BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Tefsirciler ve kader (Mete Tunç)

Bir sitede, “Allah bir cilt kitap göndermiş, kulları üzerine 10 cilt tefsir yazıyorlar; ama o da yetmiyor.” cümlesi vardı. Veciz bir ifade!..

“Allah”, kullarından “alim” olanlara epey yük yüklemiş, sürekli çalıştırıyor. Ancak, rüya ile, ilham ile yeterince bilgi vermiyor ki, sayısız konuda, yüzyıllardır uğraşıyor da uğraşıyor alimler; fakat bir türlü, büyük ihtimalle, kendilerinin bile tatmin olamadıkları yorumlar yapıyorlar, sonuçta kısır döngüye giriliyor, şüpheler yığılıyor!

Kuran ayetleri (ve hadisler) hakkındaki sorulara verilen yanıtların hemen hepsinin, ayetleri ve hadisleri “düzeltici” tarzda olması ve bunların sayısının fazlalığı dikkat çekicidir. Ve bu düzeltmelerin çok daha fazla soru ve sorun yarattığı da!

Mesela… “Kutsal” kitapların sözel ve kitabi oluşumları sırasında, dönemlerin insanları “kader”i anlamlandıramamışlar: Hem Allah her şeyi bilecek hem insan ona karşı sorumlu olacak!.. Sonrakiler de, çağdaşlar da mevcut dini kaynakları referans alarak ve zihnen açıklayamıyorlar.

Ortadoğu’da yaratılan Tanrı’nın/Tanrıların niteliği, “bilmek” üzerinedir. Her şeyi bilir(ler). Geleceği de şüphesiz. Böyle olmasa Tanrılığı manasızlaşır… Aynı zamanda, yarattığı insandan hesap sorar. Bu da zorunludur; çünkü ondan kulluk beklemektedir… Böyle “kurulmuş” Tanrı tasavvurundan ve Tanrı-insan ilişkisi muvacehesinden, mecburen “kader” paradigması ortaya çıkar.

Nihayetinde, inanan insanlar, binyıllardır, çözümsüz bir sorunu çözmeye çalışmıyorlar; daha da ötesi/kötüsü, olmayan, yaratılan, hayali bir sorunu çözmek uğruna boşuna uğraşıyorlar!

Not1. Doğal afetler, kazalar vs. “Tanrı”dansa, Tanrı’nın bir cezasıysa bunlara karşı önlem almak “Tanrı”yla mücadele etmek anlamına gelmez mi?! O nedenle, pek çok inananın “kaderci” söylemleri aslında mantıklıdır!

Not2. Züğürt avuntularından ikisi; zihinsel engelli çocukların daha çok zengin çocukları olduğu ve haksız yere bir para veya mal elde edinenlerin başına bir şey geldiğinde, bunun “Allah”tan geldiği inançlarıdır. Bence hiç de böyle değildir; ikisi de yanılsamadır. Çünkü sözkonusu kişiler göz önündedir (ve sayıları azdır). Onlara gıpta edilmekte, onlar kıskanılmakta, onların paralarına ve mallarına tamah edilmektedir. Oysa; kimbilir, belki de, “züğürtlerin” çocukları arasında zihinsel engelliler daha fazladır ve keza başa gelen belalar daha çok “züğürtlere” isabet etmektedir!

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 5422, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

3 Comments

  1. delikanlı diyor ki:

    Merhaba kader konusunu biraz daha açabilir misin,neden bir paradigma olduğunu düşünüyorsun?Ne gibi karşıtlıkları var ediyor bünyesinde?
    İlgin için şimdiden teşekkür ederim.

  2. Mete Tunç diyor ki:

    @delikanlı;
    “Kader”in ne demek olduğunu, açılımını, hakkındaki tarihsel ve çağdaş yorumları, tartışmaları bildiğinizi sanıyorum!.. Sorunuz, “yanlış biliyorsun”dan yola çıkarak inandığınız nas’ı anlatmanın bir öncülü galiba!?
    Yanılıyor muyum?

  3. cansin diyor ki:

    En buyuk tefsirci prof.doktor yasar nuri ozturktur;)tefsir okumanizi tavsiye ederim arkadaslar mustafa islamoglu,mehmet okuyan da cok buyuk tefsircilerdir butun sorulariniza cevap verecek tek sey meal tefsirdir arapca okuyanlar Allahin sozlerini anlamak istemeyen kafirler dir anlamadigi halde arapca okumak anlamadigi halde ingilizce sarki soyleyip bos bos aglamak gibi birseydir artik dini dogru taniyin dini yalanlayanlardan olmayin bunlarin hepsi arap emperyalizmi beyinsiz insanlarin uydurmasi

Leave a Reply