BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Ateizm ve Akıllı Tasarım: Uyumlu olabilirler mi?

Intelligent Reasoning adlı blogun sahibi Joe G ile bu konuyu uzun uzadıya tartıştık. Tartışma ilk olarak 2007 Temmuz’da başlamıştı ama herhangi bir sonuca varmadan yarım kalmıştı. Daha sonra uzun bir aradan sonra bir zamanlar böyle bir tartışma yaptığım aklıma geldi ve tekrar bu yazıyı bularak Joe G ile yarım kalan tartışmamıza devam etme fırsatı buldum.

Joe G’nin temel argümanı akıllı tasarımın bir tanrıya ihtiyaç duymadığıdır. Ben ise bu görüşün karşıtını savunuyorum. Karşılıklı soru cevaplar sonunda vardığımız en önemli sonuç, akıllı tasarımın ezelden beri var olan (yani sebepsiz) zeki bir varlığı gerekli kıldığıdır. Diğer bir sonuç bu varlığın herşeye gücü yeten ve herşeyi bilen gibi özellikleri olmasının zorunlu olmadığıdır.

Geldiğimiz son noktada ben, bir varlığın “tanrı” olarak değerlendirilmesi için herşeye gücü yeten ve herşeyi bilen olmasına gerek olmadığını, var oluşunun bir sebebi olmayan yani zorunluluktan var olan zeki bir varlığın “tanrı” olarak değerlendirilmesi gerektiği ve böylece akıllı tasarımın en nihayetinde bir tanrının varlığını gerekli kıldığı görüşünü savunuyorum. Joe G ise herşeye gücü yetmeyen bir varlığın “tanrı” olamayacağını ve böylece akıllı tasarımın mutlaka bir tanrının varlığını gerekli hale getirmeyeceğini savunuyor.

Sonuç olarak ben akıllı tasarımın ateizmle çeliştiğini savunuyorum, Joe G ise çelişmediğini.

Bu konuda sizlerin görüşlerini almak isterim. Ne düşünüyorsunuz? Neden?

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 8718, bugün ise 1 kez görüntülenmiştir.

11 Comments

  1. Amatör filozof diyor ki:

    Sanıyorum burada tanrı kavramının dinsel ve felsefi açıdan farklılıkları ile ilgili bir sorun var. Şöyle ki, kitaplı dinlere göre Tanrı, evreni yoktan vareden, her şeye gücü yeten, her şeyi bilen, kendisine tapınılmasını isteyen ve koyduğu kurallara uymayanları cezalandıran bir varlıktır. Akıllı tasarımcıların, kamuoyuna açıkladıkları, resmi tanımlamalarındaki tasarımcı ise, tüm bu özellikleri taşımadığı için, dinlerin tanrısı ile aynı varlık değildir, başka bir evrenden bir uzaylı bile olabilir. Felsefi açıdan ise Tanrı, sizin de yazdığınız gibi, sebebi olmayan zeki bir varlıktır, evrenin varolması ve düzeni açısından zorunludur, her şeye gücünün yetmesi gerekmez. Sonuç olarak Akıllı tasarım, resmi tanımlamasına göre Ateizmle çelişmez. Ancak, akıllı tasarımcılar kamuoyu ve mahkeme önünde bu şekilde konuşmakla birlikte – satır aralarından anlaşıldığı kadarıyla – sanıyorum gerçek görüşleri farklıdır, tasarımcının dinlerin (özellikle Hristiyanlığın) tanrısı ile aynı olduğunu ve tasarımın tanrının varlığını kanıtladığını düşünmektedirler. Bu gayrıresmi tanımlamaya göre ise, Akıllı tasarım Ateizmle çelişir.

  2. Da Vinci diyor ki:

    Amatör filozof: Sanıyorum burada tanrı kavramının dinsel ve felsefi açıdan farklılıkları ile ilgili bir sorun var. Şöyle ki, kitaplı dinlere göre Tanrı, evreni yoktan vareden, her şeye gücü yeten, her şeyi bilen, kendisine tapınılmasını isteyen ve koyduğu kurallara uymayanları cezalandıran bir varlıktır. Akıllı tasarımcıların, kamuoyuna açıkladıkları, resmi tanımlamalarındaki tasarımcı ise, tüm bu özellikleri taşımadığı için, dinlerin tanrısı ile aynı varlık değildir, başka bir evrenden bir uzaylı bile olabilir.

    Hatta Dünya’daki yaşamın kaynağı bu evrendeki başka bir canlı bile olabilir. Ama akıllı tasarımın sadece canlılıkla ilgili değil Dünya’nın evren içindeki konumu ve evrenin temel özellikleriyle ilgili de argümanları olduğu için en sağlıklısı farklı bir evrendeki bir varlık demek olacaktır. Ama orada da bir sorun karşımıza çıkıyor. Akıllı tasarıma göre aklın kendiliğinden oluşması mümkün değildir. Akıllı bir varlığın oluşabilmesi için başka bir akıllı varlığa ihtiyaç vardır. Yani o tasarımcının da bir tasarımcısı olmak zorundadır. O tasarımcı da –akıllı tasarım görüşüne göre– kendiliğinden doğal nedenlerle var olmuş olamaz. Zaten bu temel görüşten yola çıkarak Joe G ile olan tartışmamızda, akıllı tasarım argümanının sonucu olarak, ezeli ve akıllı bir varlığın bulunması gerektiği sonucuna varmıştık karşılıklı olarak. İşte ben bu varlığın “tanrı” olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyorum. Varlığı için bir açıklama gerekmeyen, zorunluluktan veya gereklilikten var olan akıllı bir varlık bana göre “tanrı” olarak değerlendirilmelidir.

  3. apoptozis diyor ki:

    Yanılsamanın yanılsaması üzerine kritikler hey hat fantezilerinizin sınırına kalmış sorunuzun cevabı belki de kesin hiçbir cevabı yok -benzer konularda olduğunu düşündüğüm gibi- ama yanılsamanın kaynağı uçuşa engel değil aksine onu sağlayanın da aynı kaynak olduğunu düşünüyorum son olarak bir replik ; -pilotunuz bildiriyor “lütfen kemerlerinizi takın kalkışa geçiyoruz…”
    amaç iniş olmasın, iniş ve kalkış kısa ama önemsiz de değil,bence havada geçirdiğimiz süreyi nasıl değerlendireceğiz doğru soru bu olmalı,mesala inişe geçmeden önce kavramlar konusunda hemfikir miyiz,tanrı,akıllı tasarım,ateizm,akıl,tasarım, bunları havadayken bir konuşalım zira uçarken inişin garantisini çoğu kez alamayabiliyorsunuz en azından canlı olma kaydıyla,umarım doyurucu bir uçuş olur inişe meraklı değilim açıkcası,ne dersiniz kavramları açıp ortamı çorbaya çevirelim mi yoksa hazır çorba yemeye meraklı mıyız ?

  4. Bigalıoğlu diyor ki:

    bravo apoptozis,kavramlarla ilgili söylediklerin çok doğru.

    da vinci kısa kısa alıntılayacağım,sen anla artık.

    “Geldiğimiz son noktada ben, bir varlığın “tanrı” olarak değerlendirilmesi için herşeye gücü yeten ve herşeyi bilen olmasına gerek olmadığını,”

    Tanrı olarak algılanması için her şeye gücü yetmesi ve her şeyi bilmesi gerekir.Nitekim Tanrı’da öyle olduğunu söylüyor zaten.

    “var oluşunun bir sebebi olmayan yani zorunluluktan var olan zeki bir varlığın “tanrı” olarak değerlendirilmesi gerektiği”

    varoluşun bir sebebi var.varlık,zorunluluktan dolayı Tanrı olarak değerlendirilmez.zorunluluk diye bir şey bizler için geçerli.onun için değil.

    “ve böylece akıllı tasarımın en nihayetinde bir tanrının varlığını gerekli kıldığı görüşünü savunuyorum.”

    doğru savunuyorsun ancak senin Tanrı algın ile Akıllı tasarımın Tanrı algısı biraz farklı.ateizm mantığınla böyle bir açıklama getirmişşsin kendinci.Ancak akıllı tasarım bilimsel yönden “kim yapmış”a bakmaz.kimin yaptığı bilinmez.

    Akıllı tasarımla ilgili iki şey var.
    1-aslında akıllı tasarım sizlerin iddia ettiği gibi hristiyanların uydurdugu bir şey değildir.akıllı tasarım,zorunluluktan ortaya çıkmıştır.tabiattaki binlerce tasarlanmış gibi görünen canlıyı evrimle açıklamaya çalıştıgınızda bu sizin aklınızla ve mantıgınızla çelişir.nitekim evrim sürekli açık veriyor her yeni bulguyla.

    2-akıllı tasarım,inanç sahibi cevrelerin görüşlerine cuk diye oturuyor.bu da doğal olarak eğer bir tasarımcı varsa bu olsa olsa Allah’tır sonucunu doğuruyor.

    uzaylıların Dünya’ya gelerek uzay gemilerinden insan ve hayvan tohumlarını saçtığını,dünya koşullarına müdahale ettğini bana söylerseniz bende sizin gibi ateist olabilirim.

    neyse sonuç olarak sen haklısın akıllı tasarım bugünkü ateizmle çelişir.neden evrimin en sıkı savunucuları ateistler?bir ateistin akıllı tasarımı savunması çok komik olurdu.

    akıllı tasarım,gözlem ve araştırmaya dayalı tasarımsal verilerin elde edildiği akla dayalı bir açıklamadır.evrim nasılını açıklamaya çalışır.ancak akıllı tasarım nasılını açıklamayaz.

    ateistler akıllarıyla çelişik yaşamaya mahkumdurlar.bu da onların inancı.ateizm de diğerleri gibi bir inançtır.

  5. Da Vinci diyor ki:

    Da Vinci: Geldiğimiz son noktada ben, bir varlığın “tanrı” olarak değerlendirilmesi için herşeye gücü yeten ve herşeyi bilen olmasına gerek olmadığını…

    Bigalıoğlu: Tanrı olarak algılanması için her şeye gücü yetmesi ve her şeyi bilmesi gerekir. Nitekim Tanrı’da öyle olduğunu söylüyor zaten.

    Sadece İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliğin tanrı benim gözümde tanrıdır gerisi iskele babasıdır mantığı gördüm sende. Tanrı genel bir kavramdır. Deistler de tanrıya inanır ama onların inandığı tanrı ile senin inandığın tanrının uzaktan yakından ilgisi yoktur. Budizm, Hinduizm, Taoizm, Janizm, Şintoizm gibi birçok farklı din var ve bunların da tanrılarının senin iandığın tanrı ile uzaktan yakından ilgisi yok. Tanrı olarak değerlendirilmek için herşeyi biliyor olmaya veya herşeye gücü yetiyor olmaya gerek yoktur. Senin dinin için öyle olabilir ama genel bir kavram olarak ele aldığımızda bir tanrının bu özelliklere sahip olması gibi bir zorunluluk yoktur benim görüşüme göre.

    Da Vinci: var oluşunun bir sebebi olmayan yani zorunluluktan var olan zeki bir varlığın “tanrı” olarak değerlendirilmesi gerektiği

    Bigalıoğlu: varoluşun bir sebebi var.varlık,zorunluluktan dolayı Tanrı olarak değerlendirilmez.zorunluluk diye bir şey bizler için geçerli.onun için değil.

    Bu konulara ne kadar uzak olduğun belli oluyor Bigalıoğlu. Kusura bakma ama seni eğitmekle uğraşamayacağım.

    Bigalıoğlu: 1-aslında akıllı tasarım sizlerin iddia ettiği gibi hristiyanların uydurdugu bir şey değildir.akıllı tasarım,zorunluluktan ortaya çıkmıştır.tabiattaki binlerce tasarlanmış gibi görünen canlıyı evrimle açıklamaya çalıştıgınızda bu sizin aklınızla ve mantıgınızla çelişir.nitekim evrim sürekli açık veriyor her yeni bulguyla.

    Ben ne zaman akıllı tasarımın Hristiyanların uydurduğu birşey olduğunu söylemişim? Sakın bunu sen uyduruyor olmayasın :))

    Akıllı tasarım benim anlayışıma göre doğada tasarım sonucu ortaya çıkmış yapıların tespitiyle ilgili birşey. Doğadaki yapılara bakıp bunların doğa kanunlarının normal işleyişi ile bilinçli bir müdahele olmadan kendiliğinden mi gerçekleştiğini yoksa bilinçli bir müdaheleye mi mutlaka ihtiyaç duyduğunu tespit etmekle ilgili birşeydir akıllı tasarım. Buraya kadar herşey güzel aslında. Sorun da maalesef burada başlıyor. Tespit yöntemlerinde ciddi hatalar ve doğal olayların anlaşılmasındaki zaafiyet nedeniyle maalesef yanlış sonuçlar ortaya çıkıyor. Yani yapılmak istenen şey doğru olsa da kullanılan yöntemler ve doğanın anlaşılmasındaki zaafiyetler nedeniyle akıllı tasarımcılar maalesef çuvallıyorlar.

    Bigalıoğlu: 2-akıllı tasarım,inanç sahibi cevrelerin görüşlerine cuk diye oturuyor.bu da doğal olarak eğer bir tasarımcı varsa bu olsa olsa Allah’tır sonucunu doğuruyor.

    Aslında cuk diye falan oturmuyor bana kalırsa. Canlılardaki kötü tasarım örneklerini “tasarımın kötü olması tasarımcının var olmadığını göstermez” diyerek geçiştiriyorlar ama bu görüş herşeyi bilen ve kullarını seven, onları düşünen, onların iyiliğini isteyen bir tanrı anlayışıyla çok da bağdaşırmış gibi gözükmüyor bana kalırsa. Örneğin doğuştan zihinsel veya fiziksel engelli doğumlarının olmasını engelleyecek şekilde bir tasarım yapmak herşeyi bilen ve herşeye gücü yeten bir tanrı için hiç de zor olmasa gerek öyle değil mi? Veya insanların C vitamini dışardan almaya bağımlı olması yerine diğer birçok hayvan gibi C vitamini üretebilmesini mümkün kılacak bir tasarım yapması herşeyi bilen ve herşeye gücü yeten bir tanrı için hiç de zor olmasa gerek. Hele bir de C vitamini üretiminde gerekli genin neredeyse tamamı DNA’mızda varken neden üretemediğimiz ve bitkilere bağımlı olduğumuzun nasıl bir açıklaması olabilir? Nasıl bir tanrı anlayışına cuk oturuyor bunlar? Kötü tasarıma çok fazla örnek verilebilir. Bunların herşeyi bilen, herşeye gücü yeten, yarattığı kullarını seven, onların iyiliğini isteyen bir tanrı anlayışıyla nasıl bağdaştığını anlatabilir misin? Bu tasarımcı herşeyi bilen ve herşee gücü yeten bir tanrı değil sıradan bir tasarımcı dersen anlarım ama senin iddian akıllı tasarımın ulaştığı tasarımcının Allah olduğu. Bu sonuca nasıl varabildiğini anlamış değilim açıkçası.

    Bigalıoğlu: ateistler akıllarıyla çelişik yaşamaya mahkumdurlar.bu da onların inancı.ateizm de diğerleri gibi bir inançtır.

    Senin şu espri yeteneğine hayranım. Böyle komik şeyler nerden aklına geliyor anlamıyorum…

  6. Bigalıoğlu diyor ki:

    Da Vinci dostum,benim bir önkabülüm var.bu da kutsal kitaplarda anlatılan Tanrı ile teistlerin Tanrı’sının aynı olduğu önkabülü.nedeni kutsal kitaplardaki anlatılar.şintoizm,budizm falanda iyidir.ancak doğruyu bulmaya çabalıyoruz değil mi?

    sen yavaş yavaş tasarım işine ısınıyorsun anlaşılan,görme görme nereye kadar di mi ama.bir de sizin tartışmanız sanıyorum biraz sakat bir mantıkla yürütülmüş.sanki iddianın ilk cümlesiyle son cümlesi birbirinden çelişki gibi.senin kafandaki Tanrı nasıl bir şey?anlatırsan belki bir şeyler çıkartırız.

  7. amatör filozof diyor ki:

    Da Vinci: “Akıllı tasarıma göre aklın kendiliğinden oluşması mümkün değildir. Akıllı bir varlığın oluşabilmesi için başka bir akıllı varlığa ihtiyaç vardır. Yani o tasarımcının da bir tasarımcısı olmak zorundadır. O tasarımcı da –akıllı tasarım görüşüne göre– kendiliğinden doğal nedenlerle var olmuş olamaz. Zaten bu temel görüşten yola çıkarak Joe G ile olan tartışmamızda, akıllı tasarım argümanının sonucu olarak, ezeli ve akıllı bir varlığın bulunması gerektiği sonucuna varmıştık karşılıklı olarak. İşte ben bu varlığın “tanrı” olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyorum. Varlığı için bir açıklama gerekmeyen, zorunluluktan veya gereklilikten var olan akıllı bir varlık bana göre “tanrı” olarak değerlendirilmelidir.”
    Şayet akıllı tasrımın nihai görüşü ezeli ve akıllı bir varlığın bulunması ise ben de sana katılıyorum. Bu varlığı Tanrı olarak adlandırmak doğaldır, bu bakış açısıyla akıllı tasarım ateizmle çelişir.

  8. Gabriel diyor ki:

    Ateizm ve akıllı tasarım uyumlu olabilir.Söz gelimi, insan 3.5 milyar yıllık bir evrim süreci sonucunda ortaya çıktı, zaman ve devinim sonsuz olduğu için daha uygun ve uzun bir zaman diliminde tanrıdan bağımsız olarak farklı biyokimyaya bağlı olarak üstün bir ırk meydana gelmiş ve içinde yaşadığımız evren/dünya ise onların bir deney alanı olabilir…

    Evet oldukça fantastik ancak tanrı kadar değil,

    Esenlikler

  9. Kenan diyor ki:

    Yaratılan evrenimizde bir şeyin varlığı başka şeylerden kaynaklanır ve başka şeylere bağımlıdır. Ancak bu evrenden bağımsız olan ve evreni yaratan Allah için bu kanun geçerli değildir. Yani Allah’ın varlığı için başka bir Yaratıcı’nın varlığı gerekli değildir. Biz, Allah’ı, bu evrenin kanunlarına göre değerlendirirsek yanlışa düşeriz. Kanunları koyan Allah’tır, ancak kendisinin de bu kanunlara tabi olduğunu düşünmek yanlıştır. Evrenin dışında evrenin kanunları işlemez.

  10. elturco diyor ki:

    “Bigalıoğlu: Tanrı olarak algılanması için her şeye gücü yetmesi ve her şeyi bilmesi gerekir. Nitekim Tanrı’da öyle olduğunu söylüyor zaten.”

    Herşeye gücü yetmek (omnipotent) ile herşeyi bilmek (omniscient) aynı varlıkta toplandığında ortaya bir paradoks çıkıyor.

    Varsayalım ki şu andan 3,500 sene sonra olacak bir olayın sonuçlarını bilen bir varlık var.

    3,500 sene sonra bu olayı sonuçları değişecek şekilde değiştirmeye karar veriyor aynı varlık. Herşeye gücü yetiyor hatırlayalım.

    Kararını uyguladığı anda artık o olay 3,500 yıldır sonucu bilinen olay olmuyor ve başka birşeye dönüşüyor. Yani geçen 3,500 yılda herşeyi bilen varlık herşeyi bilmiş olmuyor.

    Yok eğer dersek; zaten değiştireceğini de biliyor, o halde aslında fikrini değiştirme gücü ortadan kalkmış oluyor ki herşeye kadir olmaktan çıkıyor.

    Demek istediğim herşeye gücü yeten ve herşeyi bilen bir arada olamayacağı için tanrının, tanrı olarak tanımlanması için bu iki sıfata aynı anda sahip olması gerekmiyor çünkü zaten bu iki sıfat birbiri ile çelişiyor.

    Semavi dinlerin tanrı anlayışını tek tanrı anlayışı olarak kabul etmek ateizm ile akıllı tasarımın uyuşup uyuşmadığı tartışmasında doğru bir bakış değil bence.

    Dünyadaki tasarımların çeşitliliğinii açıklamaya yönelik bir tasarımcının olduğu düşüncesinin doğru olduğunu varsayalım. Bu düşünce içinde ister istemez bu tasarımcıyı kim tasarladı ya da onu tasarlayanı kim tasarladı gibi sonu gelmez soruları barındıyor. Eninde sonunda ise kendinden varolan akıllı bir varlık olması gerektiği sonucuna varıyoruz.

    Sonuçta inanlar, inançlarına göre buna değişik adlar verecek Allah, Yehova v.s. gibi. İnanmayanlar ise gene bu varlığın nereden geldiğinin açıklamasını isteyerek ateist düşünceyi keşfedecekler.

    Yani kısaca, akıllı tasarım ateistlerin temel sorularına yanıt vermekte yetersiz kaldığından akıllı tasarımın ateizm ile uygunluğu ya da uygunsuzluğunu tartışmadan ateistler akıllı tasarımı rafa kaldırmak zorundadırlar.

  11. Bigalıoğlu diyor ki:

    elturco,

    “Varsayalım ki şu andan 3,500 sene sonra olacak bir olayın sonuçlarını bilen bir varlık var.”
    bilmek farklı bir şeydir,müdahale etmek farklı.
    şöyle izah edeyim.
    Tanrı,1500 sene sonra kıyamet koparmaya karar weriyor.1500 sene sonra kıyametin kopacağını biliyor,ancak biz bilmiyoruz.bu arada uzayda dolaşan densiz bir ğöktaşı,300 sene sonra Dünya’ya çarparak insanlığın sonunu ğetirecek.Tanrı kendi planını uyğulamak için bu ğök taşına bizim haberimiz bile yokken müdahale ediyor we yönünü saptırıyor.bu bir senaryo.

    tersini düşünelim,Dünya şimdiki haliyle 3500 sene daha warlığını sürdürecek.insan başka Dünya’lara ğitme fırsatını bulacak.Tanrı böyle bir şey istemediği için 500 sene sonra bir ğök taşını Dünya’ya yönleridiriyor we kıyamet.

    Tanrı,kıyamet için tarih wermiyor.kıyametin kopacağını söylüyor.çünkü Tanrı buna karar wermiş.işin tartışmalı olan yönü.Tanrı ğelecekte olacak olanları biliyor mu yoksa bilmiyor mu.henüz bunun cewabını erebilmiş değiliz.

    ben bir müdahalenin ğeçmişte yapıldığını we sonrasında herşeyin kendi akışında dewam ettiğini düşünüyorum.

    fazla karıştırmadan şu kadarını söyleyeyim.bilmek we müdahale edebilmek Tanrı için olası birşeydir.bilir ama müdahale etmez.ğeçmişte bir düzen kurmuş we sonrasını akışına bırakmışta olabilir.henüz netleşmemiş çok şey war.düşünmeye dewam edeceğiz.

Leave a Reply