BİLİM FELSEFE DİN Rotating Header Image

Ñ╚╥┼╥’ın yanlışları ve Evrim sendromu

Yazar: Emine Karahocagil Arslaner

[Makale orijinal olarak haber10.com sitesinde yayımlanmış olup yazar, bahsi geçen siteden ayrılmış ve tüm yazıları kaldırılmıştır. Makale burda yazarın izniyle yayımlanmaktadır.]

Evrim Teorisi, Darwinizm veya İslam gibi konularda yeterince bilgi sahibi olamayışımızı veya yanlış bilgilerle doldurulmuş olmamızı anlıyorum lakin, şu internet çağında asgari bir “fikir tartışmalarında usul meselesine vakıf olamayışımızı anlayamıyorum. Diyebilirim ki, son iki gün içinde hayatımın en muhteşem, en güzide, en eşsiz ve benzersiz e-maillerini aldım. Ñ╚╥┼╥ cemaatinin internet alemindeki gücü malumumdu ama bu gücü ensede hissetmek çok farklı bir tecrübeymiş, anladım…  Ñ╚╥┼╥ repliğiyle cevaplayayım bu dostları;

He he Maşallah! Size de bunları Ñ╚╥┼╥, pardon Allah yazdırıyor sevgili dostlar(!)

Ñ╚╥┼╥’ı takdir eden vatandaşlarımıza gelince… Onların yazdıkları tenkidler hayli eğlenceli. En çok da hesap soran; bir sıfat, uzmanlık sertifikası, titre sorusunu evir çevir dayatan mesajlara bayıldım doğrusu.

Canım kardeşim, Ñ╚╥┼╥’ı çok beğeniyorsun ve bana -hiç düşünmeden- “sen kimsin ki yüzlerce kitap yazmış bir İslam mücahidini yalanlıyorsun?” sorusunu sorabiliyorsun! Onun da bilim adamı olmadığını, ilahiyatçı veya teolog olmadığını neden bilmiyorsun? Biliyorsan eğer, ona yakıştırdığın şeyi hangi gerekçeyle bu kaleme çok görüyorsun? Sakalım olmadığı için mi, yoksa bu mevzuda şöyle eli yüzü düzgün, kallavi bir derlemem bulunmadığı için mi? Şu köşecikte iki satır eleştiri yazmama öfkelenenler, evrim teorisini İslam’la barıştıran; bol resimli, cıvıl cıvıl atlasları piyasaya sürdüğümde “aferin” derler mi acaba? Denemek güzel olurdu ama “U.S.A” böyle bir projeye destek vermez.

Evet, ilahiyatçı değilim. Teoloji eğitimi de almadım ama Ñ╚╥┼╥’ın “xxx” programında dile getirdiği ve savunduğu tezlerin tamamının İslam dışı olduğunu bilecek kadar İslami literatürü haiz ve bu vukufiyetimi bütün samimiyetimle dile getirmeye cüret edecek kadar da gözü karayım. Sırayla gidelim;

1) “Bize herşeyi Allah yaptırıyor. Bizim hiçbir gücümüz yok ve biz hiçiz“ diyen Ñ╚╥┼╥; sarfettiği bu kelimeler, takındığı kaderci tutum ve savunduğu mistik anlayışla sadece İslam’daki “cüz-i irade“ kavramını yok saymakla kalmıyor, aynı zamanda güçlü bir “imtihan” felsefesini de tarumar ediyor. Hristiyan akaidden farklı olarak, İslam akaidinde muazzam bir “imtihan” müessesi vardır. Bu müessese insanoğlunun “irade sahibi” bir mahluk olduğunun ve kendi cüz-i iradesi çerçevesinde yapacağı tercihler konusunda özgür bırakıldığının işaretidir. Allah Kur-an’da, O‘na yardımcı olduğumuz takdirde yardımını bulabileceğimizi açık bir dille ilan eder;

“Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.” (47:7)

Yine bu irade sayesindedir ki; başımıza gelen bütün güzellikler O’nun lütuf ve rahmetinin tezahürüdür; bütün kötülükler ise, kendi irademizle yaptığımız tercihlerin acı sonucudur.

“Başınıza her ne musibet gelirse kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.” (42:30)

2) “10 yıl sonra Mehdi çıkacak, 20 yıl sonra Mesih inecek, bilmem kaç yıl sonra kıyamet kopacak“ gibi ve benzeri, gaybe dair kesin bilgi içeren iddialarda bulunmak, şirke düşmek kadar tehlikeli, yani affı zor bir günahtır, zira;

“Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir.” (6:59)

Ve

“Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır.” (31:34)

buyuruyor yüce kudret Kur-an‘da.

Ben biliyorum“ demek ve daha da ileri gidip tarih vermek, Allah’ın ayetine muhalefet etmek, yani “mütekebbirlik” yapmak, dahası; şeytanlaşmaktır. Bir takım ulemanın beyanlarına binaen bu tür sarfiyatlarda bulunmak; “ben demiyorum kitap diyor” aksanlı şark kurnazlığını zırh yapmak; mide bulandırmaktır. Ñ╚╥┼╥ genellikle Said Nursi‘nin eserlerinden alıntılar yapmaktadır. Bazı cin fikirlilerin, Said Nursi’nin “Isparta’dan bir büyük önder çıkacak“ dediğini ileri sürerek yıllarca Nur talebelerinin oylarını nasıl topladıklarını hatırlıyorum ve Üstad’ın kehanetlerde bulunduğuna inanmıyor, bilahare kitaplarının yer yer tahrif edildiğini düşünüyorum. Said Nursi bunları yazmış olsa bile, aklımızı kullanarak yazdıklarına yaklaşmak zorundayız. Biz yalnızca Kur’an’a iman ederiz.

3) Mehdilik konusunda hadis rivayetleri olduğu doğrudur ancak bunların hepsi ahaddır, yani tek bir kişi tarafından rivayet edilmiştir. Bu kadar mühim bir meselenin Kur-an’da hiç zikredilmemiş olması ise çok dikkat çekicidir. Kur-an’da geçmeyen “Mehdi İnancı”na, yani; silahları susturacak, yaraları saracak, açları doyuracak, yetimleri güldürecek, haksızlığı yok edip mutlak bir “adalet”i tesis edecek, insanüstü güçlere sahip metafizik bir “deha”, bir “süperman“ idealine ve ümidine bütün dinlerde ve kültürlerde rastlıyoruz. Habeşistan Hristiyanları kralları Theodor’un birgün geri döneceğine inanıyorlardı. Moğolların mehdisi Cengiz Han’dı. İbn Haldun “Mehdi İnancı”nı eleştirdiği eseri Mukaddime’de, eski İran ve Çin kültürlerinde de bir “kurtarıcı”nın gelerek insanları bütün dertlerinden halas edeceğine inanıldığını belirtir ve tek başına bir şahsın bu kadar büyük bir ıslahatı gerçekleştirebilmesinin imkansız olduğuna işaret eder. Diğer hususlarda olduğu gibi bu mevzuda da Ñ╚╥┼╥; İncil ve Tevrat’daki kodlardan hareketle nefsani yorumlarda bulunarak müritlerinin zihni melekelerini törpülüyor ve dolaylı bir dil kullanarak mehdiliğini ilan ediyor. Bugün Hristiyanlıkta Mehdi’nin adı “Kurtarıcı Dositheos“‘dur ve bu efsanevi kahramanın İslam diniyle hiçbir alakası yoktur.

4) “Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah’ın Resülü ve nebilerin sonuncusudur”(33:40) ayeti, risaletin peygamber efendimizle birlikte sona erdiğini bildirir. Hz. İsa’nın yeniden yeryüzüne döneceğine inanmak nübüvvet’in son elçisinin Hz.İsa olduğuna, olacağına inanmaktır. Bu inanç İsevilikten, yani İncil’den onay alabilir ancak Kur-an’a göre Ruhul Kudüs’le desteklenen peygamber (Maide, 5:110), bizzat Allah tarafından yahudilerin elinden kurtarılmış ve Allah katına yükseltilmiş, dünyadaki hayatına son verilmiştir. Ayetteki “seni kendime yükselteceğim”(Nisa, 4:157) ifadesi yanlış yorumlanmış ve Hz.İsa’nın ölmediğine ve geri döneceğine dair delil olarak gösterilmiştir. Hz.İsa görevini yapmış, yeryüzünde Allah’ın mesajı (kelimesi) olmuş ve Allah, kelimesini kendi eliyle geri çekmiştir. Geri döneceğini ve irşadına kaldığı yerden devam edeceğini bildiren bir ayet yoktur.

5) Ve asıl mesele; Kur-an’da evrim teorisinin aleyhine sayılabilecek bir işaret yoktur. Bilakis Kur-an, insanoğlunun ‘merhaleler’den geçerek bugüne geldiğini anlatan ayetlerle doludur. Ve evet, Evrim; Darwinizm değildir. Darwinizm; evrimi konu alır sadece. Bazı dinsiz, kitapsız ve kendini bilmezlerin onu ideolojilerine malzeme etmeleri ve bir sentez vasıtasıyla iman sahiplerine saldırmaları ne Darwin’in, ne evrimin ne de dinin sorunudur. Bazı cahil cühela ateistler, komünistler, dinsizler sadece Allah’a değil Darwin’e de hesap vereceklerdir.

Darwin’in yaptığı ve yazdığı herşeyi, ondan yaklaşık bin yıl önce yaşayan El Biruni de yapmış ve yazmıştı. Darwin, gittiği her yerde göçmen kuşları, özellikle Beagle adasındaki kaplumbağaları inceleyerek evrim teorisine destek aramıştır. Aynı şekilde Biruni de, özellikle kazılarda elde edilen fosilleri inceleme imkanı bulmuş ve bununla arzın jeolojik değişimler geçirdiğini bilimsel bir dille savunmuştur.

Darwin bir bilim adamıydı. Kilisenin tüm saldırılarını bir bilim adamı vakarıyla karşılayarak polemiğe girmedi ve işini yapmaya devam etti. Bir kitabında, Tanrı’nın mevcudiyetini inkar anlamında “bir ateist olmadığını, anlayışının agnostik olarak” tanımlanmasının daha doğru olacağını yazmıştır. Darwin, yaratıcıyı inkar etmemiş, dini tartışmalara girmemiş, hatta bazı müslüman bilim adamları ve alimleri kadar ileri gitmemiş; insanın maymundan falan geldiğini öne sürmemiştir. Biyograflar, Tanrı’yı inkar etmesinin nedeninin de zaten evrim teorisi değil, çok sevdiği kızı Annie’nin ani vefatı olduğunu yazıyorlar… Darwincilerin düştükleri yanlışlara; “Sosyal Darwincilik“ adı verilen ve “mademki doğa en güçlüden yanadır o halde tüm zayıflar ortadan kaldırılmalıdır” gibi zorba ve zırva yaklaşımlara Darwin refere edilemez, edilirse de bilinmelidir ki: bu vebalin altından kalkılamaz.

Bu noktada bilinmesi elzem olan bir başka husus da bilim terminolojisiyle ilgilidir. “Tesadüf, rastlantı” gibi kavramlar bilimde, akli gerekçeler bulunamayan noktaları, yani tanımlanamayan bölgeleri izah için kullanılırlar. “Rastlantı“ bilim literatüründe gerekçesi saptanamayan değişken etkisine verilen isimdir. Gün geçtikçe bu değişkenlerin bulguları tesbit edilir ve böylece rastlantı sayısı azalır. Bilim buna “ilahi emir, irade” diyemez, derse araştırma yapmaya devam edemez. Bilimin amacı tesadüfleri açıklamaktır zaten. Ancak bir müslüman, bilimin tesadüf dediğine rahatlıkla “Akıllı tasarımın eseri“ diyebilir. Burada da bir tenakuzdan bahsedilemez, çünkü bilim ve din iki ayrı sahadır. Her sahanın kendine has kuralları, kanunları vardır. Bilim ve din birbiriyle savaşmaz, birbirini dışlamaz, birbirini horlamaz. Onları horlayan da, onları çarpıştıran da insanlardır.

Art niyetli insanlar…

Bu yazı (17.05.2009 tarihinden itibaren) toplamda 13202, bugün ise 3 kez görüntülenmiştir.

52 Comments

  1. Alpine diyor ki:

    “Fare daga kusmus, dagin haberi olmamis” diye bir laf vardir.

    Adnan Hoca, bilimin sempatisini kazanma misyonuna feda ediliyor desenize. Kurban bayramida gecmisti ama, hadi hayirlisi, Allah kabul etsin…

  2. boran diyor ki:

    din ve bilimin iki ayrı saha olduğunu söylemiş yazar ama bu kesinlikle doğru değil. Allah Kur’an-ı Kerim’de bilimi tavsiye eder, doğaya bakmayı, evrene bakmayı, bunları incelemeyi emreder. bunlar incelendiğinde de Allah’ın üstün ve muhteşem yaratışını görürüz. yeryüzü katmanlarına baktığımızda Allah’ın canlıları evrimle yaratmadığını, her bir türü bir anda ve kusursuz bir şekilde yarattığını görürüz. “iki ayrı sahadır” gibi içi boş sloganlarla bir yere varılmaz. Kuran’ı bilen kişi bunun doğru olmadığını hemen anlar zaten.

  3. Mete Kocabay diyor ki:

    Herhangi bir inancı olmayan tarafsız bir kişi olarak düşünün. Aklınızı serbest bırakın ve kısıtlamayın. Bir kitapta karşınıza gelecekte olan bazı şeyler sıralanmış. eğer bunlar gerçekleşmişse tarafsız biri bunlar yalan şeyler diyebilir mi? Mehdiyle ilgili hadislerde olayların peşpeşe olacağı bildiriliyor. ve Hicri 1400’ün ilk günü yani Kasım 1789’da Kabe’nin işgaliyle bildirilen bu olaylar aynen ardı ardına gerçekleşiyor. İki yıl üst üste (1981-82) Ramazan ayında 15’er gün arayla ay ve güneş tutuluyor, Fırat’ı suyu barajla kesiliyor, Irak işgal ediliyor, para birimi kalkıyor, çölde Irak ordusu kayboluyor, Afganistan işgal ediliyor… Daha yüzlerce gerçekleşen hadis var. O zaman yukarıda okuduğum yazının felsefi bir değerden başka bir değeri kalmıyor. Çünkü bunlar kesin bilgiler değil deniyor ama zaten gerçekleşmiş. Dolayısıyla tarihi olaylar gerçek olduğunu kanıtlıyor.
    ayrıca din ve bilim içiçedir. Muharref yani bozulmuş İncil bilime ters düşüyor yoksa orjinal İncil de bilimle iç içedir. din ve bilim çatışmaz. Kuran’da şimdiye kadar bilime ters bir şey olmamıştır.tam tersi bir dönem evrenin durağan olduğunu söyleyen bilim yanılmış ama 1400 yıl önce indirilen Kuran evrenin genişlemekte olduğunu söyleyerek bilimi ışık tutmuştur. Temiz ve tarafsız bir akıl sahibi saçma felsefelerle değil olayların gerçekleriyle ilgilenir ve doğruyu kolaylıkla görür. Umarım siz de bir gün tarafsız ve kendinizle samimi bir şekilde etki altında kalmadan bu konuları tekrar düşünürsünüz.

  4. demir diyor ki:

    yahu anlaşılmayan ne var anlamıyorum. Evrimin geçersizliğini artık tüm dünya konuşuyor, yazıyor, anlatıyor. Canlılığın yapıtaşı olan tek bir proteinin kendi başına oluşma ihtimali sıfır ken (sıfırdan da imkansızken) neyi konuşuyoruz ki. Tartışılacak bir durum yok ortada anlayacağınız.

  5. aslan erler diyor ki:

    Madem Müslümanım diyorsunuz O halde neden bütün Kuvvet ve Güç Allah’ındır diyen Adnan Oktar’a karşı bir tutum içindesiniz.

    Unutmayın ki Hz. Muhammed’e karşı olanlar Mekke müşrikleriydi.

    Yalnızca bütün Güç ve Kuvvatin sahibi Olan Allah’a ibadet etmek istemediler.

    Ayrıca Allah’ın sıfatlarına ve isimlerinin anlamlarına bakarsanız kendinizde kimseye ait müstakil bir irade olmadığını göreceksiniz.

    Ayeti Kerimeler:

    “Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz”

    “Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edemediler”

    “Allah dilemedikçe bir yaprak dahi düşmez”

    Kuran’ı tekrar okumanızı tavsiye ederim.

    Dindar yada değil bilimadamlarına görüntünün ve diğer hislerin nerede gerçekleştiğini sorun. Hepsi Siz’e beyninizde olduğunu söyleyecekler.

    Beyninizde her saniyede 100 katrilyon işlem gerçekleşiyor.

    Bunları cüzzi iradenizle Siz’mi yapıyorsunuz.

  6. aslan erler diyor ki:

    Hayatınızı nasıl yaşamak istiyorsanız yaşayın kimseyi ilgilendirmez.

    Ama İddia edilen Terör örgütüne, PKK’ya, dinsize, ateiste, darwiniste, materyaliste karşı can siperane mücade içinde olan Müslümanlara karşı harekettamiz bir üslüpla bir de Müslüman görüntüsüyle karşı tavır içinde olursanız bu İmanlı Millet Siz anlamakta güçlük çeker.

    Neyin nesi bu zat, nasıl olurda ben Müslümanım diyen biri de Doğan Medyasının diline benzer konuşur derler. Yoksa iddia edilen ergenekonla bir bağlantısı mı var diyerek Milletimiz merak eder.

  7. Taylan diyor ki:

    1- Sn. Adnan Oktar cüz-i iradeyi reddetmiyor ancak “cüz-i irade” vardır ama “külli irade” dahilindedir diyor ve doğru söylüyor. Allah dışında bir irade olduğunu söylemek şirktir.

    2- “O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka…” (72/26-27) Allah dilediği elçilerine gaybı bildirmiştir. Peygamberimizden ahir zamana ilişkin nakledilen hadisler de Rabbimizin elçisine bildirdiği bu neviden bilgilerdir.
    Kıyametin ne zaman kopacağı konusuna gelince, Allah-u Teala “Şüphesiz, kıyamet-saati yaklaşarak gelmektedir. Herkesin harcadığı çabanın karşılığını alması için, onun (koşup haberini) neredeyse gizleyeceğim.” Şeklinde buyuruyor. “Neredeyse” ifadesi bu konuda bize bazı bilgiler verdiği anlamına gelir inşaAllah.

    3. Mehdiyet konusunun nakledildiği hadisler kütüb-i sitede yer alan sahih hadislerdir. İbn-i Suuti, El Berzenci, İbn-i Mace gibi büyük İslam alimleri de eserlerinde bu konuyla ilgili hadislere yer vermişlerdir. Bu hadislerin reddi bu büyük İslam alimlerine iftira atmak olur.

    4. Hz. İsa’nın ahir zamanda yeniden zuhuru Kuran-ı Kerim’in peygamberin son peygamber olduğuyla ilgili beyanıyla çelişmez. Zira Hz. İsa, peygamberimizin ümmeti olarak yeniden zuhur edecek, yeni bir din getirmeyecektir. Kuran-ı Kerim’de Hz. İsa ölmediği açık olarak ifade edilmiştir. “Ve: “Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük” demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler. – Hayır; Allah onu Kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. 4/157-158. Buna rağmen Hz. İsa’nın öldüğünü iddia etmek büyük bir yalan olur. Bir sonraki ayette ise “Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahid olacaktır.” 4/159 şeklinde buyurulur. Hz. İsa’nın ilk yaşadığı dönemde kendisine bir avuç insan inanmıştır. Ayette belirtilen herkesin ona inanması ise ahir zamanda geleceği döneme işaret etmektedir inşaAllah.

    5. Evrim nedir ne değildir konusunda polemiğe girmeye gerek yoktur. Günümüz evrimcilerin ve darwinistlerin iddiası açıktır. Maymunların ve insanların ortak bir atadan geldiği yalanı malumdur. Kuran’ı kerimde insanın yaratılışı ile ilgili ayetler de açıktır. Adem ve Havva evrimle yaratılmamıştır. Cinler, melekler de evrimle yaratılmamıştır.

    Darwin ateist midir agnostik midir konusunun üzerinde tartışmaya değer bir önemi yoktur. Önemli olan darwin’in ortaya attığı safsatanın neden olduğu dinsizlik akımıdır. Marks yazdığı kitabını Darwin’e ithaf ediyorsa, Lenin, Stalin felsefelerinin “sözde” bilimsel dayanağı olarak darwinizmi gösteriyorlarsa önemli olan budur.

  8. Da Vinci diyor ki:

    @demir

    Olayı anlamayanın kendin olduğunu ve ordan burdan duyduğun palavraları sorgulamadan gerçekmiş gibi kabul ediyor olduğunu hiç düşündün mü? Hiç sanmıyorum.

  9. Metehan Sancak diyor ki:

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (İnsan Suresi, 30)
    Bütün kuvvet, kudret, güç yalnız ALLAH’ındır..
    Evrim teorisi kesinlikle yoktur.. bunu 3 yaşındaki çocuk bile anlar.. fakat, Allah kişiye anlayış vermeyince gerçekleri kişi göremiyor.. bu büyük bir mucizedir..

  10. fahri darkan diyor ki:

    Emine Hanım,bu yazısında Hz.İsa’nın yeryüzüne tekrar döneceğine inanmadığını belirtmiş.Halbuki Kuran’ı dikkatlice okursanız Hz.İsa’nın yeryüzüne döneceğini ve tüm hiristiyanların ona bidat edeceğini anlatan ayetler vardır.Örnegin:4/159;”Anolsun,Kitap ehlinden ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur.Kıyamet günü o da onların aleyhine şahit olacaktır” Bu ayette geçen ölüm kelimesi yani “mevtiha” diye geçen kelime gerçek ölümü ifade eden bir kelimedir.Yani Hz.İsa tekrar yeryüzüne dönecek sonra Mehdi ile birlikte tüm hiristiyan aleminin müslüman olmasına vesile olacaktır.Yine bir önceki ayette yani 4/158’de “Hayır Allah onu kendine yükseltti..” denmektedir.Buradaki yükseltti kelimesi yani “refa’na” kelimesi geçmektedir.Burada gerçek bir ölüm yoktur.Allah onu kendi katına almıştır.Ve ahir zamanda yani inşaAllah 10 yıl içinde yeryüzüne tekrar gönderecektir.
    Yine başka bir ayette de Hz.İsa’nın kıyamet için bir alamet olduğunu yazmaktadır.
    43/61:”Şüphesiz o,kıyamet saati için bir ilimdir.Öyleyse ondan yana hiç bir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun.Dosdoğru yol budur” Burada geçen “o” zamiri kesinlikle Hz.İsa’ya işaret etmektedir.Ve onun dünyanın son dönemi olan ahir zamanda tekrar döneceğini bildirmektedir.
    Yani bu kadar açık Kuran ayetinden sonra Hz.İsa’nın dönmeyeceğini iddia etmek Allah’ın asla hoşnut olmayacağı bir tavırdır.

  11. alican karacan diyor ki:

    Adnan Oktarı’ın kitaplarını okudum. O kadar röportajlarını izledim. Ehli sünnet itikadına ters bir ifadeye rastlamadım.

  12. Sencer diyor ki:

    500-550 milyon yıl önce, kompleks canlıların aniden ve çok sayıda ortaya çıktığı Kambriyen Dönemine bilim adamları Kambriyen patlaması adını veriyorlar. Bu dönemde yaşamış olan Trilobit isimli kabuklu deniz canlılarının fosillerinin günümüz arıları gibi petek gözleri bulunmakta. Bilim adamları daha ilk ortaya çıkan canlılarda kompleks gözün nasıl ortaya çıkmış olabileceğini evrimle açıklayamıyorlar. Çünkü bu ilk canlılarda göz olmamalı. Darwin’e göre yavaş aşamalarla bir evrim sonucunda günümüz gözünün oluşması gerekiyor. Ama fosiller yani paleontoloji yani bilim tam tersini söylüyor. Şimdi bilime ve bilimin ortaya koyduğu delillere mi inanalım yoksa 18.yy şartlarında ortaya atılmış bir teoriye mi?

  13. Simru Tuğrul diyor ki:

    Yazar Hanım,
    Tamamen Kuran’a dayalı görüşleri bunlar Kuran’dan değildir diyerek büyük bir vebal altına girmeniz ve bunun karşılığını Hesap Gününde Yüce Allah’a nasıl vereceğinizi düşünmek bana sizin adınıza korku verdi doğrusu. Herkes kendinden sorumludur, bu doğru ama bir insanın göz göre göre Allah’a karşı böyle bir hataya düşmesi, tevbe edilmediği takdirde ne büyük bir günaha girdiğini fark etmemesi çok ürkütücü. Lütfen bunları samimi olarak kendimi sizin yerinize koyarak yazdığımı ve böyle bir durumda olsaydım, hemen tevbe ederek dine tekrar girmek için Allah’a yalvaracak olmamı bilerek okuyun. Bu hayat oyun ve eğlence değil, dini oyuna almak ise hiç insana göre değil. Allah böylelerinin sonunu Yüce Kuran’da cok net belirtmiş. Allah şuurunuzu ve aklınızı açsın, ölmeden önce size doğruyu nasip etsin inşallah. Selam ve dua ile.

  14. Batuhan diyor ki:

    Öncelikle şunu bir düzeltelim, Darwin bilim adamı değildi. Neydi? Hiçbir şey olamamış, kendince biyolog olmaya çalışmış birisidir. Okulunu dahi bitirememiş hatta okuldan atılmış birisidir. Yani Bilim adamı değildir. Bilim adamı olmayan, hatta kendi kitabında bu teorinin yanlışlığını dahi söyleyen bir insanın deli saçması denilebilecek teorisini Darwine rağmen savunmaya çalışanlar boşuna uğraşıyor. Darwin, 19.yüzyılda bu teorinin bittiğini söylemiş, bizimkiler 21.yüzyılda biyoloji, matematik, fizik gibi alanlardaki gelişmelere rağmen ısrarla çocuk inadını gibi bir inatla evrimi kendince savunmaya devam ediyorlar. YAZIK… Zaman çok kıymetli, Sayın Adnan Oktar’ın çalışmalarını daha iyi takip edin. Zamanınızı yanlış bilgilerle oyalanarak heba etmeyin.
    Sizin inancınıza göre yazdığınız yazı da tesadüf eseri olmuş herhalde. İşte tesadüf böyle saçma şeyler yazar (-:

  15. Doğukan Turan diyor ki:

    Evrim teorisi bir proteinin oluşum aşamasında çökmüştür.. bunu anlamamak şaşırtıcı.. darwin bile kendi teorisine inanmıyor, teorisindeki tutarsızlıklardan dolayı intihar etmeyi düşündüğünü söylemiştir.. özellikle darwin yakınlarına yazıdığı mektuplarında teorsinin tutarsızlıkları çok kez itiraf etmiştir.. günümüzde en koyu materyalisti dawkins bile tesadüflere inanmıyor.. bu ne kararlılıktır anlamak zor!!

  16. mert trenova diyor ki:

    Gaybı Allah’tan başka tabiki kimse bilemez ancak Allah dilediğine gaybı bildirebilir, tıpkı Kuran Yusuf suresinde Hz. Yusuf’la hapiste olan kişilerin rüyasını yorumlaması gayb değilmidir, neticede Allah’ın izniyle gelecekten haber veriyor, sonra Kralın gördüğü rüyanın yorumuda gaybdır, çünkü gelecekte çekilecek sıkıntı için önceden önlem alınması gerektiğini Kral’a Hz. Yusuf bildiriyor ve böylece zor zamanların kolayca atlatılması için önceden Allah Hz Yusuf’a kralın rüyasını yorumlatarak gaybı bildirmiş oluyor. demekki Allah isterse dilediğine gaybten haber veriyor. sizce 1400 sene önceden dünyanın kendi etrafında ve güneşin etrafında döndüğünü, rüzgarların bulutları aşılamayla yağmuru yağdırdığı, demirin element numarasını, balın insan sağlığına gözardı edilemez büyük bir nimet olduğunu Kuran’ı kerimle bize bildiren yüce Allah isteseydi canlılığı evrimle yaratırdı ve bunu Kuranda bize bildirirdi. Ama çok net şekilde tüm evreni dünya, dünyanın içindekileri vs. yoktan yarattığını çok açık şekilde bize bildiriyor. kaldı evrimcilerin piri Darwin teorisi için ara fosilden başka hiçbirşeyin kanıt olarak gösterilemeyeceğini kendisi söylüyor, peki ortada bir ara geçiş formu yani fosil varmı, yok. peki içinde 10000000 bilgi barındaran DNA’nın tesadüfen oluşma ihtimali yokken halen hangi akla mantığa dayandırark evrimi savuna biliyorsunuz anlayabilmiş değilim. binlerce fosil bağırıyor adeta biz evrimleşmedik diye bunlarıda mı duymuyorsunuz!
    peygamberimizin ahirzaman alametleri ile ilgili hadisleri var taa 1400 yıl önceden dile getirilmiş bu hadisler günümüzde gerçekleşti, bari bunları görün, kendi iyiliğiniz için, çünkü İslam ahlakı hakim olduğunda herkes iman edecek ama önemli olan Allah’ın izniyle inşaAllah Islam hakim olmadan önce iman edebilmek,

  17. levent bozkurt diyor ki:

    emine hanım siz’e tek bir örnek verecegim . matematik te 10 üzeri 50 sıfır olasılıktır. bir proteninin oluşma ihtimali 10 üzeri 950 dir yani ” 0″ dır.makalenizi uzun tutarak bu teroriyi daha da bilimsel yapamazsınız . sadece yukardaki örnek teoriyi yıkmaya yeter de artar da . Daha da büyük yanılgınız Sayın Adnan Oktar Beyefendi hakkında .Kendinizi gerçeklerden mahrum etmeyiniz ve izleyiniz lütfen . http://www.harunyahya.tv
    saygılar

  18. Da Vinci diyor ki:

    Sitede resmen komedyen patlaması yaşanıyor bu yazı sayesinde. Emine Hanım’ı tebrik etmek lazım. Yazısı birilerini çok rahatsız etmiş anlaşılan. Demek ki doğru yoldasınız Emine Hanım. Durmak yok yola devam.

    Bu arada farklı isim kullanarak farklı kişilermiş izlenimi vermeye çalışan kişilik sorunu yaşayan vatandaşlara acil şifalar diliyorum. Üzgünüm sizin için.

  19. Alpine diyor ki:

    Bilimsel bir ortamdayiz, seviyeyi dusurmek istemiyorum ama, b.kunu cikardiniz birader.

    Gulduk eglendik bir yere kadar, dimi ama…

  20. kent diyor ki:

    Emine Hanım,
    Yazınızı hem dehşetle hem de üzülerek okudum. O kadar İslami bilginiz var ise eğer yazdıklarınızı tekrar okumanızı ve çelişkileri çıkarmanızı öneririm. Aslında kendi içinize dönüp gerçekten iman edip etmediğinizi sorgulamanız daha yerinde olur. Allah size samimi ve güçlü bir iman nasip etsin İNŞAALLAH

  21. Umut diyor ki:

    Evrim artık eskilerin masalı oldu, çocuğa anlatsanız inanmaz artık.
    evrimin geçersizliğini bilim zaten ispat ediyor. bu durumda konuşacak bir söz var mı???

  22. Nağme diyor ki:

    Evrimi destekleyen bir eser yapsam USA destek vermez demişsiniz. Tamamen yanılmışsınız. Amerika’da Evrim Teorisi bir devlet politikasıdır. Devlet tarafından savunulmakta ve kanunlar çerçevesinde korunmaktadır. Yani devlet koruması altındadır. Mesela BigBang teorisi veya başka bir kuantum fiziği teorisi ya da bir matematik teorisi için böyle bir korumayı hayal edebilir misiniz? Hayır. Yani bu olağanüstü korumaya sahip başka hiçbir teori yoktur. Devlet, evrim karşıtı çalışma yapmak isteyen hiçbir bilim adamına kaynak vermez. Hatta anlatmak isteyenler de mahkeme kararlarıyla yasaklanır. Amerika Birleşik Devletlerinin ilkokul, lise ve üniversitelerinin %99,9’unda sadece evrim teorisi anlatılır. Şimdi isterseniz bir daha düşünün. USA size destek vermesin de kim versin? Eğer gerçekten elinizde evrim teorisini ispatlayan cıvıl cıvıl bol resimler olsa size milyarlar akıtırlar. Çünkü onların elinde delil niteliğinde hiçbir ara geçiş fosili fotoğrafı yok. çünkü daha henüz bu fosili bulamadılar. Ancak çizimlerle idare ediyorlar. ama yine de umutlarını kaybetmiş değiller. İleride mutlaka bulacaklarını söylüyorlar. Bugün var olan cıvıl cıvıl fosil resimleri ise canlıların hiç değişmediğini gösterdiği için mecburen onları kullanamıyorlar.

  23. osman ener diyor ki:

    Kuran’da Enfal Suresi 17. ayetinde Allah ‘Onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü; attığın zaman sen atmadın, ama Allah attı’, İnsan Suresi 30. ayetinde ‘Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz, şüphesiz Allah bilendir, hakimdir’ buyurmaktadır. Allah her şeyi bir kaderle yaratmıştır, ‘Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O’na âittir. Hepsi O’na boyun eğmektedirler’ (Rum Suresi-26). Emine Hanım, bir konuda yazı yazmak için bilgi sahibi olmak gerekir, lütfen dikkatli bir araştırma yapın. Ayrıca Darwin bir bilim adamı değildi, bunu da araştırın.

  24. Bigalıoğlu diyor ki:

    “evrim” deyince siteye hayat geliyor yaw.ne menem bir şeymiş bu böyle.bence bu konuyu irdelemek gerek.evrim deyince herkesin söylecek bir sözü var baksanıza,benim bilem var.

    evrim uzmanlarına soruyorum “neden evrim”???neden “ay’ın oluşumu” değil.yada neden okyanusların oluşumunun saçma açıklamasını kimse sorgulamıyor da her tarafı lastik gibi uzayan “evrim” sözkonusu olduğunda herkes maşallah pek bir şeyler biliyor.

    “evrim” senin gözünü seveyim ben.bu kadar insanı biribirine düşürmek için ilaç gibisin.”evrim” tahrik demek.mutasyon demek,yersennn.evrim sıkıntılardan arınmak ve stres atmak için birebirdir.ilaççç.

    fikir yoksulları için birebirdir evrim.ne acıdır…

  25. Bigalıoğlu diyor ki:

    ““Tesadüf, rastlantı” gibi kavramlar bilimde, akli gerekçeler bulunamayan noktaları, yani tanımlanamayan bölgeleri izah için kullanılırlar. “Rastlantı“ bilim literatüründe gerekçesi saptanamayan değişken etkisine verilen isimdir. Gün geçtikçe bu değişkenlerin bulguları tesbit edilir ve böylece rastlantı sayısı azalır.”

    ben buna katılmıyorum.tesadüfen milyonlarca yıl önce yok olmuş bir gezegene ait küçük bir gök taşı dünya’nın atmosferine girer ve bilya büyüklüğünde bir parça olarak toprağa ulaşır.bu tesadüftür,hangi göktaşının nereye düşeği,büyüklüğü tesadüftür,rastlantıdır.ama dünya’nın güneşin etrafında dönmesini tesadüfle,rastlantıyla açıklayamayız.bunun bir kanunu,nizamı vardır.ve bizler,bilim bu mekanizmayı çözmeye çalışır.bilimin amacı budur,makanizmanın işleyişini ortaya çıkarmak.olayları ve olguları matematiksel ve mantıksal olarak açıklamaya çalışmak.

    tesadüf ve rastlantılarla bilim yapılmaz,hatta varsayımlarla bile.bir şeyleri öngürürsün,sınarsın,doğru veya yanlış çıkar.evrim bilimi,siyaset bilimi gibidir.kendinize bir hedef koyarsınız,o hedefi tutturmak için sakız gibi çiğnersiniz,bulguları.bulgular size yaramıyorsa tükürürsünüz gider.

  26. cetin artar diyor ki:

    Merhabalar, Adnan beyin her akşam yaptığı röportajları takip etmeye çalışıyorum. Açıkçası size de seyretmenizi tavsiye ederim. Sizin de yanlış bilgilendirilmiş olduğunuz bazı konulardan bahsetmek isterim. Harun Yahya, cüz-i irade kavramını yok saymamaktadır. Külli irade ve cüzi irade de vardır. Ama her ikisi de kaderdedir. Allah bizim ölümümüze kadar ne yapacağımızı bilmektedir. Bazılarının Haşa Allah’ı aciz göstermeye çalıştıkları gibi Allah ne yapacağımızı biz yaptıktan sonra görecek değildir.
    Mehdiyet konusundan Adnan bey bahsettiği için niye insanlar bu kadar rahatsızlar anlayamadım. Ben Mehdilik iddia etmiyorum diyor ve hatta bunun için yemin de ediyor. Mehdiyet konusu bir ispat konusudur. Ayrıca Adnan bey, peygamber efendimizin hadislerini nakletmektedir. Ve ayrıca hadisleri nakleden çeşitli alimlerin fikirlerine dikkat çekmektedir. Peki şu ilginç değil mi, Adnan Bey evrim karşıtı fikirleri savunduğu zaman bir anda tüm dünyada hristiyanlar (vatikan’da konferans yapıldı), Yahudiler ve Türkiye’de de ilahiyatçılar aynı anda evrim var demeye başladılar. Hatta İbn-i Miskeveyh örnek verildi. Bakın çok önemli bir kişiymiş gibi. Halbuki Türklere hakaret eden özelliksiz biri. Niye bu aynı anda oldu? Bu telaş niye? Arkasından Adnan Beyin Mehdiyet ile ilgili açıklamaları geldi. Birden Mehdiye karşı çıkılmaya başlandı ya da bu yüzyılda gelmeyecek bu yüzyılda İslam hakim olmayacak denmeye başlandı. Tamam mehdi gelecek inanmıyorsun. İslamın birliğini istemek farzdır. Müslümanların ayrı olmaları ise haramdır. Ama bundan rahatsız olunmuyor garip bir şekilde de Adnan Bey mehdiyetten bahsedince birden itirazlar başlıyor. Bu telaş niye? Durun bir sakin olun. Kendisi Mehdilik iddiasında değil. Mehdilik bir ispattır, İsa peygamber gelince bunu anlarız İnşaAllah. Ardından Bediüzzaman’ı Adnan Bey örnek verdi. Şimdi de sanki tek bir ağızdan çıkmış gibi Bediüzzaman’a insanlar laf etmeye başladılar. Aynı anda oluyor bunlar sizce de garip değil mi?
    Mehdiyet konusunda Kuran’da işari ayetler vardır. aslında birçok Ayet vardır. örneğin, Kehf Suresi tamamen Mehdiyete bakar. Peygamber Efendimizin bir haidisi şeriflerinde de Mehdiyi görünce okunmasını söyler.
    Hazreti İsa’nın ahir zamanda geleceği Kuran ve Kütübü Sitteye göre haktır. Yani 4 hak mezhebe göre Hz. İsa beklenmektedir. Benzer şekilde Şii’ler de inanmaktadır. Yani bu Müslümanların %99’ına tekabül etmektedir. geri kalanları ise bazı uç fikirli kişiler olmaktadır.
    Öte yandan bu kadar mazlum durumda olduğunu düşündüğünüz Darwin’den çok daha zulme bugün Müslümanlar uğramaktadır. Niye onların bir araya gelmesi için de biraz gayret etmiyorsunuz onu da merak ediyorum açıkçası!

  27. Sami Okutan diyor ki:

    Evrim teorisini savunanlar atalarımız solucandı, tarla faresiydi, mikroptu derken şimdi de uzaylılarda karar kıldılar. E kardeşim, insaf et… Evrimciler ne kadar komik duruma düştüklerinin nasıl farkına varamıyorlar, insanın aklı almıyor doğrusu…

  28. Selçukhas diyor ki:

    Gaybı yalnız Allah bilir ama Allah Peygamberlerine gayp hakkında haberler vermiştir. Kıyametin kopma zamanı da Peygamberimizin (s.a.v) Hadislerinde yer almaktadır. Mehdilikle ilgili Peygamberimizin 300’den fazla hadisi, dünya tarihinde son 30 yılda ilk defa üst üste gerçekleşmiştir. Peygamberimizin (s.a.v) tam tarif ettiği şekilde tahakkuk edip gerçekleşen bu olaylar, bizlere bu hadislerin sahih olduğunu, Mehdiyet çağında olduğumuzu, İslam’ın Mehdi önderliğinde dünyaya hakimiyetinin çok yakın olduğunu ve kıyametinde yaklaştığını çok açık ve net bir şekilde ispat ediyor. Hz. İsa’nın tekrar geleceği ise Kuran ayetinde belirtilmektedir. Hz. İsa yeni bir dinle gelmeyecek, Kuran’a tabi olacak ve Hıristiyanlar da bu şekilde İslam’ı kabul edeceklerdir.

  29. Bigalıoğlu diyor ki:

    sami bey,yüzyıllarca Tanrı yaptı demişler ve hepsi yanlış çıkmış.artık Tanrı yapmamıştır,peki kim yapmıştır diyorlar.

    aslında yüzyıllardır,Tanrı’nın yaptıkları değil,Tanrı’nın bizzat kendisi yanlış çıkmıştır.yeryüzündeki dinleri biraz araştırın.ne kadar çok tanrı var ve insanlar olmayan bu tanrılara samimi olarak inandılar.şimdi bizler,islam vb dinlerin gerçek olduğuna insaları nasıl inandırabiliriz?inandırabiliriz,ama bizim Tanrı’mızın gerçek olduğunu kimseye kanıtlayamayız.

    yeryüzünde sadece,bir Tanrı’nın varolması gerekliliğine işaret eden deliller mevcuttur.Tanrı’nın varolup olmadığını kesin olarak bilemiyoruz.ancak eğer bir Tanrı varsa bu Tanrı varlığını bize beyan etmiştir.peygamberler ve kitaplar yoluyla.dolayısıyla bize tebliğ gelmişse ve biz inanmamışsak,ateist olmuşsak.öte tarafta,kardeşim ben sana kitap indirdim,anlattım,sen inkar ettin,o zaman yan bakalım cehennemde dediklerinde şapa otururuz.

    öte taraftan isadan sonra 50 yılında orta asyada yaşamış büyük büyük dedem hoppa cennete gidecek.ama bu haksızlıkkkk….hemde dedem büyük barbardı.çinlileri mahvetmişti.sizce dedem cennetemi gider,cehennenemi,yoksa toprak mı olur.

    kafanızı karıştırayım dedim biraz.umarım karışmıştır.

  30. Sami Okutan diyor ki:

    Allah herşeyi yoktan varetmiştir.
    Bilim çevrelerinde ünvanlı profesörler yıllardan beri evrim teorisini kanıtlamaya çalışıyorlar, gözlem ve araştırmalar yapıyorlar. Evrim teorisinin babası sayılan Darwin’den beri kanıt olarak ortaya atılan her ne varsa hepsinin hayal ürünü olduğu, sahte olduğu bu ünvanlı profesörler tarafından itiraf edildi. Evrimle ilgili yazı yazmak neden sadece evrime inananların tekelinde olacakmış bunu da bir zahmet açıklayabilirler mi acaba? Kendileri her platformda cevap vermeye hazır olduklarını söylüyorlar. Hani Adnan Oktar’ın karşısında göremedik sizleri. Adnan Oktar dünyanın en ünlü evrimcisi Richard Dawkins’e defalarca çağrıda bulunduğu halde profesörümüzden her nedense çıt çıkmadı, köşe bucak kaçıyor. Fotoğrafların çarpıtıldığından fosillerin çakma olduğundan bahseden arkadaşlar, gelin yapmayın, etmeyin. Siz hayatınızda hiç fosil gördünüz mü? Yada şöyle söyleyeyim. El çizimi, sahte insanın atası figürlerinin orjinallerinin olmadığını, tek bir kafatasından yola çıkarak (o kafatası da sahte) yapılan bu rekonstrüksyonların tamamen hayal ürünü olduklarını nasıl bilmiyorsunuz?
    Darwincilere soruyorum, bir protein nasıl tesadüfen oluşur, kendi kendine bir anlatıverin. Bir proteinin olması için başka bir proteine ihtiyaç vardır. Dna,rna hücreye ihtiyaç vard›r. Kısaca, tesadüfi oluşum, sıfır ihtimaldir.
    Darwinin kendisinin neresi bilimadamıydı. Bir bunu açıklayıverin. Cahilin cahili bir okul bitirmemiş. Sonra onun dönemindeki bilimin durumuda ortada.
    Evrim bilimseldir diye çırpınırken acaba niye tek bir bilimsel delil ortaya koyamadığınızı da açıklasanız. Hani bilimsel kanıtlarınız. Paleontolojiden sınıfta kaldınız, biyokimyadan, fizikten, moleküler biyolojiden. Bunların hepsi bilimin dallaı›. Evrim madem bilimsel bu bilim dallarından birisiyle hiç olmazsa kanıtlayın evrimi. Hep boş laf laf.

  31. Alpine diyor ki:

    En cok guldugum; Adnan Oktar, Dawkins’e cagrida bulunmus ya, o kisim oldu. Siz beni guldurdunuz Allah’da sizi guldursun.

    Adnan hoca “motor” deyince Dawkins anlamamistir, yoksa ilk ucakla Turkiye’de idi. Kominikasyon eksikligi iste…

  32. muratS diyor ki:

    /////Darwin bir bilim adamıydı. Kilisenin tüm saldırılarını bir bilim adamı vakarıyla karşılayarak polemiğe girmedi ve işini yapmaya devam etti. Bir kitabında, Tanrı’nın mevcudiyetini inkar anlamında “bir ateist olmadığını, anlayışının agnostik olarak” tanımlanmasının daha doğru olacağını yazmıştır. Darwin, yaratıcıyı inkar etmemiş, dini tartışmalara girmemiş, hatta bazı müslüman bilim adamları ve alimleri kadar ileri gitmemiş; insanın maymundan falan geldiğini öne sürmemiştir. Biyograflar, Tanrı’yı inkar etmesinin nedeninin de zaten evrim teorisi değil, çok sevdiği kızı Annie’nin ani vefatı olduğunu yazıyorlar… Darwincilerin düştükleri yanlışlara; “Sosyal Darwincilik“ adı verilen ve “mademki doğa en güçlüden yanadır o halde tüm zayıflar ortadan kaldırılmalıdır” gibi zorba ve zırva yaklaşımlara Darwin refere edilemez, edilirse de bilinmelidir ki: bu vebalin altından kalkılamaz./////

    bir bilim adamı vakarıyla diye başlayan cümleler bütünü tamamen saçma olmuş kilisenin eleştirilerini bir bilimadamı vakarıyla karşılamış yani kusura bakma ama yesinler seni,başka bir komedide insanın mymundan gelmediğini söylüyor demeniz olmuş peki ne diyor darwin açıklama olarak sevgili makale yazarımız, insanın türeyişi kitabında neden bhsediyor yani hani bilmiyor olabilirsiniz ama bari fikir yürütüpte …kızı öldüğü için ateist olduğunu söylemişsiniz darwin, vah zavallı demek kızı öldüğü için ateist oldu hee :) way bee hiç üslubum değildir böyle yazmak ama böyle birşey görünce dayanamıyorum sosyal darwiniclik ile yazdıklarınız da aynı içerikte

    ///“Tesadüf, rastlantı” gibi kavramlar bilimde, akli gerekçeler bulunamayan noktaları, yani tanımlanamayan bölgeleri izah için kullanılırlar. “Rastlantı“ bilim literatüründe gerekçesi saptanamayan değişken etkisine verilen isimdir. ////

    akli gerekçeler bulunamayan değil bilinçli yönledirmenin olmadığı durumları açıklamak için rastlantı terimi kullanılır ama gerçekten günlük hayatta kullndığımız rstlntı terimi ile birebir aynıdır yani bilimdeki rastlantısal mutsyon deyimiyle günlük hayatta algıladığımız rstlantı gerçketen aynıdır mutasyonun ne zaman hngi noktaya ne şekilde etki edeceği hiç belli değildir ve bu gerçekten günlük dilde kullandığımız rastlantı ile aynı bağlamdadır

    mehdilik konularındaki açıklamalar ise mükemmel olmuş ama evrime filan hiç girmeseydiniz keşke

  33. Ardınç Eser diyor ki:

    Öncelikle, bu blogu kuran kişiyi gerçekten tebrik etmek istiyorum. Ne kadar işsiz güçsüz, hakareti, magazini seven, bilimle hiçbir alakası olmayan insanı biraraya getirmek gerçekten takdir isteyecek bir çalışma.

    Ben şunu anlayamıyorum. Bir insan, evrimi de savunabilir. Ama bunu fikri olarak en güçlü karşıtlarına iftira atarak yapmaya çalışıyorlarsa, hakkaten durumları içler acısı bir hal almıştır.

    :) Türkiye’de evrimi bilimsel olarak savunabilecek kimsenin kalmamış olması hakkaten çok sempati uyandırıyor.

    Hem yazıyı, hem de yorumları gerçekten şefkatle okudum.

    Sadece gülüyorum :)

  34. CYLN diyor ki:

    1-Neden İslama ışık tutmaya çalışan din alimlere neden bu şekilde karşı çıkar karalamaya çalışırsınız ?

    2-Peygamber efendimize de zamanında böyle karşı çıkanlar olmuştu bilmem anlatabildim mi ?

    3-Dinin bilimle aydınlatılıp sunulmasına neden bu kadar karşısınız ?

    4-Yoksa insanların uyanması mı sizi rahatsız ediyor ?

    yoksa bunda apaçık bir ard niyet mi var :))

  35. sevda yılmaz diyor ki:

    Kuranda evrimin olduğuna dair ayetler var demiş bu kadın. kendini çok dindar zanneden bu kişilik acaba müfessirlerin yorumlarına baktı mı? yoksa kaç sene geriden takip ediyor gündemi? Allahın “OL” emrini yalanlamak inkar olmuyor mu?

  36. Gülce diyor ki:

    Fosilleri taşların arasında milyonlarca yıldır hiçbir değişikliğe uğramadan koruyan kimdir, nedir, yoksa oda mı tesadüf? Taşı açıyorsun içinde bir canlının kopyası duruyor hemde hiç bozulmadan…Günümüzde hepsinin ortaya çıkması ve hepsinin yaratılışa delil olması beni düşündürüyor.. Said Nursi’nin dediği gibi (Hazreti Mehdinin görevi: Fen ve felsefenin tasallutiyle(tesiriyle) ve maddiyun ve tabiiyyun taunu (materyalizm, darwinizm ve ateizm salgını), beşer içine intiçar etmesiyle (insanların içine yayılmasıyla), her şeyden evvel FELSEFEYİ VE MADDİYUN FİKRİNİ TAM SUSTURACAK BİR TARZDA İMANI KURTARMAKTIR. Ehl-i imanı dalâletten muhafaza etmek (iman edenleri sapkınlıktan korumak)… (Emirdağ Lahikası, sf. 259) Hazreti Mehdi, materyalist felsefeyi ve evrimi yok etmek için görevde olmalı. Fosilleri de müslümanları galip getirmek için Allah delil kılmış, milyonlarca yıldır korumuş, hepsi gün yüzüne çıkıyor..Peygamberimizin(SAV) ahirzamanla ilgili hadislerinin de birçoğu gerçekleşmekte.Güzel yıllar yakında…

  37. mehmet diyor ki:

    yahu adnan oktar her gün onlarca gazete ve telvizyonlara çıkıyor dünyanın dört bir yanından tebrikler alıyor siz hala nerdesiniz?

  38. Mehdinin askerleri diyor ki:

    Bu yazarımızın Darwin i hiç okumamış olduğu belli.Evrim teorisini ise yüzeysel takip ettiği başka yazılarındanda anlaşılıyor. Allah birşeye “Ol

  39. ali keskin diyor ki:

    Ateist-materyalist evrimci bir site ,dışı müslüman içi belli olmayan bayan yazarın makalesini almış afiş yapmış. Kime cevaben? Anti materyalist,anti evrimci ve yaratılışçılığın önderi Harun Yahya’ya karşı. Bu psikolojik savaşta deşifreyi yaparken konuyu şöyle açalım. Bu makale kime yarar?
    – ateiste, evrimciye, materyaliste
    Kime yönelik yazılmış, yani hedef kitle kimler?
    -Müslüman kitle, Harun Yahya vesilesiyle evrim saçmalığından kurtulmuş olan %90 lık kitle
    Peki makalede elle tutulur ne var? Evrime dair bilimsel bir delil? Hayır yok
    İslami anlamda referans? Hiçbir zaman alim kabul edilmemiş ve komünistlerin çok sevdiği evrimci sosyolog ibni haldun.(ateist komünist birini seviyor ve dergisine makalesini basıyorsa o kişinin imanı tartışmalıdır)
    Sonuç: Yazar kafa karıştıralım derken Harun Yahya dahada ünlü oldu tuzak bozuldu. Hadi soğuk duş alın

  40. Barbaros diyor ki:

    Sanırım burda yazılan konu arada kalmış bir kişilik yazısına benziyor. Ya ateist olma yolunda veya Dine dönüş yapmak üzere. Çelişki her zaman tehlikeli bir yapıdır bence yazar şöyle bir soğuk duş alsın kendine gelsin :)
    Daha Harun Yahya’nın eserlerini okumadığı besbelli olan bir yazar gelip buraya bu tür bir makale yayınlaması bile olacak iş değil bence. Harun Yahya’ın evrimle ilgili vermiş olduğu tüm bilgiler bilim ışığı altında kanıtlanmış ve 10 kişi veya 20 kişi tarafından kabul görmemiştir! Dünyada bir çok DEVLET ve BİLİM ADAMI tarafından taktirle karşılanmış eserlerdir. Burda bir kişi kendi çapında bir yazı yazmış olması Harun Yahya’nın eserlerinde yanlışların olduğu anlamına gelmez! Artı Mehdi’yet olayına değinmiş yazar. Sen Kur’an’ı tam bir dikkatle oku o zaman belki zihniyetin değişir ve doğruyu görebilirsin. Kur’an’da Hz.İsa’dan da bahs ediliyor ve senin az bildiğinden daha fazlası yazmaktadır!

  41. Mehdinin askerleri diyor ki:

    Bilim’i, çatışma, diğer insanlara üstünlük sağlayarak sömürme, öldürme, fahiş alış veriş, sağlık bozma vb. için kullanan bir dünya devri değil mi şu an? Hz.Mehdi nin gelmeyeceğine inanmasanız bile daha adaletli, ahlaklı, bilimin tam insanlık yararına kullanıldığı bir dünya istemeniz gerekmez mi? Şu anki bilimden daha üstün bir bilim olacağını da düşünmeden günlük bir yazı yazmışsınız. Aslında Darwinle bilim kapılarını kapatmış ve sınırlamışsınız. Eskiden yapılan her bilim doğru diyemeyiz, neden bu insanlar Edison u, Einstein ‘ı sorgulamıyor da Darwin i sorguluyorlar hiç düşündünüz mü?

  42. Osman Akgül diyor ki:

    Çoğu insan da kıyamet saatinin gerçekleşeceğine ciddi anlamda ihtimal vermez. Bunun bir örneğini Kehf Suresi’nde anlatılan zengin bağ sahibinin ifadelerinde de görmekteyiz:

    Kıyamet-saatinin kopacağını da sanmıyorum. Buna rağmen Rabbime döndürülecek olursam, şüphesiz bundan daha hayırlı bir sonuç bulacağım. (Kehf Suresi, 36)

    Bu ifadelerde Allah’a inandığını söyleyen, fakat kıyamet gerçeğini düşünmeyen, üstelik ayetlere zıt iddialar ileri sürenlerin gerçek zihniyetleri gözler önüne serilmektedir.

    Başka bir ayette de kıyamet saati ile ilgili olarak kuşkuya kapılan, şüpheye düşen inkarcılardan Allah şöyle söz eder:

    “Gerçekten Allah’ın vaadi haktır, kıyamet-saatinde hiçbir kuşku yoktur.” denildiği zaman siz: “kıyamet-saati de neymiş, biz bilmiyoruz; biz yalnızca bir zanda (ve tahmin) bulunup zannediyoruz; biz kesin bir bilgiyle inanmakta olanlar değiliz.” demiştiniz. (Casiye Suresi, 32)

    Bir kısım insanlar da kıyamet saatini bütünüyle inkar ederler. Böyle bir tavır gösterenleri ise Allah Kuran’da şöyle bildirmiştir:

    Hayır, onlar kıyamet-saatini yalanladılar; Biz kıyamet-saatini yalan sayanlara çılgınca yanan bir ateş hazırladık. (Furkan Suresi, 11)

    Gerçeği öğrenmek amacıyla, bizlere yol gösterecek kaynak olan Kuran’a baktığımızda apaçık bir gerçekle karşılaşırız. Kıyamet hakkında kendini kandıran insanlar büyük bir hata yapmaktadırlar. Çünkü Allah ayetlerinde, kıyamet saatinin yakın olduğunu ve bu konuda hiçbir şüpheye yer olmadığını haber vermektedir:

    Gerçek şu ki kıyamet-saati yaklaşarak gelmektedir, onda şüphe yoktur… (Hac Suresi, 7)

    Biz gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakileri hakkın dışında (herhangi bir amaçla) yaratmadık. Hiç şüphesiz o kıyamet-saati de yaklaşarak-gelmektedir… (Hicr Suresi, 85)

    Şüphesiz kıyamet-saati yaklaşarak gelmektedir, bunda hiçbir kuşku yok… (Mümin Suresi, 59)

    Kuran’ın kıyamet ile ilgili mesajının üzerinden 1400 sene kadar uzun süre geçtiğini, bu sürenin de bir insanın hayatına kıyasla uzun olduğunu düşünenler olabilir. Ancak burada söz konusu olan, Dünya’nın, Güneş’in, yıldızların, kısacası tüm kainatın sonudur. Evrenin milyarlarca senelik geçmişi göz önüne alındığında, on dört yüzyıllık bir zaman diliminin çok kısa olduğu kesindir.

    Yakın tarihimizin büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi de benzer bir soruya hikmetli bir teşbih ile şöyle cevap vermiştir:

    Kuran, “kıyamet yakındır” ferman ediyor. Bu kadar sene geçtikten sonra gelmemesi, yakınlığına zarar vermez. Zira kıyamet dünyanın ecelidir. Dünyanın ömrüne nispeten bin veya iki bin sene, bir seneye nispetle bir iki gün veya bir iki dakika gibidir. Kıyamet saati yalnız insaniyetin eceli değil ki onun ömrüne nispet edilip uzak görülsün

  43. Osman Akgül diyor ki:

    Yazar Emine hanım bi çok konuyu kaçırdığı gibi bu yazısındada bilgisizliğin verdiği
    bi yorum çıkarmış..
    1) “Bize herşeyi Allah yaptırıyor. Bizim hiçbir gücümüz yok ve biz hiçiz“ diyen Adnan Oktar; sarfettiği bu kelimeler, takındığı kaderci tutum ve savunduğu mistik anlayışla sadece İslam’daki “cüz-i irade“ kavramını yok saymakla kalmıyor, aynı zamanda güçlü bir “imtihan” felsefesini de tarumar ediyor. Hristiyan akaidden farklı olarak, İslam akaidinde muazzam bir “imtihan” müessesi vardır. Bu müessese insanoğlunun “irade sahibi” bir mahluk olduğunun ve kendi cüz-i iradesi çerçevesinde yapacağı tercihler konusunda özgür bırakıldığının işaretidir..

    Görülüyorki Kader konusunu hiç araştırma ihtiyacı görmemiş.İslami literatürü haiz ve bu vukufiyetini bu konuda tekrardan bir sorgulasın sorgulamak istemiyorsanız size bilimin ve en önemlisi Kuran’ın ışığında açıklama yazalım :

  44. Ahmet Yener diyor ki:

    Bir kere evrim mevrim yoktur. Darwinizm’i yalanlayan 300 milyon fosil var tek bir ara geçiş formu yok. Ayrıca tek bir protein bile tesadüfen oluşamaz. Tk bir protein için bile 60 kadar başka protein, DNA, ribozom, mitokondri ve bunların hepsinin dışında hüörenin zarı yani tam bir hücre olması gerekir. Tek bir protein bile tesadüfen oluşamadığına göre evrim en temelde çökmüştür.
    İkincisi Mehdi ve ahirzaman ile ilgili hadisler geröekleşmiştir. Gerçekleşen hadislerin doğruluğu tartışılmaz gerşekleştiğine göre gerşektir.
    3ncüsü Allah gaybı peygamberlerinden dilediğine bildirdiğini Kuranda bildiriyor Hza Muhammed’e gayb bilgisi vermiştir. Bu bilgiyi peygamberimize bildiren Allah’tır.
    4- Özgür irade yoktur bu Kuranda çok açık olarak bildirilir.
    8/17- Onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü; attığın zaman sen atmadın, ama Allah attı. Mü’minleri kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için (yaptı.) Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
    76/30- Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir..
    Daha birçok ayette bu geröek açıkça bildirilir. İrade Allah’ın iradesidir.
    Ayrıca bu bilimsel bir gerçektir:
    Prof. Benjamin Libet, 1985 yılında yayınlanan deneylerinde parmaklarını ne zaman hareket ettireceklerinin seçimini deneklere bırakmıştır. Parmaklarını hareket ettirme anı beyinlerinden izlenen deneklerin bu kararı almadan evvel, ilgili beyin hücrelerinin faaliyete geçtiği görülmüştür. Diğer bir deyişle kişiye ‘yap’ emri gelmekte, hareketi yapmak üzere beyin hazırlanmaktadır; kişi ise ancak 0,5 saniye sonra bunun bilincine varmaktadır. Bir hareketi yapmaya karar verip de sonra yapmakta değildir, kendisi için önceden belirlenen hareketleri yapmaktadır.
    Bu çalışmaları teyit eden ve özgür iradenin olmadığını ortaya koyan diğer bir çalışma da bu sene Nature dergisinde yayınlandı.
    Berlindeki Bernstein Beyin Araştırmaları Merkezi (Bernstein Center for Computational Neuroscience)’nden nörolog John-Dylan Haynes ve ekibinin Nature dergisinde yayınlanan araştırmasında gelişmiş Fonksiyonel MR teknikleri kullanarak elde edilen veriler Libet’in çalışmalarına göre daha da hayret vericidir.
    Libet’in çalışmaları beyinde biz karar vermeden yarım saniye önce karar verilmiş olduğunu göstermişti. Dr. Haynes’i çalşmaları ise biz karar vermeden önce beyinde verilmiş olan kararın 7 sn daha önce olduğunu ortaya koymuştur.
    Dr. Haynes bu durumu makalelerinde şu şekilde ifade ediyor:
    ¨Bizim çalışmamız kararların bilinçsiz olarak daha önce düşünülenden çok daha önce hazırlandığını göstermektedir.. Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan sonuç; bilincin, sadece buzdağının görünen kısmı olduğunu gösterdi.¨ (Nature Neuroscience, April 13th 2008) Chun Siong Soon, Marcel Brass, Hans-Jochen Heinze & John-Dylan Haynes 
Unconscious determinants of free decisions in the human brain. 
Nature Neuroscience April 13th, 2008.)
    Özgür iradenin yokluğu ve KADER GERÇEĞİ:
    Kuşkusuz bütün bu bilimsel çalışmaların işaret ettiği önemli bir gerçek bulunmaktadır. Gerçekte kendimizin aldığımızı zannettiğimiz kararlar bizim adımıza alınmakta biz sadece bizim adımıza alınmış kararları uygulamaktayız.

    Peki kararları alan kimdir?

    Bu kararları alanın şuursuz atomlardan oluşan bir et parçası olan beynimiz olmadığı çok açıktır.
    İnsanı ve tüm kainatı yaratan Allah olduğu için herşeyin en doğrusunu bilen Allah’tır. Dolayısıyla en doğru bilgiye Kuran’dan ulaşabiliriz. 20 yüzyılın son kısmında ve 21. yüzyılda en ileri teknolojileri kullanarak gerçekleştirilen deneylerde bize Kuran’da bildirilen insanın eylemlerini ve alığı kararları seçme hakkının bulunmadığının yani özgür iradesinin olmadığı gerçeğini teyit etmektedirler.
    Biz bir herhangi bir eylemi gerçekleştirdiğimizde bu sadece Allah’ın dilemesi ile gerçekleşmiştir. Bu bilimsel bir çalışmalarında kanıtladığı gerçek bize Kuran’da bir ayette şu şekilde bildirilmektedir:
    ¨Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.¨ (İnsan Suresi, 30)
    Bizim kendi aldığımızı sandığımız kararlar neticesinde oluşan tüm eylemlerimiz sadece Allah’ın dilemesiyle kaderimizde yaratıldığı için gerçekleşmektedir.
    Allah canlı cansız tüm varlıkları kaderleriyle birlikte yaratmıştır. Allah’ın belirlediği bu kader dışında hiçbir varlığın gerçekleşecek olan bir iyiliği ya da kötülüğü engellemeye ya da tersine çevirmeye gücü yetmez.
    Kader, Allah’ın yarattığı her canlının yaptığı ve gelecekte yapacağı herşeyi, her hareketi, düşünceyi, konuşmayı en ince ayrıntısına kadar bilmesi ve kontrol etmesidir. Bir diğer ayettte Allah insanın tüm eylemlerini kendisinin yarattığını ve insanların Allah’ın belirlediği kader doğrultusunda hareket ettiklerini şu şekilde haber vermektedir:´
    ¨Onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü; attığın zaman sen atmadın, ama Allah attı..¨ (Enfal Suresi, 52-53)

    5- Hz İsa kesin olarak gelecek bu Kuranda bildirilen bir gerçektir ve hadislerle de Peygamberimiz bildirmiştir:
    43/61- Şüphesiz o (Hz.İsa), kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiç bir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.
    3/55- Hani Allah, İsa’ya demişti ki: “Ey İsa, doğrusu senin hayatına Ben son vereceğim, seni Kendime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkâra sapanların üstüne geçireceğim.
    4/159- Andolsun, Kitap ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahid olacaktır.
    Bu 3 ayette Hz. İsa’nın kesin olarak döneceği ve Hz İsa ile Ahirzamanda İslamın hakim olacağı bildirilmiştir..
    “Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah’ın Resülü ve nebilerin sonuncusudur”(33:40) ayetinde Hz Muhammed (SAV) in Resullerin değil Nebi’lerin yani kitap getiren Peygamberlerin sonuncusu olduğu bildiriliyor. Bu doğru. Kuran’dan başka kitap gelmeyecekitr. Dolayısıyla Hz İsa yeni bir kitap getirmeyecektir.
    6-Sayın Adnan Oktar kıyamet tarihini ben biliyorum dememiş Said Nursi^den aktarmıştır. Büyük İslam alimi Said Nursi kıyamet tarihini hadislere Kurana ve ebced hesaplarına dayandırmış ve Allahualem yani doğrusunu Allah bilir diyerek nakletmiştir.
    Said Nursi’nin geleceğe yönelik bildirdiklerinin tamamı doğru öıkmıştır. Örneğin ne zaman öleceğini, mezarının belli olmayacağını, 28 Şubatı daha birçok olayı bilmiş ve her söylediği doğru çıkmıştır.
    Ayrıca Allah Hz İsa’nı tekrar gelişi için Kıyamet için bir almettir diyerek kıyamete işaret edilmiş, ayrıca Peygamberimizin ahirzamanla ilgili bildirdiği 150 den fazla alamet gerçekleşmiştir.
    Örneğin: Fırat’ın suyunun kesilmesi (Keban barajı ile 1975), Kanlı kabe baskını (1979), Afganistan’ın işgali, İran Irak savaşı, Ramazan ayında 2 sene üstüste ay ve güneş tutulmaları(1981-1982), Irak’ın işgali, ekonomik kriz, Halley ve Lulin kuyruklu yıldızlarının çıkması, Azerbaycan’ın işgali, enver Sedat ve Beşir Cemayel’in mldürülmeleri, Kuraklık, doğal afetlerde ve deprelede artış gibi 150 den fazla Mehdi’nin çıkış alameti hepsi arka arkaya geröekleşmiştir.
    Ayrıca Mehdi’nin İstanbul’dan hicri 1400 yani miladi 1980 yılında çıkcağı, Darwinizm ve materyalizmi ortadan kaldıracağı ve İslam ahlakınn dünyaya hakim olacağı bildirilmiştir.
    Bu Allah’ın yarattığı kaderdir. Kimse engelleyemez. Mehdi ve Hz İsa durudurulamaz yenilemezç Bütün bunlar kaderde olup bitmiştir.

  45. Osman Akgül diyor ki:

    Admin yorum silmeyin……

  46. Alpine diyor ki:

    Iyide, Adnan Hoca sadece makro evrimi reddediyor. Mikro evrimi kendisi de kabul ediyor. Kitabinda da yazdigi gibi, insanlarin 2 ture evrildigini soyluyor; motorlar ve motorcular…

  47. Bigalıoğlu diyor ki:

    makro evrimcilerde 3’e ayrılmış durumda.hayalperestler,saçbaş yolanlar ve dansözler…

  48. Alpine diyor ki:

    Değerli okurlar,

    Adnan Oktar’ın avukatından gelen bir uyarı mesajında, ‘Adnan Oktar’ın yanlışları ve evrim sendromu’ başlıklı yazımda Oktar’ı hedef alan(!) ve hukuka aykırı (!) ifadeler bulunduğu iddia edilerek yazımın düzeltilmesi istenmiştir. Oktar’ın hedef alınmadığını, yazımın bir tenkid yazısı olduğunu belirttiğim cevabi mesajıma gelen e-mailde ise istenilen yapılmadığı takdirde hukuki yollara başvurulacağı tehdidinde bulunulmuştur. Ailemin ve dostlarımın telkinleriyle ilgili yazıyı kaldırmak zorunda kaldığım için üzgünüm. Kendi yağıyla kavrulan ve Oktar’ın maddi imkanlarını kullanarak kazanacağı muhtemel bir zaferin bedeli olabilecek tazminatı da ödeyecek gücü olmayan biri olarak aldığım kararı anlayışla karşılayacağınızı, bir yenilgi olarak yorumlamayacağınızı biliyorum. Evrim, mehdi, mesih meseleleriyle ilgili yazılara Adnan Oktar’ın adı karıştırılmadan devam edilecektir.

    Selamlarımla
    Emine Karahocagil Arslaner
    http://www.eminearslaner.com/?p=488

  49. Alpine diyor ki:

    Ñ╚╥┼╥ ‘la saka olmaz sayin admin. Reklamdan para akmiyorsa siteye, bunca Ñ╚╥┼╥cinin icinde bu riske girmeye gerek yok, bence tabi.

  50. Bigalıoğlu diyor ki:

    bak çok kızdım şimdi bu Adnan Oktar’a.
    eleştiriye dayanamiyor herhal.
    avukat felan,kendini ne zannediyormuş o.
    ağzımı bozucam şimdi,ayıp olacak.
    canına okurdum onun ama,ne yazayım şimdi ben bu adama.

    neyse,böyle tehditlere prim vermeyin bence.haklı veya haksız.fikirsel bazdaki tartışmalar hukuk platformuna taşınmamalı.yiyorsa,gelir fikirleriyle burada kendini savunur.neymiş öyle avukat mavukat…

  51. osmancan diyor ki:

    ooo evrimle ilgili her yazıda olduğu gibi hy trolleri birden basmış burayı da. Bari üç beş dakika aralarla yazmayın da bi inandırıcılığınız olsun sevgili müridler :D

Leave a Reply