BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Meal okumak (Mete Tunç)

Bazı din adamlarına, din ekollerine göre, münhasıran Kuran mealini okumak insanı şüpheye düşürebilir, hatta küfre götürebilir. O yüzden (bu iddiadakiler tarafından) “aforoz edilmemiş” alimlerin, “ehil” insanların tefsiri ile birlikte okunmalı veya yine, “muteber” hocaların tedrisi ile öğrenilmelidir!

Bu, Ayetlerde ve hadislerde gerekçesi ve dayanağı bulunmayan bir görüştür. Tersine, “Allah”, her bir Müslüman, tek tek okuyabilsin diye de indirmedi mi Kuran’ı?! Neden korkuluyor?!.. Elbette sebebini biliyoruz!

“Mealden okuyan şüpheye düşer” hükmünde, bir gerçek de vardır. O da, ayetlere, “ilaveler yapılsa”, bambaşka anlamlar yüklenilse bile, Kuran, rehber niteliğinde değildir. Ne akıcılığı vardır, ne konulara göre tasnif edilmiştir, ne emirler açıktır, ne meseller çarpıcıdır, ne huzur verir. Ancak, kısmen, tefsirlerle, “derlenip toplanarak” bir anlam kazandırılmaya çalışılmıştır. Tedris, sohbet, vaaz da tefsirlerin somut/canlı formatta anlatılması, inanmaya ve/veya cemaate muhtaç ve çoğu “hazır” insanların “ikna edilmesi” etkinliği olarak telakki edilebilir… Sonuçta sözkonusu görüş, kendi minvalinde haklıdır!

Meal hususunda bir sorgulama/kıyaslama da yapmak gerekiyor: Bir Türk’ün Kuran’ı, orijinal diliyle, yani Arapça okumasında bir beis yok, tersine çok sevaptır! Bir Arap’ın, Kuran’ı (Arapça) okuduğunda şüpheye düşeceğine, mutlaka tefsir eşliğinde okuması gerektiğine dair ise bir yorum duymadım!

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 4512, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

5 Comments

  1. Gözlemci diyor ki:

    Meal okumanın yanlış olduğunu çok iyi tespit ettiğimi belirtiyim. Ya da meala Kuran demenin yanlış olduğunu. Bir ayetin çok çeşitli çevrildiği bir Dünya’da meale Kur’an demek büyük hataymış. Yaptığım analizler doğrultusunda şunu açık ve net bir dille söyleyebilirim ki Dünya’da çözülmüş yada kabul edilebilir denecek şekilde çevrilmiş Kutsal Kitap yok. Bu çözümsüzlüğe rağmen yaşayabilen, yaşatılabilen, kabul edilen bir saçma durum da başka kaynaklarda yok. Böyle bir kaos başka yerde, şeyde, konuda, dalda YOK.

    Dolayısıyla bu bağlamda bakıldığında “Mealden okuyan şüpheye düşer” sözü doğru.

    Kur’an dilinin ve dilbilgisinin Arapça olmadığı anlaşıldığında bu meal kaosunun son bulacağı kanısındayım.

    Bu mealler yüzünden müslümanlar karışıyor. Bu mealler yüzünden müslümanlar birbirine münafık, kafir, cehennemlik diyecek duruma geliyor. Bu yüzden mümin-ateist kavgası yaşanıyor. Teröre kadar gidliyor.

    Kur’an’ın orjinalini enine boyuna iyi bir analiz yaptığınızda “meal rezilliğini” keşfetmeniz zor olmayacak.
    İlavelerin nelere malolduğunu anlamanız zor olmayacak.
    Adem-İblis’ten Musa mucizeleri çevirilerine kadar nasıl rezil bir alimler varmış, anlamanız zor olmayacak.
    Bu analizden sonra kafanızda çok şey değişecek. Kur’an-ı Kerim’in dahi adını değiştirme durumu doğacak.
    Defalarca devrim yaşanacak kadar değişik bir kitap Kur’an.
    Her müslümanca Kur’an orjinaliyle bilinmeli ve anlaşılmalı. Şiddetle önemli.
    Üç-beş profesörle Kur’an çözüldü demek büyük yanlış. Kur’an’ı profesöre vermek daha büyük yanlış. Her mümin kitabını anlamak zorundadır. Doğru olan bence budur.

  2. Ferda Yamanoğlu diyor ki:

    Bende meal okunmasını tavsiye ediyorum. Ama bir şartım var.Elmalılı meali gibi güvenilir bir meal olması gerekiyor.Peki neden meal okunmalı?Çünkü gerçekleri mealden öğrenebiliriz.Ana ,babaya saygı,dürüst şahitlik yapma,kölelerin hürriyetlerine kavuşturulması,ölçü,tartıda hile yapmama,faizin yasaklanması gibi birçok önemli bilgiyi tefsire gerek kalmadan öğrenebiliriz.Eğer ortaklık sonucu kandırılanlar, sad suresi 24.Ayeti okumuş olsalardı ortaklığın ne kadar riskli olduğunu anlarlar,kar payı ortakığınında caiz olmadığını öğrenirlerdi.

  3. Gözlemci diyor ki:

    Google Meal :

    (Fatiha Suresi)

    1 – hafif
    Tanrı adına Rahimde

    1. Tanrı adına Rahimde
    2.Alemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun
    3.Merhametli
    4. Kıyamet Gününün sahibi.
    5.. Thee biz ibadet yoktur ve senin yardım aradığımız
    6. Bize doğru yolu göster
    7. Onlara bahşettiği kimselerin yoluna gazabı değildir ve yoldan değil gidenlerin

    Not : Tavsiye edilir. Geniş ilham kaynağı olabilir.

  4. Gözlemci diyor ki:

    Kur’an’da eşanlam Mantıksızlığı-Çorbalığı-Kalabalığı (1 örnek) :

    Topluluk anlamına gelen (“toplulu” şeklinde arayarak, “grup” ”toplum” vb. arayarak sayı artabilir) 14 kelime :

    1. Fiet
    2. Cem
    3. Kavim
    4. Ma’şer
    5. Taife
    6. Kabile
    7. Umem
    8. Al
    9. Ahzap
    10. Usbet = Kuvvetli Topluluk (Ayette “kuvv” geçmediği halde)
    11. Usbeti Kuvveti = Kuvvetli topluluk
    12. Hizip, Hizb
    13. Ummet
    14. Nefer

    Kur’an’da a-e-i ekleri ve diğer eklerinde dikkate alınmadığı, çorbalığı çok.

    Kur’an’da çorbalama çorbası yaşanıyor.

    Gerçekten hakikaten olağanüstü çorba meal ortamındayız.

    Bunlar mı meal yazan ehil insanlar.
    Böyle mealler yazılırsa tabiki şüpheler doğar.

  5. cengizhan Türk diyor ki:

    -İSLAMİYET ÇAĞDIŞI KALMIŞTIR.ÇAĞA UYDURMAK MÜMKÜNMÜDÜR?

    KURANDA NEDEN TEKNOLOJİ VE BİLİM YAZMAZ
    1-Allah baskı tekniğini öğretseydi de En azından kuranın kendisi o dönemde matbaa da basılamazmıydı?
    2-Muhammed e neden Melek bir Elektriğin,Televizyonun,Radyonun,Arabanın.Bilgisayarın tarifini getirememiştir.Allah neden insanlara yaşamlarını kolaylaştıracak bir şey vermemiştir.
    3-Neden Kuran da bir tane bile bir teknolojiye ait yazı yok.Muhammedin bana vahiy geldi dediği şeyler hep o güne o an yaşananlara ve önceki masallara ait şeyler?
    4-Kuran da dünyanın yuvarlak olduğu bile yazsa İncil e karşı büyük avantaj sağlamazmıydı?
    5-Her sey allah’tan diyen insan bilim Üretebilir mi? Gerekse Allah verirdi demezmi?
    6-Allah muhammede mucize olarak neden bir kuduz aşısını vermemiştir.Binlerce insan Pastör aşıyı buluncaya kadar boşuboşuna ölmüştür.
    7-Allah neden kuranda bir ilacın bile tarifini vermezde muhammede Oğlunun karısıyla evlenme iznini verir?
    8-Teknolojiye ait bir tane bile buluş,televizyon,telefon ,araba insana gerekli olsa Allah muhammede söyler ve icat ederdi.Allah vermesede onun gibi çok zeki ve özel biri bu icatları yapardı.yapmadığına göre kullanılmasını istemiyorlar.Neden bunlardan yararlanıyorsunuz?
    9-Kuranda teknoloji yazmazken peygamberler ve halifeler teknolojiyle ilgili bir buluş yapmazken.Neden Müslümanlar peygamberlerinin vermediği bir şeyi kullanır.

    10-BİLİM DİNLERE RAĞMEN GELİŞEBİLMİŞTİR.
    BİLİMLE DİNLER SİYAHLA BEYAZ GİBİ BİRBİRİN ZIDDIDIR.

    İslama göre canı veren Allah,
    Kurana göre Canı alan allah..
    Allah can almaya karar verirse, hangi doktor engel olabilir ki
    İslam toplumların da doktor bile olması bir reformdur.

    Hocaya üfürük cü ye gidiyor yurdum insani, reçete yerine muska yazdırıyor..
    Madem derdi Allah veriyor neden çare arıyorsun Allaha karşımı geliyorsun?

    Dünya nüfusunun hızla artması,kaynakların kıtlaşması sonucu çocuklarına istedikleri gibi bakamayan ve zorlanan aileleri Doğum kontrol yöntemlerine yöneltmiştir.
    Kadınların çalışma hayatına girmesiyle hamile kalmama gerekliliği doğmuştur.
    İslamiyet ve Dindarlar bu önlemlerin Allahın işine karışmak ve Allahın doğmasını istediği cana engel olmak olduğunu söyleyerek karşı çıkmışlardır.

    Bütün direnmelere rağmen günümüzde islama karşı gelinerek doğum kontrol unun yapılmasının zorunluluğu herkes ce kabul edilmiştir.

    Kuran’a gore Adem’in çocuklarından Habil ÇİFTÇİ, Kabil koyun ÇOBANıdır. Yani ilk insan döneminde ziraat ve hayvancılık vardır. Bugünkü toprak yapısı, ve bitkiler, ağaçlar vs mevcuttur.

    Bilim’e göre ilk insanlar AVCI ve TOPLAYICIdır(ekipdikmez). Ziraat ve hayvancılığın tarihi sadece on bin senedir. Ekilebilir mevcut toprağın, bu günkü haline gelebilmesi ancak 100.000 sene önce olmuştur.

    Kuran’a göre meyveler, sebzeler bugünkü özelliklerinde (Renk, tat, şekil, büyüklük vs) yaratılmışlardır.Domatesi ve patatesi Amerikanın keşfinden sonra öğrendiğimiz için Bu en çok yenilen sebzelerin adı kuranda geçmez.Çünkü Kuranı yazanlar bilmiyorlardı.
    Örneğin Domates patatesi hiçbir peygamber yiyememiş ne olduğunu bilmeden ölmüşlerdir. Çünkü bu bitkiler sadece Amerikada yetişiyordu ve bu kıtanın 1400 lerde keşfedilmesiyle Asya Avrupa ve Afrika kıtalarına geldi.
    Bir peygamberin domates ve patatesi bilmeden ölmesi üzücü.Tüm peygamberlerin Amerika ve Avusturalya kıtalarını bilmeden ölmesi ilginç..
    Hatta kanguru ve penguen göremeden cennete gitmiş olmaları enteresan
    Bilim’e göre ise günümüzde bulunan sebze ve meyveler, insanlar tarafından seçildiği için, bugünkü tat, koku, renk, ve boyutlarına ulaşmışlardır. Mısır 5.000 yıl önce 2-3 santim iken, insanlarca devamlı surette irileri seçilerek ekildiği için bugünkü boyutuna ulaşmıştır. Yani günümüzde tüketilen tüm sebze ve meyveler, insanlarca geliştirilmiştir.

    Her Şey Allah’tan diyen insan bilim Üretebilir mi?…
    Size biraz tuhaf gelmiyormu?

Leave a Reply