BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Mezhepler (Mete Tunç)

Eğer bir din, felsefi görüş, ideoloji ile kendini tanımlayan insanlar arasında, inançlarının köklerinden, temellerinden başlayıp uygulamalara dek süren tartışmalar, kavgalar, savaşlar yaşanıyorsa, o inançların, tezlerin/sentezlerin, ideolojilerin oluşumunda, dayanaklarında, verilerde, kurguda, yöntemde ciddi bir kusur var demektir.

“Kutsal” kitapların boşluklarını, eksiklerini dinlerin egemenleri dolduruyor. Onlar ve ardılları boşluk kapatma ile kalmıyor, giderek “tepeler” kuruyorlar. Sonrakiler ise, o tepeler üzerinde, kendi aralarında ve rakip dinlerle çatışıyorlar.

Bence bütün mezhepler makbuldür (Hıristiyan mezhepler keza; ancak konumuz o değil.). Çünkü Kuran buna fırsat vermektedir. Peki, Kuran’ın bütünüyle ve kendi içinde tutarlı mezhep(ler) var mıdır? Yoktur. Neden? Cevap, bütün mezheplerin “makbul” olmasının arkasındaki sebeptedir!

Eskiden, Sünni-Hanefi bir Müslümanken, “uç” mezhepleri, laik yorumları, gerçi öyle demezdim de, geleneksel deyişle “sapık” addederdim.
Şimdi ise, Kuran’daki belirsizlikleri ve çelişkileri(1), hadislerdeki düzeyi/ilkelliği ve güya Kuran’ın yorumları dense de (Kuran gibi) bilgi-vermeyen (zaten verememesi gerekir) İslam “alimlerinin” tefsirlerinin “soruna” çözüm bulmaktan ziyade “işleri” iyice karıştırmalarını (bu da tabiidir) ve kabul edilen İslami tarih yorumlarının muğlaklığını göz önüne aldığımda, ne-neyi savunursa savunsun, bütün görüşleri normal, doğal kabul ediyor ve fakat aynı zamanda, resmi-klasik-sapık-yeni vs. bütün mezhepleri ve mezhepvari yorumları (tarikatlar dahil) saçma buluyorum!

(1) http://kurandaceliskiyoktur.com’u yayımlayan(lar); samimi ve iyi niyetli görünüyor(lar) fakat sorunlarda “seçici”(ler) ve antitezleri “doğal olarak” zayıf!

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 3298, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

Leave a Reply