BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Yaratmak (Mete Tunç)

“Nasıl ki bir bilgisayar kendi kendine meydana gelemez; bir yapanı vardır; şu muhteşem canlılar, dünya, kainat hiç tek başına meydana gelemeyeceğine göre, elbette bir yaratıcısı vardır.” der Müslüman “misyonerler”!

İfadede gerçi “yapan” diyor ama karşılaştırma insanın “yarattığı” bir cihaz ile yapılıyor.

Bu örneği vermelerine, böyle karşılaştırma yapmalarına rağmen, dindarlar (çoğu), her şey “Allah”ın eseridir, o yoktan var eder, “yaratır” (1), oysa insan yoktan var edemez, yaratılan şeylerden/malzemeden icat eder, bulur, üretir, yorumundan(2) hareketle, insana atfedilen “yaratmak” fiilinden müthiş rahatsızlık duyarlar.

“Yaratıcı”, “Allah”ın isimlerinden “Halık/Halik”in Türkçe karşılığıdır. Dolayısıyla, en başta, “Allah”ın, Arapça bir sözcükle tanımlanan bir özelliğini Türkçe (kökenli) bir kelime ile eşleştirip kıyaslamak abestir. Ayrıca, “Allah”ın bir ismi de “Baki”dir. Bu kelime, Türkçe’de insan ismi olarak da, kavram olarak da kullanılmakta ve Müslümanlar buna hiç itiraz etmemektedirler!

Müslümanlar, “yaratmak” fiilini, ona inançlarına aykırı olmayacak bir anlam yükleyerek kullanabilmelidir. Bir Ateistin kullanması halinde de, kastettiğinin “yoktan var etmek” anlamına gelmediğini, “Allah”ın yarattığı maddeden “bir şey yaptığını” bilip rahatsız olmamalıdırlar. Aksi taktirde, içinde “yaratmak” geçen bir değerli fikri, içlerinden “yaratmak Allah’a mahsustur” ezberini geçirirken kaçırabilirler!

(1) “Allah” 1400 küsur yıldır “somut bir şey” yarat(a)mamaktadır!

(2) “Alimlerimizin” aynı bağlamdaki yorumları, elbette dini ıstılahlarla dolu ve “tesirli”dir; ancak o “süslü” açıklamaların tesirini ancak “inanmak isteyenler” hisseder!

Not. İslam anlayışı, herhalde kaynağını Kuran’da bulduğu bir kabul vazeder: “İnsan eşrefi mahlukattır; en mükemmel biçimde yaratılmıştır.” Neye göre mükemmel, nasıl mükemmel..?! Bu gibi sorular sorulduğunda, vazedilenin bir başka ezber olduğu ortaya çıkar.

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 4601, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

2 Comments

  1. Bigalıoğlu diyor ki:

    toplumdaki bağnaz düşünce yapısını ortaya koymuşsunuz.
    bende doğrusunu yazayım.

    yaratma işini tanrı yapar.
    aslında insan da yaratır.sebebi insanın da kısıtlı olarak Tanrı’nın özelliklerini taşıyor olması.insanı diğer canlılardan ayıran en büyük neden de budur.Tanrı’nın özelliklerini üzerinde barıdıran tek canlı türü.o yüzden özeldir,insan.

    yaratma kavramına yalın olarak bakarsak,aslında yapılan şeyin yaratmaktan çok değiştirmek-dönüştürmek olduğunu görebiliriz.Tanrı,insanı ortaya çıkarmak için yeryüzündeki malzemeleri kullanmıştır.su,toprak,balçık vs.madde ve akıl (veya güç) bir araya geldiğinde ortaya bir şey çıkartırsınız.bugün insanda bunu yapıyor,en basit haliyle evimizde seyrettiğimiz televizyonlar,insanın yaratıcılığının en büyük kanıtıdır.madde ve akıl’dan daha önce benzeri olmayan işleyen bir yapı ortaya koyuyor.

    bu konuları aşacağız,ancak düşünsel kültürümüzün henüz emekleme aşamasında olduğunu söylemeliyim.hala bunları konuşuyorsak,daha çok işimiz var…

  2. Kurandaki Din diyor ki:

    Kuranda dahi zaten bu “yaratmak” (=halaqa) fiili hem Allah icin, hem de insan icin her daim

    =”varolan bir malzemeden birsey uretmek” anlaminda kullanilmis olmalidir.

    Ornek:
    Isa dedi: …iste ben sizin icin camurdan bir kus heykeli “yaratiyorum” (=ehluqu)… (Ali Imran 48)

    Bu acidan bu “yaratmak” fiili gercekte hicbir zaman “yoktan var etmek” anlaminda kullanilmamis olmalidir zaten Kuranda.

    Ancak “ilkin/yoktan varetmek” anlamina gelebilecek olan (=bedaa) fiili
    sadece Allah icin kullanilip, bu fiil bu sekliyle insan icin hic kullanilmamis olmalidir.

    Tabii Allahin burada belirtilen bu “ilkin/yoktan var etme” (=bedaa) kudreti de (Enam 101)
    burada yine Bilimin sinirlarindan cikip ancak Dini Inanc bazinda degerlendirilmesi gereken ayri bir konu olmalidir…

    Esen kalin.

Leave a Reply