BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Bunalım ve din (Mete Tunç)

Türkiye’deki dindar çevrelerin Batı toplumlarına ilişkin bir gözlemleri ve iddiaları, aile yapılarının zayıfladığı, merhamet ve sevgi duygularının kalmadığı, “materyalist anlayışın”(1) hakim olduğu, gençliğin bunalımda ve içki/uyuşturucu bağımlısı olduğu, intiharların arttığı(2) doğrultusundadır. Avrupa ve ABD’deki dindar gruplarda da benzer görüşlerin olduğunu tahmin edebiliriz.

Sözkonusu görüşlerin aslında (oranlar konusunda şüphelerim olsa da) bir tespit olduğu şüphesizdir. Peki bunların asıl sebebi nedir? Dindarlara ve/veya dincilere göre, insanların, toplumların dinden uzaklaşmasıdır; dinlerine (tekrar) bağlansalar cemiyet daha sağlıklı, huzurlu, mutlu olacaktır.

Dinin, dini duyguların hakim ve insanların çoğunun “dindar” oldukları dönemlerde, toplumların ne kadar kansız, güvenli, merhametli bir hayat sürdürdükleri ve günümüzdeki sorunların sosyolojik, tarihi, ekonomik temelleri hususları kapsamlı bir bilgi, birikim gerektirdiği için, onları burada tartışamam…

Ama, en azından şunları yazabilirim: Kökü yüzyıllara dayanan din eksenli kültür, yaşama tarzı, değerler, inançlar, kutsal kitaplar, Tanrı ve peygamberler, kimi insanların duygusal, zihinsel ihtiyaçlarını karşılayamamış, inandırıcı gelmemeye başlamış ki, o insanlar onlardan uzaklaşmışlardır. Öyleyse, dindarların “dine dönüş” teklifi anlamsızdır! Bir de bu açıdan bakmakta yarar var, diye düşünüyorum.

“Bunalımı” salt “inanç boşluğuna” indirgemek yanıltıcıdır. “İnançlı”, ibadet eden ama huzursuz, bunalımda, asabi, zaafları olan, mutsuz; tersine “inançsız” olup, ama tek/çok tanrılı bütün dinlerin ve insanlığın bilgi, bilinç ve birikiminin tüm insanlara şamil değerlerine inanan ve buna göre yaşayan, hiç de bunalımda olmayan, mutlu pek çok insan vardır.

(1) Kimi Müslümanların, materyalizmin doğru dürüst anlamını bilmeden, materyalist/maddeci olanları duygudan yoksun varsaydıkları, buna karşılık, kendilerinin “maneviyatçı” olarak, “mal”a pek ziyade değer verdikleri gözleniyor.

(2) Batı ve İslam toplumlarındaki intihar sayıları hakkında sağlıklı bir istatistik var mı, bilmiyorum. O bir yana, Müslümanlar, “intihar ezberi” yerine, ülkelerindeki cinayetleri, dinlerinin, dini inançlarının neden bunların önüne geçemediğini konuşmalıdırlar!

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 3695, bugün ise 2 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply