BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Cinsel fanteziler (Mete Tunç)

Açıklama: Bu yazıda amaç, sapıklık yapmak değil, “çarpıcı” kelime benzerliğinden (“cins”el-“cin”sel) hareketle biraz gülümsetmek ve belki bir ölçüde düşündürmektir.
***
Hocaya soru-hocanın cevabı

Soru:

Muhterem hocam.

Müsaadenizle iki sorum olacak. Beni aydınlatırsanız size duacı olacağım:

1. Bir adam, eğer ikisi de helali olacak eşleriyle aynı anda cinsi münasebette bulunabilir mi?

2. Zengin ve cinsi gücü fazla olan bir kadının kocası yatalak ve iktidarsızsa, o kadın kocasını boşamadan başka bir erkekle evlenebilir mi? (Kadın boşanıp kocasını üzmek istemiyor, bakımına devam etmek istiyor; ve kocası onun ikinci eş almasına rıza gösteriyor.)

Mete Tunç

(Önemli not: İsmimi saklı tutarsanız sevinirim hocam.)

Cevap:

Zındık!

Birinci adamın sen, zengin dediğin kadının metresin olduğunu ve nefsinin arzuları için ehli sünnet vel cemaat alimlerimizin içtihatlarını bana değiştirtip onunla evlenmek istediğini anlamayacağımı mı sandın?! İçtihat devri bitmiştir münafık!

Aynı anda iki kadınlaymış! Ben de iştirak edersem caizdir. Tövbe, tövbe!

İsmini ne saklı tutacağım lan! Aletine alet olacak başka imam bul!

Ailenizin imamı Ökkeş

Not1. Yukarıdaki soru ve cevap hayalidir.

Not2. Kadın neden çok eş alamıyor, suali “meşhur”dur… Cevaplar arasındaki, kadın çok eşli olursa çocuğun babası belli olmaz, gerekçesi ikna edici değildir. Kadın kısırsa veya regl hali bitmişse ve zenginse 2, 3, 4… erkeğe bakacak durumdaysa, ve cinsel gücü fazlaysa neden çok eşli olamasın! Belki polemik bir soru ama, açıklamalar böyle yetersiz ve başka soruları gerektiriyorsa pek anlamsız da sayılmaz. Ayrıca, belirtilen özelliklere bir sahip kadın, çocuk doğurmak istediğinde, diyelim bir ay boyunca bir eşiyle yatar, diğerini bekletir. Yani çözüm var… Ve, pek çok erkek 2., 3., 4. eş olmaya hayır demeyecek, diyemeyecek kadar aç ve “aç”tır.

Not3. Elbette en doğrusu tek eşliliktir; sevilen, hürmet edilen vb. bir eşin yeterli olmasıdır. Ama ne yazık ki pek çok nedenden dolayı bu mümkün olamıyor.
***
Nihat Hatipoğlu ve cinler

Nihat Hatipoğlu din propagandasında (halkı uyutmada-avutmada) ve “rating” için gözde isimlerden biri. Çok duygusal anlatımı var; insanın ağlayası geliyor(!)

Cinlerden bahsediyor. Onlar da yer, içer, çoğalır, savaşırmış!.. Cinler arasında hiç meydan savaşı olmuş mudur, onların silahları nasıldır, taktikleri nelerdir, cinler insanlara toplu olarak saldırmışlar mıdır, aralarında fizikçi var mıdır, edebiyatları nasıldır, tarih bilincine sahip midirler, müzik yaparlar mı, maddeyi nasıl görüyorlar, atomu-elektronların hareketini görebiliyorlar mı, bazıları hariç olmak üzere (!) insanların onları görememesi ama onların insanları görmesi dikizcilik, günah ve insanlara haksızlık değil midir, gibi sayısız soru aklıma geliyor ama…

En “hoş”u, cinlerin yiyecekleri arasında kemiklerin olduğunu ve bunu “peygamberimizin” bildirdiğini söylüyor. Ancak hadisi eksilterek, başını ifade etmeden veriyor. Şöyle ki, hadise göre, Muhammed, kemikleri taharet için kullanmayınız, çünkü onlar cinlerin yiyeceğidir, der! Ayrıca kemik yediklerine göre anatomileri ve metabolizmaları nasıl, mideleri var mı, yiyecekleri nasıl sindiriyorlar gibi, yine pek çok soru geliyor insanın aklına..!

N. Hatipoğlu gibi kişiler, “asıl soruları” soracakları herhalde çevrelerinde görmek istemezler!

Not1. Burada, cin’li (ve hem de cinselliği içeren) bir öykü anlatmadan olmaz: İsmini vermek istemeyen bir kadın; kocasının, görevleri nedeniyle uzun süreler evde olmadığı günlerin gecelerinde bir cinin odasına, yatağına geldiğini, onu göremediğini ama gücünü hissettiğini, ona “hayır” diyemediğini, her dediğini yerine getirdiğini vs. anlatıp yaptığının zina olup olmadığını, hamile kalıp kalamayacağını, bebek olup da onun kemik istemesi ve yemesi halinde nasıl davranması gerektiğini ve durumu kocasına açıklayıp açıklamama hususunu soruyor!

Not2. Aslında bir makale konusu olacak kadar önemli bir husus; hocalara, şeyhlere, imamlara, diyanete “ciddi” sorular sorarak, dinin daha makul, barışçı, toplumu dönüştürücü vb. hale getirilmesini sağlamaktır. Tabii, ne derece olabilecekse!.. Ayrıca toplumun “soru kalitesi” yükselecek; dindarların dinlerini daha sağduyuyla sorgulamalarına yol açılacak ve “sorgulayanlara” bakışlarını daha hakkaniyetli olacaktır. Tabii, ne kadar olacaksa!
***
Yazıyı, konuya uygun, konuyu özetleyen bir söz ile bitirelim: “Elle tutup gözle göremediğimiz şeylere inanmak, elle tutup gözle görebildiğimiz sorunlara yol açıyor.” Harzem Özger, Prof. Dr.

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 6965, bugün ise 1 kez görüntülenmiştir.

4 Comments

  1. amatör filozof diyor ki:

    Cin konusunda sormak istediğim birkaç soru var. Cinlere inanç İslam dinine mi özgüdür, diğer dinlerde de benzer durum var mıdır? Kuran dışındaki kaynaklarda cinlerden bahsedilmiş midir? Bu inancın kökeni nereye kadar gitmektedir?

  2. selcuk diyor ki:

    Sadece incili bile ele almis olsak, cok sayida incil ayetinden bir kismini asagiya ekledim.
    cin: elf, genie, demon (bknz. Redhouse, babylon vb.)

    asagidaki ayetler cinler tarafindan ele gecirilmis insanlarin Hz. isa tarafindan iyilestirilmesini anlatiyor.

    Matthew 4:24
    News about him spread all over Syria, and people brought to him all who were ill with various diseases, those suffering severe pain, the demon-possessed, those having seizures, and the paralyzed; and he healed them.
    Matthew 4:23-25 (in Context) Matthew 4 (Whole Chapter)

    Matthew 8:16
    When evening came, many who were demon-possessed were brought to him, and he drove out the spirits with a word and healed all the sick.
    Matthew 8:15-17 (in Context) Matthew 8 (Whole Chapter)

    Matthew 8:28
    [ Jesus Restores Two Demon-Possessed Men ] When he arrived at the other side in the region of the Gadarenes, two demon-possessed men coming from the tombs met him. They were so violent that no one could pass that way.
    Matthew 8:27-29 (in Context) Matthew 8 (Whole Chapter)

    Matthew 8:31
    The demons begged Jesus, “If you drive us out, send us into the herd of pigs.”
    Matthew 8:30-32 (in Context) Matthew 8 (Whole Chapter)

    Matthew 9:32
    While they were going out, a man who was demon-possessed and could not talk was brought to Jesus.
    Matthew 9:31-33 (in Context) Matthew 9 (Whole Chapter)

    Matthew 9:33
    And when the demon was driven out, the man who had been mute spoke. The crowd was amazed and said, “Nothing like this has ever been seen in Israel.”
    Matthew 9:32-34 (in Context) Matthew 9 (Whole Chapter)

    Matthew 15:22
    A Canaanite woman from that vicinity came to him, crying out, “Lord, Son of David, have mercy on me! My daughter is demon-possessed and suffering terribly.”
    Matthew 15:21-23 (in Context) Matthew 15 (Whole Chapter)

    Matthew 17:18
    Jesus rebuked the demon, and it came out of the boy, and he was healed from that moment.
    Matthew 17:17-19 (in Context) Matthew 17 (Whole Chapter)

  3. selcuk diyor ki:

    Bunlar da old testament dan yani Tevrat tan.

    insanlarin Tanri olduklarini dusundukleri cinlere tapislarini anlatiyorlar.

    Leviticus 17:7 – “”They shall no more offer their sacrifices to demons, after whom they have played the harlot. This shall be a statute forever for them throughout their generations.”‘”

    Deuteronomy 32:17 – “They sacrificed to demons, not to God, To gods they did not know, To new gods, new arrivals That your fathers did not fear.”

    Psalms 106:37 – “They even sacrificed their sons And their daughters to demons,”

  4. Gözlemci diyor ki:

    Diyanet’e sorular Haydar Dümen’e sorular demek. Buda Haydar Dümen benzerine uyup bir arpa boyu yol gidememek demek.

    Bu seks konusunda çok şey yazardım ama neyse.

    Birinin yönetiminde bu iş olmuyor. Halk kendi içinde çözmeye bakmalı.

    Devlet’ten medet ummaya benziyor herşey.

Leave a Reply