Aslında herkes aşağı yukarı ne olduğunu biliyordur ama yine de Vikipedi’deki kromozom maddesinden ufak bir alıntı ile başlayalım:
Kromozom; DNA’nın “histon” proteinleri etrafına sarılmasıyla, yoğunlaşarak oluşturduğu, canlılarda kalıtımı sağlayan genetik birimlerdir.
Birçok canlı gibi insan da trilyonlarca hücreden meydana gelir. Hücre, bitkisel ya da hayvansal her türlü yaşam biçiminin en küçük birimidir. Her hücre bir sitoplazma ve çekirdekten meydana gelir. Çekirdeğin içinde ise kromozom adı verilen ipliksi parçalar bulunur. Kromozomlar, molekül yapıları çok iyi bilinen DNA (deoksiribo nükleik asit) zinciri ile histon denilen protein zincirinden oluşur. DNA zincirleri de özgül proteinleri sentezlemekle görevli gen adı verilen birimlerden oluşur.
Yani genetik bilgimiz tek bir uzun DNA zincirinde değil birçok farklı uzunluk ve içerikteki kromozomlarda saklanır ve gerektiğinde kopyalanır. Kopyalama işlemi canlılığın devamı açısından kritik öneme sahip ve rahatlıkla olmazsa olmaz diyebileceğimiz bir prosedürdür. Kromozomlarda, kopyalama veya bölünme sürecinde önemli göreve sahip bölümler vardır. Bunlardan ikisi sentromer ve telomerlerdir (sentromerlerin işlevi için buraya, telomerlerin yapı ve işlevi içinse buraya bakabilirsiniz). Bizim için burada asıl önemli olan şey sentromerlerin normalde her kromozomda sadece bir yerde, telomerlerin ise kromozomların uçlarında bulunuyor olmasıdır. Aşağıdaki şekilde kabaca hem normalde olması gereken kromozom yapısını hem de iki kromozomun uç uca eklenerek birleşmesi sonucu oluşacak bir kromozomun genel yapısını görebilirsiniz.

Şekil 2. Uç uca kromozom birleşmesi durumunda oluşacak kromozom yapısı
Bunun ardından bazı gözlemsel verilere bakalım. Bunlar üstünde tartışma olan spekülatif şeyler değil. Direk olarak gözlemlenmiş şeyler. Yani bunları olgu veya gerçek olarak tanımlayabiliriz.

Şekil 3. İnsan kromozomu 2 ile şempanze kromozomu 2A ve 2B'nin karşılaştırması
- İnsanlarda 23 çift kromozom vardır.
- İnsanlar dışındaki büyük kuyruksuz maymunların (great apes) tamamında (şempanzeler, goriller ve orangutanlar) ise 24 çift kromozom vardır.
- İnsan DNA’sının içerdiği bilgi bakımından tüm canlılar içinde en büyük benzerlik gösterdiği grup büyük kuyruksuz maymunlardır. Bunların içinden de en fazla şempanzeler ile benzerlik gösterir, hem genetik hem de fiziksel özellikler bakımından.
- İnsan kromozomu 2, Şekil 2′dekine benzer şekilde kromozomun uçlarının yanı sıra ortalarda da telomer bölgesi izlerine sahiptir (1, 2).
- İnsanlar ve diğer kuyruksuz maymunlarda sentromerler 171 baz çiftinden oluşan belli bir dizi içerir ve buna alfoid bölgesi denir. İnsan kromozomu 2, aktif sentromerin dışında bir bölgede daha (bozulmuş) alfoid bölgesine sahiptir (3).
- Şekil 3′de görüldüğü gibi şempanze kromozomu 2A ve 2B uç uca eklenirse 2A’nın sentromeri ile insan kromozomu 2′nin sentromeri tam olarak aynı yere gelmektedir. Bunun yanında şempanze kromozomu 2B’deki sentromer ile insan kromozomu 2′deki bozulmuş alfoid bölgesinin yerleri de tam olarak eşleşmektedir. Ayrıca siyah-beyaz şeritlerin yerleri de 2A ve 2B’nin uç uca birleşmesi halinde ortaya çıkacak duruma tam olarak uymaktadır.
- İnsan ve şempanze genomlarının karşılaştırmalı incelemesi sonucunda ortolog genlerin (ör. insanlarda hemoglobin sentezleyen gen ile şempanzelerde hemoglobin sentezleyen gen veya insanlarda sitokrom C sentezleyen gen ile şempanzelerde sitokrom C sentezleyen gen vb.) %29′u insanlar ve şempanzelerde birebir aynıdır, geri kalanlarında ise 1 veya 2 amino asit farklılık vardır (4). Diğer türlerle ortolog genler karşılaştırıldığında bu farklılıkların arttığı görülmektedir.
Bu gerçekler ışığında mevct durumu nasıl değerlendirmemiz gerekir? Bu gerçekleri en iyi şekilde nasıl açıklayabiliriz? Örneğin, “İnsan ve şempanze kromozomlarının birbiriyle bir ilgisi yoktur. Bunlar tamamen birbirlerinden bağımsız olarak tanrı böyle istediği için bu tip benzerlikler ve birleşme izleri taşıyarak yaratılmıştır. Tanrı, insan kromozomu 2′yi bilerek şempanze kromozomları 2A ve 2B’nin birleşimiymiş gibi yaratmıştır.” gibi bir açıklamayı ne kadar ciddiye alabiliriz? Bu tip bir yaklaşımın, tanrının varlığını önceden kabul eden ve her türlü bilimsel olguyu “tanrının isteği” şeklinde açıklamaya ayarlanmış, tek yönlü ve değişmesi mümkün olmayan bir bakış açısının ürünü olduğu çok açıktır.
Burada sıralanan deliller çok net bir gerçeğe işaret etmektedir. Tarihte bir dönemde yaşamış olan 24 çift kromozoma sahip bir tür büyük kuyruksuz maymundan türeyen bir grup şempanzelere doğru evrimleşirken diğer bir grubun kromozomlarında meydana gelen bir füzyon (birleşme) ile bu grup zaman içinde değişerek türeme ile insanlara gelen kolu oluşturmuştur. Bu gerçeğin daha başka birçok delili insanve şempanze kromozomlarının ayrıntılı incelemeleriyle ortaya çıkmıştır. Bu yazının konusu olmadığı için diğer delilleri şimdilik bir kenara bırakıyorum. Ancak bu delillerin birçok teist bilim insanı tarafından da aynı şekilde değerlendirildiğini ve insanlar ile şempanzelerin ortak bir atadan türediğinin teist bilim insanları arasında da kabul gören bir görüş olduğunu belirtmem gerekiyor. Ayrıca akıllı tasarımı savunanlar arasında da ortak atadan türeme görüşünü savunanlar olduğunu da belirtmeden geçmeyelim. Öneğin, akıllı tasarım hareketinin poster çocuğu Michael Behe, son kitabında (The Edge of Evolution) insanlarla şempanzelerin ortak bir atadan türediğini gösteren çok sağlam deliller olduğunu söylemiştir. Akıllı tasarım hareketinin merkezi olan Discovery Institute hiçbir ilgisi olmayan ve onlar gibi işin dini/politik yönleriyle hiç ilgilenmeyen, The Design Matrix adlı kitabıyla taraflı tarafsız birçok kişinin takdirini kazanan Mike Gene de insanlar şempanzelerin ortak atadan türediği görüşünü savunmaktadır. Jean Staune ise darwinyen olmayan (non-darwinian) evrimi (ki akıllı tasarım da bunun bir alt bölümü olarak kabul ediliyor) ve ortak atadan türemeyi savunan başka bir teist bilim insanıdır.
Evrim karşıtları için bugünkü dersimiz bu kadar. Umarım bu ders bazı gerçekleri görmeniz için faydalı olmuştur. Gerçeklerden kaçmanın kimseye faydası olmayacağını hatırlatarak dersimizi bitirelim.
Referanslar:
1. IJdo JW, Baldini A, Ward DC, Reeders ST, Wells RA, Origin of human chromosome 2: an ancestral telomere-telomere fusion. Proc Natl Acad Sci U S A 1991 Oct 15;88(20):9051-5
2. Avarello R, Pedicini A, Caiulo A, Zuffardi O, Fraccaro M, Evidence for an ancestral alphoid domain on the long arm of human chromosome 2. Hum Genet 1992 May;89(2):247-9
3. Fairbanks, Daniel J. Relics of Eden: The Powerful Evidence of Evolution in Human DNA. New York: Prometheus Books, 2007. 28-29.
4. The Chimpanzee Sequencing and Analysis Consortium. Initial sequence of the chimpanzee genome and comparison with the human genome. Nature 437, 69-87. URL http://dx.doi.org/10.1038/nature04072.
Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 4948, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

arkadaşlar anlamak mı istemiyosunuz yoksa kapasiteniz mi yetmiyo?sonrda usluğsuz oluyoruz.
Biz burda önemli birşeyi tartışıyor gibi gözüksekte aslında sadece ideoloji yandaşlarının savunduğu safsatayı çürütüyorum her defasında.
Safsataya safsata demek uslupsuzluksa uslupsuzum kardeşim.
Zaten bu ülkede doğruları söylemek suç,birileri doğru söyledimi söylediklerinden çok başka şeylere takarlar uslupta en ucuz numaradır.
Kaldıki ağzımdan bi küfür çıkmadı sadece evrimin sevmediği soruları sorunca karşı taraf tabi cevap veremiycek.Uslubuma ,tarzıma,sorularıma takıcak son derece normal bunlar.Siz sadece burdamı bu konuyu tartıştığımı zannediyorsunuz?Binlerce insanla tartışmalarım bilgi alışverişlerim oldu ama hiç biri de cevaplayamayacağım yada benim düşünceme mantıksız gelen bi soru ,bir nokta bulamadı.
Ama nedense bütün kibarlığıma ve kaynaklarımın bilimsel delillere dayanmasına rağmen her zaman tartıştığım insanlar bu konu açılınca uzaklaşmaya bundan rahatsız olmaya başladılar.
Burda ki olaylarda hayatın bi similatöründen daha ileri gitmiyo benim için.
Başınızda kim var bilmiyorum ama taktikler hep aynı
artık bu konuyu konuşmak bile zevk vermiyo çünkü daha sağlam temelli daha mantıklı konulara yönelicem bu gidişle.
Neden ben sizin sorularınıza mantıklı cevaplar verirken aynı şeyi karşıdan alamıyorum??Bide cevap vermeme rağmen aynı soruları sormanız falan aşın bunları.
selcuk biraderim
ayetleri kabul etmediklerini biliyorum hatırlatmana arada bir zırt bırt aradan çıkmana hakemlik yapmana gerek yok sıkma tatlı canını.Ben 1400 sen önce bir insanın bilemeyeceği gerçeklerin bi insan tarafından yazıldığını idda eden arkadaşlara nasıl olabilceğini soruyorum bu ayetleri örnek verirken.Bilmem anlatabildim mi
Birşeyin yalan olduğunu söyledim mi??????????
Evet söyledim hemde kuyruklu yalan selcuk kardeşim oraya buraya laf yetiştirceğine yazdığım şeyleri adam gibi oku aynı soruları sorup durma.
Yukarda bir sürü delil verdim bilimin de kabul ettiği.Selçuk harfinin sayıları toplamının karesinin bin katı daha delil de verebilirim.Bilimle ispatlanmış.
Eleştiri ülkemizde en çok yapılan ama en kötü şekilde bilip bilmeyenin yaptığı bir olay haline geldiğinden beri haklı haksız birbirinden ayırt edilmez oldu.Emin olun yaşadığımız 21.yüzyılda ki insanlar artık araştırmaya lüzum olmadan sadece kalıplara göre bir yaşam tarzı belirlemek zorunda kalıyorlar.Belkide bu bazılarının işine geliyor.Evrimde bunlardan biri kuruluş amacı günümüzde hala söz etmemizin sebebi gerçekliği yada doğruluğundan çok hizmet ettiği alan.Din e karşı ,ateizmin tek destekcisi konumunda doğal olarak savunucusuda hatırı sayılır bir kalabalık oluyor bildiğiniz gibi.
Tarih te ve günümüzde bir çok evrimci hatasından dönmüştür. ÖRNEKLER:
Gordon R. Taylor:
Ama Darwinizm’in belki de en ciddi zaafiyeti, paleontologların, büyük evrimsel değişiklikleri gösterecek olan akrabalık ilişkilerini ve canlı sıralamalarını ortaya koyamamalarıdır… At serisi genellikle bu konuda çözüme kavuşturulmuş olan yegane örnek gibi gösterilir. Ama gerçek şudur ki, Eohippus’tan Equus’a kadar uzanan sıralama çok tutarsızdır. Bu sıralamanın, giderek artan bir vücut büyüklüğünü gösterdiği iddia edilir, ama aslında sıralamanın ileriki aşamalarına konan canlıların bazıları (sıralamanın en başında yer alan) Eohippus’tan daha büyük değil, daha küçüktürler. Farklı kaynaklardan gelen türlerin biraraya getirilip ikna edici bir görüntüye sahip olan bir sıralamada art arda dizilmeleri mümkündür, ama tarihte gerçekten bu sıralama içinde birbirlerine izlediklerini gösteren hiçbir kanıt yoktur.
Stephen Jay Gould:
Prothero ve Shubin şöyle yorumlarlar: Bu, geniş bir alanda efsane haline gelen at serisi hikayesine terstir. Buna göre at aşama aşama evrimleşmiş bir türdür. Halbuki atların tarihi incelendiğinde son halleriyle milyonlarca yıldan beri mevcut oldukları görülür. Aslında at serisi türler arası evrimsel geçiş için önemli bir sorun teşkil etmektedir
Dr. Colin Patterson (Ünlü evrimci paleontolog, İngiliz Doğa Tarihi Müzesi Yöneticilerinden):
Hayatın doğası hakkında her biri birbirinden hayali bir sürü kötü hikaye vardır. Bunun en iyi örneği ise, belki elli yıl önce hazırlanmış olan ve hala (İngiliz Doğa Tarihi Müzesi’nde) alt katta duran atın evrimi sergisidir. Atın evrimi, birbirini izleyen yüzlerce bilimsel kaynak tarafından büyük bir gerçek gibi sunulmuştur. Ancak şimdi, bu tip iddiaları ortaya atan kişilerin yaptıkları tahminlerin, yalnızca spekülasyon olduklarını düşünüyorum.
Prof. N. Heribert Nilsson (Ünlü evrimci botanikçi):
Atın soy ağacı sadece okuma kitaplarındayken güzel ve renklidir. Oysa bu soy ağacının yapımı, eşit olmayan bölümlerin biraraya konarak yapılmış olması nedeniyle oldukça sunidir.
G. G. Simpson:
Okullarda, ders kitaplarında ve müzelerdeki at serileri resimleri oldukça basite indirgenmiştir ve yanıltıcıdır. Atın evriminin çok düzgün görünmesine neden olmuştur. Ancak gerçekte teoriyle ilgili önemli problemler ve evrimcilerin arasında bile anlaşmazlıklar vardır.
Prof. Dr. Ali Demirsoy:
Hiçbir yerde beş parmaklı atadan ön ayağında dört arka ayağında üç parmak bulunan Hyracotherium (Eohippus)’a geçişi gösteren ara formlar bulunamamıştır.
Aslında hepsi evrimi bırakmış sayılmaz bazıları bu söylediklerine rağmen savunmaya devam etmişler.
İşte anlatmaya çalıştığım bu ideolojiler bilimle iç içe olmamalı.
Olduğunda olan durum ve vaziyetler her zman bilime ve insanlara çok büyük şeyler kaybettirmiştir.
Arkadaşlarım insanları düzeltmek için önce kendimizden başlamalıyız.Bi zahmet:D
Eğer birileri sizle artık dalga geçiyosa savunduğunuz en değerli inançlarınızla ve siz sadece ufak tefek şeylerle geçiştirmeye çalışıyorsanız emin olun ne siz o inancınıza(evrime)inanmışsınızdır(bağnazlık),nede bi başkasını inandırabilmişsinizdir.
selametle seviyeli arkadaşlar…
@fatih
“ayetleri kabul etmediklerini biliyorum hatırlatmana arada bir zırt bırt aradan çıkmana hakemlik yapmana gerek yok sıkma tatlı canını.”
hic oyle bir niyetim yok. hakemlik filan. hakem bu sitenin editorudur. gerekirse mudahale eder. ben sadece sizinle ayni gorusu savunuyor olmama ragmen uslubunuzu biraz sert buldugumu ifade ettim. yoksa karsilikli diyaloglariniza karismak gibi bir niyetim yok.
“Birşeyin yalan olduğunu söyledim mi??????????
Evet söyledim hemde kuyruklu yalan selcuk kardeşim oraya buraya laf yetiştirceğine yazdığım şeyleri adam gibi oku aynı soruları sorup durma.”
ofkeniz idrakinizin onune gecmis biraz. orda kastedilen sizin gorusleriniz degildi. madem Kuran i yalanliyorlar o zaman ispat etsinler diye karsit yorumculara cagrida bulunmustum. siz niye ustunuze alindiniz dogrusu anlamadim. size bile soylemis olsam (ki muhatap siz degildiniz) gayet duzgun bir uslupla sorulmus bir soruya verilecek cevap uslubu bu mudur?
“adam gibi oku aynı soruları sorup durma”
uslubunuz sert derken bu cumleniz sizin icin yeterli bir ornek mi acaba?
sizin tarzinizi ilk basta karsit yorum sahipleri de bana karsi yapiyordu. bir kucumseme, asagilama, cehaletle suclama filan. kendi adima simdiye kadar uslup denkligi gozeterek kendilerine cevap verdim. uslubumu gereginden fazla sertleserek degil. sonucta yorumlarina bakarsaniz, da vinci, amator filozof, mete tunc vb. yorumlarindaki muhakeme gucunu ve zekayi sezebilirsiniz. muhtemelen bu insanlar okumus belki de bir yerlerde akademisyen olan insanlar.
yoksa safsata, aptallik, gozu korluk, inatcilik vb. cevaplarda kullanabilecegimiz ve kullanmayi sevdigimiz o kadar sifat var ki evet onlarla dayali doseli cevaplar yazabiliriz burda ama sadece kendi ofkemizi teskin ederiz kimse ikna olmaz.
hakemlik filan yapmaya calismaktan ziyade sertliginizi, belki ofkenizi biraz yatistirip sizin sunacaginiz bilgilerden faydalanmak idi amacim ama bu sanirim sizi rahatsiz etti. Kusura bakmayiniz bundan sonra yorumlarinizi sadece okur gecerim.
saygilar. tsk.
Valla gördüğüm kadarıyla akıllı dediğin insanlar verdiğim her yaradılış kanıtı ve evrimi çürüten kanıtlara karşı bi savunma yapmaktan aciz kalıyolar.Ama ben zamanım yettiğince yazdıkları evrim kanıtlarını çürütmekten geri kalmıyorum.
Akıllıdan kastın lafı dolandormak sa gerçekten işlerini iyi yapuyolar.
evrimle ilgili dokumanlari okudukca yeni olgularla karsilasiyorum. Ornegin evrimin insanlarin tuysuzlugunu nasil acikladigina dair arastirma yaparken bu durumun hala net bir sekilde aciklanamadigi kanaatine vardim.
disilerin daha cekici olabilmek icin tuy doktuklerinden tutun da, cok terledigimiz icin tuy doktugumuze hatta beynin bu stratejiye karar vermis olduguna kadar degisik onermeler. Bana hic biri mantikli gelmedigi gibi bu onermelerin neredeyse hepsi yanlislanmis onermeler.
insan tuysuzlugune dair guncel evrim onermesi nedir bilen var mi acaba?
saygilar. tsk.
ben genetik bir insan ın kromozom yapısı nasıldır