görüntülenmiştir.

2 Comments

  1. selcuk diyor ki:

    Kuran’a gonulden inanmis bir kisi, ondan doyasiya haz alir. Arapca Turkce Ingilizce olmasi farketmez. Arapca okunmasinin tesvik edilmesi, bunun sevap oldugu bilgisiyle desteklenmesinin basta gelen sebeplerinden biri arapcada ufak degisikliklerin bile buyuk anlam degisikliklerine yol acabilmesindendir. ingilizcedeki guy-gay farki gibi. guy i gay diye okursaniz gereksiz sorunlarla karsilasabilirsiniz.

    yanlis hatirlamiyorsam bir ornek vereyim. halak kelimesini bogazdan gelen bir hirilti ile okursaniz yaratmak anlamina gelir normal okursaniz helak olmak. (yanlis hatirliyor olabilirim yanlissa ve bilen varsa lutfen duzeltsin). Yine yanlis hatirlamiyorsam La kelimesini gereginden fazla uzatarak okumak yoktur manasina neden oluyor. La ilahe illallah da Allah tan baska ilah yoktur yerine Allah ilahı yoktur gibi bir anlama donusuyor. (bunu da yanlis hatirliyor olabilirim, la uzatmasindaki sikinti dogru da, ornek dogru olmayabilir.)

    o yuzden aslinin okunmasi, arapcanin ogrenilmesi tavsiye ve tesvik edilir

    not 1 e gelirsek bu yorumdaki can alici nokta Kuran i yazan, hazirlayan vb. imasi. Bunu iddia edebilmek icin kanitlarimiz olmasi lazim.
    Karsi kanitlar ise daha fazla.
    1- Hz. Muhammed okur yazar degildi.
    2- Hayati Kuran’da yazili olan herseyi baskalarindan ogrenip ezberine alip sonradan yazabilecegi veya yazdirabilecegi kadar sosyal gecmemisti genelde yalniz takilirdi
    3- Ozellikle bu tur ogrenimler ve ezberler yapabilecegi en verimli caglari Hira daginda yapayalniz gecmisti
    4- onun caginda cehalet diz boyuydu simdilerde oldugu gibi etrafta bilim sacan okullar olmadigi gibi, ilim arastirma yapabilecegi bilim yuvalari veya kutuphaneler yoktu
    5- sahabileri de kendisinden cok farkli degildi, alim sinifina sokabilecigimiz cok fazla arkadasi yoktu cok uzun bir sure.

    fazla uzatmayalim yazmis veya yazdirmis olamazdi.

    ayrica Kuran da Allah derki artik dinimi tamamladim ve onu koruyacagim. bu o zamanlar icin bir kehanet olarak gorulebilir ama simdiden bakarsaniz nerdeyse 1500 senedir tek bir harfi bile degismemistir Kuran in. 1500 sene sonrasina kadar uzanan bir kehaneti o cehalet ortaminda biri nasil yazdirmis olabilir ki?

    bu kehanetlerin sayisi bir de degildir. Birakin Kurani Hz. Muhammed kendi hadislerinde bile 1500 sene onceden Istanbul un fethi, Kibris in alinmasi (emeviler di sanirim), cebelitarik in gecilmesi, Ali ile Muaviye sahabilerine siz ikiniz birbirinize haksizlik yapacaksiniz, Hz. Ayse ye de sen Ali’nin karsisinda olacaksin demesi, ilk dort halifenin hepsinin sehid edilecegini bildirmesi gibi hepsi birebir gerceklesmis kehanetlerde bulunmustur. Bu liste uzundur burda keselim.

    ayrica onlarca, yuzlerce hatta binlerce insanin sahitlik ettigi, birebir gordugu nesilden nesile aktararak bizlere ulastirdigi yuzlerce mucize vardir. Parmaklarindan su cikmasi, elindeki taslarin zikretmesi, az bir yemekle yuzlerce kisiyi doyurmasi, kopan kolu yerine yapistirmasi, cikan gozu yerine koyup iyilestirmesi (bedir savasi) gibi. bu liste daha uzayip gitmekte.
    binlerce insan topluca kafayi yemis nesilden nesile yalanlar aktarmis mi diyecegiz.

    bana kalirsa Kuranin insan yapisi bir yazım oldugunu kanitlamak aksini ispatlamaktan daha zor olacaktir. Ki Kuran da apacik meydan okunur. kendini alim sanan herkes, hepiniz toplanin ve benim ayetlerimin bir tanesini olsun yazin diye.
    1500 senedir bunu yapabilen olmadi bundan sonra olur mu hep beraber goruruz.

  2. warhorse diyor ki:

    ”Kuran’ı dinleyen Müslümanlar, acaba içlerinde huzur, coşku, merhamet, sevgi hissediyorlar mı? Hayır! Bu cevabı teyit için Müslümanların Kuran dinlerken “beyinlerini okumaya” gerek yoktur; yüzlerini, bakışlarını, vücut hareketlerini izlemek yeterlidir”

    Bu yorumu neye göre yaptınız çok merak ediyorum.Nasıl oluyormuş peki yüzleri?

    * Alib. Ebi Talip(r.a)’den Rasulullah (s.a.v)’in söyle dediGi rivayet adilmistir:
    Kim Kur’an’i okur ve onu ezberlerse,Allah onu cennetine koyar ve ailesinden cehenneme girmeyi hak eden on kisiye sefaat etme hakki tanir.
    (Sahihu’l Buhari)

    *Hafiz olup da Kur’an okuyan kimse, melaike-i kiram ile beraberdir.Kendisine zor geldiGi halde Kur’an okumaya ise iki ecir vardir.
    (Sahihu’l Buhari)

    Bunlar sahih hadislerdir.Tabi hadis bilgisi olmayan ve peygamber inancı taşımayan birisi kafasına göre yorum yapacaktır.
    Hadisler, Kur-an’ın dipnotu gibidir.Kur-an da sadece namaz kılın der.Kaç rekat olduğunu,hangi vakitlerde olduğunu,kılınış şeklini hadisler vasıtasıyla öğreniriz.

Leave a Reply